#

Türkiye - Azerbaycan Siyasi İlişkileri

Türkiye, 30 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Cumhuriyeti'ni 9 Kasım 1991'de tanıyan ilk devlet olmuştur. Diplomatik ilişkiler 14 Ocak 1992'de kurulmuş ve Bakü’de Başkonsolosluk olarak görev yapmakta olan temsilciliğimiz Büyükelçilik düzeyine yükseltilmiştir. Azerbaycan’da ayrıca Nahçıvan ve Gence Başkonsolosluklarımız faaliyet göstermektedir. Azerbaycan’ın ise Ankara’daki Büyükelçiliğinin yanısıra İstanbul ve Kars’ta da Başkonsoloslukları bulunmaktadır.

Türkiye’nin Azerbaycan’la ilişkileri çok boyutlu ve stratejik düzeydedir. Yoğun şekilde devam eden karşılıklı üst düzey ziyaretler, ilişkilerin arkasındaki en önemli itici güçtür. İki ülke devlet yetkililerinin göreve geldikten veya sembolik önemi haiz gelişmelerin ardından diğer ülkeyi öncelikli olarak ziyaret etmeleri şeklinde bir gelenek yerleşmiştir.

İkili ilişkilerin daha da güçlendirilmesi amacıyla 2010 yılında Cumhurbaşkanları düzeyinde Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) mekanizması tesis edilmiştir. YDSK şu ana dek beş defa toplanmış olup, beşinci toplantı 15 Mart 2016 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilmiştir.

Azerbaycan ile tesis edilen Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan, Türkiye-Azerbaycan-İran ve Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan üçlü toplantıları, bölgesel istikrar, barış ve refaha katkı sağlayan önemli mekanizmalardır. Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan ile Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan üçlü toplantı süreçleri Cumhurbaşkanları seviyesine de çıkartılmıştır. Öte yandan, Ağustos 2016’da, Türkiye-Azerbaycan-Rusya Federasyonu üçlü toplantı mekanizmasının tesisi yönünde karar alınmıştır.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tek kara bağlantısını oluşturan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, ülkemizin Azerbaycan'la ikili ilişkileri açısından ayrı bir yer tutmaktadır. Ermenistan, İran ve Türkiye arasında kalan ve Azerbaycan'dan fiziken ayrı olan, tarihte "Türk Kapısı" olarak da tasvir edilegelen Nahçıvan, Azerbaycan halkı ile doğrudan bağlantı noktamızı oluşturmaktadır.

Ülkemiz, Yukarı Karabağ ihtilafının Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliği içerisinde, barışçıl yollarla biran önce çözüme kavuşturulması için çaba sarfetmektedir. Bu çerçevede, AGİT Minsk Grubu’nun bir üyesi olarak, girişimlerini sürdürmekte ve özellikle Nisan 2016’da temas hattında ve Azerbaycan-Ermenistan sınırının belirli kesimlerinde yaşanan şiddetli çatışmalar ve can kayıpları ertesinde endişelerini ve müzakerelere hız verilmesi yönündeki çağrısını her fırsatta dile getirmektedir.