Suriye'nin Siyasi Görünümü

1946’da bağımsızlığını kazanan Suriye’de, 1963 yılında Arap Sosyalist Baas Partisi darbeyle yönetimi ele geçirmiştir. 1970 yılındaki parti içi darbeyle iktidarı ele geçiren Hafız Esad, 1971 yılında Cumhurbaşkanı olmuş ve bu görevi öldüğü 10 Haziran 2000 tarihine kadar yürütmüştür. Yerine oğlu Beşar Esad geçmiştir. Beşar Esad, 3 Haziran 2014 tarihli seçimlerde üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Beşar Esad’ın iktidara gelmesinden hemen sonra Suriye’de demokratikleşme, insan hakları ve ifade özgürlüğü alanlarında kısa süren nispi bir açılım dönemi yaşanmıştır. “Şam Baharı” olarak adlandırılan bu dönem 2001 Şubat ayında son bulmuştur. Bu tarihten itibaren Suriye, dış politikada karşılaştığı sorunları da ileri sürerek siyasi reformlardan uzaklaşmıştır. Ülkede demokrasi ve reform talep eden çok sayıda muhalif 2005 Ekim ayında “Şam Deklarasyonu”nu imzalamış; ancak, bu muhaliflerden de bir kısmı daha sonra hapse girmiş, bir kısmı ise ülkeyi terketmek zorunda kalmıştır.

2011 yılı başında Tunus ve Mısır’da başlayan ve “Arap Baharı” olarak adlandırılan süreç Suriye’yi derinden etkilemiştir. Suriye’de halkın başlattığı ve ilk olarak Deraa’da meydana gelen gösteriler, 16 Mart 2011 tarihinden itibaren ülke geneline yayılmış, güvenlik güçlerinin başvurduğu şiddetin etkisiyle Suriye kendisini kırılması zor bir şiddet sarmalının içinde bulmuştur.

Bölgesel ve uluslararası alanda ihtilafın barışçı şekilde çözüme kavuşturulmasını teminen ortaya koyulan çeşitli plan ve yol haritalarını uygulamaya yanaşmayan Suriye rejimi, daha özgür ve demokratik bir Suriye özleminden beslenen meşru talep ve beklentileri dile getiren halkı “ülkenin barış ve istikrarını bozmayı amaçlayan teröristler” olarak nitelemiş ve bu talepleri şiddet kullanarak bastırmak yoluna gitmiştir.

Rejimin şiddetinin yolaçtığı kıyım ve tahribat neticesinde, 500 binden fazla Suriyeli hayatını kaybetmiş, 6,5 milyon civarında kişi ülke içinde yerlerinden edilmiş, 5,5 milyona yakın Suriyeli komşu ve diğer ülkelere sığınmıştır. Ülkemizde halihazırda 3,6 milyonu aşkın Suriyeliye evsahipliği yapılmaktadır.

Halkın meşru talepleri doğrultusunda, Suriye’nin yeniden inşasına ilişkin geçiş sürecinde sorumluluk alacak etkili ve kapsayıcı bir muhalefetin ortaya çıkması yönündeki beklenti ve çabalar doğrultusunda, ülkemizin de öncülüğünde teşkil edilen Suriye Halkının Dostları Grubu’nun Aralık 2012’de Marakeş’te düzenlenen toplantısında Suriye Ulusal Koalisyonu (SUKO) 114 ülke ve 13 uluslararası kuruluş tarafından Suriye halkının meşru temsilcisi olarak tanınmıştır. Öte yandan, Aralık 2015’te kurulan ve silahlı muhalif grup temsilcileriyle birlikte SUKO’nun da temsil edildiği Müzakere Yüksek Kurulu, Ocak 2016’dan bu yana BM arabuluculuğunda Cenevre’de yürütülmekte olan siyasi müzakere sürecinde muhalefeti temsil etmektedir.