Suriye'nin Siyasi Görünümü

1946 yılında bağımsızlığını kazanan Suriye’de, 1963 yılında Arap Sosyalist Baas Partisi darbeyle yönetimi ele geçirmiştir. 1970 yılında parti içi darbeyle iktidarı ele geçiren Hafız Esad, 1971 yılında Cumhurbaşkanı olmuş ve bu görevi 10 Haziran 2000 tarihindeki vefatına kadar yürütmüştür. Yerine oğlu Beşar Esad geçmiştir.

Beşar Esad’ın iktidara gelmesinden hemen sonra Suriye’de demokratikleşme, insan hakları ve ifade özgürlüğü alanlarında kısa süren nispi bir açılım dönemi yaşanmıştır. “Şam Baharı” olarak adlandırılan bu dönem 2001 Şubat ayında son bulmuştur. Bu tarihten itibaren Suriye, dış politikada karşılaştığı sorunları da ileri sürerek siyasi reformlardan uzaklaşmıştır. Ülkede demokrasi ve reform talep eden çok sayıda muhalif 2005 Ekim ayında “Şam Deklarasyonu”nu imzalamış; ancak, bu muhaliflerin bir kısmı daha sonra hapse girmiş, bir kısmı ise ülkeyi terketmek zorunda kalmıştır.

2011 yılı başında Tunus ve Mısır’da başlayan ve “Arap Baharı” olarak adlandırılan hareketler Suriye’yi derinden etkilemiştir. Suriye’de halkın Deraa’da başlattığı gösteriler 16 Mart 2011 tarihinden itibaren ülke geneline yayılmış, güvenlik güçlerinin başvurduğu şiddetin etkisiyle Suriye kendini bir şiddet sarmalının içinde bulmuştur.

İhtilafın barışçı şekilde çözüme kavuşturulmasını teminen bölgesel ve uluslararası alanda ortaya konan çeşitli plan ve yol haritalarını uygulamaya yanaşmayan Suriye rejimi, daha özgür ve demokratik bir Suriye özleminden beslenen meşru talep ve beklentileri dile getiren halkı “ülkenin barış ve istikrarını bozmayı amaçlayan teröristler” olarak suçlamış ve bu talepleri şiddet kullanarak bastırma yoluna gitmiştir.

Rejimin şiddetinin yol açtığı kıyım ve tahribat neticesinde, 500 binden fazla Suriyeli hayatını kaybetmiş, 6,6 milyon civarında kişi ülke içinde yerlerinden edilmiş, 5,6 milyona yakın Suriyeli komşu ve diğer ülkelere sığınmıştır. Ülkemiz halihazırda 3,6 milyonu aşkın Suriyeliye evsahipliği yapmaktadır.

Halkın meşru talepleri doğrultusunda, Suriye’nin yeniden inşasına ilişkin geçiş sürecinde sorumluluk alacak etkili ve kapsayıcı bir muhalefetin ortaya çıkması yönündeki beklenti ve çabalar doğrultusunda, ülkemizin de öncülüğünde teşkil edilen Suriye Halkının Dostları Grubu’nun 2012 Aralık ayında Marakeş’te düzenlenen toplantısında Suriye Ulusal Koalisyonu (SUKO) Suriye halkının meşru temsilcisi olarak tanınmıştır. Öte yandan, 2015 Aralık ayında kurulan ve içinde SUKO’nun da temsil edildiği Müzakere Yüksek Kurulu (bilahare Suriye Müzakere Kurulu ismini almıştır), siyasi müzakere sürecinde muhalefeti temsil etmektedir.