#

SC-22, 22 Aralık 2012, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün, Mavi Marmara Olayı İle İlgili Haberlere Dair Bir Soruya Cevabı

Bazı kurumlarımıza atfen yayımlanan bu haberlerin dayanağı bulunmamaktadır. Başta ABD olmak üzere, dış basına da yansıyan bu haberlerin istismar edildiği ve yanlış algılamalara sebebiyet verdiği görülmektedir.

Bu bağlamda, Gazze’ye insani yardım taşıyan konvoya 31 Mayıs 2010’da İsrail Silahlı Kuvvetleri’nce yapılan saldırı hakkında hem ulusal hem uluslararası hukuki süreçlerin işlemesi normaldir. Bu hukuki süreçler işlemeye devam edecektir. Bu saldırının sonuçları hakkında ülkemizde açılan davalara ilişkin gelişmelerin yansıtılış biçiminin, Musevi vatandaşlarımızı rahatsız ve huzursuz ettiğini de üzüntüyle gözlemliyoruz. Olayın muhtemel failleriyle ilgili bazı iddiaların, eşit vatandaşlarımız ve toplumumuzun bir parçası olan Musevi Cemaati’ni hedef alarak genellemelerle işlenmesi hiçbir şekilde hoş görülemez.

Tarihimizin hiçbir döneminde Yahudi karşıtlığı olmamıştır, bugün de yoktur, yarın da olmayacaktır. Türk milletinin kültüründe ve geleneğinde ırkçılık yer almamaktadır. Yüzyıllar boyunca Türkiye’nin Yahudiler dahil zulümden kaçanlara kucak açtığı herkes tarafından bilinmektedir. Ayrıca, anti-semitizmi ve ırkçılığı insanlığa karşı suç olarak gördüğümüz en üst düzeylerde defaatle vurgulanmıştır.

Son günlerde uluslararası basında bazı haberleri gerekçe göstererek Türkiye’de Yahudi vatandaşlarımıza yönelik bir tutum varmış gibi bir hava estirilmesini şiddetle reddediyoruz.