Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Ali Babacan ile Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu'nun Devir Teslim Vesilesiyle Yaptıkları Konuşmalar, 2 Mayıs 2009 Bakanlığımızın 89. Kuruluş Yıldönümü Vesilesiyle Sayın Bakanımızın Tüm Teşkilata Mesajı, 2 Mayıs 2009 Dışişleri Bakanı Sayın Ali Babacan’ın TBMM Genel Kurulunda Yaptıkları Konuşma (29 Nisan 2009) Dışişleri Bakanı Sayın Ali Babacan'ın, Medeniyetler İttifakı İkinci Forumu Çerçevesinde Yüksek Temsilci Sampaio ve İttifakın Eş sunucusu İspanyol Dışişleri Bakanı Miguel Moratinos ile Birlikte Düzenlediği Ortak Basın Toplantısındaki İfadeleri, İstanbul, 7 Nisan 2009 Dışişleri Bakanı Sayın Ali Babacan'ın Özel Sektör ve Ekonomik Kalkınma Enstitüsü'nün Açılışı Vesilesiyle Yaptıkları Konuşma, Ankara, 2 Nisan 2009 Dışişleri Bakanı Sayın Ali Babacan'ın 18 Mart Şehitler Günü Münasebetiyle Düzenlenen Törende Yaptıkları Konuşma, 18 Mart 2009 Dışişleri Bakanı Sayın Ali Babacan'ın NTV'ye Verdiği Mülakat, Ankara, 10 Mart 2009 Dışişleri Bakanı Sayın Ali Babacan'ın Deik/Taik Tarafından Düzenlenen Öğle Yemeğinde Yaptıkları Konuşma Ve Yöneltilen Sorulara Cevapları, İstanbul, 25 Şubat 2009 Dışişleri Bakanı Sayın Ali Babacan'ın Kosova Meclisi Genel Kurulu'nda Yaptığı Konuşma, Priştine, 13 Ocak 2009 Dışişleri Bakanı Sayın Ali Babacan'ın AB Başmüzakerecilik Görevinin Devir-Teslimi Vesilesiyle Düzenlenen Basın Toplantısında Yaptığı Konuşma, Ankara, 11 Ocak 2009 Dışişleri Bakanı Sayın Ali Babacan'ın BM Güvenlik Konseyi'nde Gazze'deki Duruma İlişkin 1860 Sayılı Karar'ın Kabulünden Sonra Yaptığı Açıklama, New York, 8 Ocak 2009 Dışişleri Bakanı Sayın Ali Babacan'ın BM Güvenlik Konseyi Toplantısında Yaptığı Konuşma, New York, 6 Ocak 2009 Dışişleri Bakanlığı Ve Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Bütçesinin TBMM Genel Kurulu’nda Görüşülmesi Vesilesiyle Sayın Bakanın Yaptığı Konuşma, 23 Aralık 2008 Sayın Bakanımızın AB Üyesi Ve AB’ne Aday Ülkelerin Büyükelçilerine Verdiği Çalışma Yemeği Öncesinde Yaptığı Açılış Konuşması, 16 Aralık 2008 Sayın Dışişleri Bakanımız Tarafından 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü Vesilesiyle Yayınlanan Mesaj Afganistan İslam Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti Ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları Arasında Gerçekleştirilen İkinci Üçlü Zirve Sonucunda Kabul Edilen Ortak Açıklama, İstanbul, 5 Aralık 2008 Türkiye Cumhuriyeti Ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları Arasında Gerçekleştirilen Görüşmenin Ardından Yapılan Ortak Açıklama, İstanbul, 5 Aralık 2008 Dışişleri Bakanı Sayın Ali Babacan'ın 2009 Mali Yılı Bütçe Tasarısı Konuşması, 21 Kasım 2008 Sayın Bakanın Türk-İtalyan Forumu'nda Yaptığı Konuşma, Roma, 5 Kasım 2008 Sayın Bakanımızın Boğaziçi Konferansı’nda Yaptığı Konuşma, İstanbul, 11 Ekim 2008 Sayın Bakanın 24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü Vesilesiyle Verilen Resepsiyonda Yaptığı Konuşma Türk-Arap İşbirliği Forumu Dışişleri Bakanları Birinci Toplantısı Kapanış Ortak Bildirisi Sayın Bakan'ın Cinsiyet Eşitliği - TAIEX açılış konuşması, Çözüm, 9 Ekim 2008 Sayın Bakanımızın “AB ve Türkiye Arasındaki Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi Açılış Konferansı”nda Yaptıkları Konuşma, Sheraton/Ankara, 9 Eylül 2008 Sayın Bakanımızın Türkiye-KİK Stratejik Diyaloğu 1. Dışişleri Bakanları Toplantısında Yaptıkları Konuşma, Cidde, 2 Eylül 2008 Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın Büyükelçiler Konferansı Açış Konuşması, 15 Temmuz 2008, Bilkent Otel ve Konferans Merkezi Sayın Bakanımızın Türkiye’den Ayrılışında Havalimanında Yaptıkları Basın Açıklaması, 26 Mayıs 2008 Sayın Bakanımızın GDAÜ Zirvesi için Pomorie’ye Hareketinden Önce Havaalanında Yaptıkları Basın Açıklaması, 20 Mayıs 2008 Sayın Bakanımızın “Dünya Türk Girişimcileri Konseyi” Gala Yemeğinde Yaptıkları Konuşma, 4 Mayıs 2008 Sayın Bakanımızın 9 Mayıs Avrupa Günü Vesilesiyle AB Üye ve Aday Ülkelerin Büyükelçilerine Verdiği Kahvaltıdaki Konuşması, 9 Mayıs 2008, Swissotel
Sayın Bakanın Türk-Yunan İş Forumunda Yaptıkları Konuşma, Atina, 4 Aralık 2007

 

Çok Değerli Meslektaşım Sayın Bakan Bakoyannis, Değerli İşadamları, Değerli Konuklar,

İşadamlarını bir araya getiren bu İş Konseyi Toplantısına katılmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle belirtmek istiyorum. İki ülke arasında çeşitli mekanizmalar sürmektedir, çalışmaktadır. Bu vesileyle, ülkemizin Ege’nin iki yakasını yakınlaştırmayı ve karşılıklı anlayışı artırmayı öngören bu sürece bağlılığını bir kez daha tekrar etmek istiyorum.

Son sekiz yıla baktığımızda, Türk-Yunan diyalogunun başta ekonomi ve ticaret alanı olmak üzere önemli kazanımlar sağladığını da memnuniyetle görüyoruz. İşadamlarımız arasındaki düzenli temasların sürdürülmesinin, ekonomik ve ticari alandaki işbirliğimizin daha da ileriye götürülmesinin yeni fikir ve fırsatların yaratılmasına imkân vereceğine düşünüyorum.

Yunanistan ile ilişkilerimizin tüm veçhelerinin geliştirilmesinin samimi arzumuz olduğunu burada bir kez daha vurgulamak isterim. Bu çerçevede, Yunanistan’ın ülkemizin AB üyeliğine verdiği desteğin bizim için önemini de vurguluyorum. Avrupa Birliği’ne tam üyelik Türk dış politikasının ana hedeflerinden birisidir. On yıllar öncesine dayanan bu sürecin doğal sonucunun tam üyelik olduğuna inanıyoruz.

Bu süreçte ilerleme ve sonuç arasında güçlü bir bağlantı olduğunun da bilincindeyiz. AB adaylığımızın da etkisiyle, Hükümetimiz 2002 yılından bu yana, 20. yüzyılın ikinci yarısında gerçekleştirilenden daha fazla reformu son 5 yılda hayata geçirmiştir.

Esasen, son birkaç yılda ekonomi, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkesinin güçlendirilmesi alanlarında gerçekleştirilen reformlar sayesinde ülkemiz şiddetle ihtiyaç duyduğu kurumsal gelişmeyi de sağlamaktadır.

Türkiye, AB’ye katılım yolunda reformlara devam etmeye kararlıdır. Bununla birlikte, Bazı AB çevrelerinde son dönemde Türkiye’yi AB’ye tam üyelikten daha zayıf bir bağla bütünleştirmeye yönelik çeşitli fikirlerin dolaştığını görmekteyiz. Şunu açıkça ifade etmeliyim ki, Türkiye için tam üyelikten başka bir seçenek yoktur, kabul edilemez. Birlik müktesebatına uyum konusunda atmamız gereken adımlar olduğunu biliyoruz, ancak AB’nin de istikrarlı çizgisini sürdürmesini bekliyoruz. Güven ve samimiyet olmadan sağlıklı ve gerçek bir birliktelik kurulamaz.

Avrupa’nın bu büyük barış ve refah projesi Türkiye’nin dinamik bir ortak olarak yapacağı katkılarla daha anlamlı hale gelecektir. Avrupa Birliği 20. yüzyılın en etkileyici barış projesidir. Türkiye, AB üyeliği ile bölgesel ve küresel etkisi açısından bakıldığında 21. yüzyılın en önemli barış girişimlerinden bir tanesini işte bu katılım ve birliktelikle gerçekleştirilecektir.

Yunanistan, bir komşu olarak, Türkiye’nin üyeliğinin gerçek değerini anlayan ve bunun farkında olan bir ülkedir ve bizim Yunanistan’dan almış olduğumuz bu güçlü desteğin artarak devam edeceğini biliyoruz, buna güveniyoruz. Değerli konuklar, Değerli işadamları,

Ekonomi alanında bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz reformlar, hızlı bir altyapı hazırlamıştır. Özellikle kamu ve finans sektörleriyle, sosyal güvenlik alanında önemli reformlar hayata geçirilmiştir. 2002–2006 yılları arasında ortalama % 7,3 büyüme sağlanmıştır. Bu oran OECD ülkeleri arasındaki en hızlı oranlardan biridir.

2002 yılından bu yana geçen sürede, özellikle fiyat istikrarı ve bütçe disiplinini sağladık, önemli mesafe kaydettik. Türkiye’de ekonomi çok daha serbestleşti, çok daha dünyaya açık hale geldi. 2002 yılı başı rakamlarıyla ifade edeyim: Türkiye’de toplam borcun milli gelire oranı %100’ü geçmişti. 2007 yılında bu oran % 52.8’di. Geçen yıl itibariyle Türkiye artık Maastricht Kriterlerini yakalamış durumdadır. Bütçe açığına baktığımız zaman, bütçe açığının milli gelire oranı 2001 yılında %17, 2002 yılında %14 gibi çok büyük rakamlar iken, biz bunu 2006 yılı sonunda %1’in de altına indirerek %0,7’lere çektik. Dolayısıyla ikinci Maastricht kriterini de Türkiye bu şekilde yakalamış oldu. Tabii bu rakamlar, Avrupa’nın şöyle bir genel tablosuna bakacak olursak, Euro bölgesindeki bazı ülkelerden de daha iyi bir durumu yansıtmaktadır.

Türkiye’nin 2006 yılındaki toplam ekonomik büyüklüğü yani Gayrı Safi Milli Hâsılası 400 milyar Dolar oldu. Bu yıl için beklediğimiz rakam yaklaşık 484–490 milyar Dolar arasında bir rakamdır. 2001 yılında 150 milyar Dolar olduğunu düşünürsek, ne kadar kısa zamanda ne kadar büyük bir mesafe katettiğimizi görmek mümkündür. 2006 yılında dünyanın en büyük 17. ekonomisi unvanını aldık, 2020 yılı için hedefimiz sıralama dünyanın en büyük 10. ekonomisi olmak. Bunlar sadece ortaya konulmuş hedefler değil, tahmin çalışmalarıyla yapılmış analizlerin sonucunda ortaya çıkan rakamlardır.

Önümüzdeki dönemde enflasyonla mücadeledeki kararlılığımız aynen devam edecektir. Türkiye’de bu yaz son 38 yılın en düşük enflasyonunu gördük ve bu konudaki mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz.

Değerli konuklar,

Türkiye ekonomisiyle ilgili bazı rakamlara göz atacak olursak, özellikle artan ticaret hacmi dikkat çekicidir. Biliyorsunuz Yunanistan ile ticaret hacmimizdeki artış sürmektedir. Bu sene, geçen seneye göre daha da büyük artış kaydedilmiştir. Ancak genel anlamdaki ihracat rakamları da yine oldukça etkileyicidir. 2002 yılında 36 milyar Dolar olan ihracatımız, bu yılın Kasım sonu itibariyle, Kasım’dan Kasım’a olan 12 ayı ele alırsak, 105 milyar Doları geçti ve Türkiye şu anda AB’nin altıncı büyük ticaret ortağı. AB’ni bir birlik olarak, bir kültür olarak düşünürsek ve kiminle ticaret yapıldığına bakarsak, ABD ve Çin gibi ülkelerden sonra 6. sırada Türkiye bulunmaktadır.

Yunanistan ile ilişkilerimizde artık yatırımlar da çok önemli bir yer almaktadır. Şu anda 294 Yunan firmasının Türkiye’de şirketi var. Daha başka bir ifadeyle, Türkiye’de kurulu 294 şirkete Yunanlı yatırımcıların hakim ortaklığı sözkonusu ve toplam yatırım rakamı da biliyorsunuz 4.3 milyar Euro’yu geçmiştir. Tabii bu yatırımcılar arasında, yatırımcıların başında -şu anda bize evsahipliği yapan- Yunanistan Ulusal Bankası NBG’yi mutlaka saymam gerekiyor. Çok değerli dostum Takis şu anda aramızda, evsahibimiz ve onların Türkiye ile Yunanistan arasındaki iş ilişkilerine yapmış olduğu katkı, getirmiş oldukları ivme, gerçekten övgüye değer. Her iki ülkede de çok ses getiren ve her iki hükümetin çok desteklediği, istediği bir yatırımdır bu. Kendisine burada huzurlarınızda bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Değerli konuklar, tabii bu arada değinmeden geçemeyeceğim Sayın Hüsnü Özyeğin de aramızda. Yunan Ulusal Bankası’nın Türkiye’ye yaptığı yatırımın önceki sahibidir, kendisi hala da ortaktır bu bankaya. Onun da kuşkusuz bu yatırımdaki katkısı büyüktür. Kendisine buradan tekrar tebriklerimi, teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

Değerli konuklar,

Türkiye ile Yunanistan arasında önemli bir işbirliği alanı da enerji sahasıdır. Geçtiğimiz günlerde Başbakanımız Sayın Erdoğan’la Başbakan Sayın Karamanlis beraberce boru hattının açılış töreni yaptı. Doğalgaz boru hattı bu konunun sadece bilinen adıdır. Bunun yanında, özellikle elektrik alanında işbirliği ve doğalgaz boru hattının ileride kapasitesinin arttırılması, sadece Türkiye-Yunanistan ve ileride İtalya değil, aynı zamanda AB’nin 4. ana hattı olması açısından da büyük önem taşımaktadır. Yani Türkiye-Yunanistan arasındaki faaliyete geçen doğalgaz bu boru hattı, Rusya, Norveç ve Kuzey Afrika’daki hatlardan sonra şimdi, AB’ne doğalgaz sağlayan 4. ana arter olma yolundadır. Bu da, Türkiye ile Yunanistan arasındaki işbirliğinin nasıl bölgesel sonuçlar getirdiğinin, hatta Avrupa Birliği’ne nasıl katkılar sunduğunun da önemli bir örneğidir. Türkiye’nin özellikle AB’nin hem petrolde hem de doğalgazda kaynaklarını çeşitlendirmesi açısından önemli bir rolü vardır ve bu rol gittikçe artacaktır. Nabucco projesi bizim çok önem verdiğimiz bir başka projedir, bu da yine AB’nin enerji hatları arasında önemli bir yer tutmaktadır.

Değerli konuklar,

Karadeniz bölgesi, geniş bir ticari/ekonomik potansiyeli ve artan siyasi önemiyle, uluslararası toplumun ilgisini her geçen gün biraz daha fazla çekmektedir. Türkiye ve Yunanistan, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) çerçevesinde de yakın ve verimli bir işbirliği içerisindedirler ki geçtiğimiz ay içerisinde Ankara’da yapmış olduğumuz Bakanlar toplantısında çok değerli meslektaşımız Sayın Bakoyannis de katıldı ve orada Karadeniz bölgesinin ekonomik boyutlarını masaya yatırdık, verimli görüşmeler yaptık.

BM Kalkınma Programı (UNDP) ve KEİ Sekretaryası tarafından işbirliği halinde uygulanacak olan “Karadeniz Ticaret ve Yatırımı Teşvik Programı”nın ana sponsorlarının da Türkiye ve Yunanistan olduğunu burada özellikle kaydetmek istiyorum. KEİ ülkeleri bu program aracılığıyla bölgesel ekonomik bütünleşme sürecini desteklemenin yanı sıra, daha yakın bir ekonomik işbirliği ve iş çevrelerinin doğrudan katılımlarıyla bölgenin ekonomik kalkınmasına ve gelişmesine katkıda bulunacaklardır. Bu program, aslında Atina’da dün yapılan bir toplantı ile başlamıştır. Değerli konuklar, Türkiye ve Yunanistan arasında birçok alanda mevcut işbirliği potansiyelinin azami ölçüde değerlendirildiğini söylemek mümkün değildir. Şu andaki ticaret hacmimizin, potansiyelin yanında sadece sembolik bir rakam olduğunu ifade etmek istiyorum. Evet, güzel bir başarıdır. Kısa zamanda dörde katlanmıştır, ama her iki ülkenin potansiyeline, bölgenin potansiyeline baktığımız zaman da bu rakamın çok daha yüksek rakamlara çıkması bir mecburiyettir. Ekonomik ve ticari alanda ortak denizimizden, yani Ege’den daha fazla yararlanılması gerektiğini düşünüyoruz. Kıyı ticaretinin geliştirilmesinin ikili ticarete ivme kazandıracağı muhakkaktır. Ege’deki kıyı kentlerimiz ile Türkiye’ye yakın adalar arasında ortak projeler oluşturulması ve ticaretin serbestleştirilmesi ilişkilerimizi daha da sağlamlaştıracaktır.

Karma Ekonomik Komisyonu iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin yönlendirilmesi ve çeşitlendirilmesine önemli katkıları bulunan bir mekanizmadır.

Çok değerli işadamları,

Türkiye ve Yunanistan’ın Kafkasya, Orta Asya, Balkanlar ve Ortadoğu gibi bölgelerle çok zengin tarihi, kültürel ve ekonomik ilişkileri bulunmaktadır. Bu bölgelerde iki ülke işadamlarının gerçekleştirecekleri ortak projeler konusunda da örnekler şu anda mevcuttur.

Turizm alanında, ortak denizimizde işbirliği alanları yaratmanın ilişkilerimizi yine pekiştireceğine inanıyor ve biliyorsunuz, Türkiye’ye artık yılda yaklaşık 500 bin civarında turist geliyor Yunanistan’dan, ancak Türkiye ve Yunanistan’ın beraberce kuşatan turizm programlarının daha da geliştirilmesiyle bir sinerji oluşacağına ve ülkelerimizin tek tek, ayrı ayrı cezbedeceği turist sayısından çok daha fazlasının ortak programlarla cezp edilebileceğine de gönülden inanıyorum. Bu konudaki çalışmaları önemsiyorum.

Değerli konuklar,

Bugün gerçekleştireceğiniz temaslarda, Türk ve Yunan iş dünyalarının temsilcileri olarak, sahip olduğunuz üstünlük ve avantajlarla ülkelerimiz arasında var olan potansiyeli tümüyle hayat geçirmek hususundaki çabalarınızı bekliyoruz ve destekliyoruz.

Biz, Türk hükümeti olarak, Türkiye ve Yunanistan arasındaki iş ilişkilerinin mükemmel seviyelere ulaşması için elimizden geleni yapacağız. Şunu da samimiyetle söylüyorum ki, Yunanistan hükümetinde de aynı çaba, arzuyu ben görüyorum.

Sizler işadamları olarak, ülkelerimiz arasındaki çok önemli köprüler oluşturuyorsunuz: dostluk köprüleri, ticaret köprüleri, yatırım köprüleri. Bu köprüler iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin de olumlu şekilde gelişmesi, siyasi ilişkilerin de güçlenmesi açısından çok önemli köprülerdir. Ticari ilişkiler uzun sürelidir, kalıcıdır. Ülkelerde belki hükümetler değişir, siyasetçiler değişir, ancak iki ülke arasında sağlam ticari/ekonomik köprüler kurulduysa, işte bunlar da siyasi ilişkilerin iyi ve kötü zamanda güçlü seyretmesinin garantisi olur. Sıkıntılı olduğunda ilk önce işadamları gelir ve “durun bakalım, bizim bu ülkede işlerimiz var, yatırımımız var, lütfen siz siyasetçiler olarak siyasi ilişkilere dikkat edin. Karşılıklı olarak bizim çıkarlarımız vardır ve bu çıkarlarımızın etkilenmesini istemeyiz” derler.

İşte şimdiden kurulacak güçlü ilişkiler, çok uzun vadede ülkelerimiz arasındaki iyi siyasi ilişkilerin kurulmasının garantisini oluşturacaktır. Ticari ilişkilerdeki olumlu ilerlemeler, siyasi ilişkileri, siyasi ilişkilerdeki olumlu ilerlemeler de ticari ilişkileri mutlaka etkileyecektir.

Değerli işadamları ve işkadınları, aslında sizler tek tek bizim için birer Büyükelçisiniz. Bu salondaki Büyükelçilerimiz lütfen bu sözlerimden alınmasın, her bir Türk işadamını kendi elçimiz, her bir Yunan işadamını da Yunanistan’ın elçisi olarak görüyoruz. Sorunlarını çözmeye ve kendilerine destek olmaya da bu anlayışla yaklaşıyoruz.

Bu toplantının her iki ülke için de hayırlı olmasını diliyorum. İki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin, hatta siyasi ilişkilerin daha da ileri taşınmasına katkıda bulunacak sonuçlar doğurmasını diliyorum ve bu toplantının gerçekleşmesinde emeği geçen herkese, başta DEİK ve Yunanistan İşadamları Organizasyonları olmak üzere teşekkür ediyorum. Herkese iyi akşamlar diliyorum.

Teşekkür ederim.