#

Bakanlığı Takip Edin:

Sayın Bakanımızın TUSKON’un Düzenlediği Üçüncü Türkiye-Afrika Dış Ticaret Köprüsü Toplantısı Vesilesiyle Heyet Başkanlarının Katıldığı Kahvaltıda Yaptıkları Konuşma, İstanbul, Polat Renaissance Oteli, 15 Mayıs 2008

Çok değerli Uganda Devlet Başkan Yardımcısı,
Çok Değerli Bakanlar,
Çok Değerli Misafirler,
Afrika’nın 45 farklı ülkesinden gelen Değerli Heyet Başkanları,

Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum ve Türkiye’ye, İstanbul’a hoş geldiniz diyorum. Sizlerle burada, İstanbul’da bir arada olmak bizim için gerçekten önemli bir ayrıcalık, bizim için büyük bir sevinç vesilesi. Bu toplantıları düzenleyen arkadaşlarımıza, emeği geçen herkese ve özellikle TUSKON’a burada teşekkürlerimi iletmek istiyorum. TUSKON gerçekleştirdiği bu üçüncü önemli toplantıyla, üçüncü önemli Afrika buluşmasıyla Türkiye ile Afrika kıtası arasındaki ekonomik, ticari, kültürel ilişkilerin geliştirilmesine çok önemli bir katkıda bulunmaktadır. Aslında Türkiye ile Afrika, geleneksel olarak çok iyi ilgisi sahiptir. Türkiye’nin Afrika kıtasına olan ilgisi hiçbir zaman sönmemiş, özellikle son yıllarda çok daha canlı bir hale gelmiştir.

Dış politikamızda izlediğimiz yeni stratejimizin bir gereği olarak 2005 yılı hükümetimizce Afrika yılı ilan edilmiştir ve 2005 yılından bu yana özellikle, Afrika ile ilgili çok önemli gelişmeler, önemli açılımlar gerçekleşmiştir. Her alanda temaslarımız arttı. Türkiye’den Afrika’ya ve Afrika’dan Türkiye’ye olan ziyaret trafiği çok yoğunlaştı. Afrika ülkeleriyle siyasi, ekonomik, ticari, askeri ve kültürel alanlardaki ilişkilerimizin yasal çerçevesini oluşturmaya ve tamamlamaya gayret ediyoruz. Pek çok ülkeyle farklı alanlarda taslak anlaşmalar üzerinde çalışmaktayız. 2005 yılı, Afrika yılı olarak ilan ettiğimiz 2005 yılı, sadece o yılla sınırlı kalan bir perspektif, sadece o yılı ele alan bir yaklaşım değildir, bu yeni bir çabayı temsil etmektedir Afrikalı kardeşlerimizle tarihten bu yana her alanda irtibatımız, dostluğumuz, gönül bağlılığımız kuvvetli olmuştur ve bu çalışmalar da bir yandan kamu sektörü eliyle, bir yandan da özel sektörümüz eliyle yoğunlaşarak devam edecektir.

Değerli konuklar,

Bu dönemde Afrika’nın değişik merkezlerinde üç TİKA bürosu açılmıştır. Türkiye Uluslararası İşbirliği Ajansımız Addis Ababa, Hartum ve Dakar’da bürolar açmıştır, Bu TİKA Ofislerimiz, özellikle bulundukları ülkede ya da bulundukları ülkeye yakın ülkelerde farklı projeler yürütmektedir. Bu projeler içerisinde kalkınma programları, yeniden yapılanma programları, insani yardımlar vardır. Önümüzdeki dönemde TİKA’nın bu faaliyetlerini sürdürebilmesi amacıyla, hükümetimiz on beş milyon dolarlık bir kaynağı tahsil etmiştir.

Yine Ülkemizin 2005 yılından bu yana, Afrika ülkelerine yaptığı insani yardımların toplamı da 12 milyon ABD Dolarını geçmiştir. Türkiye, uluslararası camianın sorumlu bir üyesi olarak, özellikle sıkıntılı şartlarda yaşayan Afrikalı kardeşlerimizin sıkıntılarını azaltmak ve kıtanın dertlerine çare olabilmek için bu programlara mümkün olan tüm olanaklarını seferber ederek devam edecektir.

Geçtiğimiz Mart ayında, TİKA vasıtasıyla ayırmış olduğumuz bu 15 Milyon Dolara ek olarak, Afrika’daki projelerin daha farklı uygulamaların kaynak sağlamak amacıyla ilave bir 50 Milyon ABD Dolar tutarında bir kaynak tahsis edilmiştir.

Türkiye şu anda Sahra-altı Afrika’da 7 tane Büyükelçiliği sahiptir. Ancak 2009 yılı sonuna kadar 15 ülkede daha Büyükelçilik açma kararı aldık. Kuzey Afrika’da zaten bütün ülkelerde Büyükelçiliklerimiz var. Ancak Sahra–altı Afrika’daki Büyükelçilik sayımızı 2009 sonuna kadar arttırıyoruz. Bu yöndeki çalışmalarımız başladı. Hukuki, teknik süreç şu anda devam ediyor. Türkiye, Afrika’da barış ve istikrarın sağlanma konusuna da büyük önem vermektedir. Ülkemiz, Afrika’da halen görev yapan 8 BM misyonundan 6 tanesine personel konusunda katkıda bulunmaktadır ve mali destekte bulunmaktadır. Yani BM’nin barış, istikrar alanında bulunduğu 8 ülkenin 6’sında Türkiye vardır.

Ülkemiz ayrıca, Afrika ülkelerinin büyük çoğunluğuna yüksek öğrenim bursları da sağlamaktadır. Bu bursların sayısı 2007–2008 öğretim döneminde 360’ı geçmiştir. Bu sayının daha da artmasını istiyoruz. Bütün Afrika ülkelerinden daha çok sayıda öğrenciye Türkiye’de yüksek öğrenim amacıyla burs imkânı sağlamak istiyoruz.

Değerli konuklar,

Afrika Birliği, bu yılın başında Addis Ababa’da yaptığı zirvede aldığı bir kararla, Türkiye’nin Afrika Birliği’nin stratejik ortaklarından birisi olduğunu teyit etmiştir. Bu kararı biz önemsiyoruz ve üzerimize düşeni yerine getirmek için her türlü çabayı göstereceğiz. Türkiye sadece Afrika ülkeleriyle ikili temaslarında değil, aynı zamanda uluslararası arenada da Afrikalı kardeşlerinin sorunlarının daha fazla duyulmasını sağlamak için elinden geleni yapmaktadır ve yapmaya da devam etmektedir. Afrika Birliği’yle başlattığımız bu stratejik ortaklık ilişkisinden sonra, ilk Türkiye-Afrika Birliği Zirvesini Ağustos ayında İstanbul’da gerçekleştireceğiz.

Ağustosun 18’iyle 21’i arasında ki bu zirveyi çok önemsiyoruz. Biliyorsunuz, Afrika Birliği’nin 3–4 ülkeyle daha bu tür stratejik ortaklık ilişkisi var ve zirveler yapılıyor. Örneğin Hindistan’la, Çin’le, Japonya’yla ve AB’yle zirveler düzenliyor. Bunlara ek olarak da artık Türkiye ile de bu tür zirveler gerçekleştirilmeye başlanacak ve bunun ilkini de İstanbul’da, Ağustos ayında gerçekleştireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız, Afrika’daki bütün ülkelerin Devlet veya Hükümet Başkanlarına bu zirveye katılmalarıyla ilgili davet mektuplarını iletti. Bu zirveye geniş bir katılım bekliyoruz.

Zirveye katılan ülkelerin en üst düzeyde temsil edilmesi, karşılıklı işbirliği olanaklarına belirleyecek ve bir yol haritası çıkarılmasına da imkân sağlayacaktır. Bu zirveye katılımın en üst seviyede olması için sizlerin, değerli konuklarımızın da kendi ülkelerinde gerekli olan temasları, girişimleri sağlayacaklarından da eminim. Burada önemli olan, bu zirvede Afrika ülkeleriyle Türkiye’nin, ilişkiler açısından geldiği aşamayı değerlendirerek ve ilişkilerimizi daha da geliştirecek konuları tartışmak, geleceğe dönük planlama yapmaktır.

Değerli konuklar,

Türkiye’nin Afrika’yla olan ilişkilerinde, Afrika’ya bakış açısında temel kavram bir paylaşma yaklaşımıdır, bir ortaklık yaklaşımıdır. Bir al-ver ilişkisi değil, bir kazan-kazan ilişkisidir. Dolayısıyla, çalışmalarımıza bu perspektifle bakıyoruz. Tüm ülkelerle olan ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz ve sizlerin, değerli konuklarımızın bundan sonraki süreçte de Afrika ülkeleriyle Türkiye arasında çok önemli birer köprü vazifesi göreceğinize gönülden inanıyoruz. Bu toplantılar, bu buluşmalar aynı zamanda ülkelerimiz arasındaki kardeşlik, dostluk bağlarını, gönül bağlarını kuvvetlendiren toplantılardır. Bizleri birbirimize daha yaklaştıran, daha ısındıran toplantılardır.

Değerli konuklar,

Afrika ülkeleriyle ilişkilerimizin geldiği aşamayı önemsiyoruz. Ancak önümüzde tabii daha alınacak uzunca bir mesafe de var. Hep beraber, çok yoğun gayret göstermek durumundayız.

Benim sizlerle paylaşmak istediğim bir önemli konu da şu. Türkiye, BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine 2009–2010 dönemi için adaydır. Hükümetimiz, yaklaşık yarım asırdır BMGK’da görev yapmamış olan ülkemizin bu adaylığına büyük önem vermektedir. Türkiye; dünyanın dört bir köşesinde barışa, istikrara, güvenliğe destek veren, katkı sağlayan bir ülkedir ve neredeyse yarım asra yakın bir zamandır Güvenlik Konseyi’nde temsil edilmemesi kuşkusuz çok doğal bir durum da değildir.

Ben bu vesileyle, bu sene Ekim ayında gerçekleştirilecek olan BMGK seçimlerinde bütün Afrika ülkelerinden destek beklediğimizi bir kez daha burada hatırlatmak istiyorum. Türkiye’nin BMGK’na seçilmesi durumunda ülkemiz, uluslararası camiadaki mevcut sorumluluklarına ek olarak, Afrika kıtasının sorunlarına da dikkat çekmek ve çözüm üretmek için, o platformda da elinden geleni yapacaktır. Türkiye BMGK’nda yine Afrika kıtasının sorunlarının gündeme getirildiği, çözülmeye çalışıldığı bir platform olarak kullanılmasını önemsemektedir ve bu konuda da elinden geleni yapacaktır.

Bu toplantıya katıldığınız için, geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Özellikle Uganda Devlet Başkan Yardımcısı, çok değerli konuğumuz nezdinde tekrar hepinize hoş geldiniz diyorum. İstanbul’daki günlerinizin faydalı, verimli, güzel günler olmasını tekrar temenni ediyorum.