#

No: 82, 12 Mart 2014, 12 Mart 2014 tarihinde AP Genel Kurulunda Kabul Edilen AB Komisyonunun 2013 Türkiye İlerleme Raporuna İlişkin Kararı Hk.

Avrupa Parlamentosu’nun (AP), AB Komisyonu’nun 2013 Türkiye İlerleme Raporu’na ilişkin kararı bugün (12 Mart 2014) AP Genel Kurulu toplantısında kabul edilmiştir.

AB kurumlarının aday ülkeler hakkında mutaden yayınlandıkları bahsekonu raporlarda ilgili ülkenin katılım sürecinde kaydettiği gelişmeler ele alınmaktadır. AB tarafından açıklanan bu raporların katılımcı statüsünü haiz ülkeler açısından AB bakımından istenilen sonucu verebilmesi için adil ve objektif olmaları gerekmektedir.

AB’ye üyelik sürecimizde ilerleme kaydedilmesi, Türkiye ve AB’nin yanı sıra, küresel yansımalarıyla tüm bölgemiz için önemli fırsatlar sağlayacaktır. Bu inançla, ülkemiz, AB’ye katılım hedefi doğrultusunda kararlılıkla gayret sarfetmekte, AB’yle diyalog ve işbirliğine önem vermektedir.

Bu çerçevede, bu yıl da Hollandalı Hristiyan Demokrat Parlamenter Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan AP kararında, AB Komisyonu’nun 2013 Genişleme Stratejisinde belirtildiği gibi, ekonomisi, stratejik konumu ve bölgesindeki önemli rolüyle ülkemizin AB’nin stratejik bir ortağı ve AB’nin ekonomik bakımdan rekabet edebilirliği için önemli rolü bulunan bir ülke olduğu hususlarının teyid edilmiş olması memnuniyetle karşılanmıştır.

Kararda, son bir yıl içerisinde önemli reformların yapılmış olduğuna işaret edilmiş, Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu faslının (22 no’lu fasıl) açılması ve 16 Aralık 2013 tarihinde vatandaşlarımıza Schengen ülkelerine girişlerinde vize muafiyeti sağlanmasına ilişkin sürecin başlatılması ile Geri Kabul Anlaşmasının imzalanmasından duyulan memnuniyet dile getirilmiş, ülkemizin savunduğu gibi reform süreci bakımından da önemi bulunan Yargı ve Temel Haklar (23 no’lu fasıl) ile Adalet, Özgürlük ve Güvenlik (24 no’lu fasıl) başlıklı fasılların müzakere sürecindeki önemine atıf yapılarak, bahsekonu fasıllara ilişkin açılış kriterlerinin iletilmesinin bir yol haritası sağlayacağı ifade edilmiştir.

Kararda, ülkemizin enerji konusunda taşıdığı önem bağlamında, Enerji başlıklı 15 no’lu faslın açılmasına çağrı yapılması önemli görülmüştür.

Kayda geçirilen bahsekonu unsurlar, katılım sürecimize AB tarafının verdiği önemi göstermesi ve müzakerelere yeni fasılların açılması suretiyle ivme kazandırılması gerektiği yönündeki görüşümüzün destek bulması bakımlarından memnuniyetle karşılanmıştır.

Bununla birlikte, Karar, AP’nin Kıbrıs konusunda sürdüregeldiği taraflı tutumdan halen kurtulamadığını göstermektedir. Zira karara yansıyan anlayış, Kıbrıs Türk tarafının gayretleri ve Türkiye’nin aktif desteğiyle BM müzakere sürecinin yeniden başladığı ve çözüm yönündeki umut ve çabaların yoğunlaştığı bir ortamda, AP’nin Kıbrıs adası ve bölgede barış ve işbirliği ortamını hakim kılacak vizyonu kavramaktan ve buna yardımcı olmaktan maalesef uzak olduğunun göstergesidir.

Öte yandan, ülkemizde özellikle Gezi Olayları ve sonrasında yaşanan gelişmeler ile bu kapsamda güçler ayrılığı ve yargının bağımsızlığı için yapılmakta olan çalışmaların AB kurumları ve yetkililerince yeterince anlaşılamadığını hayalkırıklığıyla müşahade etmiş bulunmaktayız.

Ülkemiz, halkımızın beklentileri ve istekleri doğrultusunda reform sürecinin Kopenhag kriterlerine bağlı kalınmak suretiyle kesintiye uğramadan sürdürülmesi amacıyla çalışmaktadır. Her türlü yeni yasal düzenlemede gözönünde bulundurulan temel unsurların, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne bağlılık ilkeleri olduğundan şüphe duyulmaması gerekir.

Ahde vefa ilkesi çerçevesinde AB katılım sürecimiz açısından kazanılmış haklarımıza sahip çıkmaya ve AB’ne tam üye olma hedefi doğrultusundaki çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.

AB’nin işbirliği ve diyalog kanallarını bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da açık tutarak, siyasi saikli olası tutumları bertaraf ederek, bu sürece destek vermesi haklı beklentimizdir.