#

Japonya'nın Siyasi Görünümü

Ülkenin yönetim şekli Anayasal Monarşi’dir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ülkeyi 1952’ye kadar idare eden İşgal Yönetimi tarafından oluşturulan ve 1947 yılında kabul edilen Anayasa çoğulcu parlamenter bir sistem getirmiştir. Anayasa uyarınca, İmparator’un görev ve yetkileri tamamen törensel nitelikte olup, yönetim erkinin başı Başbakan’dır.

Ülkede iki kabineli Meclis sistemi bulunmaktadır. Ulusal Meclis (Diet) Anayasa’da, “en üst devlet kurumu” olarak tanımlanmakta ve 480 sandalyeli Temsilciler Meclisi (Alt Meclis) ile 242 sandalyeli Üst Meclis’ten oluşmaktadır. Başbakan’ın atanması, Hükümet’in feshedilmesi ve bütçenin onaylanmasında temel belirleyici kurumdur. Temsilciler Meclisi anayasal olarak Üst Meclis’e göre daha güçlü bir konumdadır. Temel konulardaki bazı kararlarda sadece Alt Meclis söz sahibi olup, Üst Meclis tarafından alınan kararları da 2/3 çoğunlukla reddetme yetkisine sahiptir.

İşgal Dönemi sonrası Japonya’sı neredeyse kesintisiz olarak Liberal Demokrat Parti’nin (LDP) iktidarına sahne olmuştur. İçinde milliyetçi ve liberal unsurlar barındıran merkez sağ nitelikli LDP, ABD’yle tesis edilen ittifak ilişkisi temelinde, Japonya’nın kısa sürede savaşın yıkımından kurtularak, dünyanın en önde gelen teknoloji ve sanayi önderlerinden biri olmasını sağlayan politikaların mimarı olmuştur. LDP ülke içindeki farklı sermaye grupları ile güçlü bürokratik yapıların çıkarlarını başarıyla uyuşturmayı başararak, ülkedeki siyasi sistemi tek-parti rejimi haline dönüştürmüş, ancak 1980’lerde yaşanan ölçüsüz büyüme ve emlak fiyatlarındaki artışın neden olduğu “balon ekonomisinin” çöküşüyle, Liberal Demokratlarda hızlı bir gözden düşme ve bölünme sürecine girmişlerdir.

Japonya’da, 2009 Ağustos ayında yapılan genel seçimlerde (Temsilciler Meclisi seçimleri) oyların % 42’sini alarak Liberal Demokrat Parti’nin 55 yıllık iktidarına son veren merkez sol eğilimli Japonya Demokrat Partisi (DPJ) ile merkez sağ/muhafazakar eğilimli Halkın Yeni Partisi’nden (PNP) oluşan ikili koalisyon hükümeti iktidara gelmiştir.
Japonya iç siyasetinde 2012 yılında yaşanan istikrarsızlık 2013 Ağustos ayında yapılması öngörülen Temsilciler Meclisi seçimlerinin 16 Aralık 2012 tarihine çekilmesi ve seçim neticesinde LDP’nin iktidarı almasıyla sonuçlanmıştır. Seçim sonuçlarına göre 294 milletvekili çıkartan LDP 480 sandalyeli Meclis’te çoğunluğu sağlarken, Japonya Demokrat Partisi (DPJ) 57 milletvekiliyle ikinci parti, Yeni Japonya Hareketi 54 milletvekiliyle üçüncü parti, LDP’yle yakınlığıyla bilinen Yeni Komeito Partisi 31 milletvekiliyle dördüncü parti olmuştur. LDP ile Yeni Komeito arasında koalisyon kurulması konusunda mutabakata varılmış ve LDP-Yeni Komeito Hükümeti 26 Aralık 2012 tarihinde resmen görevine başlamıştır.

21 Temmuz 2013 tarihinde Danışma Meclisi’nin 242 üyesinden yarısının yenilenmesine yönelik yapılan seçimlerde LDP 65, DPJ 17 ve Yeni Komeito Partisi 11 sandalye kazanmıştır. Bu sonuçlara göre, Temsilciler Meclisi’nde üçte iki çoğunluğa sahip olan LDP-Yeni Komeito Hükümeti, toplam 135 sandalyeye ulaşarak Danışma Meclisi’nde de çoğunluğu sağlamıştır.