Asya-Pasifik Ülkeleri İle İlişkiler

Asya-Pasifik bölgesi, son 20 yıldır gerçekleştirdiği kayda değer değişimle dünyanın jeopolitik merkezine oturmayı başarmıştır. Bu değişim, küresel ölçekte güç dengelerini de yeniden biçimlendirmektedir. Küresel düzlemde 21. yüzyılın belirleyici temasının “Asya’nın Yükselişi” olacağı açıkça görülmektedir. Temelde ekonomik dinamiklerle başlayan bu dönüşümün siyasi, askeri ve kültürel alanlarda da tamamlayıcı unsurlarının belirginleşmeye başladığı gözlemlenmektedir. Asya’nın yükselişi önceleri daha çok Çin merkezli algılanmakla birlikte, özellikle ekonomik anlamda tüm Asya-Pasifik coğrafyasının bir kalkınma hamlesi içinde olduğu ve günümüzde Asya-Pasifik ülkelerinin, geleceğin önemli aktörleri olarak görülmeye başlandığı hususu da genel kabul görmektedir. Asya kıtası dünya nüfusunun %45’ini ve dünya ekonomisinin %30’unu kapsamaktadır. Bu bağlamda anılan bölgedeki siyasi, askeri ve ekonomik gelişmelerin küresel ölçekte etkisi olmaktadır.

Asya-Pasifik bölgesinin giderek artan siyasi ve ekonomik önemine bağlı olarak “Asya-Pasifik bölgesine açılım politikası”nı uygulamaya koyan ülkemiz, ihracat pazarlarımızın çeşitlendirilmesi, ülkemize doğrudan yabancı yatırım çekilmesi ve siyasi pozisyonlarımıza uluslararası alanda destek sağlanması amaçlarına yönelik olarak Güneydoğu Asya ülkeleri ve bölgedeki başat örgüt olan ASEAN ile ilişkilerimizin geliştirilmesine önem atfetmektedir.

Çok boyutlu ve pro-aktif dış politikamız çerçevesinde ilişkilerimizi geliştirmeye önem verdiğimiz Asya-Pasifik bölgesine yönelik öncelikli hedeflerimiz, bu devasa ve sayısız farklılıklar barındıran coğrafyaya ilişkin odaklı ve uygulanabilir, kendi içinde bütünlüğe sahip ve ülkemizin artan olanak ve yeteneklerinin yanı sıra son derece dinamik bir dönüşümden geçmekte olan Asya-Pasifik bölgesinin gerçekleri de göz önünde tutularak belirlenmektedir.

Asya-Pasifik bölgesine yönelik stratejimizin başlıca hedefi, Türkiye’nin Asya kıtasının tümüyle güçlü siyasi ve ekonomik ilişkileri bulunan bir ülke konumuna getirilmesidir.

Bu çerçevede, ülkemizden ve bölge ülkelerinden uzun yıllardır gerçekleştirilmeyen Devlet ve Hükümet Başkanı ile Dışişleri Bakanı düzeyinde çok sayıda karşılıklı üst düzey ziyaret gerçekleştirilmiştir.

Ülkemiz 2010 yılından bu yana sırasıyla ÇHC, Endonezya, Güney Kore, Japonya, Malezya ve Singapur ile ilişkilerini stratejik düzeye yükseltmiştir.

Ülkemizin bölgedeki görünürlüğünün arttırılması amacıyla 2012 yılında açılan Nepido (Myanmar) Büyükelçiliğimizin ardından 2013 yılında Bandar Seri Begavan (Brunei) ve Punom Pen (Kamboçya), 2017 yılında ise Viyentiyan (Laos) Büyükelçiliklerimiz açılmış ve böylece bölgedeki Büyükelçiliklerimizin sayısı 15’e yükseltilmiştir. Ayrıca önümüzdeki dönemde Fiji’nin başkenti Suva’da da Büyükelçilik açılması planlanmaktadır.

Ülkemiz, başta BM olmak üzere G-20, İİT ve MIKTA gibi diğer uluslararası platformlarda da bölge ülkeleriyle yakın işbirliği içinde çalışmaktadır.

Bölgedeki diğer önemli bir kuruluş olan Pasifik Adaları Forumu’nun (PAF) Kalkınma Ortağı olan ülkemiz, Temmuz 2014’te düzenlenen 45. Pasifik Adaları Forumu Liderler Toplantısı sırasında PAF’a Forum Sonra Diyalog Ortağı (FSDO) olarak kabul edilmiştir. Ayrıca, Pasifik Ada Ülkelerine yönelik olarak 9-11 Nisan 2008 tarihlerinde İstanbul’da Türkiye-Pasifik Adaları Dışişleri Bakanları Toplantısı, 7-8 Haziran 2014 tarihlerinde ise yine İstanbul'da Türkiye-Pasifik'teki Gelişmekte Olan Küçük Ada Devletleri Dışişleri Bakanları Toplantısı düzenlenmiştir.

Ülkemiz, Asya İşbirliği Diyaloğu (ACD)’na da Eylül 2013’te üye olmuş, Şanhay İşbirliği Örgütü’ne de Diyalog Ortağı olarak katılmıştır.

Ekonomik ve ticari ilişkilerimiz, bölgenin kazanmaya başladığı ekonomik öneme paralel olarak, son on yılda kayda değer bir gelişme göstermiştir. Bu çerçevede; bölge ülkeleriyle 2004 yılında 17 milyar Dolar olan ticaret hacmimiz 2016 yılında 60 milyar Dolar’ı aşmıştır. 2017’nin ilk on ayı itibarıyla bölgeyle olan ticaret hacmimiz ise 53.3 milyar Dolardır. Diğer taraftan, bölge ülkelerinden ülkemize doğrudan yatırım çekilmesi de ülkemizin kalkınmasına önemli katkıda bulunmaktadır. 2002-2011 döneminde bölge ülkelerinden ülkemize doğru yapılan kümülatif yatırım miktarı 2,1 milyar Dolar seviyesinde iken 2015 yıl sonu itibariyle bu rakam 5,1 milyar Dolar’a ulaşmıştır. Öte yandan, ekonomik ve ticari işbirliğinin dengeli bir seviyeye kavuşturulması ve çeşitlendirilmesi bağlamında bölge ülkeleriyle (Güney Kore, Singapur ve Malezya) Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalanmıştır.

2010 yılında bölgedeki en önemli uluslararası örgütlerden biri olan ve dünyanın sekizinci büyük ekonomisini oluşturan Güneydoğu Asya Uluslar Birliği’nin (ASEAN) Dostluk ve İşbirliği Antlaşması’na (ASEAN/TAC) ülkemiz taraf olmuştur. 2017 yılında ise ülkemizle ASEAN arasında Sektörel Diyalog Ortaklığı ilişkisi tesis edilmesi kararı, Sayın Bakanımızın 50. ASEAN Dışişleri Bakanları Toplantısına evsahibi Filipinler’in davetlisi olarak katıldığı ve ASEAN’ın 50. yıldönümünü kutladığı bir dönemde alınmıştır.

Ülkemiz, uluslararası toplumun sorumlu bir üyesi olarak, bölgedeki Müslüman azınlıkların sorunlarıyla da gerek ikili düzeyde, gerek İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde yakından ilgilenmektedir. Bu çerçevede, ülkemiz Güney Tayland görüşmelerini desteklemiş ve Güney Filipinler barış sürecine katkıda bulunmuştur. Ayrıca, ülkemiz Rohinga Müslümanlarının ve Myanmar’daki Müslümanların genel durumunu yakından takip etmektedir.

Ülkemiz ayrıca, gerek İslam İşbirliği Teşkilatı Güney Filipinler Barış Komitesi (OIC-PCSP) gerek Uluslararası Temas Grubu (ICG) içindeki konumuyla Güney Filipinler’de Filipinler Hükümeti ile ayrılıkçı Müslüman gruplar arasında iki kanaldan sürdürülen barış görüşmelerine de katkıda bulunmaktadır. ICG’nin katkısıyla Filipinler Hükümeti ile Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MILF) arasında imzalanan “Bangsamoro Çerçeve Anlaşması”nın eklerine ilişkin olarak gerçekleştirilen müzakereleri ülkemiz ICG üyesi olarak izlemiş ve desteklemiştir.

Türkiye'nin gelişmekte olan ülkelerin sürdürülebilir kalkınma ve büyüme yolundaki çabalarını desteklemekte kararlıdır. Son dönemde, Türkiye, En Az Gelişmiş Ülkelerin (EAGÜ) uluslararası kalkınma çabalarına katkıda bulunmak hususunda önde gelen ülkelerden biri haline gelmiştir. Bu çerçevede, TİKA aracılığıyla yapılan kalkınma yardımları da Asya-Pasifik bölgesindeki görünürlüğümüze katkı sağlamıştır. TİKA aynı zamanda bölgenin sosyal ve ekonomik gelişimine de katkıda bulunmak için çalışmalarına devam etmektedir.