#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun TRT Haber’in Sorularına Verdiği Yanıtlar (Telefon Bağlantısı), 20 Temmuz 2018

SUNUCU- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu şu anda telefon hattımızda.

Hoş geldiniz yayınımıza Sayın Çavuşoğlu, teşekkür ediyoruz yayınımıza katıldığınız için.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ben teşekkür ederim, iyi yayınlar efendim.

SUNUCU- Çok teşekkürler.

Bu oldukça önemli bir gelişme. 2017 yılında başlamıştı gerilim, nasıl değerlendiriyorsunuz, bu zamana kadarki gelinen süreçle ilgili olarak bilgi vermek gerekirse, aslında buradan başlayalım dilerseniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok teşekkür ediyorum.

Esasen Hollanda’da Hükümet kurulduktan sonra Dışişleri Bakanlığı da değişmişti ve yeni göreve gelen Dışişleri Bakanını NATO marjında ben tebrik etmiştim ve kendisine de yaşanan olayların kişisel olmadığını, yani kendisinin Dışişleri Bakanı olarak bir sorumluluğunun olmadığını, bir önceki Dışişleri Bakanı iyi bir dostum olmasına rağmen böyle Türkiye’ye yönelik yaptığı yanlışları da söylemiştik, kendisini tebrik etmiştik. O zamanki Dışişleri Bakanı ilişkileri normalleştirmek istediğini söylemişti, bir süreç de başlamıştı. Fakat görevden ayrılınca yeni Dışişleri Bakanı göreve geldi ve bir önceki Dışişleri Bakanları NATO toplantısı marjında, NATO Dışişleri Bakanları Konsey Toplantısı marjında kendisini de tebrik etmiştik. Ve en son NATO Zirvesinde kendisiyle kısa bir görüşmemiz oldu ve ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda fikir olarak her iki taraf da normalleştirilmesi gerektiğini söyledi, ama tabii Hollanda daha sonra bir mektup gönderdi, bugün mektup elimize geçti. İlişkilerin normalleştirilmesiyle ilgili ve arzu ettiklerini belirten son derece olumlu bir mektuptu. Daha sonra kendisiyle, Dışişleri Bakanıyla telefonda görüştük ve telefonda da bazı detayları görüştükten sonra önümüzdeki süreçte bir araya gelme konusunda teyitleştik. Hollanda Dışişleri Bakanı Stef Blok Türkiye’yi ziyaret edecek ve bu ziyarette de tabii ikili ilişkilerimizin geleceğiyle ilgili önemli konuları değerlendirme fırsatı bulacağız.

Diğer taraftan Büyükelçilerin tekrar atanması konusunda da mutabakat sağladık. Önümüzdeki süreçte, en kısa süre içinde eş zamanlı olarak yeni Büyükelçiler için agreman istenecek. Ve diğer mekanizmalar da yine toplantılarımız gerçekleştirilecek istişareler başlayacak. İlişkilerin normalleştirilmesi için atılması gereken hangi adım varsa bunu karşılıklı olarak bundan sonraki süreçte atacağız.

SUNUCU- Orada yaşayan çok sayıda Türk vatandaşı var, Türk kökenli vatandaş var, bu kapsamda da oldukça önemli. Diğer taraftan, ikili ilişkilerde ekonomik anlamda da oldukça büyük bir katkısının olması bekleniyor. Yüzyıllardır süren bir ikili ilişkiden bahsediyoruz tarihe dönüp baktığımız zaman. Bu kapsamda geri dönüş nasıl olacaktır?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Elbette şimdi Büyükelçilerin atanmasıyla beraber normalleşme için adımlar atılacak. Ama geçmişte tabii yaşanan bu hataların, yapılan bu hataların da tekrar edilmemesi gerekiyor, bu konuya da vurgu yaptık. Diğer taraftan siz de altını çizdiniz, Hollanda’da yaşayan çok sayıda vatandaşımız var, bunların bazıları çifte vatandaş hem Hollanda, hem Türkiye vatandaşı ve bazıları ise Hollanda vatandaşlığını almamış, ama Hollanda’da yaşıyorlar. Ve bu süreçte orada yaşayan vatandaşlarımız, Türkler de tabii rahatsız oldu ve daha sonra kendilerine yönelik de bazı baskı oldu, bunu da telefonda gündeme getirdim. Ve bu normalleşmeden eminim ki oradaki yaşayan vatandaşlarımız da mutlu olacaktır.

Diğer taraftan, Dışişleri Bakanı Stef Blok dün basına yansıyan bir demecinin esasen öyle olmadığını, öyle söylemediğini, yani Türk fırınına gitmek, ekmek almak iyi, ama orada Türk’ü görmek mutluluk vermiyor gibi basına yansıyan bazı sözleri olmuştu. Böyle söylemediğini, esasen Türk ekmeğini sevdiğini, ama Türkleri görmekten de mutlu olduğunu telefonda da söyledi, herhangi bir rahatsızlığı olmadığını da vurgulamış oldu. Esasen orada yaşayan vatandaşlarımız iki ülke arasında da güçlü bir bağdır. Biz bu vatandaşlarımızın her zaman yaşadıkları ülkeye ve topluma entegre olmasını, asimile olmadan entegre olmasını her zaman teşvik etmişizdir. Dolayısıyla burada yaşayan vatandaşlarımızın Türk kimliğini veya Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın Türk kimliğini unutmasını da kimsenin beklememesi lazım. Bunu Hollanda’ya yönelik söylemiyorum, özellikle bu Mesut Özil ve İlkay Gündoğan Cumhurbaşkanımızı ziyaret ettikten sonra Almanya’da çok ciddi bir saldırı oldu. Bu insanlar, yani bizim Avrupa’da yaşayan Türkler, orada rehin değil. Neticede, kimse onlardan Almanya vatandaşı olsa da, vatandaşlığını alsa da, Alman vatandaşı olsa da, Hollanda vatandaşı veya Avusturya vatandaşı olsa da onlardan Türk kimliğini ve dinini, inancını unutmasını beklemek haksızlık olur. Bu gerçek anlamda zaten tasvip edilebilir olmaz. Bunları değerlendirdik, önümüzdeki süreçte zaten bu konularla ilgili istişareler başladı, görüşmeler başlayacak.

SUNUCU- Siz de az önce değindiniz, basına yansıyan birtakım demeçler var, bunun aslında o şekilde olmadığını da ifade ettiniz. Şimdi bu normalleşme sürecinin sekteye uğramaması noktasında üstünde durulan hususlar nelerdir, hem bunlardan da bahsetmenizi rica edeceğim. Hem siz de az önce değindiniz, Avrupa’da yaşayan Türk kökenliler ya da Türk vatandaşlarına yönelik birtakım olumsuz bir hava yaratılmaya çalışılabiliyor bu noktada. Dolayısıyla ilişkilerin normalleştirilmesi buna nasıl katkı sağlayacaktır, bu iki noktayla ilgili de değerlendirmenizi rica edeceğim sizden.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii, zaten mektupta zaten yeni sayfanın açılması konusunda vurgu da var. Bu üzüntü verici olayların geriye bırakılıp da tekrar yeni bir sayfa açılması konusu. Telefonda tabii tüm detayları konuşmak mümkün değil, o çok uzun zaman alır. Temel ilkeleri konuştuk ve ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda ilkesel olarak tutumumuzu belirttik. Diğer taraftan önümüzdeki süreçteki toplantılar ve Hollandalı Dışişleri Bakanının Türkiye’yi ziyaretinde tüm bu konular yüz-yüze daha detaylı bir şekilde ele alınacaktır değişik seviyelerde de yine iki Bakanlık ve diğer Bakanlıklar ve kurumlar arasında bunlar konuşulacaktır.

Diğer taraftan, Hollanda’daki ya da Avrupa’daki yaşayan Türklere yönelik ya da Müslümanlara yönelik İslam karşıtlığı, İslam düşmanlığı, ırkçılık, yabancı düşmanlığı sadece Türkiye ile o ülke arasındaki ilişkilerden kaynaklanmıyor. Esasen hepsi de Türk vatandaşlarımızın, yani Avrupa’da yaşayan Türklerin radikalleşmediğini, bunun da sebebinin Türkiye ile bağlarının kopmaması ve Diyanet İşleri Başkanlığıyla yaptıkları işbirliği olduğunu çok iyi biliyorlar. Tüm bu ülkeler biliyor, ama şu anda ırkçı partiler, aşırıya kaçan akımlar maalesef Avrupa siyasetini ve toplum yapısını adeta sarsmaya başladı. Dolayısıyla bundan Müslümanlar ve özellikle Türkler de etkileniyor. Bu konularda maalesef merkez partileri de sorumluluk üstlenmiyor, medya son derece negatif, onlar da göçmen düşmanı, yabancı düşmanı, yayınlara baktığımız zaman bunları görüyoruz, böyle bir akım var. Bu akımı tersine çevirmek çok önemli. Türkiye’nin buradaki rolü önemli. Ama tüm mesele, Türkiye ile o ülkeler arasındaki ilişkiler değil, bunu da bilmemiz lazım. Daha kapsamlı Avrupa’da çalışmalar yapılması gerekiyor. Bu, Avrupa’nın geleceği bakımından da çok önemli. Sadece orada yaşayan Müslümanlar, Türkler ya da yabancılar bakımından değil Avrupa’nın geleceği bakımından da bu trendi tersine çevirmek son derece önemli. Bunu da zaten muhataplarımızla yaptığımız konuşmalarda, yayınladığımız makalelerde, verdiğimiz mülakatlarda ve konuştuğumuz konferanslarda çok açık, net bir şekilde dile getiriyoruz.

SUNUCU- Sayın Çavuşoğlu, son olarak eklemek istediğiniz bir husus var mıdır konuyla ilgili olarak?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok teşekkür ediyorum. Esasen tabii uluslararası ilişkilerde sürekli düşman da yoktur, sürekli dost da yoktur. Türkiye olarak biz her zaman ilkeli tutum sergiliyoruz. Bizim hiçbir ülkeyle, hiçbir uluslararası örgütle bir problemimiz yok. İlişkilerimizi herkesle iyi bir şekilde sürdürmek isterim. Fakat diğer taraftan tabii onların da Türkiye’ye yönelik tavırlarının ne olduğu önemli. Yani artık Türkiye yeni bir Türkiye, yavaş yavaş Türkiye’ye saygı duymaları gerektiğini, Türkiye’yi eşit bir ortak olarak görmeleri gerektiğini öğrenmeye başladılar, mutlaka öğretiyoruz kendilerine. Biz Avrupa’daki ülkeler olsun, tüm dünyayla ilişkilerimizi geliştirmek için, girişimci ve insani dış politikamızı sürdüreceğiz. Bundan sonraki süreçte tabii yeni hükümet sistemiyle, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle beraber ülkenin gücü arttıkça uluslararası arenada bizim de aktif rolümüz giderek güçlenecektir.

Tüm vatandaşlarımız, milletimiz şundan müsterih olsunlar: biz Türkiye’nin hakkını Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her alanda, her yerde en iyi şekilde savunuyoruz, savunmaya devam edeceğiz. Dostluklarımızı güçlendireceğiz, düşmanımızın sayısını azaltacağız ve Türkiye uluslararası alanda da çok önemli bir aktör olmaya devam edecektir.

SUNUCU- Sayın Çavuşoğlu, çok teşekkür ediyoruz değerli katkınız için, yayınımıza katıldığınız için.