#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun TRT Haber Kanalına Verdiği Özel Röportaj, 17 Mayıs 2018

SUNUCU- Sayın Bakanım, hoş geldiniz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hoş bulduk.

SUNUCU- Konular belli, Gazze’de yaşananlar belliydi, bölgedeki problemler belli. Londra’dan geldiniz, oradaki görüşmelerle ilgili bugün Sayın Cumhurbaşkanının gazetelerde açıklamaları da var. Hepsini konuşacağız ama önce aktüel olan, sıcak olan, canımızı yakan da Gazze’ydi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteriyle hukukumuz çok yüksek olmasına rağmen kendisine bile ulaşamıyoruz diye dün Sayın Cumhurbaşkanı bu konuyla ilgili bir açıklama daha yaptı. İsterseniz Birleşmiş Milletler meselesinden mi başlayalım, bu konuyla ilgili konuşulacak çok şey var. Genel Sektere hala ulaşamıyor muyuz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Esasen Londra’daydık, tabii yoğun bir program. Genel Sekreterle telefon görüşmesi gerçekleşmedi, ama diğer taraftan Genel Sekreterin bu olayı net bir şekilde kınaması önemli. Ayrıca, yarın biz İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesini gerçekleştirirken Cenevre’de de İnsan Hakları Konseyi toplanacak. Dolayısıyla bu konuda Birlemiş Milletler’den tabii daha somut adımlar bekliyoruz.

Biz Türkiye olarak gereken tepkiyi de gösteriyoruz, duruşu da sergiliyoruz, adım da atıyoruz. Fakat tek başına bu Türkiye’nin meselesi de değil, tek başına Türkiye’nin çabalarıyla olacak bir konuda değil. O nedenle, tüm aktörleri işin içine katmaya çalışıyoruz, bunlardan bir tanesi de Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler’in buradaki rolü önemli. Bu işin siyasi boyutu var, siyasi boyutu konusunda Cumhurbaşkanımız kendi muhataplarını sürekli arıyor. Sadece İslam dünyasından liderler değil, Papa’yı da aradı, Putin’i arıyor ve diğerlerini de. Biz de aynı şekilde muhataplarımızı arıyoruz, dışişleri bakanlarını, uluslararası örgütlerin temsilcilerini, genel sekreterlerini. Ve Başbakanımız da muhataplarını başından beri arıyor.

Buradaki amacımız, tüm dünyayı bu konu etrafında birleştirmek, herkesi. Yarın İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesini toplayacağız. Önce dışişleri bakanları toplantısı Cuma’dan önce, sonra iftardan önce başlayacak bir zirve ve büyük bir miting, bazı liderler, isteyenler buraya da katılacak. Diğer taraftan, bugün Arap Ligi Dışişleri Bakanları Toplantısı Kahire’de gerçekleşiyor ve Cuma günü İnsan Hakları.

Burada tabi güçlü kararların çıkması önemli. Neden önemli? Tüm dünyanın ABD’ye ve İsrail’e güçlü mesaj vermesi lazım ve bu insanlık dışı özellikle muamele, oradaki bebeklerin bile öldürülmesi İsrail tarafından, kabul edilemez bir durum. Ama sadece yarınla yetinirsek, oradan bir karar çıkacak, olmaz. Sonraki adım, Birleşmiş Milletler Güvenil Konseyine bu konuyu getirmek. Kuveyt’tin zaten bir adımı var…

SUNUCU- Tekrar getireceğiz oraya yani?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet. Güvenlik Konseyine biz üye olmadığımız için şu anda Kuveyt getiriyor. Fakat biz Güvenlik Konseyi üyesi ülkeleri de tek tek arıyoruz, Cumhurbaşkanımız, ben, yine Başbakanımız. Bu sabah İsveç Dışişleri Bakanıyla da görüştük, hem AB bakımından önemli, hem de İsveç Güvenlik Konseyi geçici üyesi. Ve İsveç’in bu konudaki tutumu gerçekten takdire şayan, başından beri takdire şayan, o yüzden İsrail de sürekli İsveç’e de saldırır. Güvenlik Konseyi’nde öyle görünüyor ki yine ABD veto edecek. Sonraki adım ise Genel Kurul, Genel Kurula getirip ve burada bir karar çıkartmamız lazım.

Dün Güney Afrika Dışişleri Bakanıyla görüştüm ve kendisiyle yine hem Afrika Birliği’nde, hem de Birleşmiş Milletler’de işbirliği yapacağız ki Filistin konusunda yine sesini en çok çıkartan ve zamanında apartheid uygulamaların en çok çeken bir ülke olarak, halk olarak bugün Filistin acısını en iyi anlayan. Fakat buralardan karar çıkması önemli değil, artık hesap verilebilirlik önemli. Yani bu insanlık dışı…

SUNUCU- Bu nasıl olacak Sayın Bakanım? Çünkü dediğiniz gibi orada veto ediyor, buradaki kuralı uygulamıyor, ki geçen Birleşmiş Milletler kararını gördük, neredeyse dünyanın yüzde 97’si, 98’si itiraz etti bu duruma.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- İşte bunun uluslararası ceza mahkemesine götürülmesi gerekiyor ve Filistin tabii bunu götürebiliyor, üçüncü bir ülke götüremiyor. Biz tüm hukuki adımların ne olabileceği konusunda incelemelerimizi danışmanlarımızla, hukukçularımızla da yapıyoruz.

Diğer taraftan, yarın Cenevre’de İnsan Hakları Konseyi toplanacak ve burada soruşturma, yani bağımsız bir soruşturma yapılması için karar çıkacak. Bu insanlık suçu, yani insanlığa karşı işlenen bu suçun bağımsız bir çalışma grubu ya da komisyon tarafından incelenmesi gerekiyor ve bu rapor doğrultusunda da İsrail’in artık hukuk önünde de hesap vermesi gerekiyor. Bu konuda bugün dünyayı her zamankinden daha fazla kararlı gördük ve bu önemli. Biz de tabii tüm bu imkanları seferber ederek uluslararası camiayla beraber, kendi Türkiye olarak yaptıklarımızın dışında, uluslararası camiayla birlikte hareket ederek artık netice almak istiyoruz.

Ve başka bir boyut ise, sürekli muhataplarımızla da konuştuğumuz, artık Filistin Devleti’nin herkes tarafından tanınması ve Birleşmiş Milletler’de artık ülke olarak, bağımsız bir devlet olarak üye olması, yer alması. Şimdi bir gözlemci statüsü var, evet, bayrağı da çekildi, bu önemli. Ama artık iki devletli çözüm için dünyanın hiç ara vermeden çaba sarf etmesi gerekiyor. Umarım bu adımlardan geri dönme olmaz, çünkü ABD’nin biliyorsunuz baskısı var, tehdidi var, daha önce Genel Kurulda bunu gördük, fakat buna rağmen de çok etkili olmadılar. Avrupa Birliği içinde birkaç Doğu Avrupa ülkesi var, onlardan dolayı Avrupa Birliği içinde de bir huzursuzluk var, rahatsızlık var, ama ona rağmen birliği, bütünlüğü sağlamaya çalışıyorlar. AB’yle de bu konuda yakın işbirliğimiz var. Bundan birkaç hafta önce biliyorsunuz Brüksel’de İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri, Filistin Dışişleri Bakanı, ben ve İcra Komitesinde olan ülkelerin temsilcileriyle önemli bir toplantı yaptık, bunu devam ettireceğiz, bu işbirliğini sürdüreceğiz.

SUNUCU- Uluslararası ceza mahkemesine gidecek olması önemli bir adım, bu konuda da gelişmeyi takip edeceğiz. Bütün bunlar olurken taibi dünyada şu algı vardı, Obama döneminde de netti bu Amerikan bakış açısından: 1967 sınırlarına çekilmesi… Doğu Kudüs niye kritik? Çünkü Doğu Kudüs, o dediğiniz ikili devlet olursa Filistin’in Başkenti olarak kabul edilecekti, batı da İsrail’in olabilirdi. Bütün bunları altüst eden bir gelişme oldu ve bu ilişkilerde de bizim İsrail’le ilişkilerimiz ister istemez haklı olarak, Türkiye’nin haklı eleştirileriyle gerildi. Şu andaki son durum nedir? Karşılıklı olarak elçiler ve başkonsolosluklar çekilmiş durumda.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabi İsrail Büyükelçisi özellikle attığı tweetlerle ciddi bir tahrik yaptı, dolayısıyla biz Bakanlığa çağırdık…

SUNUCU- Giderken de yolcuğuna dair bir itirazları var ama, bu Türkiye’yle ilgili mi, kendisi mi bunu tercih etti?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tamamen kendisiyle ilgili. Karşılıklılık esası gereği İsrail’de de, bu Türkiye’de VIP’den geçmek için belli bir ücret ödemeniz lazım, biz bunu artık tüm ülkelere de uyguluyoruz. O ülkeler VIP’yi açıyorsa bizim bakanlarımıza, üst düzey yetkililerimize, biz de açıyoruz, para karşılığı açıyorsa para karşılığı, parasını ödeyen geçebilir…

SUNUCU- Tam mütekabiliyet…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tam mütekabiliyet, eğer açmıyorsa da açmıyoruz. Dolayısıyla İsrail Büyükelçisi pekâlâ parasını ödeyip VIP’den geçebilirdi.

SUNUCU- Çünkü onlar bize geçerken para mı ödetiyorlar İsrailler?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Elbette, İsrail’de bizim büyükelçilerimiz ya da bizler VIP’den geçerken, dışişleri bakanları için genellikle ayrı bir protokol uygulanıyor Viyana Sözleşmesi gereği, ama onun dışında para ödeyerek geçiliyor. Dolayısıyla büyükelçi VIP’den değil de normal geçişten gittiği zaman, ister istemez bu prosedürlere uyacak, herkes uyuyor, vatandaş da uyuyor. Eğer buna tabi olmak istemiyorsan parasını verip VIP’den geçeceksin. Sanırım burada bilinçli bir geçiş var buradan, ki beni mağdur ettiler demek istedi. Ama ucuz bir politika bu, tam bunlara yakışan bir yöntem.

Diğer taraftan, biz tabii Büyükelçimizi istişare için çektik, onlar göndermediler. Ve bu adımlar atıldı, Washington’daki Büyükelçimiz Serdar Bey de istişareler için Ankara’ya çağrıldı, dün kendisini gördüm. İsrail Büyükelçimizi de, yani Tel Aviv’de Büyükelçimiz Kemal Bey de dün geldi, onu da kabul ettim, görüştüm, değerlendirmelerde bulunduk.

Tabii İsrail’le biz ilişkileri istediğimiz şartlar yerine getirildiği için normalleştirdik, büyükelçi ataması yaptık. Ama o zaman da biz çok açık, net söyledik ki, bu ilişkileri normalleştirmemiz sizin Filistin’de, Gazze’de onların haklarını ihlal eden adımlara sessiz kalacağımız anlamına gelmez. Kesinlikle burada biz tepkimizi de koyarız, adım da atarız, ilişkilerimiz de zedelenir, biz bunu zaten en başından söyledik.

Efendim, işte eleştirinin tonu ne olur? Eleştirinin tonu senin orada yaptığın ihlallerin seviyesiyle orantılı olur. Neticede biz İsrail’in bu yaptıklarına, ilişiklerimizi normalleştirdik, daha önceki 3 şartımızı yerine getirdi diye İsrail’in zulmüne göz yumamayız, sessiz kalamayız, Hükümet olarak da, devlet olarak da, özellikle de milletimiz olarak biz buna sessiz kalamayız.

SUNUCU- Sayın Bakan, bütün bunları da tabii Amerika Birleşik Devletleri’nin gözetiminde, onun da aldığı yanlış karar ve desteğiyle, işte Birleşmiş Milletler’de ya da uluslararası platformlarda desteğiyle yapıyor. Bu konuda Amerika Birleşik Devletleri de bu olanı biteni yaptı ama, kenara çekildi, sessizce seyrediyor gibi. Onlarla hiç oradan gelen tepki yok mu? Çünkü orada güçlü bir medya, güçlü itirazlar, başka görüşler de var bildiğim kadarıyla. Hatta bizzat İsrail’in içinde de eleştiriler var İsrail’in bu tutumuna karşı.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- İsrail’in içinde eleştiriler çok, Londra’daki Museviler de eleştiriyor, yani Siyonist olmayan tüm Museviler eleştiriyor. Çünkü en ufacık vicdanı olan bir insan, kim olursa olsun hangi dinden olursa olsun bunu kabullenemez. Dolayısıyla Musevilerin birçoğu da Amerika içinde de, geçen gün İngiltere’deydik, orada da gördük, bunların hepsi çok ağır bir şekilde İsrail’i eleştiriyorlar ve Siyonist oldukları için eleştiriyorlar. Ve bize de diyorlar ki, Türkiye’ye, Cumhurbaşkanımıza, siz Siyonistlerle Siyonist olmayan Musevileri çok iyi ayırt ediyorsunuz, teşekkür ediyorlar Cumhurbaşkanımıza. Çünkü doğrusu da bu, bizim Musevilerle bir problemimiz yok, tarih boyunca biz Musevilere yardım etmişiz. Bizde antisemitizm yok, bizde İsrail’e tepki var, dolayısıyla herkes karşı.

Amerika içinde de çok ciddi tepkiler olmaya başladı, çünkü atılan bu yanlış adım ki Trump’ın tek başına yakın etrafıyla aldığı bir karar, bakanlar kurulunda da bunu tartıştığını zannetmiyorum. Çünkü daha önce de biliyorum ki, bakanlar kurulunda birçok kişi bir önceki Dışişleri Bakanı Tillerson dahil bu adımlara karşıydı. Dolayısıyla ABD nezdinde…

SUNUCU- Hatta elçilik çok daha geç açılacakmış gibi bir şey vardı.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- ABD nezdinde Tillerson’un söylediğine göre en az 5-6 sene sürerdi, Tillerson öyle söylüyordu. Biz de tabii ABD nezdinde de tepkimizi koyuyoruz, ABD’nin yaptığı yanlışa biz başından beri karşı çıkıyoruz, Birleşmiş Milletler’de aldırdığımız karar ABD’nin bu yanlış adımına karşıydı alınan karar da. Dolayısıyla şimdiden ABD biraz kenara çekildi, ama ABD içinde sesler yükselmeye başladı, bu da önemli. İşte bizden de, efendim bizi fazla eleştirmeyin, çok ağır yüklemeyin gibi böyle beklentiler içinde olduğunu Washington’dan öğreniyoruz. Ama yanlış adım atacaksın, Ortadoğu barış sürecini tamamen ortadan kaldıracaksın, yüzlerce masum insanın -daha önceki olaylarda da yine aynı şekilde İsrail oradaki kardeşlerimizi katletti, çok sayıda şehidimiz var- ölümüne sebep olacaksın, ne uğruna, ne amaçla? Kime hizmet ediyorsun? Yani burada tamamen bir dini motif de var tabii, onun detaylarını siz zaten sürekli yansıtıyorsunuz. Ondan sonra da, efendim bana dokunmayın, biz eleştirmeyin, zaten ilişkilerimiz gergin; öyle olmaz. Sen de yanlış adım atacaksın, kimle istişare ettin?

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Zirve Başkanı kim? Recep Tayyip Erdoğan. Sık sık arıyorsun, görüşüyorsunuz, bu adımı atarken bunun doğru mu olacağını, yanlış mı olacağını, sonuçlarının ne olacağını istişare ettin mi, danıştın mı? Başka ülkelerden, yani Müslüman ülkelerden liderlerle görüştü mü, görüşmedi mi, onu bilmiyoruz. Ama burada görüşülecek ve fikri alınacak bir kişi varsa, o da birinci düzeyde Cumhurbaşkanımız, aynı şekilde Ürdün Kralı Abdullah, çünkü Kudüs’ün hamisi, koruyucusu, hizmetkarı Ürdün’dür. Nasıl Suudi Arabistan’da kutsal mekanların hizmetkarı, Hâdimü'l Haremeyni Şerîfeyn diyoruz ya, Suudi Arabistan’sa, burada da Ürdün. Dolayısıyla bunlarla istişare edildi mi? Ben yaptım, ettim olmaz, ben güçlüyüm olmaz. İran konusunda da aynı şeyi yapıyorlar, ben istediğim kararı alırım olmaz, olmayacak da. Artık tüm dünya sorgulamaya başladı, güvenilirlik gidiyor. Avrupa Birliği’nden, Avrupa’dan gelen tepkileri görüyorsunuz. Yani burada ne olacağı, ne yapılacağı, hangi adım atılacağı bile belli değil, bir belirsizlik var, dolayısıyla ciddi bir endişe olduğunu görüyoruz. Herkes bizim kadar dik de duramıyor, bir de böyle bir sorun var, değişik sebeplerden dolayı. O zaman Türkiye de sesini çıkardığı zaman, kimse Türkiye niye gür sesini de çıkarıyor da demesin, çünkü biz yanlışın karşısında olmaya devam edeceğiz.

SUNUCU- Sayın Bakan, bu konuyla ilgili son sorum da, bir de fiili durum var tabi, Filistinli kardeşlerimizin içinde çok sayıda yaralı var, o yaralılarla ilgili de girişimlerde bir sorun mu yaşanıyor, şu anda Türkiye’ye getirilebiliyorlar mı, başka ülkelere gidebiliyorlar mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Biz her türlü girişimi yaptık, BM nezdinde girişimlerimizi yaptık. Fakat hukuk tanımayan, yani insani değerlerden tamamen uzak bir yönetim anlayışı var orada. Aynı şekilde Recep Bey, eski Sağlık Bakanımız, şimdi Başbakan Yardımcımız Dünya Sağlık Örgütü’nün Başkanı kendisinin de yakın arkadaşı, onunla temasa geçti. Yani tüm çabalarımızı gösteriyoruz. Biz Mısır’dan da aynı şekilde yardım istedik. Mısır, kendi ülkesine gelmek şartıyla orada tedavi edebileceğini söyledi. Fakat bu insanları bir an önce oradan alıp, Mısır’da da tedavi olsunlar, fark etmez, biz karşı değiliz ona, biz rekabet etmiyoruz. Ama çok sayıda yaralı var, bu insanların bir an önce Türkiye’de veya en yakın yerlerde hastanelere taşınması lazım. Bu konuda biz hazırız, tüm hazırlıklarımızı yaptık. Fakat buna bile engel çıkaran bir yönetim var. Tamamen insanlıktan uzaklaşmış bir durum var, yönetim var maalesef şu anda.

SUNUCU- Buradan da diğer konulara geçmek istiyorum, biliyorum vaktiniz de çok değil, siz buradan şehir dışına yolculuk yapacaksınız. Dün aktüel bir gelişme oldu, Hakan Atilla davası sonuçlandı, Dışişleri Bakanlığının bir açıklaması vardı hemen arkasından, bunu nasıl değerlendirdiğinizi bir de burada konuşmak istiyorum.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi cezanın azlığı ya da çokluğundan…

SUNUCU- Dolayısıyla beklenenden az oldu diye bir sevinç vardı en azından sosyal medyadaki tepkilere baktığımız zaman.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii talep edilen ceza miktarına baktığın zaman öyle. Fakat suçsuz bir insanı 1 gün de tutsan hapishanede, 1 gün de ceza versen haksızlıktır. Neticede başından beri belli, FETÖ’nün hazırladığı iddianamelerden yola çıkarak Amerika’da, New York’ta yine FETÖ motifli bir dava açıldı ve FETÖ’ye yakın hakimler-savcılar bunu başlattı ve bu şekilde de devam etti. Jüri niye karar vermekte zorlandı, jüriye kimler baskı yaptı? Jüri uzun zaman karar vermedi, neden? Çünkü ortada bir delil yok. Zaten Rıza Zarrap’ın da mesela Hakan Atilla’yla ilgili hiçbir suçlaması da olmadı, tamamen siyasi motifli olduğu için, o yüzden 1 gün bile haksızlık. İstenen miktara, yani talebe göre…

SUNUCU- 30 yıl istedi de 32 ay verdi diye sevinmek…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Sevinmek bana göre doğru değil, bir an önce çıkması, gelmesi doğru, önemli, ama suçsuz bir insana 32 ay ceza vermek de hukuka aykırıdır.

SUNUCU- Bunun devamı açısından da, bu bir suç teşkili açısından da Türkiye’yle bundan sonraki, çünkü davanın başka boyutları olabilir mi? İşte Halkbank boyutu var biliyorsunuz, gündeme gelmişti, bunlarla ilgili de bir işaret anlamına geliyor mu ya da Türkiye’nin bu konudaki hukuki girişimleri devam edecek mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Biz hukuki girişimlerimizi zaten devam ettiriyoruz, her düzeyde devam ettiriyoruz, diplomatik girişimlerimizi devam ettiriyoruz. Bize ulaştırılan bilgi belgelerin karşı tarafa ulaştırılması için gerekeni yapıyoruz. Adalet Bakanlığımız, tabii bankanın avukatları var, her türlü hukuki çabayı gösteriyoruz. Çünkü burada haksız bir süreç var, hakkımızı da bizim savunmamız lazım. Geçenlerde iki vatandaşımız biliyorsunuz cezaevinden çıktı, o vatandaşlarımızın içinde kafası yarılanlar da var, kim yaptı? PKK. PKK’lıları bir gecede serbest bıraktılar, bize yakın vatandaşları kaç ay hapiste tuttular, yazık değil mi bu insanlara, yazık günah değil mi? Böyle bir çifte standart içinde. Ondan sonra da Türkiye’ye hukuk dersi, yargının bağımsızlığı gibi konularda ahkam kesmeye çalışıyorlar.

SUNUCU- Yeni Bakan Pompeo ile de görüşmeniz olacak, burada birden fazla başlık var biliyorum, ama bunlar dâhil neler konuşacağınıza ilişkin şimdilik kafanızda bir şeyler netleşti mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii çalışma gruplarımız var, çalışma gruplarımız konsolosluk konuları, hukuki konular, onları zaten sürdürüyorlar. Fakat bizim görüşmemizin en önemli sebebi, Münbiç yol haritasının onaylanması, daha doğrusu Münbiç’te başlayacak yol haritasının onaylanması. Ve bu konuda bir ön mutabakat var. Ama Dışişleri Bakanlığı değişikliği sebebiyle, ABD’de, maalesef bu onay gerçekleşemedi, bizim düzeyimizde gerçekleşemedi, biraz vakit kaybı oldu. Şimdi 4 Haziran için bizi davet ettiler, Tillerson daha önce gelmişti, şimdi sıra bizde, gitme sırası. Dolayısıyla o tarihte gidip bunun onayını inşallah yaparız ve bir an önce uygulamaya geçeriz. Burada özellikle YPG’nin Münbiç’ten çekilmesi önemli. YPG’nin sadece Münbiç’ten çekilmesi yetmez, şu anda YPG’nin kontrolündeki tüm bölgelerin istikrara yeniden kavuşturulması önemli, buranın güvenliği, kimler yönetecek, elbette ileride siyasi çözüm olduğu zaman merkezi yönetime entegre edilecek şekilde olması lazım. Burada da en önemli kriter nüfus yapısı, her şehrin nüfus yapısı ve o şehirde yaşayan insanlara teslim edilmesi şehrin yönetimi ve güvenliği. O zaman Suriye’nin siyasi bütünlüğü bakımından da önemli bir ön adımı da atmış oluruz. Yarın başkalarının eline geçtiği zaman, özellikle YPG-PKK, bunların amacı belli, bunlar Suriye’yi bölmek istiyorlar. Dolayısıyla bu Amerika’yla atacağımız adım sadece iki ülke arasındaki ilişkileri biraz olsun normalleştirmeyecek. Bizim ilişkilerimizi bozan en önemli etken, ABD’nin YPG’ye silah vermesi, destek vermesi ve sınırımızın hemen ötesinde bir terör koridorunun oluşturulmasına yardım etmesi. Dolayısıyla bu ilişkilerimizin normalleştirilmesi için önemli, ama sadece bu yol haritası ilişkilerimizin biraz olsun normalleşmesine vesile olmayacak, Suriye’nin geleceği için de çok önemli bir adım olacak.

SUNUCU- Suriye’nin geleceği dediğiniz zaman, birden fazla süreç var. Türkiye Astana sürecinde bulunuyor, Cenevre görüşmeleri yapılıyor, bir ara çok hızlı gündeme geldi, ama işte Amerika Birleşik Devletleri sanki çekilecekmiş gibi duruyordu, aksine bir füze saldırısıyla tekrar orada başka bir şey oldu. Ama o günden beri de bir sessizlik var takip ettiğimiz kadarıyla. O bir sonuca doğru gidiyor mu, yoksa bir müddet daha bu karışıklıklar sürecek mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Burada en büyük problem, Cenevre sürecinin canlandırılamaması. Maalesef Cenevre süreci Astana sayesinde 6 defa toplandı, ama herhangi bir somut adım görmedik. Onun da sebebi belli. Rejim Cenevre’de herhangi bir konuyu muhalefetle veya diğerleriyle görüşmek istemiyor. Astana ve Soçi önemli bir işlevi gördü, fakat siyasi süreç için Cenevre süreci daha da önemli. Fakat orada bir gelişme olmuyor. Rejimi kim ikna edecek?

SUNUCU- Rusya ve İran büyük ihtimalle.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Rusya ve İran, iki garantör ülke. Eğer onlar ikna etmezse ya da edemezse, bu sefer rejimi masaya oturmak için kim zorlayacak? Burada önemli sorular var. Anayasa komisyonu kurulması kararı verildi Soçi’de ve nerede kurulacaktı? Cenevre’de. Kurulması için anayasa komisyonuna isimlerin verilmesi gerekiyor. Biz muhalefet adına, muhalefetin garantörü olarak 50 kişilik bir listeyi De Mistura’ya verdik. Ama henüz daha rejim bir liste vermedi, ikna edemiyoruz diyorlar. İkna edeceksiniz, garantörsünüz, sizin desteğinizle ayakta duruyor, benim desteğimle değil. O zaman bu süreç istenmiyor mu? Batı ülkelerinde de küçük gruplar var değişik. Fikirdaş ülkeler var, biz de içindeyiz. Onun toplantısını da Ramazan’dan sonra yaparız. Batı ülkelerinde de tamam terörle mücadele önemli, ama Cenevre sürecini canlandırmak konusunda tam istediğimiz kıvamda değiller, onu göremiyoruz. Ama korkarım Cenevre’de bu iş gelişmezse, adımlar atılmazsa başka bir platforma gidebilir, mesela Astana’ya da gidebilir. Biz Astana’dayız, önemli bir aktörüz, tüm platformlarda önemli bir aktörüz, Cenevre’de de. Bizim için fark etmeyebilir, ama çözümün meşruiyeti bakımından ve tüm uluslararası camianın desteği bakımından Cenevre’nin artık işlevsel hale gelmesi lazım, bunu da herkese anlatmaya çalışıyoruz. Ruslara da anlatıyoruz, İran’a da anlatıyoruz, koalisyonun içindeki Suriye’yle yakından ilgilenen Batı ülkelerine de, Körfez ülkelerine de anlatıyoruz.

SUNUCU- Yine de biz, beklenti; çatışmanın daha azaldığı, ne olacağını görmeye çalışan bir Suriye manzarası var herhalde son birkaç aydır.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii burada Türkiye’nin çok önemli rolü var ve katkısı var, Halep’ten bu yana çok önemli bir rolü var. Astana süreci, kim ne derse desin bu anlamda çok büyük bir görev yerine getirdi Astana’daki anlaşmalar sayesinde, ateşkes, çatışmasızlık bölgeleri. İhlaller oluyor, evet, Doğu Guta’da olanları gördük, kimyasal silah. Ama bu tür ihlaller her gün her yerde vardı daha önce, şimdi daha sınırlı. İdlib’teki çatışmasızlık bölgesi ve buradaki bizim gözlem noktalarımız da Astana’daki yaptığımız anlaşmanın bir neticesidir, uygulamasıdır. Ve 12 gözlem noktasını arkadaşlarımız, Genelkurmayımız kurdu. Kendilerini de tebrik ediyoruz, kolay şartlarda yapmadılar, çünkü sahada da zorluklar var.

SUNUCU- Tabii.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi amacı ne? İhlallerin önüne geçmek veya ihlal olursa, hangi taraftan olursa olsun, diğer taraftan rejimden de olsa, bu taraftan herhangi bir gruptan da olsa bunun tespiti ve bunların önlenmesi. Çünkü ihlaller önlenirse siyasi süreç de hızlanır. Aksi takdirde çatışmalar devam ederken siyasi süreç olmaz. Tabii İdlib bölgesinde radikal gruplar da var, bazı terör grupları da var. Onlar da değişik bölgelerden özellikle koridorlar açılarak oraya gönderildi silahlarıyla beraber. Bunların da tabii elimine edilmesi lazım. Yani burada içerideki huzuru bozacak grupların da burada olmaması gerekiyor. Bu konuda da istihbaratımız, yine Genelkurmayımız, arkadaşlarımız, biz de destek veriyoruz, ciddi ve titiz bir çalışma yapıyoruz. Bazı mesafeler de kat ettik. Çünkü biliyoruz ki burada adımlar atılmazsa, hatta bu adımları Rusya’ya diyoruz ki beraber atalım, ABD’ye diyoruz ki, diğer aktörlere, beraber atalım. Aksi takdirde rejim ve destekçileri bu grupların burada olmasını bahane ederek yarın buralara da İdlib Bölgesine de saldırır, o zaman tam bir felaket olur, 2 milyondan fazla sivil insan var ve şehirlerde insanlar yaşıyor. Yani birçok insan ölür Allah korusun. Tüm bunların önüne geçmek için işte biz risk de alarak gözlem noktalarını da oluşturduk. Burada diğer faaliyetlerimiz de, buranın istikrar için çalışıyoruz. Tabii hangi alanda olursa olsun, ister Fırat Kalkanı, ister Zeytin Dalı ister İdlib’teki gözlem noktalarımız, tüm bu bulunduğumuz bölgelerde de işin insani boyutunu hiçbir zaman ihmal etmiyoruz. Ve insani yardımlarımızı, sağlık dahil, su vesaire yiyecek, içecek, her türlü yardımlarımızı da ulaştırıyoruz. …

SUNUCU- Sayın Bakanım, işte Suriye biraz sakin, düzelir, durulur gibi olurken İran yaptırımlarıyla ilgili yeni kararlar alındı. Biraz önce aslında siz de söylemiştiniz, Batıda, Avrupa Birliği’nde çok ciddi itirazlar var, Türkiye’nin baştan beri bu konuyla ilgili itirazları var. Sizce bu ne olacak ve Türkiye’yi etkileme ihtimali de var mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bir ülkenin tek başına ben anlaşmayı yok sayıyorum demesiyle anlaşma yok sayılmaz. Bir ülkenin tek başına ben yaptırım kararı alıyorum, herkes uysun demesiyle de bu işler artık olmaz. Birleşmiş Milletler’in yaptırım kararlarına herkes uyar, biz de uyuyoruz. Fakat ABD’nin tek başına ben yaptırım kararı alıyorum, herkes alsın demesinden herkes rahatsız, başta Avrupa Birliği olmak üzere. Şimdi biz temaslarımızı sürdürüyoruz. Avrupa Birliği’yle arkadaşlarımız yakın temas içindeler, uzmanlarımız da görüşüyor, bizim Bakanlıktan arkadaşlarımız muhataplarıyla görüşüyor. Bu esasen ABD’nin güvenirliliğini zedeliyor, imajını zedeliyor. Gerçekten yani bu bölgenin istikrarı bakımından da çok önemli, çok ciddi bir tehdit oluşturuyor. Şeffaf bir şekilde bu anlaşmanın uygulanması takip edilsin. Bir önceki yönetim imzaladı diye ben iptal ediyorum demek olmaz. Devlette devamlılık vardır. Üstelik herkes bunun faydalı olduğunu düşünürken sen ben bunu faydalı görmüyorum dersen o da olmaz. Yani ben güçlüyüm, benim dediğim olacak anlayışı, ABD’nin bu dayatmacı yaklaşımları yüzünden çok ciddi bir şekilde sorgulanmaya başlandı ve artık direnç de başladı. Ve bu esasen ABD’nin uluslararası camia üzerindeki o eskiden beri istediğini yaptıran anlayışıyla, eskiden beri devam eden o nüfuzu ciddi bir şekilde de azalmaya başladı.

SUNUCU- Aslında prestij kaybına uğradı bu hareketler diyorsunuz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Prestij kaybı oldu evet. Bir iki kelimeyle söylediniz ciddi bir prestij kaybı var.

SUNUCU- Sayın Bakanım, az vaktimiz kaldığı için son olarak da şunu sormak istiyorum: Seçime çok az vakit kaldı, bir yandan yine de bu işin bir parçası gurbetçilerimizdi daha doğrusu yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızdı ama hem vakit daraldığı için kolay olmayacak anladığım kadarıyla eskisi kadar oy verme potansiyeli görünmüyor. Hem de bir yandan da sanki bazı zorluklar hala sürüyor. İşte miting yasağıydı, işte bazı Türkiye’nin adım atılmasının sebebi, seçim nedeniyle adımlarla ilgili galiba direnç mi var?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yok öyle çok ciddi bir direnç görmedik. Zaten Hollanda’yla geçen sene yaşanan sorunu biliyorsunuz 1,5 sene önce.

SUNUCU- Bu yıl daha mı iyi bir şey bekliyorsunuz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Almanya’dan böyle birkaç ses geldi, ama genel bir şey değil. Fransızlar aradılar gelebilirsiniz, ama önceden haber verin. İngilizler keza öyle, diğer ülkelerden de böyle şeyler söylediler. Avusturya var işte birde edemeyiz diyen Başbakan konuşuyor. Bence hiç gerek yok yani bu benim fikrim, vatandaşımızı da huzursuz etmeye gerek yok. Zaten yurt dışında yaşayan vatandaşımız kararını vermiş bugüne kadar da öyle. İleride belki bu oy verme biçimini de değiştirebiliriz.

SUNUCU- Yeni bir yöntem…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Daha önce Anayasa Mahkemesi iptal etti bir girişimde bulunduk. Esasen artık elektronik oya geçmemiz lazım bizim. Bu güvensiz bir ortam değil, Estonya’da biz bu sistemi inceledik. Tüm siyasi partilerimiz, Yüksek Seçim kurulumuz gitsin incelesin. Orada oyunuzu veriyorsunuz, zarfa koyuyorsunuz, elektronik ortamda kimse görmüyor oyunuzu. Seçim günü sandık kurulu açıyor. Sandık kurulunun açtığını siz takip edebiliyorsunuz yine. Oyunuzun açılıp sayıldığını da takip edebiliyorsunuz, oyunuzun kime gittiğini.

SUNUCU- Oyunuzun doğru sayılıp sayılmadığını da.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii doğru sayılıp sayılmadığı verdiğiniz adaya ya da verdiğiniz partiye gidip gitmediğini de yine takip edebiliyorsunuz.

SUNUCU- Bu varsa bu garantili bir şey çünkü. Irak’ta oldu bayağı bir ortalık karıştı biliyorsunuz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani orada cihazda kullanıldı, bu elektronik ortam herkes kendi kimlik numarasıyla. Bu o gün, biz yaklaşık 3 sene önce Cumhurbaşkanımızla gittik inceledik gördük bize anlattılar. Çünkü Estonya IT konusunda Avrupa’nın başkenti oldu pilot ülke, biz çok etkilendik. Fakat daha önce zaten böyle bir girişimimiz olmuştu Anayasa Mahkemesi iptal etti. Gerekli yasal düzenlemeler yapılır dediğim gibi tüm siyasi partiler, Yüksek Seçim Kurulundaki üyeler orada da zaten partilerin üyeleri var. Uzmanlar inceler, buna bizim geçmememiz lazım. Yani vatandaşlarımızın, yurt dışında özellikle.

SUNUCU- Bunu yurt dışı için öneriyorsunuz değil mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Avusturalya mesela. Yüksek Seçim Kurulu 500’ün altında olunca sandık açmamıza izin vermiyor, daha doğrusu temsilciliğimiz yoksa izin vermiyor. Ben, onların gerekçeleri haklı olabilir, suçlamak için söylemiyorum. Ama sandık kurduğumuz yerle oradaki vatandaşlarımızın bulunduğu şehir uçakla 5 saat Avusturalya’da, nasıl olacak? En az 1000 Avusturalya doları, yazık günah. Ama o vatandaşımızın da orada yaşayan vatandaşımızın da seçimlerde söz sahibi olması lazım, oy hakkının olması lazım onu da elinden almamanız lazım. Herkesin, yani hiç kimsenin şüphe etmediği güvenilir bir sistemle biz bunu başarabiliriz. Artık dünyada teknoloji nerelere gidiyor. Irak bile elektronik oya geçebiliyorsa kendi ülkesinde birçok ülkenin geçtiğini görüyoruz, gayet başarılı bir şekilde işlediğini de görüyoruz. Irak’ta işte Kerkük bölgesinde bir sorun oldu yeniden sayılması konusunda da talepler oldu biz de yakından takip ettik süreci. Başbakan İbadi’nin de bu konudaki çağrısı önemli. Oradaki Türkmen kardeşlerimizin haklarının gasp edilmemesi için ya da onların mağdur edilmemesi için biz gerekli temasları da zaten sürdürüyoruz. Fakat benim söylediğim tabii yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız zaten oyunu kullanacaklar. Bosna’da işte Cumhurbaşkanımızın bir etkinliği olacak önümüzdeki Pazar günü. Onun dışında partiler yurt dışında kampanya konusunda bir karar almadı, bizim partimiz de almadı, zaman da kısa belki böylesi daha da iyi.

SUNUCU- Evet vakit de kısa olduğu için, ama anladığım kadarıyla iyi, geçen seferki gibi bir gerilim yok Avrupa Birliğiyle aramızda ya da bazı ülkelerle çok özel sorunlar yaşamayacağız. Dediğiniz o Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği yöntemi de tekrar kanun anayasa haline getirilse belki çok rahat olacak herkes için sorun çözülecek. Orada söylediğiniz ilginç çünkü oyunun doğru sayılıp sayılmadığını da geriye dönük kontrol edebiliyorsa ki bu günkü sistemde yok mesela gizli attığımız için zarflar da kapalı. Aslında oldukça da güvenilir hale gelebilirmiş.

Sayın Bakanım, çok teşekkür ediyorum. Biliyorum yola çıkacaksınız o yüzden size verdiğim sözün de aslında üzerine çıktık, ama önemli konular vardı. İlerleyen süreçte tekrar konuk etmek isteriz, çok sağ olun.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ben teşekkür ederim siz sağ olun.