#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun NATO Antalya Dışişleri Bakanları Toplantısı Öncesinde Yaptıkları Basın Toplantısı, 12 Mayıs 2015, Antalya

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok değerli basın mensupları, 13-14 Mayıs tarihlerinde Antalya’da NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ev sahipliği yapıyoruz. Türkiye evvelce de 1960, 1980 ve 1984’te olmak üzere üç kez NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’na, 1967 ve 2010’da olmak üzere iki defa NATO Savunma Bakanları Toplantısı’na ve 2004’te NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmıştı. Bu toplantılar İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilmişti. Ayrıca, NATO Konseyi geçtiğimiz Nisan ayında Genel Sekreter Başkanlığında İzmir’de gayriresmi bir toplantı düzenledi. Böylelikle Antalya bir üst düzeyli NATO faaliyetine ev sahipliği yapan dördüncü ilimiz olacak.

Toplantıya 28 ülke dışişleri bakanlarının ve üst düzey yetkililerinin katılımını bekliyoruz. Ayrıca, Afganistan ve bu ülkedeki kararlı destek misyonu hareket ortağı ülkeler ve Ürdün’ün dışişleri bakanları ve üst düzey temsilcileri de bu toplantıda hazır bulunacak. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Afganistan Özel Temsilcisi ve aynı zamanda bir BM Afganistan Yardım Misyonu Başkanı ile Avrupa Birliği Yüksek Temsilcinin de katılımları öngörülüyor. Bu toplantı çerçevesinde ittifakın güneyinden ve doğusundan kaynaklı tehditler ve 2016 Varşova Zirvesi’ne giden süreçte ittifak içinde yapılacak çalışmalar ayrıntılı olarak görüşülecek.

Değerli basın mensupları, Afganistan’daki ISAF harekatı NATO’nun bölge dışında icra ettiği en uzun ve en büyük muharip misyondu, bu misyon biliyorsunuz geçtiğimiz yılsonunda tamamlandı. ISAF’ın yerini muharip olmayan Kararlı Destek Misyonu aldı, Türkiye bu Kararlı Destek Misyonu çerçevesinde Kabil bölgesi için hem çerçeve ülke sorumluluğunu üstlendi, hem de Kabil uluslararası havaalanının sorumluluğunu aldı, Afganistan’da halen yaklaşık bin askeri personelimiz görev yapıyor. NATO Sivil Kıdemli Temsilciliği görevini de halen bir Türk diplomat, daha önce Kabil Büyükelçimiz olan İsmail Aramaz yürütüyor. Afganistan’a gerek ikili, gerek bölgesel, gerekse NATO çerçevesinde yardımlarımızı sürdürmekte kararlıyız.

Antalya toplantısında ilk olarak Afganistan Dışişleri Bakanı’nın da katılımıyla Kararlı Destek Misyonu oturumu düzenlenecek. Bu oturum, misyona katılan ülkelerin dışişleri bakanları düzeyinde gerçekleştirilecek ilk toplantı olacak.

Biraz önce belirttiğim üzere, Antalya toplantısında NATO’nun güneyinden kaynaklanan tehditler de ele alınacak. Türkiye, DEAŞ’ın halen Suriye ve Irak’ta kontrol altında bulundurduğu bölgelerle sınır komşusu olan yegane müttefik ülkedir. DEAŞ bizim sınır komşumuz oldu iki ülke üzerinden de ve bu sürdürülebilir bir durum değildir, Türkiye için de büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Antalya toplantısı bu konudaki görüşlerimizi müttefiklerimizle paylaşmak bakımından önemli bir fırsat olacak.

NATO, uluslararası güvenlik ortamında meydana gelen gelişmelere kendini uyarlamak amacıyla kapsamlı bir dönüşüm sürecine girdi. Bu çerçevede yeni risk ve tehditlerle mücadelede işbirliği yapabileceği başka uluslararası aktörlerle de ilişkiler kurmaya başladı.

Değerli basın mensupları, Antalya toplantısında NATO-Ukrayna Komisyonu oturumu da yapılacak. Ukrayna, NATO’yla siyasi diyaloğunu ve pratik işbirliğini geliştirmek arzusundadır.

Ülkemizin Ukrayna’daki krize ilişkin tutumu, biliyorsunuz Ukrayna’nın egemenliği, siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafaza edilmesinden yana. Kırım Tatar Türklerinin güvenliği ile hak ve çıkarlarının korunmasını da kuvvetle savunuyoruz. Kırım’a gayriresmi bir heyet göndermiştik, heyet döndü ve şu anda raporunu hazırlamak üzere. Bu sabah kendileriyle bir görüşme yaptık, raporu tamamladıktan sonra bu rapordaki bilgileri ve raporu sizlerle paylaşacağız.

Ukrayna’daki krize uluslararası hukuk ve demokratik ilkeler temelinde taraflar arasında doğrudan diyalog yoluyla siyasi çözüm bulunmasını arzu ediyoruz. Bildiğiniz gibi, Ukrayna’daki AGİT Gözlem Misyonunun Başkanlığını da Bakanlığımız eski müsteşarı Büyükelçi Sayın Ertuğrul Apakan yürütüyor ve son derece başarılı bir şekilde bu görevi yerine getiriyor.

Türkiye’nin NATO Dışişleri Bakanlığı Toplantısı’na ev sahipliği, ülkemizin kolektif savunma ve ittifak dayanışmasına verdiği önemin ve NATO içerisindeki öncü rolünün öncü göstergesidir. Uluslararası barış ve güvenliğin tesisine katkılarımızı önümüzdeki dönemde de sürdürmek yönündeki irademiz devam ediyor.

Ayrıca, NATO toplantıları için Antalya’da bulunan Visegrad Grubu ülkeleri Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya Dışişleri Bakanlarının katılımıyla birazdan bir akşam yemeğinde biraraya geleceğiz.

NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı çerçevesinde, başta NATO Genel Sekreteri olmak üzere birçok ülkenin dışişleri bakanlarıyla da ikili görüşme fırsatımız olacak, gerek ikili ilişkileri, gerekse NATO çerçevesinde veya bölgemizdeki gelişmeleri burada bulunan dostlarımızla paylaşma fırsatımız olacak.

Katılımınız için sizlere çok teşekkür ediyorum, sorularınız varsa bunları da memnuniyetle cevaplamak isterim.

SORU- Kanal 24, Petek Us.

Sayın Bakanım, siz DEAŞ’la mücadele kapsamında özellikle Türkiye için çok ciddi bir risk oluşturduğunu söylemiştiniz. Çok uzunca bir süredir Türkiye bu söylemini dünyaya iletmeye çalışıyor. Ancak, uluslararası güçler konusunda Türkiye’nin tabii ki bazı tezleri var vazgeçmediği tampon bölge gibi. Bu konuda biz neden dünyayı ikna edemedik ya da neden edemiyoruz, nerede bir sıkıntı var? Bugün ve daha sonraki günlerde tabii ki siz de dile getireceksiniz ama, dünya bu konuda neye direniyor size göre?

Teşekkürler.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Maalesef bugün uluslararası örgütlerin ve ülkelerin başarısız kaldığı alanlardan bir tanesi de terörle mücadele, daha terörün uluslararası kabul edilir bir tanımı da yok. Terör ve terör örgütleri her geçen gün dünyanın her bölgesinde saldırılarını devam ettiriyor ve o ülkelerin ve bölgelerin istikrarsızlaşması yönünde negatif bir rol oynuyor. Ve yanı başımızda da DEAŞ başta olmak üzere Suriye’de ve Irak’ta başka terör örgütleri de bulunuyor. Terör örgütleriyle mücadelede her şeyden önce kararlı olmamız lazım ve şu anda DEAŞ terör örgütüyle sadece hava saldırılarıyla mücadele etmek veya yok etmek mümkün değil, bunu başından beri söylüyoruz, daha kapsamlı stratejiye ihtiyacımız var ve bir an evvel bölgenin terörden ve bu teröre sebep olan esas kaynaklardan kurtulması gerekiyor ve bölgeye istikrarın, güvenliğin gelmesi gerekiyor.

DEAŞ, biraz önce de söyledim, birçok sınır kapısını kontrol etmektedir, yani sınır komşumuz oldu. Ama sadece bununla da sınırlı değil, DEAŞ’a katılmak için dünyanın 90 ülkesinden Türkiye üzerinden geçmeye çalışan ve geçen yabancı terörist savaşçılar var, bu da Türkiye için bir tehdittir. Bugüne kadar tedbirler aldık, birçok yabancı terörist savaşçıyı yakalayıp sınır dışı ettik, bu rakam 1300’ü geçti ve bu yakalayıp sınır dışı ettiğimiz yabancı teröristler hakkında herhangi bir bilgi de yok geldiği ülkelerden, kaynak ülkelerinden. Ve yaklaşık 13800 yabancı terörist savaşçıya da Türkiye’ye giriş yasağı koyduk, sınır boyunda, havaalanlarımızı tedbirlerimizi artırdık. Ama bir kere Türkiye’ye girdikten sonra Suriye ve Irak gibi 1300 kilometrelik bir sınırı kontrol etmek kolay değil. Bugün Amerika yıllardır çaba sarf ediyor, Meksika’yla olan sınırını kontrol etmiş değil, kaçakçılar yüzde 85 oranında başarılı, bu o kadar kolay bir iş değil, ama biz tedbirlerimizi arttırıyoruz.

Dolayısıyla, her bakımdan bu yabancı savaşçılar bakımından da, hemen sınırımızın öbür tarafında bulunan terör örgütleri, özellikle DAEŞ bakımından baktığımız zaman Türkiye’ye ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Ama biz bu mesele sadece Türkiye’ye tehdit oluşturduğu için değil, Irak ve Suriye’nin geleceği için bu bölgeyi teröristlerden mutlaka temizlememiz lazım, ama bunun için de kararlı politikalar gerekiyor ve bu konuda Türkiye’nin önerileri oldu, somut önerileri oldu, tüm toplantılarda bu somut önerilerimizi müttefiklerimizle ve koalisyonun içindeki ülkelerle, koalisyonun içindeki çekirdek grupla da paylaştık, en son Washington ziyaretimizde dostum Kerry ve Susan Rice’la da bunları paylaştım.

Dolayısıyla, terörden kurtulmak için, başta Suriye’deki rejim olmak üzere gerçek sebeplerinden de kurtulmamız gerekiyor, bu terör örgütlerinden de kurtulmak için daha kararlı adımlar atmamız gerekiyor. ABD’yle başlatmak üzere olduğumuz ılımlı muhaliflere yönelik ya da onların güçlerine eğit-donat programı bu konuda etkili bir yönetimdir, ama tek başına bunun da yeterli olmayacağını da söylememiz gerekiyor, daha başka gerekli adımları da birlikte kararlaştırıp atmamız gerekiyor.

Teşekkür ediyorum.

SORU- Distinguished Minister, Olga Kuznetcova, Russian daily newspaper Kommersant.

Russia needs to face the most serious crisis after the end of the Cold War. Is Turkey ready to serve as intermediary between Moscow and Brussels this time in Antalya?

Thank you.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Well… I’ve been sharing my opinion on this issue for a long time. Unfortunately, even though the Berlin Wall fell physically, the wall in our minds and mentality has not fallen yet. This is one of the main problems. Secondly, neither Russia nor Europe did not have to ask or put pressure on Ukraine to choose either Russia or Europe or West. It was another mistake. Nothing can justify what Russia has been doing in its neighborhood: Ukraine and Crimea and Georgia. This is another story. But we have very good relations with both Russia and the West and both Russia and Ukraine. And we have been trying to play this constructive role efficiently and we will continue playing our role in the future as well. And as I’ve just emphasized in my opening remark; this problem, particularly Ukraine and Russia problem and Crimean problem, should be solved through the inclusive and meaningful dialogue and direct dialogue between Russia and Ukraine.

Thank you very much.