#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Kıbrıs Konferansı'nın devam eden yeni oturumu hakkında TRT Haber’in Sorularına Verdiği Yanıtlar (Canlı Yayın Bağlantısı), 29.06.2017

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- … bir mutabakat olacaksa, çözüm olacaksa olacak, olmayacaksa da artık bu işi uzatmanın anlamı yok, başından beri bunu söylüyoruz, Birleşmiş Milletler de bunu söylüyor, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti heyeti de, başta Sayın Cumhurbaşkanı Akıncı ve müzakereci de ve Hükümet de başından beri bunu söylüyor. Dolayısıyla biz bu anlayışla Cranz-Montana’ya geldik ve düşüncelerimizi söyledik.

Dün açılış oturumu oldu ve öğleden sonra iki kesim arasında açıkta kalan konuları değerlendirmek için bir görüşme oldu, dün ayrıca güvenlik ve garantilerle ilgili bir oturum oldu, bu sabah yine hem güvenlik ve garantilerle ilgili, hem de 4 fasılla ilgili Ada’daki iki taraf arasında görüşmeler oldu. Biz başından beri tutumuzu net bir şekilde söylüyoruz 12 Ocak Cenevre’de olduğu gibi, bu konferans sadece güvenlik ve garantiler konferansı değildir ve her konu birbirinden bağımsız bir şekilde görüşülüyor, müzakere ediliyor ve tüm konularda mutabakat olmadan hiçbir konuda mutabakata varılmamış demektir; bu bir.

İkincisi; biraz önce söylediğim gibi sadece güvenlik ve garantiler değil, tüm konuların müzakere edilip varılacaksa bir mutabakata varılması gerekiyor.

Güvenlik ve garantiler konusunda tutumumuzu net bir şekilde söyledik, sıfır asker, sıfır garanti bizim için toplantıya başlama noktası bile değil, böyle bir şeyi kabul edilemeyiz. Hem KKTC heyeti, hem de Türkiye heyeti, biz güvenlik ve garantilerin ne kadar önemli olduğunu ve Kıbrıs Türk halkı için ve Türkiye için vazgeçilmez olduğunu söyledik. Bu konuda ne düşündüğümüzü, hangi adımların atılması gerektiğini de net bir şekilde söyledik. Ama bu konuları daha detaylı konuşabilmek için bugüne kadar Rum tarafının özellikle Ocak’tan bu tarafa da tüm görüşmelerde o 4 fasıldaki açıkta kalan konuları biliyorsunuz görüşmemek için direndi ya da hiçbir konuda anlaşmaya varılmadı, o konuların kapatılması lazım ve ondan sonra bize gelmeleri lazım. Biz gösterebileceğimiz esnekliği de gösteriyoruz, ama temel ilkelerimizden, anlayışımızdan vazgeçmiyoruz. Zaten müzakerelerin çerçevesi belli: iki liderin 11 Şubat 2014 tarihli ortak açıklaması ve 12 Ocak 2017 tarihli Kıbrıs Konferansı Bildirgesi esasen şu anda müzakerelerin çerçevesini oluşturuyor.

Diğer konularda, mülkiyet konusu var, aynı şekilde dönüşümlü başkanlık, yani yönetim paylaşımı ve yine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Yunanistan vatandaşlarıyla eşit muameleye tabi tutulması gibi, yani 4 özgürlük dediğimiz önemli konular da var. Tabi eğer bu nihai konferans olacaksa tüm bu konularda mutabakata varılması gerekiyor. Şu ana kadarki toplantıların özeti esasen bu, detaylarıyla ilgili zaten arkadaşlar sizlere yer yer bilgi veriyor.

SORU- Efendim, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide bir açıklama yapmıştı 2 gün önce, bu konferansın Kıbrıs’ta en büyük şans olduğunu söyledi, fakat en son şans olmadığını söyledi. Siz de konuşmanızın başında nihai bir konferans olduğunu söylediniz. Daha önceki İsviçre’deki toplantılarda masayı terk eden Rum tarafıydı. Sizin tavrınız ne olacak bu süreçte efendim?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- BM Genel Sekreteri'nin Özel Danışmanı Espen Eide bizi ziyaretlerinde, toplantılarda ve Ada’daki açıklamalarda bu konferansın nihai konferans olduğunu ve bundan sonra uzatmanın bir anlamı olmadığını söylüyordu. Ayrıca, uzatma stratejisi, taktiği Rumların taktiğidir. Rumlar, Güney’de seçimler var, ayrıca tek taraflı Kıbrıs açıklarında sondaj çalışmaları yapmak istiyorlar biz tüm bu oyunları, stratejileri görüyoruz. Dolayısıyla, Eide eğer böyle bir açıklama yaptıysa bunu doğru bulmuyoruz, çünkü bu Birleşmiş Milletlerin tutumudur, bizzat kendisi defalarca bize söylemiştir. Başta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Danışmanı bir kere bu konuda farklı tutum içinde olmamalı, biz kendisine de bunu söyledik. 27 Haziran günü akşam yemeğinde de hem ben hem de Sayın Akıncı net bir şekilde bunun bir final konferans olduğunu, son konferans olduğunu ve artık burada bir sonuca varmamız gerektiğini söyledik. Bizim tutumumuz nettir. Dolayısıyla, Eide’nin böyle farklı açıklamalar yapması bizi de bağlamaz işin doğrusu. Ömür boyu bu konuyu bu şekilde müzakere edecek değiliz. Bunun bir sonu var ve olacaksa olur, olmayacaksa o zaman müzakerenin boyutları farklı olur, başka şey için müzakere ederiz. Burada henüz olayın başındayız, seçeneklerden, alternatiflerden B nedir, C nedir bunlara girmeye gerek yok, daha önce de sordular. Burada esas odaklanmamız gereken konu şu anda devam etmekte olan müzakere sürecini bir çözümle neticelendirmektir. Biz bunun için geldik; tutumumuzda samimiyiz. Ancak karşı taraftan da aynı anlayışı görmek istiyoruz. “Türk askeri olmayacak, Türkiye’nin hiç garantisi olmayacak” gibi kabul edilemeyen yaklaşımlardan uzaklaşmaları lazım. Daha makul ve kabul edilebilir önerilerle bizim karşımıza çıkmaları lazım.

Çok teşekkürler.

SORU- Sayın Kocias’ın sabah yaptığı açıklamada yani 10 yıldır benzer önerileri duyuyoruz Türk tarafından yeni bir öneri yok gibi bir ifadesi oldu. Türk tarafının yapmış olduğu önerinin içeriğine yönelik aynı görüşte misiniz siz de, biraz bilgi alabilir miyiz bu konuda?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Biz KKTC tarafı ve Türkiye olarak başından beri çözümle ilgili düşüncelerimizi, hangi adımların atılması gerektiğini söylüyoruz. Annan Planı’nı reddeden onlar, Annan Planı’nın içinde de çözümün parametreleri vardı ve 2014’den bu yana devam eden müzakerelerde de var. Rum tarafının ve Yunanistan’ın beklentisi garantilerin tamamen kalkması, Ada’da Türk askeri kalmaması. Onun dışındaki her türlü görüş bu nedenle değişik bir görüş değildir. Bir şeyin anlaşılması lazım: Bu bir hayaldir onlar için, bu hayalden vazgeçmeleri, bu rüyadan uyanmaları lazım.

Bugün Akıncı’yı yine toplantıda ve dün akşam diğer siyasi partilerin liderleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki siyasi partilerin liderleri gerek iktidarda olsun, gerekse muhalefetteki arkadaşlar garantinin ne kadar önemli olduğunu ve Türk askerinin ne kadar önemli olduğunu da vurguladılar. Dolayısıyla, Kocias’ın bu söylemi bizi bağlamaz. Düşünceleri varsa sonraki oturumlarda gerçekçi ve uygulanabilir fikirleri, kabul edilebilir fikirleri bizimle paylaşsınlar. Onun bazı idealleri var, daha önce de paylaşıyor işte … bunların ancak başlığı ele alınabilir. İçeriğine baktığımız zaman, mesela ittifak anlaşması, kim bozdu bunu, kim öldürdü? Rum tarafı ve Yunanistan’daki cuntacılar bunu öldürdü. Şimdi onunla bugünkü durumu kıyaslamanın bir anlamı yok. Geçmişe gittiğimiz zaman kimin ne yaptığı tarihte belli kayıtlarda var, ancak biz şimdi önümüze bakıyoruz. Geçmişten ders alarak Kıbrıs’ta bir çözüm olacak mı, olmayacak mı bunu değerlendiriyoruz. Kocias’ın bu açıklamaları doğru değil.

SORU- Çok teşekkürler.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Sağ olun.