#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Habertürk Kanalına Verdiği Özel Röportaj, 13 Haziran 2018, Antalya

SUNUCU- İyi günler değerli izleyiciler. Çok kritik gündem maddelerinin olduğu bir süreçte önemli bir konuğu ağırlıyoruz bugün, Haber Türk-Bloomberg HT ortak yayınında Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu bugün konuğumuz. Antalya’dan gerçekleştiriyoruz bu yayını, bunu da hatırlatayım. Sayın Bakan, hoş geldiniz öncelikle.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.

SUNUCU- Teşekkür ederiz, sağ olun. Oldukça yoğun, gündeminiz de yoğun biliyorum, hem iç politikada seçim gündemi var, ama dış politikada da diplomasinin gündemi de oldukça yoğun. Önce bir son dakika gelişmesiyle ilgili olarak başlamak istedim. Şimdi az önce ekranlarımıza da yansıttık, FETÖ’nün Hava Kuvvetleri imamı olarak bilinen, darbe girişiminin de planlayıcılarından Adil Öksüz’ün Almanya’da, Berlin’de saklandığı iddia edilen ev görüntülendi. Bu konuyla ilgili Almanya’dan size bir bilgi geldi mi, sizdeki, Türkiye’deki son bilgiler nedir Sayın Bakan?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii bu ihbar Anadolu Ajansına yapılan bir ihbar. Dolayısıyla Almanya’daki yetkililerin ilgilendiği doğrudan ya da evine gittiği bir olay değil. Ama diğer taraftan biz Adil Öksüz dahil tüm FETÖ mensuplarının peşindeyiz ve nereye giderlerse gitsinler onların peşini bırakmayacağız dedik. Bu sebepten dolayı bize gelen duyumlar ve bazı bilgilerden sonra tabii Almanya’yla bu konuda resmi temasta bulunduk ve Almanya Adil Öksüz ve diğerleriyle ilgili arama kararı çıkarttığını da söyledi. Dolayısıyla şu ana kadar Almanya’da resmen, hani Alman yetkileri tarafından Adil Öksüz bulunmuş değil. Değişik dedikodular çıkıyor, bazen Amerika’da olduğu söyleniyor, neticede tüm bu konuları biz titizlikle takip ediyoruz, Almanya nezdinde Dışişleri Bakanı başta olmak üzere tüm kurumlar nezdinde temaslarımızı da sürdürüyoruz.

SUNUCU- Bulunduğu anda iade edileceğine ilişkin bir söz verdiler mi Türkiye’ye?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yakalandıktan sonra tabii ki anlaşmamız var Almanya’yla. Ayrıca, bu bir darbecidir, Almanya da bunu çok iyi biliyor, dolayısıyla eğer yakalanırsa tabii ki iade sürecini başlatacağız. İade taleplerimizi zaten iletiyoruz, eğer Almanya Adil Öksüz’ü vermezse, bu sefer FETÖ’yü vermeyen ABD durumuna düşer. Şu anda ABD’de de bir hareketlenme var gerçi. Ama Almanya olsun, diğer ülkeler olsun, bu darbecileri, darbe girişiminde bulunan bu hainleri bize vermelidir, yargıya teslim edilmelidir bu kişiler. Hem darbe yapacaksınız, darbe girişiminde bulunacaksınız, 251 insanı öldüreceksiniz, şehidimiz var ve 2200 civarındaki vatandaşımızı yaralayacaksınız, ondan sonra da hiçbir şey olmadan, hesap vermeden elini-kolunu sallayarak her yerde gezeceksiniz, bunu biz kabul edemeyiz.

SUNUCU- Benzer sıkıntı Yunanistan’la da yaşanıyor aslında.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yunanistan’la da yaşandı, maalesef Yunanistan bu kişileri vereceğini söyledi. Burada siyasilerin vermek istediğini ben biliyorum, fakat özellikle Yunanistan yargısına Batıdan çok ciddi baskı geldi.

SUNUCU- Bir ülke var mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Batıdan, genel anlamda Avrupa Birliği dahil Batıdan ciddi baskı geldi bunları Türkiye’ye vermeyin diye.

SUNUCU- Peki Yunanistan’a karşı Türkiye’nin yeni bir, ikili geri kabul bozuldu şu anda en azından, durduruldu diyelim, daha farklı adımlar atılacak mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Elbette Yunanistan şu anda bunları bize vermezse, yarın buna benzer konularda da bizim tutumumuz farklı olur. Yunanistan’la esasen bugüne kadar adli konularda, terörle mücadelede bir işbirliğimiz oldu, hatta bazı DHKP-C’lileri biliyorsunuz Yunanistan tutukladı, bize iade ettikleri de oldu. Ama nedense darbeyle ilgili konuda darbeden en çok çekmiş Avrupa’da ülke olarak Yunanistan atmak istediği adımları atamadı.

SUNUCU- Mesaj ulaşması istenilen yere ulaşmıştır diye tahmin ediyorum. Sayın Bakan, şimdi son günlerde çok konuştuğumuz, özellikle son birkaç gündür konuştuğumuz konu Kandil. Şimdi yanlış hatırlamıyorsam Viyana seyahatinizde Irak’taki seçimler tamamlandıktan sonra Irak’la Türkiye PKK’ya yönelik ortak bir operasyon yapabilir demiştiniz. Daha sonra Vaşington dönüşü yapmış olduğunuz açıklamada da Ankara, Vaşington, Bağdat, Erbil dörtlü bir fikir birliği var PKK terör örgütüne karşı mücadeleyle ilgili olarak dediniz. Ve Kandil’e hava operasyonları başladı. Şimdi süreç ne durumda? Nasıl bir harita bekliyoruz biz PKK’yla mücadelede özellikle Kandil’de, Irak’ta?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Irak’taki PKK mevcudiyeti bizim ulusal güvenliğimiz için çok ciddi bir tehdittir. Dolayısıyla bu tehdidi bizim öyle ya da böyle bertaraf etmemiz gerekiyor. Biz sürekli Iraklı muhataplarımıza her düzeyde Cumhurbaşkanımız görüştüğü zaman, Başbakanımız görüştüğü zaman ve bizler Irak’taki PKK mevcudiyeti size de tehdit, bize de tehdit, dolayısıyla bunu bertaraf etmemiz gerekiyor, birlikte hareket edelim. DEAŞ’tan temizlediniz, biz size destek verdik, şimdi ise PKK’dan temizleme zamanı. Dolayısıyla siz bunu tek başınıza da yapamayabilirsiniz belki, kırsal bölgedeler, hatta Kuzey Irak bölgesinde bunlara destek veren bazı siyasi partiler, gruplar var, neticede beraber yapalım. Tabii Irak’ta bir seçim vardı, seçim bitti.

Diğer taraftan, ABD ile biz sadece Münbiç ya da Suriye konusunda bir çalışma grubu kurmadık, üç tane çalışma grubu kurduk. Bu çalışma grubunun ikincisi ise, Suriye’nin dışında diğer çalışma grubunun amacı; konsolosluk ve hukuki konuları değerlendirmek ve o gün Vaşington ziyaretinin arkasından Pompeo ile yaptığım görüşmenin hemen arkasından bu komisyon esasen bir ön hazırlık toplantısı yaptı ve en geç Temmuz ayı içinde bu konularla ilgili yine toplantı yapılacak.

Üçüncü çalışma grubu ise, PKK’ya yönelik işbirliği. Ve bu işbirliğinin içinde Türkiye ve ABD var, ayrıca tabii Irak var. Irak’ta da hem merkezi yönetim var, yani Bağdat, hem de bölgesel yönetim var, yani Erbil. Esasen PKK onlar için de çok ciddi bir tehdit. Ama tabii bu çalışma grubu da şu anda toplanmaya başladı, hazırlıklar yapılıyor, neler yapılabilir, istihbarat paylaşımı nasıl olur, PKK’nın üst düzey yöneticilerine karşı neler yapılması gerekiyor? Genel anlamda PKK’nın Irak’tan temizlenmesi için neler yapılacak, bu konuda da ön hazırlıklar çalışmalar devam ediyor. Ama diğer taraftan tabii ki biz, Sayın Cumhurbaşkanımız her zaman ne diyor? Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Yani başkalarının vicdanına ya da insafına kalmayacağız, başkalarından medet ummayacağız. Kendimiz de bu tehdidi, teröristleri temizlememiz gerekiyor, temizlemek için de zaten Afrin’den sonra şimdi Kandil bölgesinde, Sincar bölgesinde var-yok, o ayrı bir tartışma, çekildi diyor, Iraklılar da çekildi diyor. Ama Mahmur var, sadece Kandil artık bu işin adeta bir sembolü oldu.

SUNUCU- Irak resmen bize Sincar’dan PKK çekildi diyor.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet, bize çekildiklerini söylediler. Ama neresinde olursa olsun, yani Münbiç’ten sonra Suriye’de nerede olursa olsun, Irak’ta nerede olursa olsun biz bu teröristleri temizleyeceğiz, başka çaremiz yok. Çünkü onlar orada olduğu sürece ulusal güvenliğimiz sürekli tehdit altında.

SUNUCU- Bir kara operasyonu planlanıyor mu ilerleyen aşamada?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Askerlerimiz, uzmanlarımız, bu konuyla ilgili İstihbaratımız sürekli neler yapılması gerektiği konusunda teknik çalışmaları zaten yapıyorlar. Cumhurbaşkanımıza bilgi arz ediyorlar, Başbakanımızın bilgisi dahilinde. Tabii yurt dışı operasyonlar olduğu için gelişmeleri de birlikte değerlendiriyoruz. Bu işin bir saha ayağı var, yani sahada yapılması gerekenler var, tabii bir de masada ve diplomaside yapılması gerekenler var.

SUNUCU- O masada İran’da bir boşluk mu var, İran’la da görüşmeler yapılıyor mu bu konuyla ilgili?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- İran’la da görüşmeler yapıyoruz. Tabii İran için de PKK-PJAK büyük tehdittir. Hatta Kandil biliyorsunuz İran sınırına çok yakın, dolayısıyla bu sınırdan gelişler, geçişler de önemli. İran’la olan kendi sınırımıza biliyorsunuz duvar ördük ve sadece PKK ya da başka tehdit için değil kaçak göç olsun, yine başka türlü kaçakçılığın önüne geçmek için İran’la da işbirliğimizi artırıyoruz. Sürekli İçişleri Bakanlığı, ilgili bakanlıklar, sınırda toplantılar yapıyor, karşılıklı ziyaretler oluyor. Ama PKK, PJAK, YPG fark etmez, farklı ülkelerde farlı adı olabilir, ama bunların hepsi aynı örgüttür ve aynı terörist örgüttür. Dolayısıyla herkesin bu konuda işbirliği yapması gerekir.

SUNUCU- Suriye tarafına geçelim; Amerika Birleşik Devletleri’yle Münbiç’e ilişkin diyalog oluşturuldu, onaylandı, süreç başladı diye biliyoruz. Şu anda YPG-PYD terör örgütü mensupları Münbiç’ten çekilmeye resmen başladılar denilebilir mi Sayın Bakan.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şu anda resmen çekilmeye başladılar diyemeyiz, çünkü bunun hazırlık safhası var. Şu anda hem Türkiye kendi içinde hazırlığını yapıyor, hem ABD kendi içinde hazırlık çalışmalarını yapıyor, ayrıca iki ülke birlikte hazırlık çalışmalarını yapıyor. Yani bu iş birinci günle 11. gün arası, 11. günden sonra 30. güne kadar da yine iki ülke arasındaki hazırlık çalışmaları, ondan sonra çekilme süreci başlıyor.

SUNUCU- Temmuz başından itibaren.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani Temmuz’dan itibaren yine askerlerimizin, ilgili kurumlarımızın birlikte karar vereceği günden itibaren tabii, çekilme başlayacak. Ondan sonra atılacak adımlar konusunda da yine işbirliği olacak. Burada tabii Türkiye ve ABD devreye görevini de yapacak ki boşluk oluşmasın. Esasen PKK’nın olmadığı yerde halk nezdinde boşluk değil tam tersi huzur olur. Ama PKK’nın, YPG’nin yerine bu sefer ortalıkta dağıtılan DEAŞ olur, başka teröristler olur veya kendi içinde boşluklar olmasın, bazen gruplar arasında çatışmalar olur. Dolayısıyla Münbiç’in istikrarını bizim birlikte tesis etmemiz lazım. Daha sonra ise, yani bu arada ABD ve Türkiye burada kimler görev alacak, yönetimde kimler olacak, güvenlik birimlerinde kimler yer alacak, bunlar nasıl eğitilecek, nasıl görev alacak, bu konularda da birlikte çalışacağız, yani her şey…

SUNUCU- Oradaki demografi ama YPG/PYD’lilerin istediği gibi oluşmuşsa şu anda nasıl çözülecek o konu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- O kriter YPG oraya girmeden önce, hatta Suriye’de iç savaş başlamadan önceki nüfus…

SUNUCU- Nüfus yapısı dikkate alınacak.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani YPG geldikten sonra sadece Münbiç değil, hatta Kobani’nin de dengesi bozuldu. Yani YPG sadece Arapları ve diğer grupları sürgüne göndermedi, Türkleri de sürgüne gönderdi.

SUNUCU- O zaman diğer şehirlerde mi bu Münbiç gibi düşünülerek bir hesaplama-planlama yapılacak.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Elbette. Buradaki hedef şudur: YPG/PKK’yı buralardan çıkarmak, buraları bir istikrara kavuşturmak ve daha sonra buraları terk etmek zorunda kalan çoğunluğu Türkiye’de insanların bu şehirlere, bu bölgelere dönmesine yardımcı olmak.

SUNUCU- Peki, YPG/PYD’liler Münbiç’ten çıktıktan sonra Fırat’ın doğusuna geçecekler. Şimdi bu Amerika Birleşik Devletleriyle sizin iki bakan olarak anlaştığınız yol haritasında YPG’lilerin daha sonra gittikleri yerlerden de çıkarılması var mı Sayın Bakan?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Var, elbette.

SUNUCU- Bu nasıl yapılacak veya bunun bir takvimi var mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Aynı yöntem, Münbiç modeli uygulanacak, Münbiç’te ne yapıldıysa diğer şehirlerde ve Fırat’ın doğusundaki bölgelerde aynı şey yapılacak. Yani buraları istikrara kavuşturmak istiyorsak, YPG’nin, PKK’nın buralardan çıkarılması gerekiyor. Ve aynı yöntemi uygulayacağız. Kobani, ağırlıklı Kürt’se yönetimde ağırlıklı Kürtler olacak, Ama YPG/PKK’lılar değil, terörist olmayan Kürtler olacak. Sürgüne gönderilen, oraların gerçek sahibi Kürtler olacak. Yine Rakka, yüzde 95 büyük olasılıkla, bize gelen bilgilere göre Arap, yüzde 3 Türkmen varsa yüzde 3 Türkmen olacak veya başka bir yerde yüzde 20 Türkmen varsa yönetimde yüzde 20 Türkmen olacak. Buradaki kriter esasen son derece dengeli ve objektif bir kriter ve istikrara kavuşturulmak için bence isabetli bir kriter ortaya koyduk. Nüfusu oranında herkes temsil etsin, yani bu yerel sahiplenmeyi de artıracaktır.

SUNUCU- Peki, tırlarca gönderilen silahlar vardı Amerika Birleşik Devletleri tarafından. Kaç kez sözünün verildiğini biliyoruz bu silahlar toplanacak diye. Bu silahların toplanması konusunda ne gibi adımlar atacak Amerika Birleşik Devletleri?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii buralarda YPG’nin çekilmesi demek, YPG’nin silah bırakarak silahların alınması demektir Münbiç’te olduğu gibi. Tabii ki Amerika silah verdi, bunu da zaten gizlemiyor. Durduracağım dedi, durdu-durmadı, şimdi vermiyorum diyor. Buraları istikrara kavuşturmamız için bu silahların geri alınması gerekiyor. Daha önce Münbiç’ten YPG’ye çekilecek diye de çok söz verdi ABD, bugüne kadar o sözünü tutmamıştı ya da tutamamıştı. Zaten bu yol haritasının da amacı bu, tuttuğunu biz de göreceğiz, içinde olacağız sözünü tuttuğunu. Yani artık bu işleri yani sürüncemeye bırakmak halk tabiriyle ya da her zaman söylüyorum, futbol tabiriyle topu taca atmak yok. Birlikte çalışacağız, birlikte göreceğiz ne yapılıp-ne yapılmadığını. Şimdi silahı kim toplayacak? Silahı veren toplayacak. Dolayısıyla buralardan çıkarken silahların da alınması gerekiyor. Sözde niye verdi bu silahları? Yani bu bizim için kabul edilebilir bir mazeret değil, ama bu bölgelerin güvenliğini tesis etsinler diye. Şimdi yerel halka bunu vereceksek ve bu süreçte de bizler görev alacaksak, o zaman YPG’ye ne ihtiyaç vardı, zaten başında yok. O zaman YPG’nin elindeki silahların da alınması lazım. Zaten silahların alınması konusunda da seri numaralarını biz aldık ve alacağız dedi yani ABD. Bu konuda da bize verilmiş sözleri de var. Bizzat Trump’ın Sayın Cumhurbaşkanımıza bunu defalarca söylediğini ben bizzat tüm toplantılarda bulunan Dışişleri Bakanı olarak işittim.

SUNUCU- Üçüncü bir ülke var mı bu süreçte, onu sorup Suriye konusunu kapatacağım. Yani Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri dışında…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bizim için üçüncü bir ülke yok ve bu çalışma grubunun içinde de üçüncü bir ülke yok.

SUNUCU- Girmek isteyenler…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ve herhangi bir üçüncü ülke konusunda bir görüşme de aramızda olmadı. Bir inisiyatif alırsınız, örneğin Astana başka ülkeler de gelmek istedi. Bir fikirdaş ülkeler kurarsınız, bir bakıyorsunuz sonra ben de olmak istiyorum, ben de olmak istiyorum. Sayı genişliyor genişliyor, sonra hiçbir fonksiyonu kalmıyor. Esasen mutlaka bunun içine girmek isteyen, hani Suriye’de ben de varım, ben de söz sahibi olmak isterim diyen ülkeler olabilir, bunların başında da Fransa var. Fransa her şeyin içinde olmak ister. Bizim Fransa’yla görüşlerimiz özellikle Afrin operasyonuna kadar tamamen örtüşüyordu. Ama Afrin operasyonunda kusura bakmasınlar, Fransa maalesef çok yanlış yaptı, dürüst davranmadı, sözleriyle. Bir de, bize söylemediklerini söyledik diye kendi kamuoylarına açıklama yaptılar, çok yanlış yaptılar. Biraz dürüst olmamız lazım, birbirimize de, haklarımıza karşı da dürüst olmamız lazım. Ama Fransa olmak ister, ben biliyorum Fransa’nın yapısını, her yerde olmak ister, her konuda bir inisiyatif almak ister. Ama bu anlaşma ABD ile bizim aramızdaki anlaşma. Ha Fransa’yla, diğer ülkelerle ateşkes, siyasi çözüm, Suriye’nin tam anlamıyla sınır bütünlüğü, toprak bütünlüğü korunarak bir istikrara kavuşturulması konusunda zaten çalıştık, çalışıyoruz, ama bu anlaşma ABD ile Türkiye arasındaki anlaşma ya da yol haritası.

SUNUCU- Son birkaç dakikaya giriyoruz, ama kritik başlıklardan, konulardan birisi de Avusturya ile son birkaç gündür yaşanan gerilim diyelim. Sınır dışı kararı, cami kapatma kararı sonrası iki ülke arasındaki ilişkiler tamamen gerilmiş durumda. Sayın Ömer Çelik’in açıklamaları oldu, önümüzdeki dönem AB Dönem Başkanı olacak Avusturya, Türkiye yok sayacaktır dedi. Farklı yaptırımlar düşünülüyor mu Türkiye’nin Avusturya’ya karşı? Sizin Kurz’la olan daha öncesinden ilişkiniz vardı Dışişleri Bakanıyken. Bunu neye yoruyorsunuz, öyle sorayım ben?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi yaptırım yaparsanız. Dışişleri Bakanı’yken genç bir arkadaşımızdı, biz de ona esasen sahip de çıktık. Yani grubumuza girerdi, gelirdi, katılırdı. Fakat sonra bu ırkçı ve popülist yaklaşımlarından dolayı tabii bir kopma oldu. Çünkü merkez sağdaki partiler sağlam durmazsa Avrupa’da artan bu ırkçılık, İslam düşmanlığı, göçmen düşmanlığı, her türlü aşırılık Avrupa’nın geleceğini tehlikeye atar, öyle görünüyor zaten. Kurz’a baktığımız zaman Hrıstiyan demokrat merkez sağ partisi, ama aşırı sağ parti çizgisinde. Örneğin aşırı sağ parti kontenjanından Dışişleri Bakanı Karin Kneissl, o partili değil, ama onların kontenjanından Dışişleri Bakanı oldu. Son derece hoşgörülü, İslam medeniyetini derslerinde anlatan, Osmanlı’nın dünya medeniyetine katkılarını anlatan, Türkiye’nin önemini bilen dengeli ve mantıklı ve vizyoner sahibi bir siyasetçi. Avrupa’da böyle siyasetçiler görmek istiyoruz biz. Yaptırım uygularsınız. Ortada bir sorun var, bunu nasıl çözeceğiz buna bakmamız lazım. Yaptırım her zaman uygulanır. Biz zaten Avusturya’ya yaptırım da uyguladık. Ve Avusturya’nın şu anda NATO faaliyetlerine katılmasını da engelledik. Diğer bazı engellemeler de yaptık. Efes kazısı vesaire ama Karin Kneissl’ın bu yaklaşımından dolayı biz bir jest yaptık Efes kazıları konusunda. Ve kendisiyle Kurz’un bu açıklamalarından sonra telefonla da görüştük. Kendisi üçüncü bir ülkede, İtalya’daydı o gün, tesadüf İtalya Dışişleri Bakanı da o gün tebrik etmiştim. Şimdi bu sorunu nasıl çözeceğiz? Vakıf mı, vakıf. Şimdi bir vakıf kuruyoruz, tamam, yurt dışından para gelmesini istemiyorsanız bu vakıftan maaşlarını alsınlar. Esasen Diyanet’le, orada ATİB var, ATİB’le çalışmak istiyorlar, çünkü bizim vatandaşlarımızdan, Türklerden radikalleşen bir tane bile yok. Bunun sebebinin de Diyanet İşleri Başkanlığı ve ATİB, bizim yani eğitim sistemimizden kaynaklandığını biliyorlar. Fakat böyle bir yasa kabul ettiler.

Diğer taraftan imamların ortak eğitimi konusunda da prensip olarak biz Karin’le anlaştık. Viyana’da Viyana Devlet Üniversitesi bünyesi altında bir fakülte kurmayı düşünüyoruz, Strazburg’da da biliyorsunuz bir ilahiyat fakültesi…

SUNUCU- Bu olaydan sonra mı konuştunuz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hayır, önceden konuştuk. Benim ziyaretimde, kendisinin İstanbul ziyaretinde bunları zaten konuştuk. Ve kendisiyle telefonda bunları tekrar konuştuk tabii. Bu süre içinde de Türkiye’de Almanca dersleri dahil Avusturya’da doğup büyüyen ve imam olmak isteyen kardeşlerimizi eğitebiliriz Türkiye’de, bunun için ortak çalışabiliriz. Bizim derdimiz Almanya düşmanlığı değil veya Avusturya düşmanlığı değil. Bizim derdimiz, Oradaki yaşayan Türklere ve Müslümanlara İslam’ın doğru kaynaktan doğru bir şekilde öğretilmesidir, eğitilmesidir. Bu esasen Avusturya için çok önemlidir, bizim için de çok önemli, vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin bu eğitimi alması ve orada hizmetlerin verilmesi. Ama Avusturya için de hayati derecede önemlidir. Önemli olan bu konuda işbirliği yapmak. Ama şimdi Kurz’un kafası tabii başka yerlere gidiyor. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nu tekrar kurma hayalinde olan bir kişiden de başka şeyler bekleyemezsiniz.

SUNUCU- Sayın Bakan, çok teşekkür ediyoruz.

Biliyorum yoğunsunuz, seçim turlarınız da var aynı zamanda. Bir cümle de seçime ilişkin sizden alalım, programı kapatalım.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Antalya’da kampanyamızı çok güzel götürüyoruz. Bazen Türkiye genelindeki kampanyalara da, etkinliklere de katılıyoruz, durumu çok iyi görüyoruz, anket sonuçları da çok şükür gayet iyi. Halkımız kimin ne yapacağını, kimin ne yapamayacağını biliyor ve inşallah ilk turda Cumhurbaşkanımızı net bir oyla yine cumhurbaşkanı seçeceğiz, ama yeni sistemle ilk defa seçeceğiz ve Parlamentoda da inşallah çoğunluğu elde edeceğiz. Biz de Antalya’dan Ankara’ya güçlü bir destek göndermek için tüm arkadaşlarımızla çalışıyoruz. Tabandaki teveccüh de, oy veren-vermeyen herkesten gördüğümüz teveccüh de bizleri mutlu ediyor. Antalyamıza da çok büyük hizmetler yaptık gerçekten ve şimdi de neler yapacağımızı halkımıza anlatıyoruz, masaya koyuyoruz, hepsi de gerçekleştirilebilir projeler. Halkımız da bu konuda güveni ve teveccühü var, hepsine de çok teşekkür ediyoruz. Tüm Antalyalı hemşehrilerimize ve tüm vatandaşlarımıza da çok teşekkür ediyoruz. Sevgiler, saygılar gönderiyoruz.

SUNUCU- Sağ olun, biz de teşekkür ediyoruz zaman ayırdınız yoğun programınız arasında, sağ olun.

Değerli izleyiciler, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla hem dış politikayı, hem de zamanımız yettikçe içeriyi, iç politikayı değerlendirmeye çalıştık. Irak’ta, Suriye’de, Avrupa ülkeleriyle neler yaşanıyor, bundan sonra ne gibi adımlar atılacak, bu sorulara cevap bulmaya çalıştık.

Bizi izlediğiniz için teşekkür ediyoruz efendim.