#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Dışişleri Ve Avrupa Birliği Bakanlıkları Antalya Temsilcilikleri Açılışında Yaptığı Konuşma, 21 Aralık 2014, Antalya

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Öncelikle bugün güzel ve anlamlı törende sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Bugün iki tane Bakanlığımızın Antalya temsilciliklerinin açılışını hep birlikte yapıyoruz. Özellikle şehrimize dün akşam teşrif eden Avrupa Birliği Bakanımız ve Başmüzakerecimiz Volkan Bozkır’a da hoş geldin diyoruz, teşekkür ediyoruz.

Antalya’nın ne kadar güzel bir şehir olduğunu, yeryüzü cenneti olduğunu anlatmama herhalde gerek yok, hepimiz biliyoruz ve yaşıyoruz. Biz de bugün Dışişleri Bakanlığımızın İstanbul, İzmir ve Edirne’den sonra 4’üncü temsilciliğini yurdumuzun bu cennet şehri, benim de Meclis’te temsil etmekten onur duyduğum Antalya’da birlikte açmanın sevincini yaşıyoruz. Aynı şekilde biraz sonra Avrupa Birliği Bakanımız da Avrupa Birliği’nin buradaki temsilciliğinin neden açıldığını sizlere, bizlere açıklayacaktır.

Değerli konuklar, geleneksel faaliyet alanı yurtdışı olarak bilinen diplomasinin yani, yurt içinde de bu şekilde temsilcilikler açılarak yürütüldüğünü belki merak edebilirsiniz. Esasen, özellikle bu ihtiyacı benden önceki Dışişleri Bakanımız ve şimdi Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu çok iyi şekilde gördü ve İstanbul, Edirne ve İzmir’de temsilciliklerimizi açıldı.

Bunun sebebi nedir? Bunun birinci ana sebebi, diplomasinin doğasındaki yapısal değişimdir, köklü değişimler, yapısal değişimdir. Bugünün küresel dünyasında diplomasi, sadece belli bir grup insanın kapalı kapılar ardında, dar bir çerçevede yürüttüğü bir alan değildir. Bugün aramızda Volkan Bey de eski bir kariyer diplomat, AB Bakanımız da, yine Dışişleri Bakanlığımızın Antalya temsilcisi de kariyer diplomat. Bunu şunun için söylemiyoruz: Yani kariyer diplomatların elinden çalınan bir meslek değil ama, onların yürüttüğü diplomasi faaliyetlerine tamamlayıcı olarak artık diplomasi sivil toplum örgütlerine kadar yayılmıştır ve bunun en iyi örneğini de güzel şehrimiz Antalya’da görüyoruz.

İş dünyasının diplomasideki önemini en iyi bilen, görenlerden bir tanesiyim gerek yurt içinde, gerekse yurt dışındaki yürüttükleri faaliyetlerde. Dolayısıyla, diplomasi artık çok dinamik bir nitelik kazanmıştır. Sokaktaki vatandaşın hayatına doğrudan yansıyan ekonomi, turizm, sağlık ve eğitim gibi birçok alanın diplomasiyle etkileşimi de giderek artmaktadır.

Bugün burada sizlerle birlikte olmamızın ikinci temel nedeni ise, Türk dış politikasındaki zihniyet değişimidir, dönüşümdür. Aktif, çok boyutlu ve vizyoner bir dış politika izliyoruz ve bu çok boyutlu dış politikanın sadece Dışişleri Bakanlığımız tarafından yürütülemeyeceğinin de farkındayız. O nedenle, bütün şehirlerimizi ve şehrin dinamiklerini de, özellikle Antalya gibi Türkiye’nin dünyaya ve Avrupa’ya açılan bir penceresi olan şehrin diplomasiyle katkısını ve katılımını artırmak istiyoruz. Ve proaktif dış politikamızın nasıl yurt dışında etkinliğini görüyorsak, uluslararası örgütlerin ve farklı ülkelerin Türkiye’ye de ilgisinin arttığını hep birlikte görüyoruz.

2002 yılında ülkemizdeki toplam misyon sayısı, yani büyükelçilikler, başkonsolosluklar, konsolosluklar ve uluslararası örgütlerin temsilcilik sayısı 166’ydı, bugün bu rakamın 254’e yükseldiğini görüyoruz ve Antalya’mız da bundan nasibini almaktadır. Biraz önce Sayın Valimiz de Antalya’da kaç tane başkonsolosluk, 1 tane başkonsolosluk var, 3 tane konsolosluk var, 36 tane de fahri konsolosluk var. Bugün İstanbul, New York’tan sonra dünyada en çok başkonsolosluğun olduğu şehirdir, yani dünyada ikinci sıradadır. Bu da ülkemizin ve İstanbul’umuzun ve şehirlerimizin de artık uluslararası örgütler ve ülkelerin de ilgi gösterdiği bir ülke ve şehirler olmaya başladığını göstermektedir.

Peki, Dışişleri Bakanlığı olarak neden Antalya’yı seçtik, bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Antalya bugün, biraz önce de söyledim, sunduğu imkanlarla ve doğal güzelliğiyle, tarihiyle ve de çok canlı sivil toplumuyla gerçekten hem ülkemizin Avrupa’ya ve dünyaya açılan aydınlık yüzüdür, hem de uluslararası alanda çok aktif bir şehir haline gelmiştir. Gerek Antalya içindeki aktiviteler, gerekse Antalya’nın dışarıdaki aktivitelerine baktığımız zaman bunu görüyoruz.

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi üyeliğim ve Başkanlığım döneminde Antalya’da yaptığımız faaliyetleri uzun uzun anlatacak değilim. Son yıllarda Antalya’da birçok uluslararası örgütlerin toplantıları ve zirveleri de yapılmıştır, ama sadece bu yıl içinde Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi’nin önemli toplantıları Antalya’da gerçekleşti. Aynı şekilde Birleşmiş Milletler nezdinde görevli daimi temsilciler Birleşmiş Milletlerin reform toplantısını, yani reforme edilebilir toplantısını Mayıs ayında Antalya’da yapmıştı. New York’ta da gördüm Eylül ve Ekim aylarında artık Birleşmiş Milletlerin reformu konuşulduğu zaman Birleşmiş Milletler koridorlarında herkes şunu söylüyor: Reforma Antalya ruhuyla devam etmeliyiz diyor, yani bugün dünyanın en büyük uluslararası örgütü Birleşmiş Milletlerin reformu artık Antalya ruhuyla, Antalya adıyla anılmaktadır. Bu da Antalya’nın nasıl bir dünya markası olduğunun başka bir göstergesidir.


Sayın Valim de söyledi, önümüzdeki yıl ve ondan sonraki yıllarda da Antalya’yı diplomasinin merkezi haline getirmek için çalışıyoruz. Mayıs ayında NATO Dışişleri Bakanları Toplantısını Antalya’da yapacağız. Önümüzdeki yıl 2015 Kasım ayında şu anda Başkanlığını yaptığımız G-20 Zirvesi dünyanın en zengin, en büyük ülkesinin oluşturduğu G-20’nin Zirvesini Antalya’da yapacağız. Ve yıl içinde G-20 kapsamında birçok bakanlar toplantısını da ve etkinlikleri, faaliyetleri önümüzdeki yıl içinde Antalya’da yapacağız.

Hep EXPO diyoruz, EXPO 2016 diyoruz ve dünya botanik EXPO’sunu 2016 yılında Antalya’da ağırlayacağız ve birçok ülkenin katılımını sağladık ve bu yönde gerek Dışişleri Bakanlığımız, gerek ilgili bakanlıklarımız ve bizzat bizler de bakanlar olarak her görüşmede Sayın Başbakanımız, Sayın Cumhurbaşkanımız muhataplarıyla her görüşmede EXPO 2016’nın Antalya EXPO’sunun önemini vurguluyor ve de ülkelerin katılımını teşvik ediyorlar. Birçok ülke söylediğim gibi katılacak ve bunun çok başarılı olmasını arzu ediyoruz. Ama arkadaşlarımızla aldığımız bir kararla sadece 6 aylık bir EXPO olmayacak, bir botanik bahçesi şeklinde sürekli bir şekilde burası kalacak ve ülkelerin bahçeleri de burada kalıcı olacak. Ülkemize gelen turistler de bu EXPO alanını, yani botanik bahçesini her yıl ziyaret etme imkanı bulacak. Ve Antalya’mıza baktığımız zaman artık turizmin boyutunun da değişmeye başladığını görüyoruz. Bugün Belek bölgesine gittiğiniz zaman çok sayıda golf sahasında yüzlerce, binlerce turistin golf oynadığını görüyoruz ve kış aylarında yüz binlerce turist golf oynamak için Antalya’ya geliyor. Sadece Antalya’ya geçen sene gelen futbol takımı sayısı 1500’ü geçmiştir. Dolayısıyla, turizmde çeşitliliği de yavaş yavaş turizmci arkadaşlarımızla birlikte artırıyoruz. Turistlerin memnuniyet oranına baktığımız zaman bu oran yüzde 80’nin üstüne çıkmıştır, bu çok ciddi bir rakamdır. Özellikle misafirperverliğimizden etkilenen birçok yabancı da Antalya’da yaşamayı tercih etmiştir ve onbinlerce farklı ülkelerden vatandaşlar da, insanlar da Antalya’mızdan gayrimenkul alarak bu şehirde yaşamayı tercih etmiştir, onlar da bizim yeni hemşerilerimiz olmuştur. Devlet Başkanlarının, Başbakanların ilgisine baktığımız zaman bu sene içinde 5 tane devlet başkanı, iki tane hükümet başkanı ve bir tane de özerk devlet başkanı Antalya’mızı ziyaret etmiştir. Bunlar sadece bizim bildiğimiz, bize bildirilen insanlar. Gizli bir şekilde tatile gelen emirlerin, Devlet Başkanlarının, Cumhurbaşkanlarının sayısını biz bile bilmiyoruz işin doğrusu. Dolayısıyla, böylesine herkesin ilgisini çektiği bir şehirde Dışişleri Bakanlığımızın temsilciliğinin açılması son derece doğaldır.

Temsilciliğimiz şimdiden şehrin hayatına nüfus etmeye başladı. Özellikle eğitime çok önem veriyoruz ve çok değerli Büyükelçimiz, temsilcimiz Ali Rıfat Köksal’ın Akdeniz Üniversite’sinde dış politika dersi vermeye başladığını burada söylemek istiyorum ve bundan da çok büyük bir mutluluk duyuyorum. Bakanlığımızla üniversitelerimizi sadece Antalya’da değil, tüm Türkiye’de buluşturmak için özellikle gayret sarf ediyoruz arkadaşlarımızla birlikte. Antalya’yı üniversiteler kenti haline getirmek istiyoruz, yabancı öğrencilerin Antalya’ya gelip eğitim görmesini arzu ediyoruz. Ta Antalya’dan Alanya’ya kadar kurduğumuz ve kuracağımız üniversitelerle yaklaşık 50 binden fazla yabancı öğrencinin Antalya’da eğitim görmesini amaçlıyoruz, arkadaşlarımızla birlikte planlıyoruz.

Antalya Avrupa Birliği Bakanlığı Temsilciliğiyle birlikte Avrupa Birliği sürecimize de çok önemli katkı sağlayacaktır. Volkan Ağabey diyebilir ki, burası benim alanım, ama Avrupa Birliği Türk dış politikasının en önemli projesi olduğu için, birlikte çalıştığımız için izniyle bunu da özellikle vurgulamak istedim.

Sevgili Antalyalılar, değerli dostlar, sizlerin de katkılarıyla birlikte çalışarak Antalya’mızın uluslararası alanda daha etkili olabilmesi için gayretlerimizi artıracağız ve bunu başaracağız.

Buradaki temsilciliğimiz iki yönlü faaliyet gösterecek; hem yurt dışına açılmak isteyen şirketlerimiz başta olmak üzere, insanlarımız, belediye başkanlarımız, yerel yöneticilerimiz, herkese yardımcı olacak, hem de yurt dışından buraya gelen ister siyasetçi olsun, ister burada yaşayan olsun, isterse buradaki başka ülkelerin temsilcilikleri olsun, onların halkımızla bütünleşmesine de katkı sağlayacaktır.

Ben hem Avrupa Birliği Bakanlığımızın Temsilciliğinin, hem de Dışişleri Bakanlığımızın temsilciliğinin Antalya’mıza ve ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum, hepinize saygılar sunuyorum, katıldığınız için de şükranlarımı sunuyorum.