#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun CNNTürk Haber Kanalına Verdiği Özel Röportaj, 23 Kasım 2018, Ankara

SUNUCU- Ankara’dan iyi günler. Çok önemli bir konuğumuz var Ankara stüdyolarımızda ağırlayacağız, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu.

Efendim, CNN Türk’e hoş geldiniz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Teşekkür ediyorum.

SUNUCU- Böylesine önemli bir gündemin olduğu bir süreçte CNN Türk’ü tercih ettiğiniz için ayrıca teşekkür ediyorum ve hemen en sıcak başlıktan başlamak istiyorum. Hafta başında Amerika’daydınız orada önemli temaslarınız oldu. Şimdi Suriye en sıcak başlık Amerika’yla ilişkilerde ve Fırat’ın Doğusunda Amerika yeni bir adım attı Türkiye sınırına yakın gözlem noktaları kurma kararı aldılar. Bunun Türkiye’yi tehditten koruma amaçlı olduğu söylense de tam da Türkiye’den o bölgeye dönük birtakım operasyonların gerçekleşebileceğine dönük söylemler geldiği için YPG’ye müdahaleyi engellemek olarak da yorumlandı bir taraftan. Şimdi önce şunu soracağım: Bu gözlem noktaları konusunda Amerika’yla öncesinde Türkiye arasında bir görüşme oldu mu, bundan haberimiz var mıydı ve nasıl okumak lazım Amerika’nın bu adımını?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Amerika’da ziyaretlerimizde, görüşmelerimizde Suriye’nin tüm boyutlarını, sahadaki durumu, İdlib’i, Münbiç yol haritamızın uygulanması ve Münbiç’ten sonra Fırat’ın doğusunda neler yapmamız gerektiğini yine Münbiç yol haritasının devamı olarak neler yapmamız gerektiğini konuştuk. Tabii ki geçtiğimiz haftalarda özellikle Fırat’ın doğusundan bize gelen taciz ateşlerinden sonra verdiğimiz cevaplar hem sahada neler yapabileceğimizi gösterdi, diğer taraftan baktık ki ABD’yi de biraz rahatsız etmiş. Telefonda da kendilerine söyledik bize sınırımızın ötesinden tehdit geldiği sürece biz gereğini yaparız mesajını verdik. New York’taki görüşmelerimizde bir taraftan yol haritasında biraz gecikme var bunu bir an önce tamamlamamız lazım. Diğer taraftan yine bu yol haritasının sonunda en sonunda Münbiç bittikten sonra diğer bölgelerin istikrara kavuşturulması için bu yol haritası uygulanır mutabakatımız var.

SUNUCU- Ki siz hep Fırat’ın doğusu için de bunun geçerli olacağını söylemiştiniz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet, Fırat’ın doğusu için, bunu da zaten Pompeo’yla beraber onaylamıştık. Öncesinde Tillerson’la beraber çalışmıştık üzerinde Sayın Cumhurbaşkanımızın da talimatlarıyla. Tabii bu yol haritasını iki Dışişleri Bakanı olarak bizler onayladık, ama her iki ülkenin başkanı da hem Cumhurbaşkanımız Erdoğan hem de Trump da gördü ve siyasi irade de var, şimdi ortak tatbikat başladı. Fırat’ın doğusuna gelecek olursak YPG son zamanlarda tabiri caizse iyice bir azgınlık içine girdi. Sadece bize yönelik bazı taciz ateşleri değil, o bölgedeki Araplar, Süryaniler ve kendilerinden olmayan, yani kendi ideolojilerinden terör eylemlerine destek vermeyen Kürtler dahil herkese çok ciddi bir baskı uygulamaya başladı. Bunun sebebi nedir? Amerika’nın verdiği destektir ve bundan dolayı bir şımarıklıktır. Ve gerek Bolton’la yaptığımız görüşmede, gerekse Pompeo’yla yaptığımız görüşmede ne olursa olsun, kim olursa olsun arkasında kim olursa olsun YPG’yi bizim sınırımızın öbür tarafında bizim için bir tehdittir ve bu terör örgütü için ne gerekiyorsa onu yapacağımızı söyledik. Ve kendilerine de dedik ki madem siz kontrol altında tutuyorsunuz neden yani bu taciz atışlarını da engellemiyorsunuz? Bizim orada askerlerimiz var bak siz karşılık verdiğiniz zaman zarar görebilir gibi söylemleri bir kenara bırakın. Sürekli bizim kontrolümüzde dediğiniz, esasen YPG Amerika’yı kullanıyor o da başka bir gerçek, dediğiniz bir örgüt bize müttefikinize taciz ateşinde bulunuyor ve tehdit oluşturuyor. Ve kendisi özellikle Pompeo, Mattis’le bunu görüşeceklerini söylediler. Şimdi böylesine bir karar almışlar eğer bu karar YPG’yi korumak amaçlı alındıysa bunun YPG’ye de ABD’ye de bir faydası olmaz. Yani biz sınırımızın öbür tarafında var olan bir tehdidi bertaraf etmek için ne gerekiyorsa yaparız. Bu kararlılığımızı Afrin’de de gösterdik, Fırat Kalkanı’nda da gösterdik yani terör örgütünün adı veya ideolojisi önemli değil bizim için.

SUNUCU- Şimdi onu soracaktım yani Türkiye zaten bir süredir bu söylemi kullanıyor, ama orada da Amerika diyor ki, benim de askerlerim var, benim de üslerim var. Dolayısıyla Türkiye’yle Amerika’nın karşı karşıya gelme riskinden hep söz ediliyor. Buna rağmen hala Fırat’ın doğusuna dönük bir operasyon kararlılığı var mıdır ve Amerika’da yaptığınız görüşmelerde bu son durum da kapsamında hangi aşamaya gelindi bu meselede?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bizde elbette bu kararlılık her zaman var kararlılığımızı sadece sözle değil, uygulamada da gösterdik. Fakat burada en sağlıklı yöntem nedir? Münbiç yol haritasının bir an önce Fırat’ın doğusunda da uygulanmaya başlanmasıdır. Zaten Pompeo’yla yaptığımız görüşmede bir taraftan Münbiç’te ortak devriye başladı ve hemen YPG’nin buradan çekilmesi lazım. Aynı yol haritasını zaten Fırat’ın doğusuna da uygulamaya başladığımız zaman tüm şehirlerden Kobani dahil YPG, PKK atılacak ve o şehirlerde yaşayan insanlara teslim edilecek. Kürt ağırlıklıysa yönetim ağırlıklı Kürtlerden olacak. Bizim Kürt kardeşlerimize karşı bir karşıtlığımız yok. Arap ağırlıklıysa Arap ağırlıklı, yani oradaki demografi oranına göre yönetim ve güvenlik güçleri belirlenecek. Aslında son derece objektif ve sağlıklı bir kriter de ortaya koyduk. Ama buradan YPG’nin, PKK’nın kesinlikle atılması lazım Münbiç’ten olacağı gibi en sağlıklı yöntem budur. Biz Amerika’yla askerlerimiz arasında tabii bir diyalog var ve karşılıklı bilgilendirmeler var. Biz bir taciz ateşine karşılık verdiğimiz zaman misliyle karşılık verdiğimiz zaman öncesinden ABD’ye o sahadaki askerler bilgi veriyor ve şu bölgeye bir operasyon yapacağız diye bilgi veriyoruz. Tabii ki askerlerimizin karşı karşıya gelmesini istemeyiz. Ama ABD gibi bir müttefikimizin sırf bir terör örgütü sebebiyle bizimle karşı karşıya gelme riskini de almaması gerekiyor. Çünkü sahada onlara destek veren, onlara kanat geren, kollayan biz değiliz ve bu bir terör örgütüdür kendileri de kabul ediyorlar, ama buna rağmen destek veriyorlar. İşte bir terör örgütüyle iş birliği yapmanın esasen bedeli büyük oluyor ve riskleri çok fazla oluyor. Rusya hemen bu terör örgütünden geri çekildi ve desteğini ve iş birliğini ya da diyaloğunu kesti. Ama ABD maalesef lüzumsuz gerekçelerle halen bu terör örgütüyle angaje olmaya devam ediyor. Bunu buradan tamamen buralar istikrara kavuşturmadan bu problem çözülmez. Çözülmediği takdirde de biz gereğini yapmaya devam ederiz.

SUNUCU- Münbiç’i de konuştuk dediniz yol haritasında aslında çok ciddi bir sarkma var Temmuz ayında YPG’nin çekilmesi bekleniyordu, çıkması bekleniyordu merkezden. Hala o noktada bir sonuç alınmış değil anladığımız kadarıyla.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tam Temmuz ayında değil, çünkü 4 Haziran’da biz bu yol haritasını onayladık. 1 ay sonra bunun hazırlık ve uygulama safhasına geçilmesi gerekiyordu. Yani nedir? Ortak eğitimler, kimler yönetecek, kimler güvenlik birimlerinde yer alacak birlikte belirlenecek. Devriyelerin gezilmesi, ortak devriyelerin gezilmesi diye yani o 1 aylık bir yol haritası değildi. Ama söylediğinizde haklısınız bir sarkma var ve artık bu sarkmanın olmaması gerekiyor.

SUNUCU- Yeni bir takvim var mı efendim?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yıl sonuna kadar da bu işin artık tamamlanması gerekiyor en geç yıl sonuna kadar tamamlanması gerekiyor. Çünkü 1 aylık olmasa bile yani 90 günü de geçtiği için bu yol haritasının artık Münbiç için tamamlanması gerekiyor.

SUNUCU- Şimdi bir başka önemli nokta da orada İdlib meselesi, Soçi’de yapılan, varılan anlaşma gereği orada çok başarılı bir şekilde süreç devam ediyor, öyle görünüyor. Ama geçen hafta Savunma Bakanı Hulusi Akar’la MİT Başkanı Hakan Fidan Rusya’ya gittiler ve oradaki Savunma Bakanıyla görüştüler. Rusya’nın söylediği bu gösterilen performansın desteklenmesi gerektiği. Dolayısıyla, bu çekilmelerin tamamlanması konusunda acaba yeni bir takvim mi belirlendi, o görüşmelerin gündeminde ne vardı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii bu İdlib muhtırasına baktığımız zaman birçok unsur var. Bir taraftan radikal grupların çekilmesi, sonra bu radikal gruplara ne olacak o da başka bir konu, bunu da ABD’de ve diğer ortamlarda da konuşuyoruz çünkü bu herkesin sorunu. Özellikle yabancı terörist savaşçıların geldiği ülkeler bakımından da önemli. Bu ülkelerle önümüzdeki süreçte bu konuda neler yapmamız gerektiğini de sağlıklı bir şekilde görüşmemiz lazım. Ama ağır silahların çekilmesi, bu konularda problem yok. Ruslarla ortak devriyelerimiz de var bu muhtıranın içinde. Sınırın ne kadar içerisinde olacak, ne kadar sınırın etrafında olacak bunları zaten askerlerimiz teknik düzeyde görüşüyorlar, istihbaratlarımız katkı sağlıyorlar. Tabii M4 ve M5 otoyollarının da trafiğe açılması ve Münbiç bölgesinden her iki yol geçiyor bu güzergahta gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması gibi unsurlar var. Ama şu ana kadar bizim bu konuda kat ettiğimiz mesafeden Rusya da çok memnun herkes memnun, çünkü biz sözümüzü tutuyoruz, gereğini yapıyoruz. Bazen ufak tefek rejimden ve de içeriden taciz ya da ihlal gibi teşebbüsler oluyor ama gerekli tedbirler alınıyor. Şu ana kadar İdlib muhtırası çok başarılı bir şekilde uyguluyor. İdlib muhtırasının en önemli faydası ise şu an da bir anayasa komisyonu kurulması için önemli bir fırsat penceresi sunmuştur bunu da değerlendirmeye çalışıyoruz. Yıl sonuna kadar anayasa komisyonunun ilk toplantısını yapabilmesi için gerekli teşebbüsleri yapıyoruz, çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz ki nihayetinde siyasi bir çözüm olmadan tüm bu attığınız adımlar sürdürülebilir olamaz, kalıcı olamaz. En iyi çözüm siyasi çözümdür, bunun için de en çok katkı sağlayan ülke Türkiye’dir, en önemli aktör Türkiye’dir, bunu da tüm dünya görüyor.

SUNUCU- Şimdi efendim yine hem bölgeyi hem de aslında artık dünyayı yakından ilgilendiren bir başka başlık Cemal Kaşıkçı cinayeti. Amerika’daki temaslarınız sırasında da gündeme geldiğini biliyoruz, zaten Türkiye elindeki delil, bilgi, bulguları 5 ülkeyle paylaştı, bunlardan biri de Amerika. Ancak oradan gelen farklı açıklamalar var, son olarak ABD Başkanı Trump dün akşam saatlerinde Türk basınına yansıdı. Kaşıkçı cinayetine dair bir sorumlu herhangi birini sorumlu tutmak için yeterince delil olmadığını savundu. Belki de bütün dünya sorumlu tutulmalıdır, çünkü dünya kirli bir yer ifadesini kullandı ve Muhammed Bin Selman biliyordu belki, belki bilmiyordu bu olaydan nefret ediyorum ifadesini kullandı. Bir taraftan da Suudi Arabistan’ın Amerika için çok güçlü bir müttefik olduğunun da altını bir kez daha çizdi. Şimdi Amerika’nın bu tutumunu nasıl okumak lazım?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi Suudi Arabistan bizim için de önemli bir ülke. Ve Suudi Arabistan’la ilişkilerimiz de gayet iyi. Cumhurbaşkanımızla Kral Selman arasında da samimi bir kardeşlik var. Fakat burada ortada bir cinayet var hem de çok acımasızca, çok vahşice işlenmiş bir cinayet var, önceden planlanmış bir cinayet var, bizim derdimiz bunun aydınlığa kavuşturulması. Burada topu tüm dünyaya atmanın bir anlamı yok. Zaten uluslararası toplum bu konuya çok ciddi ilgi gösteriyor ve bu soruşturmaların neticesini bekliyor. Bizim tarafımızda soruşturma gayet şeffaf, ciddi bir şekilde yürütülüyor. Suudi Arabistan tarafından da yürütülen bir soruşturma var. Biz Suudi Arabistan’la da iş birliğimizi bugüne kadar sürdürmek istedik, sürdürüyoruz. Fakat en son Başsavcının ziyaretinde Suudi Arabistan tarafından bir bilgi verilmediği de bir gerçektir. Biz elimizdeki bilgileri İstanbul Başsavcımız soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve delilleri de muhatabıyla paylaşmıştır. Çünkü bizim derdimiz bunun aydınlığa çıkarılmasıdır.

SUNUCU- Buna ses kayıtları da dahil mi efendim?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu ses kayıtları konusunda emin değilim, zaten onu kendileri dinlediler, onların istihbaratı ve ilgili birimleri bunu dinlediler. Cumhurbaşkanımız da dinledikten sonra gösterdikleri tepkiyi de zaten daha önce vurgulamıştı. Dolayısıyla şu an da cevaplanmamış sorular var, tüm dünya bu soruların cevaplanmasını istiyor. Yani Trump’ın bu yaptığı açıklama ne olursa olsun ben işte gözümü yumarım anlamına da geliyor bu doğru bir yaklaşım değildir, her şey para değildir. Bazen paranın gözü kör olsun diyoruz ya, yani insani değerlerden de uzaklaşmamamız gerekiyor, her şeyden önce bir can. Diğer taraftan şu an da dünya bu sürecin uzamasından dolayı uluslararası bir soruşturma yapılması için taleplerde bulunmaya başladı. Bunu Genel Sekreter Guterres’le de…

SUNUCU- Ki bunu siz de dile getirmiştiniz Plan Bütçe Komisyonunda bu noktada bir girişim olacak mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hatırlarsanız yine bir konuğum olduğu zaman basın toplantısında bir soru sorulmuştu, o aşamada henüz uluslararası bir soruşturmaya gerek yok demiştim, çünkü daha olayın başındaydık, daha henüz başkonsolosluğa gidilmemişti ve maalesef o süreçte oyalama oldu bu da bir gerçektir delillerin yok edilmesi çalışmaları da yapıldı. Her şey planlı yapılmıştır, hiçbir şey tesadüf değildir, bunu biz görüyoruz, dünya da görüyor. Ama geldiğimiz noktada özellikle bu iki ülke arasındaki iş birliği konusunda yani Suudi Arabistan’ın bize şu ana kadar bilgi vermemesi sebebiyle belki bu uluslararası soruşturma daha da faydalı olabilir. Ama biz hep şunu söylemiştik: Uluslararası bir soruşturma başlatılırsa biz Türkiye olarak iş birliği yaparız. Bilgileri, belgeleri, delilleri paylaşırız, yaptığımız soruşturmaların neticesini de paylaşırız demiştik. Şimdi zaten BM içinde bir inisiyatif başlatıldı İnsan Hakları Komiserliği de var biliyorsunuz ve raportörler var üç tane raportör Genel Sekretere bir mektup yazarak BM kontrolünde bir soruşturmanın başlatılması çağrısında bulundular; İfade ve Düşünce Özgürlüğünü Koruma Özel Raportörü, Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü, Zorla Kaybolmalar Çalışma Grubu Başkanı, bir tanesi de başkan, bunlar ortak bir mektup göndererek bir soruşturma başlatılması çağrısında bulundular. Zaten Genel Sekreter de herhangi bir resmi talep geldiği zaman bunu eğer bir BM soruşturması olacaksa tabii Güvenlik Konseyinden bir kararın çıkması lazım. Ama özel bir, gerçeklerin aydınlatılmasıyla ilgili bir komisyon kurulursa da, o da zaten Genel Sekreterin ya da İnsan Hakları Komiserinin inisiyatifindedir. Tüm bunları, alternatifleri kendisiyle de değerlendirme fırsatımız oldu.

SUNUCU- Şimdi cevapsız sorular var demiştiniz, onlardan biri de emri kim verdi sorusu. Diğer yandan, ceset nerede sorusu. Hala bu iki kritik soruya bir yanıt gelmedi anladığımız kadarıyla. Ama CIA’in elinde cinayet öncesine ait bir ses kaydı olduğu iddiası ortaya çıktı. Hatta Veliaht Prensin Suudi Arabistan’ın Washington Büyükelçisine bu adamı susturun dediği o ses kaydında da yabancı basında yer aldı. Şimdi siz Pompeo’yla görüştünüz, bu konu gündeme geldi mi? Veliaht Prens üzerinden önümüzdeki süreçte, ilerleyen süreçte herhangi bir adım atılır mı, bir gelişme görür müyüz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Dikkat ederseniz biz açıklamalarımızda hiçbir isim kullanmadık. Sadece Sayın Cumhurbaşkanımız, bunu da inanarak söyledi, Kral Selman’ın bu işte bir dahlinin olmadığını düşünüyorum dedi, onun talimatıyla da olmadığını biliyorum dedi, bunu da bilerek söyledi. Fakat ABD’nin, özellikle Başkanın yaptığı açıklamada Veliaht Prensle ilgili olabilir, olmayabilir açıklamaları var, bunları neye göre söyledi bilmiyoruz. Biz kesin deliller olmadan…

SUNUCU- CIA’in elindeki ses kaydına dayandırılıyor…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Kesin deliller olmadan biz herhangi bir kişi itham edemeyiz, bu doğru değil. Suudi Arabistan’la ilişkilerimiz de bir kişiye bağlı olamaz. Fakat burada olabilir de-olmayabilir de açıklaması ilginç geldi bize de, dikkat çekiciydi. Ellerinde bilgi, bu şekilde bir ses kaydı var mı-yok mu, bu konuda ABD tarafının bize bir paylaşımı olmadı.

SUNUCU- Peki, tabii Suudi Arabistan’da bundan sonraki süreç nasıl şekillenecek, bu bölgeyi de ilgilendirecek bir konu. Ve tabii Avrupa tarafından da dikkatle takip ediliyor, dün de siz AB yetkilileriyle biraraya gelmiştiniz, bu konuyu da öğleden sonra konuşacağınızı söylemiştiniz. Dolayısıyla Kaşıkçı meselesinde Avrupa’nın yaklaşımını nasıl görüyorsunuz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Kaşıkçı meselesinde Avrupa’nın bir duruşu var, bunu kabul ediyoruz. Fakat suni tedbirlerle de bir yere varılmayacağını da görmek gerekiyor. Bazı ülkeler, özellikle AB üyesi ülkeler, Amerika’da da bu görüyoruz; ne olursa olsun önemli değil, Suudi Arabistan’la ilişkimiz bozulmasın. Biz de Suudi Arabistan’la ilişkilerimizin bozulmasını istemeyiz. Ama biz sonuna kadar gideceğiz bu cinayetin aydınlatılması için. Çünkü henüz bu yerel işbirlikçi kim? Bu arada Başsavcının açıklamalarında da ciddi çelişkiler var. İşte robot resmini göndereceğiz diyor, bu kişi rastgele sokaktan seçilmiş bir kişi değil ki ya da kaçarken görünmüş bir kişi değil. Önceden anlaşılmış bir kişi olduğuna göre ismi cismi bellidir. Neticede Avrupa Birliği’nde bazı ülkeler zaten şu anda tutuklu kişilere yaptırım uyguluyor, yani 18 kişi bizim ülkemize giremiyor diyor. Bunları biraz kozmetik bulunuyorum ben doğrusu. Bu konulara biraz daha ciddi yaklaşırsak, belki uluslararası kamuoyuyla beraber cinayeti daha iyi bir şekilde aydınlatabiliriz. Zaten şu anda idamla yargılanan, tutuklu olan kişilere bizim ülkemize giremezsin demek bana göre çok anlamlı bir tedbir değil. Yani Suudi Arabistan’a yönelik ağır yaptırım uygulansın anlamında söylemiyorum, olaya biraz daha ciddi yaklaşmaları gerekir.

SUNUCU- Şimdi G-20 Zirvesi var Arjantin’de, orada en çok merak edilen başlıklardan biri Prens Muhammed Bin Selman’ın Türkiye’yle bir temas kurma talebi var mı, yok mu bu zirvede?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Sayın Cumhurbaşkanımız bu süreçte iki defa Kral Selman’la telefonda görüştü, bir defa da yine Kral Selman’da olduğu gibi Veliaht Prensin talebi üzerine kendisiyle telefonda görüştü. O telefon görüşmesinde de Veliaht Prens, Arjantin’de Buenos Aires’te Sayın Cumhurbaşkanımıza görüşmek arzusunda olduğunu söyledi. Elbette görüşmemek için bir sebep yok, görüşülebilir. Ve telefon görüşmelerinde olduğu gibi Sayın Cumhurbaşkanımız düşüncelerimizi, tespitlerimizi ve bu süreç konusunda tüm elde ettiğimiz bilgiler, belgeler dahil hepsini söyleyecektir. Burada Veliaht Prensle görüşmek için bir engel biz görmüyoruz, talebi üzerine bu görüşme olabilir, tabii ki takdir Sayın Cumhurbaşkanımızın.

SUNUCU- Efendim, bir de yine döneceğim Amerika’daki temaslarınıza. Türkiye’de çok dikkatle takip edilen FETÖ ve Halkbank başlıkları var çünkü. 84 kişilik bir liste verdiniz bu son seyahatinizde. Bolton ve Pompeo FETÖ konusunda yakın dönemde hızlanacak bir sürece işaret ettiler mi bu görüşmelerinizde, ne beklemeliyiz bu saatten sonra?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Telefon görüşmesinde Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan yine FETÖ konusunu açtığı zaman Trump, iadesi istenen kişilerin listesini bana gönderebilir misiniz dedi. Sayın Cumhurbaşkanımız da, Dışişleri Bakanımız zaten Amerika’da olacak ve muhataplarına bu listeyi iletecektir dedi. Ben bu listeyi hem Pompeo’ya, hem de Büyükelçi Bolton’a ilettim ve Başkana ileteceklerini söylediler. İade taleplerimizi tabii ki yeniledik ve tekrar orada FETÖ’nün ne kadar önemli olduğunu, FETÖ’nün iadesi ve yine listede olan kişilerin Türkiye’ye iade edilmesi gerektiğini söyledik. Ayrıca, FBI’ın Amerika içinde başlattığı 15 civarında soruşturma var bunları da gündeme getirdik ki FBI daha önce de söylediğim gibi bu terör örgütünün karanlık yüzünü görmeye başladı. Bankaları nasıl dolandırmış? Ve vergi kaçakçılığı, vize kaçakçılığı gibi Amerikan kanunlarını nasıl ihlal etmiş ve bu konularda da ne kadar profesyonel ve karanlık bir örgüt bunların hepsini FBI görmeye başladı. Hatta New Jersey’de bir FETÖ imamını da, oradaki vatandaşlarımız da söyledi tutuklamışlar. Yani FBI’ın soruşturması şu anda ciddi görünüyor, umarım bu devam eder ve engellenmez. Ama tabi elebaşının ve diğer mensupların da Türkiye’ye iade edilmesi gerekiyor, bunu muhataplarımızla hem Bolton’la hem Pompeo’yla görüştük.

SUNUCU- Halk Bank konusunda son durum nedir Sayın Bakan? Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Paris’te Başkan Trump döner dönmez talimat vereceğim, ben bu işin bittiğini zannediyorum niye bu kadar uzadı dedi. Oradaki problem ne?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Buradaki problem esasen Halk Bankası’na açılan davaya baktığınız zaman Atilla davası dahil bu FETÖ motifli diye bir davadır. Ve daha önceki savcı New York’taki savcı, FETÖ’ye çok yakın, tweetleriyle de FETÖ’ye destek veren bir savcıydı. Kendisi gitti, ama öyle görünüyor ki orada ekibinden insanlar da var.

Diğer taraftan Amerikan Hazinesi, Hazine Bakanlığı ve OFAC denilen bir kuruluşları var bizim MASAK gibi. Bunlar da bir tabii soruşturma başlatmışlardı. Bugüne kadar Halk Bankası istenilen tüm bilgi ve belgeleri vermiştir. Diğer taraftan, yapılan incelemelerde de Halk Bankası’nın İran yaptırımlarını engellemediği açıkça ortaya çıkmıştır. Hatta Amerika’daki bağımsız kuruluşlar Exiger bunlardan bir tanesidir ki en prestijli olanlardan bir tanesidir. Ve tüm incelemeler sonucunda yaptığı değerlendirmede Halk Bankası’nın İran yaptırımlarını ihlal etmediği sonucuna varmıştır. Tüm bu raporun özeti dahil zaten şey OFAC’ta, Hazine’de var. Ve Amerikan kanunlarında ne yapılması gerekiyor ve bu konuda bu konunun artık kapatılması konusunda atılması gereken adımları Atilla’nın da aramızda daha önce imzaladığımız iş birliği anlaşması gereği bundan sonraki cezasını Türkiye’de çekilmesi için çekebilmesi için gönderilmesi dahil hepsini açık açık hem Bolton’la hem de Pompeo’yla görüştük elbette.

SUNUCU- Peki ne zaman somut bir açıklama duyabileceğiz mesela Hakan Atilla Türkiye’ye ne zaman gelebilir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii bu süreç devam ediyor. Zaten Hakan Atilla daha öncede Türkiye’ye dönmek istediğini, cezasını Türkiye’de çekmek istediğini bildirmişti, şu an da bir temyiz süreci var. Tabii temyizden başsavcının ve de Hakan’ın da vazgeçmesi gerekiyor, ama bu en son nihai aşamada olacak, bu tabii hukuki bir süreç olabilir. Bu konuda biz daha önce Amerikan vatandaşlarını kendi talepleri o vatandaşların talepleri Amerika’nın talebi üzerine verdik, Amerika’dan da bize gelenler oldu. Bu birçok ülke arasında bu anlaşmaların imzalandığı ülkeler arasında bu tür uygulamalar da oluyor. Bunlar uluslararası hukuka ve anlaşmalara uygun bir şekilde yapılıyor.

SUNUCU- Son yaptığınız görüşmelerden sonra Amerika’dan işte Türkiye’deki bazı tutuklu ABD vatandaşlarının serbest bırakılması yönünde görüşmelerimiz oldu açıklaması geldi, orada son durum nedir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Net mesajımız şudur ABD şu anlayıştan vazgeçmesi lazım bunu da yüzlerine de söyledik: Nerede olursa olsun, hangi suçu işlerse işlesin, ABD vatandaşları yüzde 100 masumdur. Ne demek yüzde 100 masum. Yani ABD vatandaşı olmak, yani dokunulmazlık hüviyeti kazanmak anlamına mı geliyor bu son derece yanlış ve hukuku hiçe sayan bir yaklaşım. Hangi ülkenin vatandaşı olursa olsun bir ülkede ya da kendi ülkesinde suç işlediği zaman hukuki sürece tabi olmalıdır istisnasız. Bizim vatandaşı bırakın ABD vatandaşını, ABD misyonlarında çalışan insanlara da kimse dokunamazmış. Yani dokunulmazlık hakları olan, yani diplomatik dokunulmazlık haklarına sahip olan kişiler konusunda zaten Viyana Sözleşmesi, uluslararası hukuk net. Ama bunlar bizim vatandaşlarımız ve kendilerine şunu söyledik: FETÖ sadece bizim kurumlarımıza nüfuz etmemiş, sizin misyonlarınıza da nüfuz etmiş bilerek ya da bilmeyerek. Eğer bilmeyerekse bu sizin için de ciddi bir güvenlik sorunudur, önce siz buna bakın. Bu kişiler hakkında bizim nereden bilgimiz olsun. Amerikan misyonlarına yönelik bir soruşturmamız yok bizim. Diğer soruşturmalar kapsamında bu kişilere doğru gitmiştir ve yargı da gereğini yapıyor burada yargı süreci devam ediyor. Yok efendim bizim vatandaşlarımız ya da bizle çalışanların hepsi masum her an hemen bırakılmalıdır. Bu yaklaşım uluslararası hukuku hiçe sayan bir yaklaşımdır, doğru değildir, gerekli cevabı da tabii kendilerine verdik.

SUNUCU- Efendim, şimdi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de bir kararı var son günlerde çok konuşuluyor, Demirtaş’la ilgili serbest bırakılması ve tutuksuz yargılanması gerektiğine hükmedildi. Şimdi bu konuda tabi Anayasanın 90. maddesini öne sürerek Türkiye’nin bu karara uyması gerektiği de söyleniyor, aksi bir tutum Avrupa Konseyi üyeliğini sıkıntıya sokar deniyor. Ama Cumhurbaşkanı tepki gösterdi bizi bağlamaz, atacağımız karşı adımlar olacaktır dedi. Türkiye bu karar karşısında ne yapacak efendim, bu karşı adımlar nedir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi önce şunu söyleyeyim: 12 yıl yaklaşık Avrupa Konseyi’nde zaman geçirdim. 2010-2012 yılları arasında da Meclis Başkanlığını yaptım. Ve o dönemde de Avrupa Konseyi’nin tamamının reforma tabi tutulması Genel Sekreterle beraber önceliğimizdi. Ve İnsan Hakları Mahkemesi dahil tüm kurumların reforma tabi tutulması süreci, yani reformu konusunda önemli katkılarım da oldu ve en çok bu sürece de Türkiye katkı sağladı. İnsan Hakları Mahkemesi’nden ilk etapta 5 bin civarında dosyayı Türkiye’ye getirerek vatandaşlarımızla kendi arasında devlet bu işleri çözdü, vatandaşla kucaklaşmış oldu bu güzel bir şey.

Şimdi Avrupa Konseyi’nin siyasi kurumları var mesela meclis burada siyaset yapılabilir. Fakat Venedik Komisyonu ve İnsan Hakları Komiserliği yine İşkenceyi Önleme Komitesi, Yolsuzlukla Mücadele Komitesi ve özellikle de İnsan Hakları Mahkemesi siyaset yapılacak platformlar değildir. Maalesef Venedik Komisyonu bir insan bir kurumun başında bu kadar uzun kalırsa benim de dostumdur, Buquicchio onu da söyleyeyim siyasallaştı. Venedik Komisyonu hukuki konularda mütalaalar yapar, tavsiyelerde bulunur, görüş belirtir. İnsan Hakları Mahkemesi de bu verdiği kararla siyasi bir karar verdiğini işin doğrusu kanıtlamıştır bu bir siyasi karardır. Hem daha önceki kararlarınızda makul şüpheyle bu kişinin tutuklandığını söylüyorsunuz makul şüphe varsa, yani teröre destek verme konusunda makul şüphe varsa tutukluğunun uzatılması veya devam edilmesi, serbest bırakılması yine bizim kanunlarımız çerçevesinde olur. Tekrar söylüyorum, maalesef İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği bu karar kendi kararlarıyla da çelişiyor hukuki değildir, siyasi değildir. Buna itiraz hakkımız var bir. Büyük şeye götürüyoruz 47 yargıcın katıldığı önce 7 kişilik küçük şeyler var kurullar var. Büyük kurulda da 47 ülkenin, 47 yargıcının katıldığı bir ortamda kararlar veriliyor itiraz şeyi var. Ama diğer taraftan, yani bu karar uygulanmadı, üyelik tehlikeye düşüyor. Kim söylüyor bunu bilmiyorum, ama Yunanistan kaç yıl oldu Batı Trakya’yla ilgili, azınlıklarla ilgili, kardeşlerimizle ilgili kararları uygulamıyor? Kaç defa kararlar alındı, Türk isminin kullanılmasına izin verilmediği için İnsan Hakları Mahkemesine taşındı ve 10 sene önce biz bunu Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde, Hukuk Komisyonu’nda İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulamayan ülkeler ya da uygulanmayan kararlar diye gözden geçiriyorduk. İngiltere var, Avrupa ülkeleri var, Fransa var, Almanya var, uygulamayan İskandinav ülkeleri var. Onların üyelikleriyle ilgili bir sıkıntı mı oldu da şimdi Türkiye’nin üyeliği sıkıntıya girer? Yani elbette bu konuda bizim Adalet Bakanlığımız ve yargımız kendi kanunlarımız çerçevesinde bu kararın yorumlarını yapacaklardır o kısmına çok fazla girmek istemiyorum. Ama ben bu kararları uygulamayan başka ülkelerin olduğunu da vurgulamaya çalışıyorum hem de yıllardır. Ve İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararların uygulanması konusunda en titiz davranan bugüne kadar ülkelerden bir tanesi de Türkiye’dir. Ama İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği bu kararı eleştirmek de bizim hakkımızdır. Özellikle kendi daha önce bu konuyla aldığı kararlarla çelişiyorsa ve hukuki değil de siyasiyse bunu da söylemek bizim de görevimizdir, bunu da kabul edecekler.

SUNUCU- Efendim dün Avrupa Birliği’yle de Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog Toplantısı gerçekleştirdiniz. Orada da bu konu Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Mogherini tarafından gündeme getirildi, hatta bu durumdaki diğer siyasileri de kapsaması gerektiği yönünde bir ifadesi vardı.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Biraz haddini aştı, zaten toplantıda da biraz önce söylediğim Yunanistan’a sesiniz niye çıkmıyor sizin üyeniz dediğimiz zaman da yani yüz ifadelerini görmenizi isterdim, çünkü gerçekleri söylemek lazım. Yani Avrupa Birliği maalesef bugün dayanışma yani kisvesi adı altında kendi üyesi ülkeler ne yaparsa yapsın iyidir, normaldir, makuldür, kabul edilebilir.

Şunu da sordum: Siz Gezi olaylarında Türkiye’ye ders vermeye çalışıyordunuz, o günkü Fransa yönetimi de ders vermeye çalışıyordu. Bugün Fransa’da bazı gösteriler oldu, Fransız İçişleri Bakanı’nın nasıl tehdit ettiğini ve uygulamalarını görüyor musunuz, niye sesiniz çıkmıyor, Türkiye’de olsa neler söylersiniz? Ama sizin üyeniz olan bir ülke yaptıysa hele hele büyük bir ülkeyse sesiniz çıkmıyor. İşte biz üyelerimize de gerekeni de söylüyoruz da falan filan.

SUNUCU- Şimdi dünkü toplantıda aranızda bir diyalog da geçti kameraların önünde. Sizin işte bu çifte standart, ikiyüzlü politika göndermelerinize biz de sadece Avrupa Birliği standartları var beğenseniz de beğenmesiniz de ifadesini kullandı ve Avrupa Birliği’nin Türkiye için en güvenilir ortak olduğunu söyledi. Peki, madem Avrupa Birliği en güvenilir ortak, dünkü görüşmelerde somut birtakım adımlar bu güvenilir ortaklığı pekiştirecek birtakım adımlar konusunda uzlaşı çıktı mı? Mesela fasıllar açılacak mı? Gümrük Birliği konusunda yeni adımlar atılacak mı? Vize serbestisi için çalışmalar başlayacak mı yeniden?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- O çok iddialı bir söz oldu, bugün bırakın Türkiye’yi, aday ülkeleri, Avrupa üyesi ülkeler için de Avrupa karşıtlığı had safhaya çıktı, bunun da sorumlusu biz miyiz? Şu anda bakın partilere hepsi birçok parti Avrupa Birliği karşıtı. Hatta şu an da birçok ülke kurucu ülkeler İtalya dâhil birçok ülkenin Avrupa Birliği’nden atılmasını tartışıyor, bunun da sorumlusu biz değiliz herhalde. Yani Avrupa Birliği’nin ne kadar güvenilir olduğu, politikaların ne kadar başarılı olduğuyla orantılıdır. Bugün hangi politikası başarılı, entegrasyon politikası başarılı mı? Hayır. Göç politikası? Hayır. Entegrasyon derken göçmenlerin entegrasyonu demiyorum, kendi içindeki birliğin sağlanması. Doğu politikası başarılı mı? Komşuluk politikası başarılı mı? Güvenlik politikası başarılı mı? Ekonomi politikaları ne kadar başarılı?

SUNUCU- İngiltere’yle Brexit süreci?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ya Brexit şimdi ayrılıyor. Dolayısıyla, esas Türkiye’den daha güvenilir bir ortak bulamaz Avrupa Birliği bunu tersinden söylersek daha sağlıklı olur. Biz tüm bu sorunlara rağmen Avrupa’dan çıkalım ya da Avrupa’yı dışlayalım demiyoruz ki. Sorunları, gerçekleri konuşarak biz ilişkilerimizi götürmek istiyoruz. Ve dünkü toplantıda mesela beş tane faslın açılması var göç mutabakatının içinde. Üç gün sonra fasıllar açılmasın kararı alıyorsunuz aramızda bir anlaşma imzalıyoruz. Ondan sonra da diyorsunuz ki en güvenilir, neresi güvenilir? Kıbrıs konusunda 2004’te bir karar aldılar Kıbrıs üzerindeki izolasyonlar kalkacak dediler, uygulandı mı? Hayır. Eğer aldığınız kararları uygularsanız ve sözünüzde durursanız o zaman güvenilir bir ortak olursunuz. Bu güven zorla tesis edilmez ki. Ben zorla birisine güvenemem ya da ben ne kadar istersem isteyeyim, bana herkes güvenmek zorunda değil, güvenemez. Sözünüzde durursanız o zaman güvenilir olursunuz.

Şimdi biz tam üyelik için mutabakat imzaladık mı? İmzaladık. Müzakerelere başladık mı? Başladık. Peki, teknik konuların dışında niye siyasi engeller çıkarıyorsunuz? İşte fasılların açılması da bu bakımdan önemli. Biz teknik konular üzerinden bu işi süreci yürütmek istiyoruz, siyasi engeller değil. Avusturya’nın iç politikası sebebiyle bu süreç tıkanmamalı bunu söylüyoruz. Bu dünkü görüşmelerde tabii Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, yine vize serbestisi, yine diğer alanlarda göç mutabakatı dahil iş birliği...

SUNUCU- Terör konusunda iş birliği.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Terör konusunda daha somut beklentilerimiz var, halkımızın beklentisi bunları da zaten kendilerine söyledik, yani iş birliği yapabileceğimiz alanlar var. Fakat bir şeyin altını çizdik bilmiyorum dikkat çekti mi? Tüm bu çalışmalarımız tam üyelik müzakerelerine alternatif değildir, tam tersi o müzakereleri tamamlayıcı ve aramızda güven artıcı adımlardır bunlar öyle görmek lazım. Diğerini alternatif olarak görmeye çalışınca o zaman yine bir yere geliriz tıkanır kalırız.

SUNUCU- Çok teşekkür ediyoruz efendim. Uzun bir süre bol bol her konuda konuştuk, önemli mesajlarınız vardı. Yayınımıza katıldınız teşekkürler.

Sayın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla konuştuk. Şimdilik yayınımızı Ankara’dan noktalıyor ve iyi günler diliyoruz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Teşekkür ediyorum.