#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basın Mensuplarının Sorularına Verdiği Yanıtlar, 5 Ekim 2017, Paris

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- … Bugün Fransa Dışişleri Bakanı Jean Yves Le Drian’la da bu konuları konuştuk, Irak Başbakanı Abadi’nin buraya gelmesi, Paris’te hem Macron’la, hem de Dışişleri’yle görüşmesi önemli, esasen Abadi’nin pozisyonu belli. Fakat Fransız Dışişleri Bakanından öğrendiğime göre, Fransa da yine -bize de aynı şeyi tekrar ettiler- Irak’ın sınır ve toprak bütünlüğünü destekliyor ve bu sorunun bu çerçevede ve şu andaki Irak Anayasasına göre çözülmesi gerektiğini vurguladılar, ki biz de bunu söylüyoruz. Evet, Irak Anayasasına göre Kürt Bölgesel Yönetiminin hakları var, bu hakların hepsi verilmediyse bu konuyu Bağdat’la kendileri de görüşebilirler, biz de yardımcı olabiliriz. Ama bizim yaptığımız görüşmelerde Barzani’nin daha çok eskiden, tarihten konuştuğunu gördük. Esasen anayasal hakları desteklediğimizi kendilerine söyledik, ama referanduma karşı olduğumuzu da her platformda söyledik. Dolayısıyla Barzani yönetiminin bu hatadan dönmesi için her türlü girişimi herkesin yapması gerekiyor ve herkesin referandum önceki pozisyonunu güçlü bir şekilde koruması gerekiyor, bugün Fransızlara da bunu söyledik, diğer muhataplarımıza da söylüyoruz.

Henüz çok geçmiş değil, Barzani hatadan dönebilir. Referandum öncesi çağrılara kulak asmayarak Irak’ın geleceğini ve özellikle de Kürtlerin geleceğini riske atmıştır, ama şimdi bu çağrılara kulak verip bu hatadan dönmesi gerekiyor. Bu çağrıyı biz en üst düzeyde yaptık, Cumhurbaşkanımız yaptı, Sayın Başbakanımız yaptı, bizler yapıyoruz, dün İran’da da bunu konuştuk. Ve umarım bu hatadan dönerler. Ve bizim aldığımız kararlar var, hatadan dönmezlerse bundan sonra bizim muhatabımızın Bağdat olduğunu söyledik ve atacağımız adımlarda, Bağdat’ın atacağı adımlar, aldığı kararlar ve uygulamalar da temel teşkil edecek. Bizim çünkü esas muhatabımız Irak Yönetimidir, Bağdat’tır, ikili anlaşmaların hepsini bunlarla yaptık. Ve sınırlar da Irak’la bizim aramızdaki sınırlardır, bu sınırlar Türkiye’yle Kürt Bölgesel Yönetimi arasındaki sınırlar değildir, yani bunu da bilmemiz gerekiyor. Başka sorunlar da var, Irak’ın başka sorunları var, o sorunların aşılması için de her şeyden önce bu konunun bir an önce kapatılması lazım ki Irak’ta istikrarı tekrar hep birlikte getirebilelim.

SORU- Efendim, Bölgesel Yönetime herhangi bir dateline var mı, yani şu zamana kadar şöyle bir adım atılması gerekiyor diyebilir miyiz?
İkinci sorum da, Irak’la bir anlaşma ya da bir mutabakat var Türkiye arasında, sanırım sınırlarda Irak askerlerinin yerleştirilmesi, özellikle Bölgesel Yönetim bölümdeki sınırlarda. Bu ne zaman olabilir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi bu adımların iyi bir şekilde koordine edilmesi gerekiyor. Kararlılık var, aldığımız bizim de kararlar var, Bakanlar Kurulunun kararı var, Milli Güvenlik Kurulunun tavsiyeleri var, Meclisten geçen bir tezkere var. Biraz önce söylediğim gibi, Irak Yönetimiyle bunları koordine etmek lazım, henüz bu aşamaya daha gelmedik, ama görüşüyoruz, Abadi’yle Sayın Başbakanımız da telefonla görüştü. Ve bu aşamada o zaman bazı adımların atılmasından önce bu süreler verilebilir, ama bu aşamaya yavaş yavaş geliyoruz, henüz verilmiş bir süre limiti yok şu zamana kadar, ama bu sürenin de verilmesi gerekiyor, o sürede gerekli adımlar atılırsa atılır, atılmazsa bu sefer Irak Yönetiminin talepleri ve attığı adımlar bizim için önemli kriter olacaktır.

SORU- Efendim, peki İran’la bir dizi temas oldu. İran’ın konuya bakışıyla Türkiye’nin konuya bakışı nasıl bir paralellik arz ediyor?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tamamen örtüşüyor, çünkü iki komşu ülkeyiz, sınır komşusuyuz Irak’ın, Suriye’yi saymazsak. Güneyde tabi başka komşular da var ama, esasen kuzey bölgesinde üç komşu ülke var, Suriye, Türkiye ve İran. Dolayısıyla buradaki gelişmeler bizi doğrudan ilgilendirir, bizi de etkiler, her bakımdan etkiler, ekonomik, siyasi güvenlik, her bakımdan. Dolayısıyla İran’ın ve Türkiye’nin bu konuya bakışı tamamen örtüşüyor diyebilirim, dünkü görüşmelerimizde bunu bir kere daha gördük.

SORU- Sayın Bakanım, Macron bu sabah, anayasal çerçevede olmalı dedi, Irak’ın toprak bütünlüğüne saygı duyulmalı dedi. Bunun Türkiye’nin çizgisiyle çok uzak olmadığını düşünüyoruz. O zaman beş gün önceki o arabuluculuk açıklamasından vazgeçip Türkiye’yle aynı çizgiye mi gelmiş diyebiliriz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Esasen başından beri Fransa’yla bizim pozisyonumuzda bir farklılık olmadı. Çünkü daha önce Dışişleri Bakanı Drian Türkiye’ye geldiği zaman da biz bu konuyu konuştuk ve hemen arkasından Cumhurbaşkanımız Erdoğan’la Macron New York’ta biraraya geldiler, bu görüşmelerde de esasen pozisyonlarımızda bir farklılığın olmadığını gördük. Hatta Fransa ve Türkiye hem Bağdat’ta, hem Erbil’de ortak adımlar da atmıştır ve düşüncelerimizi hem Bağdat yönetimiyle paylaşmıştır, ama uyarılarımızı da Barzani yönetimiyle de Erbil’de Türkiye ve Fransa birlikte paylaşmıştır.

SORU- Şu anda aynı noktada diyebiliriz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ve bugünkü Drian’la yaptığımız görüşmede de aynı noktada olduğumuzu ve bu konuda aynı düşündüğümüzü bir kere daha teyit ettik.

SORU- Terörle mücadele konusunda IŞİD’le mücadele konusu gündeme geldi mi efendim?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Terörle mücadele konusu tabi ki gündeme geldi. DAEŞ’le mücadele devam ediyor, etmelidir, diğer radikal unsurlarla da mücadele edilmeli. Fakat esas siyasi çözüm konusunda görüşlerimizi tekrar aktardık birbirimize.

Ve Suriye konusunda da gerçekten başından beri görüşlerimizin en çok örtüştüğü ülkelerden bir tanesi, ve Batıda en çok örtüştüğü ülke Fransa olmuştur, sahadaki gerçekleri en iyi gören iki ülke olmuşuzdur. Siyasi çözüm konusunda da aynı düşünüyoruz. İdlib üzerinde varılan mutabakat, bu sabah Türkiye’de varılan mutabakat konusunda da kendisine bilgi verdik ve bundan sonra hangi adımları atabiliriz, Cenevre’yi nasıl canlandırabiliriz ve Suriye’nin de sınır bütünlüğünü nasıl koruyabiliriz; onların da böyle bir bölünme riski var. Bu çatışmasızlık bölgeleri ya da gerginliği azaltıcı bölgelerden bir zarar gelmeyeceğini kendisine anlattım, çünkü müzakereler rejimle muhalefet arasında devam ediyor, siyasi süreç başlarsa da rejimle muhalefet arasında seyredecek ve onlar karar verecekler Suriye’nin geleceğiyle ilgili.