#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basın Mensuplarının Sorularına Verdiği Yanıtlar, 21 Ocak 2018, Bağdat

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Afrin operasyonuna başlamamızın sebebi, buradaki, bu bölgedeki terör örgütlerinin, teröristlerin Türkiye’ye yönelik saldırılarıydı, sadece Türkiye’ye yönelik değil, Fırat Kalkanı bölgesindeki güvenlik güçlerimize ve Özgür Suriye Ordusuna, İdlib bölgesindeki güvenlik güçlerimize, gözlemcilerimize ve oradaki halka ve Hatay başta olmak üzere Türkiye’ye gönderdikleri roketler ve saldırılar sebebiyle ciddi bir tehdit oluşmuştu, o nedenle dün operasyon başladı. Bazı ülkeler, işte efendim, YPG Türkiye’ye roket göndermedi vesaire gibi şeyler söylüyorladı, Tillerson da kendi arkadaşlarından aldığı bilgiye göre güya böyle bir şey gelmemiş, işte Terör örgütünün gerçek yüzünü görsünler. Esasen terör örgütüne silah verenlerin bu konuda söz söyleme hakkı da yoktur. Dolayısıyla bunlar onların son çırpınışı ve inşallah bu bölgedeki son terörist etkisiz hale gelinceye kadar operasyonlarımızı sürdüreceğiz.

Dün akşam havadan F16’larımızla hedefleri vurduk. Yine obüslerle sınırın Türkiye tarafından attığımız atışlarla hedefler vuruldu. Bu sabah da sizlerin de takip ettiği gibi bir taraftan Özgür Suriye Ordusu, bir taraftan kahraman askerlerimiz sınırın diğer tarafına geçti, köyleri ele geçirmeye başladılar. Bu şekilde sonuna kadar ilerleyeceğiz ve bu bölgeyi teröristlerden temizleyeceğiz.

SORU- Reyhanlı ile ilgili ne diyeceksiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Reyhanlı’ya en son yaptıkları saldırı bunların son çırpınışı dedim. Dolayısıyla bu tehdit sınırımızın hemen ötesinde varken biz operasyonları durdurmayız, sonuna kadar bu temizliği yapacağız. Zaten milletimizin de bizden istediği budur.

SORU- Efendim, Fransa’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini acil çağırmasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu sabah Fransa Dışişleri Bakanı Le Drian ile bir telefon görüşmesi yaptım, kendisi de Cezayir’deydi. Afrin’le ilgili bazı sorular sordu, ben de kendisine ne yaptığımızı söyledim, hedefimizin de siviller olmadığını, insani konularda ve insani yardımlarda Türkiye’nin ve Türk askerinin de her zaman ne kadar dikkatli olduğunu ve merhametli olduğunu bildiklerini de hatırlattım. Kendisi de teşekkür etti. Bu vesileyle özellikle rejimin son zamanlarda İdlib’de, Doğu Guta’da ve diğer bölgelerdeki saldırıları sebebiyle insani durumların oluştuğunu ve bunu Birleşmiş Milletler’in gündemine de getirmek istediklerini söylemişti. Şu anda yaptıkları açıklama da bunu söylüyor genel durum hakkında. Eğer Fransa veya bir başka ülke bu konuyu Birleşmiş Milletler’e götürecek olursa, bizim gözümüzde müttefikinin yanında, yani bizim yanımızda değil de bir terör örgütünün yanında olan ülke konumuna düşer ve bundan sonra bizden de böyle muamele görür. Fransa ile bizim her alanda ilişkilerimiz iyidir. Sayın Cumhurbaşkanımız Macron’la sürekli hem telefonla, hem de yüz-yüze görüşmeler yapmaktadır. En son Fransa’ya yaptığımız ziyaret de son derece başarılı geçmiştir. Dolayısıyla Fransa’dan böyle bir durumda ancak bize destek vermesini bekleriz, terör örgütünün yanında olmasını istemeyiz ki Fransa özellikle YPG’nin Suriye için oluşturduğu riski en az bizim kadar bilen bir ülkedir. Hatta Rakka operasyonundan sonra ABD’ye buraları YPG’ye değil Rakka insanına, yani Rakka’da yaşayanlara verilmesini telkin etmiştik. Hatta ABD Fransa’ya da bize olduğu gibi bu sözünü vermiştir. Dolayısıyla bu konuları bilen bir ülkenin bizim operasyonumuzu Birleşmiş Milletler’e götürme ihtimalini biz görmüyoruz. Dolayısıyla bu sabahki yaptığımız telefon görüşmesinde de rejimin ihlallerini ve insani durumu götüreceklerini söylemişti. Bize Fransa’dan gelen şu andaki açıklamalar da bu yönde.