#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Basın Mensuplarının Sorularına Verdiği Cevaplar, 28.04.2017, Valetta

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Gayrıresmi Gymnich toplantısına katıldık. Sabah kendi aralarında bir toplantı yaptılar. Öğleden sonra da aday ülkelerin Dışişleri Bakanlarının da katılımıyla bir toplantı yaptılar. Avrupa Birliği'nin bundan sonraki vizyonuyla ilgili hazırlanan belge üzerinde görüşmeler oldu. Bu sabahki toplantıda tabi Türkiye’yle ilişkiler gündeme gelmiş ve burada Türkiye’yle diyalog ve işbirliği kararı çıkmış ve Türkiye’nin dışlanmaması gerektiği konusunda görüşler belirtmişler, büyük ekseriyette böyle olmuş. İkili görüşmelerde de Avrupa Birliği yetkililerinden ve bazı bakanlar aynı sıcak mesajları gördüm.

Biz de kendilerine çok net mesaj verdik ikili görüşmelerde ve öğleden sonraki oturumda yaptığımız konuşmada. "Diyalog ve işbirliği istiyorsanız, bunun samimi ve gerçek bir diyalog ve işbirliği olması lazım ve çifte standarttan uzak olması gerekiyor".

Ayrıca, bu hazırladıkları belgelerin, vizyonun doğru olduğunu, fakat bugünkü anlayışla bu vizyonun ve bu ortaya konulan hedeflerin uygulanmasının mümkün olmadığını gördük. Sadece bize yönelik değil, Avrupa Birliği'nin kendi içindeki üye ülkelere ve Balkanlar’daki ülkelere, Türkiye gibi ülkelere yaklaşımının yanlış olduğunu söyledik.

Diğer taraftan, Türkiye’ye karşı çifte standartlarını tek tek söyledik. İşte Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’ndeki karar, bu milletvekillerine hükümetlerin neden Türkiye’yi cezalandırın diye talimat verdiklerini, bunun sorumlusunun Türkiye’nin olmadığını, kendi iç siyasi kaygılarından kaynaklanan sorunlar olduğunu net bir şekilde söyledik.

Gönderdikleri raportörlerin Türkiye’de hayır kampanyasına katıldıklarını ve bazılarının da PKK’ya destek verdiklerini, dolayısıyla bu tür raportörlerin hazırladığı herhangi bir raporun bizim için geçerli olmadığını söyledik.

Diğer taraftan, referandum zamanında bazı ülkelerin çok açık, net bir şekilde taraf tutuğunu, oysa Avrupa’da 6 milyona yakın Türk olmasına rağmen hiçbir Avrupa ülkesindeki seçimde veya herhangi bir seçimde Türkiye’nin hiç taraf tutmadığını ve o ülkelerin iç siyasetine karışmadığını, fakat Avrupalı siyasetçilerin Türkiye’deki referandumda taraf tuttuğunu söyledik.

Diğer taraftan, bize çıkarılan engeller ve seyahatlerimizin ve vatandaşlarımızla, Türk toplumuyla buluşmamızın engellendiğini, ama diğer taraftan "hayır" kampanyasına destek verenlerin ve PKK’lıların desteklendiğini ve onlara her türlü imkanın sağlandığını net bir şekilde, tane tane söyledik.

Sonuçta Türkiye’nin Avrupa için önemini de vurguladık. "Bizimle işbirliği yapacaksınız, bizimle diyalog içinde olacaksanız, bize karşı çifte standarttan uzak durun, bizimle samimi olun ve açık olun", bunu da net bir şekilde söyledik.

Tabi Avusturya Dışişleri Bakanı Türkiye’nin NATO içinde Avusturya’yı engellediğini söyledi. Ben de kendisine konuşmamda cevap verdim, "Avusturya Türkiye’nin AB sürecini engellemek için kararlar alıyor ve söylemler içinde, bu tavırlarını değiştirirse biz de politikalarımızı gözden geçiririz. Önce siz kendinizi bir çek edin ve yanlış politikalarınızdan geri dönün" dedik.

Şimdi ikili görüşmelerde de görüyoruz ki, artık hatalarını anlamaya başlamışlar ve "Türkiye’yle ilişkileri nasıl düzelteceğiz" diye soruyorlar, "hangi adımları atmamız lazım?" Ben de düşüncelerimi, hatalarını, kendilerinin de kabul etmeye başladığı hatalarını yüzlerine samimi bir şekilde söyledim, olması gerekeni de. Biz her zaman açığız, her zaman net konuşuyoruz, bizim gizli gündemimiz, ajandamız yok ve Türkiye’yi eşit bir ortak gibi görmek durumunda olduklarını da söyledik. Avrupa Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden sorumlu Komiseri Hahn’la bugün görüştük, Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Mogherini’yle görüştük, Almanya Dışişleri Bakanı Gabriel ile keza görüştük, ayaküstü birçok bakanla da görüştük. Bazı Cumhurbaşkanları Türkiye’ye gelmek istiyor, önümüzdeki süreçte bazı toplantıları organize etmemiz gerekiyor.

Mesajlarımızı verme bakımından bu toplantı faydalı geçti. Tabi Balkanlar’daki yanlışlarını da söyledik, Balkanlar, Makedonya’daki durum vesaire, diğer konular da gündeme geldi. Bu açıdan faydalı bir toplantı olduğunu söyleyebilirim.

SORU- Efendim, Federica Mogherini bugün düzenlediği basın toplantısında aynen şunu söyledi: Türkiye’yle üyelik görüşmelerini askıya almıyoruz ve kesmiyoruz. Bundan sonraki yol haritasıyla ilgili neler söyleyebilirsiniz? Türkiye bundan sonraki süreçte ne yapacak?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Türkiye tüm fasılları açmaya hazır konuşmamda da söyledim ve açılış kriterlerini yerine getirmeye de hazır, bugüne kadar getirmiş. Bizim problemimiz teknik değil, bizim önümüze çıkarılan engel siyasi bir engeldir. Türkiye’yle ilgili karar vereceklerse de versinler; bugün vermişler, işte müzakereleri sürdürelim. Ama bu bir söz olarak kalmamalı, uygulamada bunu görmeliyiz. Şimdi vize serbestisiyle ilgili, diğer konularda atılması gereken adımları da söyledik ve önümüzdeki süreçte bu konularda bazı gelişmeler olacağını da söylediler. Bundan sonraki süreçte madem Türkiye’yle süreci devam ettirmek istiyor, kendilerine de örneklerle verdiğim gibi, biz 60 senedir -rakamlarla bugün kıyaslamalar da yaptım- müzakere ediyoruz, 60 sene önce karar vermişiz. 3 sene önce müzakerelere başlayan Karadağ 26 fasıl açtı, biz daha 18 faslı ancak açabildik 2005’ten bu yana, 12 sene içinde. Bizimle aynı gün müzakerelere başlayan Hırvatistan, ki konuşmamda da söyledim, her iki ülkenin üye olması ya da mesafe kat etmesi bizi mutlu eder, bizim dostlarımız, kaç sene önce üye oldu. Demek ki konu teknik değil, konu siyasi, engeller siyasi. İşte bu siyasi engellerden arındırılmış bir yaklaşım istiyoruz, ne kadar samimi olduklarını bundan sonra göreceğiz.

Ama bir şeyi de anlatıyoruz, öğrenecekler, Türkiye’ye farklılıklarımız da olsa eşit bir ortak gibi bakmalılar ve öyle davranmalılar ve bugüne kadar ki yanlış yaklaşımlarından ve hatalarından da ders almış gibi gördüm, ama inşallah samimilerdir, ders de almalılar ve Türkiye’yle ilişkilerini samimi bir şekilde, sağlıklı bir şekilde götürmeleri gerekiyor.

SORU- Efendim, geçtiğimiz hafta olan olumsuz havanın bugün dağıldığını ve olumlu bir havanın oluştuğunu söyleyebilir miyiz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ben bu olumlu havayı gördüm, hatalarını anladıklarını da gördüm, eğer samimilerse. Yapılan konuşmalarda da Türkiye’yle ilgili, benim olduğum toplantıda da, herkes Türkiye’yle ilgili konuşmadı ama, konuşanların da, Avusturyalı da Türkiye hakkında olumsuz bir şey söylemedi, sabah ne konuştuğunu bilmiyorum, ama "Türkiye NATO içinde bizi engelliyor, Avusturya biliyorsunuz NATO üyesi değil, bu politikasını gözden geçirmesini istiyoruz" dedi, "rica ediyoruz" dedi. Onun dışında olumsuz konuşan olmadı, Türkiye’yle ilgili de olumlu şeyler söylendi. Daha pozitif bir atmosfer var, ama samimi olmazlarsa yarın gene hemen dağılabilir.

Şimdi Avrupa Parlamentosu'nu da söyledik. Avrupa Parlamentosu'nda 80 milyonluk bir ülke için bir raportör atıyorlar, bu raportör de taraflı, PKK’nın pozisyonunu destekliyor, bunu da söyledim konuşmamda. Biz kendisine o kadar zaman ayırdık, 2 saat ayırdım en son geldiği zaman, benim ve diğer bakanlarımızın, Adalet Bakanımızın, diğer bakanlarımızın, Avrupa Birliği Bakanımızın söylediklerinden bir kelimeye bile raporunda yer vermedi; böyle olmaz. Türkiye’yle ilgili rapor hazırlarken bizim görüşlerimize de yer vermeleri geriyor, objektif ve dengeli olmaları gerekiyor.

Olumlu havayı gördüm, ama ne kadar samimi olduklarını önümüzdeki süreçte göreceğiz. Ama verilmesi gereken ne kadar mesaj varsa, geçtiğimiz günlerde yaşanan sorunların sebebi ve tepkilerimiz dahil hepsini de bugün tane tane net bir şekilde verdik.

Sağ olun, teşekkürler.