#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun AA Editör Masasına Verdiği Mülakat, 23 Ekim 2018

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Editör Masasından hayırlı günler.

Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu bugün misafirimiz.

Sayın Bakanım, hoş geldiniz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hoş bulduk.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Efendim, daha evvel de ben sizi burada ağırladım, ama o zaman hep böyle bir aynı zamanda unvanınızın yanına bir de Antalya milletvekili koyardık, ne oldu Antalya milletvekilliği?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Antalya milletvekilliği maalesef yeni sistem gereği gitti. Neden maalesef diyorum, çünkü gerçekten milletimizi ve Antalya’mızı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ve Büyük Millet Meclisi aracılığıyla da Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi ve diğer uluslararası platformda temsil etmekten onur duydum. Tabii yeni sistemde güçler ayrılığı gereği ikisini birden sürdüremiyorsunuz bazı başka ülkelerde olduğu gibi.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Seçilmiştiniz oysa, ama Anayasa gereği düştü.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Seçildim, ama Antalya’ya gidince şunu da söyledim: Siz beni seçtiniz gönderdiniz ve Partimize de destek verdiniz, birinci yaptınız. Ben bundan sonra da fırsat buldukça Antalya’nın tüm meselelerinin çözümü için ya da tüm projeler için milletvekili arkadaşlarımızla beraber çalışacağız, katkı sağlayacağım dedim, borcumuz çok yani Antalya’ya.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- İki hükümet sisteminde de aynı vazifeyi ifa ediyorsunuz, dolayısıyla en büyük tecrübe sizde. Nasıl bir fark var?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Esasen yeni dönemde iş çoğaldı, nasıl oldu anlamadım ama gerçekten dün gece işte 3’te yattık, sabah yine 6’da kalktık, işler çoğaldı, şikâyetimiz yok çok şükür, sorumluluk fazla. Tabii yeni sistemde geçiş dönemindeyiz, ama şimdiden daha pratik ve daha hızlı kararlar alıyoruz, uygulaması da keza öyle, daha güçlendiğimizi hissediyoruz. Bakmayın siz bu ekonomideki bu kur dalgalanması vesaire, bunları atlatırız. Yeni sistemde bakanlık sayısı da azaldı, 16 bakanımız var, daha dinamik bir hale geldi. Bürokrasiyle ile ilgili yapılanmayı da yaparsak, daha da hızlandırırsak, vatandaşlarımızın, halkımızın beklentilerini de daha çabuk karşılarız diye düşünüyoruz. Bizim Bakanlıkta içeride ve dışarıda tüm misyonlarımızda gerçekten çok ciddi bir çalışmamız var arkadaşlarımızla beraber tüm Bakanlığımız bunun bilincinde. Yeni sistemde iş çoğaldı, şikâyetimiz yok ama.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Antalya olumsuz etkilenir mi bundan, daha mı az gidersiniz Antalya’ya?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Eskisine göre daha az gidiyorum. Olumsuz etkilenmez, çünkü Antalya’mızın tüm meselelerini telefonla da takip ediyoruz. Ama tabii tüm Türkiye’nin Dışişleri Bakanı olduğumu da unutmuyoruz. Diğer yine illerimizden gelen bir konu olduğu zaman ilgileniyoruz. Öyle ilginç şeyler geliyor ki dış politikayla iç politika arasında fark kalmadı. Mesela futbol takımlarından da sürekli yurt dışında vize alması futbolcuların gelmesi konusunda veya herhangi bir son dakikada kulüpten izin çıkması gibi, buna benzer yani Üçüncü Lig takımlarımızdan bile talepler geliyor. Fakat bir şey fark ettim bu dönemde; amatör kümede bile yabancı oyuncu var. Ben yabancıya karşı değilim, fakat amatör liglerde yabancıya karşıyım. Yani altyapıya ve amatör kümelere bizim önem vermemiz lazım, buralardan yukarıya doğru oyuncuların yetişmesi lazım. Her yere yabancı oyuncunun gelmesi doğru değil.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Geniş bir zamanda bu mevzuları da konuşalım.

Şimdi gündemin sıcak konusuyla başlamak istiyorum müsaade ederseniz Sayın Bakanım.

Suudlu gazeteci Kaşıkçı’nın öldürülmesi, artık öldürülmesi diyebiliyoruz her ne kadar Suud kendi ikrarında öldü dese de, konusunda Suudi Arabistan’dan gelen son açıklamayı tatminkâr buldunuz mu? Suudi makamları soruşturma sürecinde gerekli işbirliğini sergiliyor mu? Dün bir araç vardı, arandı-aranamadı tartışması da vardı. Uluslararası soruşturma taleplerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Soruşturmada artık sona doğru yaklaşıldığını söyleyebilir miyiz? Ve ilaveten 1 saat kadar sonra Sayın Cumhurbaşkanımız Grup Toplantısında AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla bu konuyla ilgili bazı detaylar vereceğini, neden 15 kişi gelindiği halde 18 kişinin tutuklandığı gibi bir ipucundan da yola çıkarak bazı detayları aktaracağını söyledi. Ne gibi detaylar bekliyorsunuz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Doğrudur, Sayın Cumhurbaşkanımız bugün Grup Toplantısında bu konuya epeyice bir zaman ayıracak ve bugüne kadar ne yapıldı, ne olacak, bunların tabii ki takdiri Sayın Cumhurbaşkanımızındır. Fakat bu süreçte geç de olsa Suudi Arabistan’ın Kaşıkçı’nın öldürüldüğünü kabul etmesi önemlidir, geç de olsa. Esasen bu süreçte Türkiye gerçekten tüm dünya kamuoyunun önünde sakin, aklıselim, sağduyulu, şeffaf, dirayetli bir tutum sergilemiştir ve bu olayın aydınlığa kavuşturulması için yapması gereken her şeyi yapmıştır ve bundan sonra da yapacaktır. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın Suudi Arabistan Kralı Selman’la yaptığı görüşmeden sonra Suudların işbirliği konusunda daha olumlu olduğunu söyleyebilirim. Maalesef Konsolosluk binası ve rezidans dahil araçların taraması konusunda biraz geç kalınmıştır. Biz Suudi Arabistan dahil bu konuda herkesle işbirliği yapabileceğimizi zaten söylemiştik, bir çalışma grubu da kuruldu. Diğer taraftan bahsettiğimiz araç dahil tüm aramalarda Suudi Arabistan yetkilileri de oluyor, onlarla beraber yapılıyor herhangi bir tereddüt olmasın, soru işareti olmasın diye.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Bu niye böyle yapılıyor, hukuki bir zorunluluk mu var?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Neticede bir ortak çalışma grubu kararı da aldık.

İkincisi; tabii ki bir ülkenin Başkonsolosluğunda bizim sınırlarımız içinde olsa da o ülkenin toprağı sayılıyor Viyana Sözleşmesine göre. Bizim de Riyad’daki Büyükelçimiz bizim toprağımız veya Cidde’deki Başkonsolosluğumuz. Tabii onlarla beraber yapmak şeffaf bir süreci yürüttüğümüzün göstergesidir. Bu süreci bundan sonra da böyle götüreceğiz. Ama Türkiye bu konuda kararlıdır ve soruşturma, Başsavcılığımızın yürüttüğü soruşturma genişletilerek ve derinleştirilerek devam ediyor. Elde edilen bulguları, bilgileri zaten paylaşıyoruz. Bu konuda Cumhurbaşkanımız gerekli zaten açıklamaları yapacaktır.

Diğer taraftan, uluslararası bir soruşturma talebi olursa nasıl değerlendirirsiniz dediniz. Tabii ki biz bu konuda soruşturmayı yürütüyoruz, fakat diyelim ki BM veya uluslararası bir kuruluş ya da mahkeme soruşturma açtı. Bu zamanda tabii biz nasıl bugüne kadar işbirliği yaptıysak, elde edilen bilgilerin, bulguların, belgelerin verilmesi gibi uluslararası hukuk çerçevesinde şeffaf bir şekilde işbirliği yaparız.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Efendim, geç kalındı dediniz, bu bizden kaynaklanan bir geç kalma mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hayır, bizden kaynaklanan bir geç kalma değil. Biz daha olayın başında Başsavcılığımızın talebi üzerine Suudi Arabistan’dan Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluk binası, yine Başkonsolosun rezidansı, araçlar dahil buralarda arama yapılması gerektiğini, yapmak istediğimizi, yani Başsavcılığın yapmak istediğini uzmanlarla beraber karşı tarafa ilettik. Karşı taraf bu konuda size döneceğiz dedi, biraz geç döndüler. Cumhurbaşkanımız Kralla görüştükten sonra işler daha da kolaylaştı. Daha sonra sizler de takip ettiniz zaten, uzmanlarımız bu binalara girdiler, gerekli araştırmaları yaptılar.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Sayın Bakan, bir işbirliğinden bahsettiniz, gerek Suudi Arabistan’la mevcut yürütülen işbirliğini kast ettiniz, gerekse bundan sonra bir talep söz konusu olursa uluslararası camiadan bir kurum, kuruluştan Birleşmiş Milletler gibi, onlara da aynı işbirliğini sergileriz dediler. Bunlar başka şey, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma başka şey diye mi anlamalıyız? Yoksa Suudlarla ortak çalışma grubumuz var, başka da hiçbir şeyimiz yok mu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Suudların teklifi üzerine bir çalışma grubu kurduk, yani burada bilgiler paylaşılıyor...

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Ama Cumhuriyet Başsavcılığının çalışması ayrı.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tamamen ayrı, yani bizim ortak bir çalışma grubumuz Başsavcılığımızın başlattığı soruşturmayı akamete uğratmamıştır, uğratmayacaktır da, onlar ayrı şeyler. Elde edilen bilgi-belge konusunda paylaşılabilir, işte bir arama yapılacağı zaman onlarla istişare edilir, konuşulur; bu anlamda bir çalışma grubu. Aksi taktirde soruşturmayı, yani Başsavcılığın yürüttüğü soruşturmanın içinde Suudi Arabistan tarafından hiç kimse yok, herhangi bir savcı ya da işte uzman yok. Sadece Başsavcılık ihtiyaç duyduğu zaman arama-taramada ve bilgi paylaşımı gerektiği zaman hukuk çerçevesinde bunlar olabiliyor. Aynı şekilde siyasi boyutu da var işin. Sayın Cumhurbaşkanımız iki defa Kral’la biliyorsunuz görüştüler. Yani buna benzer işbirliğini yapmak durumundayız zaten. Ama soruşturma devam edecek, elde edilen bilgiler belgeler, bunların hepsi sonuçta açığa çıkıncaya kadar, yani bu Kaşıkçı davası herkesi tatmin edecek şekilde ne olduğu ortaya çıkıncaya kadar bu soruşturma devam eder Başsavcılığımızın uygun gördüğü şekilde.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Efendim, Avrupa Birliği, Almanya, İngiltere, Fransa, ayrı ayrı ülkeleri de soruyorum, Avrupa Birliği’ni de sorayım, siz orada emek vermiş, tecrübesi olan bir siyasetçisiniz. Dolayısıyla oradaki yaklaşımları sizin ilk elden çok daha net biçimde görmeniz söz konusu. Ayrıca, Amerika’da meslektaşınızla, Pompeo ile burada o Riyad’dan döndüğünde havaalanında bir görüşmeniz oldu. Bu konuları da konuştuğunuzu tahmin ettiğimiz, sizin de açıklamanızdan anladığımız. Amerikalılar nasıl bakıyor, Avrupalılar nasıl bakıyor, siz bu bakışı basını, yönetimi ayırarak değerlendirirseniz yeterli buluyor musunuz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu süreçte çok sayıda dışişleri bakanıyla ve uluslararası örgüt temsilcisiyle temasta olduk, onların araması ya da ziyaret etmesi sebebiyle. Tabii bütün dünya tepki gösterdi, yani birden bir insan, bir can ve de bir gazeteci kayboldu. Herkes ne olduğunu merak ediyor, farklı çelişkili bilgiler var ortada. Ve dünya kamuoyundan, uluslararası toplumdan bu konuda gerçekten çok güçlü ses geldi. Ve bizim sergilediğimiz tavrın yanında uluslararası toplumun ortaya koyduğu baskı da, Suudi Arabistan’ın bu cinayeti kabullenmesine sebep oldu diyebilirim. Ülkelerden gelen açıklamalara baktığımız zaman net tavır ortaya koyanlar oldu. Diğer taraftan, G-7 açıklaması Kanada Dışişleri Bakanı öncesinde beni aramıştı, Kanada biliyorsunuz G-20 Dönem Başkanlığını yürütüyor. İngiltere, Almanya, Fransa ortak açıklaması, Avrupa Birliği’nden gelen açıklamalara baktığımız zaman tüm dünya…

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Avustralya, Yeni Zelanda…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii Avustralya, Yeni Zelanda, bu konuda Avustralya Dışişleri Bakanıyla da görüşmüştük, gerçi Filistin ve Kudüs sebebiyle görüşmüştük, ama bu konuyu da konuştuk. Dünyadan çok güçlü bir tavır geldi, onu söyleyebilirim. Esas ortaya çıktıktan sonra nasıl tavır olacak, onu da izleyeceğiz.

METİN MUTANOĞLU- Burada Amerikalılar biraz daha bu işin üzerine gidiyorlar Amerikan basını özellikle Amerikan senatörleri bu işi çok yoğun bir şekilde gündemde tutuyorlar ve Amerikan Suud ilişkilerinin bir noktada silah satışı ve benzeri ticari ilişkilerin kesilmesi, azaltılması konusunda da baskı yapıyorlar. Bu arada CIA Direktörü Haspel’in Türkiye’ye gelmesiyle ilgili de bir iddia var. Bu çerçevede baktığımızda Amerikalılarla bizim bilgi paylaşımı konusundaki durumumuz nedir efendim?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Biz şu ana kadar herhangi bir ülkeyle bizdeki delilleri, bilgileri paylaşmadık, daha önce de böyle bir soruya cevap vermiştim biliyorsunuz. Ama istihbaratlar arasında görüş alışverişi olabilir, sorular sorulabilir bize de sorular soruluyor. Biz de elde edilen bilgiler çerçevesinde ne yaptığımızı, ne olduğunu anlatıyoruz yere geldiği zaman toplantılarda da bu konu gündeme geliyor.

Diğer taraftan tabii Amerika’da kongre üyelerinden, basından, iş dünyasından bile ses ve tepkiler geliyor. Ama bazı ülkeler de görüyoruz işte Suudi Arabistan’la ilişkileri bozmadan nasıl bu işi yönetebiliriz anlayışı da var o da o ülkelerin kendi tutumudur. Burada zaten bir ülkeyle olan ilişki değil, ortada bir cinayet var bunun aydınlatılmasıdır, hukuki bir süreçtir yargı sürecidir ve bunun açıklığa kavuşması gerekiyor.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Teşekkür ediyoruz.

Sayın Bakanım ikinci sorum biraz daha az gündemde kaldı sıcak gündemler birbirini kovaladığı için. Amerikalı Pastor Brunson’ın ülkesine dönmesinin ardından Türk-Amerikan ilişkileri yeni bir döneme girdi diyebiliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Trump’la, siz de meslektaşınız Mike Pompeo’yla görüştünüz. Bundan sonraki adımlar hangi istikamette atılacak? Şu iki bakanımız hakkında bir ambargo pek bir anlamı olmasa da bir ambargo kararı var öte yandan Münbiç diye de sıcak bir konumuz var.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii yaptırım başta da söyledim zaten saçma sapan bir şeydi bir etkisi de olmadı, faydası da olmadı sadece gerginliği biraz arttırdı. Baktığımız zaman Pastor Brunson meselesine sonuçta yargı kararını verdi ve Amerika ne diyordu? Bu kişi masum, bu kişi sadece bir din adama mahkeme öyle söylemedi cezayı verdi. Ortada şikâyetler var, deliller var, şahitler var. Neticede uzun uzun iddianamenin hazırlanması bile uzun sürdü uzun uzun incelemeler, araştırmalar yapıldı ve mahkeme karar verdi. Amerika’nın şunu anlaması lazım: Yani Türkiye şimdi bırakmalıdır böyle talimatla bir kere bu hukukun üstünlüğüne aykırıdır, güçler ayrılığı ilkesine de aykırıdır. Dolayısıyla, şimdi bugün Başkan Yardımcısı bugün Türkiye bırakacak, bırakmazsa şöyle yaparım böyle olmayacağını da gördü. Neticede zamanında duruşma da zamanında oldu mahkeme tarihi zaten 12 Ekim’e verilmişti, mahkeme kararı verdi ve cezaya çarptırıldı. Tabi ki yaptığı süreyle beraber serbest bırakıldı, şimdi bu önemli bir mesele. Tabi bunun bu şekilde neticelenmesinden dolayı biraz ortam yumuşadı bu da iyi. İlişkilerin her zaman sağlıklı bir zeminde yürümesini arzu ederiz biz. Ama gerçekçi olmamız lazım Türkiye’yle ABD ilişkileri Brunson yüzünden gerilmedi. Türkiye’yle ABD ilişkileri esasen ABD’nin YPG/PKK’ya verdiği destek sebebiyle gerildi. Ve aynı şekilde FETÖ’yle ilgili bugüne kadar istediğimiz adımları atmamasından dolayı gerildi. O nedenle bir önceki Dışişleri Bakanı Tillerson Ankara’ya kadar geldi ve üç tane çalışma grubu kurduk bunu daha önce de burada değerlendirmiştik. Şimdi bu konularda ABD’den bizim beklentilerimiz var. Ayrıca bir Halkbank davası var tamamen FETÖ motifli bir dava, aynı şekilde Hakan Atila yine o davayla ilgili. Konsolosluk meselelerinde karşılıklı konular var. Onlar konsolosluk meseleleri, konsolosluk istişare mekanizmaları çerçevesinde ele alınır, hukuki meseleler keza öyle ama iki tane çok önemli şey var. YPG/PKK’ya ABD’nin desteği tamamen kesmesi lazım ve buna paralel olarak da Münbiç yol haritasının artık tamamen uygulanması gerekiyor. Takvimde bir gecikme oldu doğru öngördüğümüz takvimde. Şu an da ortak eğitim programı Gaziantep’te başladı yakın bir zaman için de yine ortak devriye Münbiç içinde başlayacak. Yine buralarda kim görev alacak? Güvenlik birimlerinde, yönetimde kimler görev alacak bu konuda da birlikte karar verileceğine göre mutabakatta bu var, yol haritamızda bu var, bu adımların da bir an önce atılması lazım. Bu konuyu Sayın Cumhurbaşkanımız Başkan Trump’la telefon görüşmesinde de konuştu. Aynı şekilde Pompeo’yla Ankara’ya geldiği zaman da ve yine hemen Trump, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı aradıktan sonra biz de Pompeo’yla görüştük ve onun takibi şeklinde oldu ve Münbiç yol haritasını da konuştuk. Zaten Trump telefon görüşmesinin hemen arkasından hem Pompeo’yu aramış hem de Mattis’i aramış bu Münbiç yol haritasını hemen uygulayın diye. Cumhurbaşkanımız çünkü buradaki gecikmeyi özellikle vurgulamıştı konuşmada. Neticede bu konuda adımlar atılırsa, beklentilerimiz karşılanırsa o zaman gerçek anlamda ilişkiler normalleşmiş olur. Şu anda ki normalleşme ya da pozitif atmosferin oluşması önemli, ama sadece bir kişinin serbest bırakılması ya da bırakılmamasıyla ilgili değil o ilişkiler. Yani geldiğimiz nokta da sadece buna bağlı değil bizim ABD’den beklentimiz daha fazla ve haklı beklentilerimiz var.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Ümitli misiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ümitli olmak durumundayız o gün de söyledik kendilerine Cumhurbaşkanımız çok net söyledi. Sizin sıkıntınız varsa Münbiç’ten YPG’yi çıkarmaya biz bunu hallederiz çekilin siz kenara biz bunu hallederiz. Nasıl Afrin’de yaptık, nasıl Fırat Kalkanıyla yine tüm o bölgeyi DEAŞ’tan temizledik. Bizim için DEAŞ, PKK, FETÖ hepsi terör örgütü hepsi aynı ve Münbiç’ten de temizleriz dedik. Dolayısıyla umutlu olmak durumundayız, ortada bir yol haritası var. Zaten bu yol haritası ne için iki Dışişleri Bakanı tarafından onaylandı? Uygulansın diye. Dolayısıyla umutlu olmak durumundayız, ama umutlu olmanın dışında bunun olması gerektiğini söylüyoruz ve söylemeye de devam edeceğiz ve takipçisiyiz.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Bu ambargo kararlarının kısa süre içerisinde kalmasını ve diğer alanlarda…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu konuda adımlar atılacak önümüzdeki günlerde atılacak.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Onlar da görüşmenin içeriğinde zikredildi mi efendim?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ankara’da yaptığımız görüşmede Pompeo’ya da söyledik kendisi de zaten aynı fikirde ve yine Ankara’dan ayrılmadan önce verdiği bir demeçte de bu konuda çalıştıklarını önümüzdeki günlerde adım atabileceklerini söyledi. Zaten dediğim gibi çok gereksiz kime ne faydası olacak, yani bizim Bakanlarımızın orada bir malı mülkü mü var? İçişleri Bakanımız güzel bir şekilde cevap verdi, bizim için orada bir mal var dedi, o da Pensilvanya’da dedi, gayet güzel bir cevap verdi yani.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Teşekkür ediyoruz. O konuyla ilgili herhangi bir gündem ya da işte bir takvim söz konusu mu efendim?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU: Hangi konuyla ilgili?

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Fethullah Gülen’in iadesine ilişkin…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- FETÖ’nün iadesi ve oradaki soruşturmalarla ilgili tabii biz son delillerde verdik. O gün Mike Pompeo Ankara’ya geldiği zaman kendisine FETÖ’nün yakınındaki insanlar ve darbe girişimini yine koordine edenler ve ondan önce yine kimlerle temastalar FETÖ dahil bu konularla ilgili elde edilen bilgileri biz Adalet Bakanlığına verdik, Dışişleri Bakanlığına verdik ve Pompeo’ya da bunu hatırlattım. Diğer taraftan FBI’nın yürüttüğü bir soruşturma var bu da ABD içinde FETÖ’nün bugüne kadar anlatmaya çalıştığımız işlediği suçlar. Vergi kaçakçılığı, insan kaçakçılığından tutun da işte bu charter okullarındaki ihlaller dahil tüm bu konularda bir soruşturma açılmasını da istiyorduk, yine para aklama gibi vesaire. Şimdi FBI bir soruşturma başlattı FBI’dan ve Dışişleri Bakanlığından bir ekip Ankara’ya geldiler ve biz burada yine tüm belgeleri, bilgileri onlarla da paylaştık.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Amerikan tarafı bu belgeleri eksik ya da yetersiz mi buluyor, yoksa kendileri açısından daha farklı bir somut beklentileri mi var Sayın Bakanım?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- FBI’ın soruşturmasıyla ilgili verdiğimiz bilgi ve belgelere yönelik herhangi bir olumsuz bir dönüş olmadı. Onlar kendi içlerinde bu soruşturmayı yürütüyorlar. Ama en son Trump Cumhurbaşkanımıza sen bana dosya numaralarını ver yeter dedi. Yani biz yeterli belgeyi, bilgiyi verdik, yani bunların hepsi mahkeme kararları var, bilgiler var, belgeler var bir önceki görüşmede söylemiştik yüz yüze görüşmede. Sonuçta bir de şu var: ABD yani bu kişinin aldığı her nefesi ve attığı her adımı benden daha iyi biliyor.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Pek adım atmıyor gibi sadece bir kampüsün içerisinde…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Nereden nereye attığı her adım ve aldığı her nefesi benden daha iyi sayıyor, benden daha iyi biliyor.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Bizi niye zorluyorlar bu konuda Sayın Bakanım, ne düşünüyorsunuz? Çünkü Pompeo aynı zamanda meslektaşınız daha evvel bu konuya hakim olması gerekecek bir koltukta oturuyordu, CIA Başkanıydı. Şimdi kimseden ilave bir belgeye bilgiye ihtiyacı olmadan durduğu yerden bu mevzuyu sizin söylediğiniz gibi çok rahat görebilecek bir pozisyonda.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hepsi görür, arar, bilir, kimi aradığını oradan daha iyi bilir telefon görüşmeleri dahil kimler yaptığı bilir bunları da kendilerine söyledik. Yani bu konularda olumlu adım atacaklarını söylüyorlar, ama henüz daha bir adım görmedik.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Ama biraz daha sanki umutluyuz oraya doğru gidiyoruz gibi ilişkilerin geldiği nokta açısından.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani burada umutlu olup olmama meselesi değil, bu konuyu sıkı takip edip etmeme meselesi. Biz burada somut adım görmek istiyoruz, bu ilişkilerimiz için de hayati bir konu, ilişkilerimizin geleceği bakımından da hayati bir konu.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Böylece söylediniz…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii Cumhurbaşkanımız da söylüyor, bizler de söylüyoruz, diğer bakanlarımız söylüyor, istihbaratımız söylüyor, yani bizim tarafımızda herkes muhatabıyla görüştüğü zaman bu konuyu anlatıyor. Adalet Bakanımız keza belgeleri, bilgileri verirken söylüyor, anlatıyor. Yani Türkiye’de darbe yapmış bir kişinin, bir terör örgütünün, bir elebaşının orada yaşaması bizim tarafımızdan kabul edilir bir şey değil. Anlaşmalar ortada, hukuk ortada, belgeler deliller ortada. İki ülke arasındaki ikili anlaşmaların çerçevesi belli dolayısıyla, ABD’nin yapması gereken tek şey artık adım atmak.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Teşekkür ediyorum. Metin Mutanoğlu,

METİN MUTANOĞLU: Efendim az önce bahsettiniz Amerika’nın PKK, YPG’yi desteklemesi konusundan bahsettiniz, Münbiç’teki durumdan da bahsettiniz önemli açıklamalarda bulundunuz. 27 Ekim’de İstanbul’da Cumartesi günü dörtlü Suriye zirvesi var. Bir taraftan Soçi, Astana zirveleri Ruslarla yapmış olduğunuz iş birlikleri Suriye’de neden böyle bir zirveye ihtiyaç duyuldu, neden yapılıyor dörtlü zirve? Birde Almanya ve Fransa özellikle SDG’nin masaya oturtulması konusunda ısrarcılardı bu ısrar devam ediyor mu?

Bir başka sorum da bununla yine bağlantılı bir şekilde. Fırat’ın doğusunda sadece Amerikalıların değil, bazı Ortadoğu ülkelerinin de PKK YPG’ye destek verdiğine dair duyumlar var, bu konudaki görüşleriniz nedir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi bu dörtlü zirve fikri aslında NATO zirvesi marjında gelişti.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Brüksel’de.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet Brüksel’de. Sayın Cumhurbaşkanımız Merkel’le sohbet ederken Rusya’dan, İran’dan, Suriye’den konuşulurken üçlü bir toplantı yapalım, daha sonra Fransa’da olsun dörtlü bir toplantı yapalım dendi ve süreç bugüne kadar geldi. Tabii burada önemli olan şudur: İki ülke Astana sürecinde aktör, biz aynı zamanda Cenevre süreci dahil Suriye’yle ilgili tüm platformlarda varız hem de aktif bir şekilde varız, yapıcı bir şekilde varız. Suriye sorununun çözümü için en çok çaba sarf eden, en çok somut adım atan ve sonuç getirici öneriler getiren ülke Türkiye olmuştur. Ve özellikle İdlib mutabakatından sonra yani gerçekten Türkiye’nin tüm dünyadaki saygınlığı da artmıştır, ama biz kimseye şirin görünelim diye bunu yapmıyoruz. Yanı başımızda bir ateş var, yangın var bunu söndürmek için adımlar atıyoruz. Sonuçta bir de son zamanlarda küçük grup diye bir oluşum oldu. Baktık bu küçük grup esasen biraz da Astana toplantılarını Soçi’deki atılan adımları kıskanıyor ve bir alternatif arayış içinde açıklamalardan bunu görüyoruz bu sağlıklı bir şey değil. Yani Suriye’de siyasi çözüm istiyorsak ve Suriye’de ayrım yapmaksızın tüm terör örgütleriyle mücadele edeceksek böyle ayrı ayrı kamplaşmaların bir anlamı yok. Tamam ABD İran’la bir araya gelmek istemiyor herkesin bildiği sebeplerden dolayı doğrudur yanlıştır, ama olmayacak. Dolayısıyla, İran ve ABD’nin olmadığı ortamlarda yine Suriye’deki aktörlerin bir araya gelerek şu anda ki siyasi süreci canlandırması gerekiyor. Biz İdlib mutabakatıyla sadece insani bir dramı önlemedik, engellemedik ya da göç akımını durdurmadık. Biz esasen siyasi çözüm için son bir fırsat penceresi açtık bunun da çok iyi değerlendirilmesi lazım. Tabii burada siyasi çözümün hayata geçirilmesi, Anayasa Komisyonunun bir an önce kurulması ki BM özel temsilcisi Staffan De Mistura’yı da bu toplantıya davet ettik o da bir sunuş yapacak. Ve geri dönen insanların gönüllü bir şekilde dönen insanlara yapılacak yardımlar şu anda İdlib dahil güvenli bölge durumunda geri dönen insanlara neler yapacağız? Yani insani boyutuyla, güvenlik boyutuyla terörle mücadele dahil ve en önemlisi siyasi çözüm için biz burada bu toplantıya önem veriyoruz. İnşallah başarılı olacaktır. Diğer taraftan...

METİN MUTANOĞLU- Siyasi çözüm dediğiniz Suriye’nin tamamını kapsayan dolayısıyla...

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Suriye’nin parametre belli BM Güvenlik Konseyinin 2254 nolu kararına baktığınız zaman zaten siyasi çözümün çerçevesi belli. Suriye’nin sınır bütünlüğü, toprak bütünlüğü ve Suriye’nin tüm yaşayan insanların, yani bu işin içine dâhil edilmesi kapsayıcı vesaire zaten belli. Tabii ki biz Suriye’nin bölünmesine karşıyız, burada herkes Suriye’nin toprak bütünlüğüne vurgu yapıyor.

Şimdi gelelim sorunuzun ikinci kısmına. Yani Almanya ve Fransa YPG’nin de masada olmasını istiyor dediniz, ben Almanya’dan böyle bir şey duymadım işin doğrusu, ama Fransa’dan ve ABD’den daha önce duymuştum. Hatta başlarda Rusya da buna benzer açıklamalarda bulunmuştu. Ama Rusya gördü ki YPG bir terör örgütü her ne kadar resmen tanımasa da öyledir. Ve sahada Suriye’yi bölmek istediğini Rusya bizden daha iyi biliyor. Diğer taraftan en son görüşmemizde yine Pompeo’ya Kürtlerde masada olmuşsunuz bunu söyleyince herkesin aklına YPG/PKK gelir. Kendisi de onu kastetmediğini söyledi, ama sahadaki bu iş birliği ve ABD’nin verdiği destekten dolayı herkesin aklına bu geliyor kendisine de onu söyledik. Evet, bu Anayasa Komisyonunda Kürtler olacak, muhalif taraftan da Kürtler var, rejim tarafından da Kürtler var, yine sivil toplum kanadından da Kürtler var üç tane liste var ortada 50’şer kişilik. Bu listelerden Staffan de Mistura insanları seçerek bir Anayasa Komisyonu oluşturacak. Ama PKK’nin, YPG’nin Anayasa Komisyonunda ya da masada yeri olamaz biz buna müsaade etmeyiz.

Diğer taraftan tabii koalisyonunu içinde olan ülkeler Suriye’nin tamamında olmasa bile özellikle şu an da ABD’nin aktif olduğu yerlerde buralarda YPG’de var o ülkelerin de mevcudiyeti var az ya da çok. Çünkü bir koalisyon var biliyorsunuz, biz esasen bu koalisyonunun içindeyiz. Bunlar özellikle Fırat’ın doğusunda bu koalisyon güçlerinin unsurları var. Tabii sahada herkesin istihbaratı var zaten onlar İdlib’e de giriyorlar, her yere giriyorlar bilgi toplamak için bu da doğaldır.

SORU- Bu Ortadoğu ülkelerinden bir maddi destek silah desteği sağlandığına dair bir bilgi var mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ortadoğu ülkelerin bazıları tabii direkt o örgütlere değil de şu anda ABD’nin oradaki masraflarını karşılamayı taahhüt etmiştir. Onların derdi şu anda ABD’nin de derdi esasen İran’ı buradan çıkarmaktır, yani herkesin kendine göre bir hesabı var. Bizim bir tek hesabımız var Suriye’nin birliği, bütünlüğü ve çıkacaksa herkes çıksın. Ve Suriye’nin bir siyasi çözümle tekrar ayağa kalkmasıdır bizim arzumuz budur. Orada herkes işte o olmasın, bu olmasın.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Bunu temin ederken terör örgütlerinin kullanılmasına da karşısınız siz Türkiye olarak karşıyız biz. Bunda bir beis görmüyor ama gördüğümüz kadarıyla diğer ülkeler?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani başka ülkelerin teröre bakış açısında hep çifte standart ve ikiyüzlülük olduğu için ve çıkarına göre hareket ettiği için, ilkeli davranmadığı için onlar böyle bir iş birliğini yadırgamıyorlar maalesef. Açıkça da söyleyemiyorlar, çünkü onların kanunlarına göre de suçtur. Mesela açıkça...

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Terörün finansmanı oluyor burada.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet açıkça işte PKK bölgede YPG/PKK’nın Suriye’de bir koludur diyemezler. Bazı konuşmalarda söylerler diyemezler, çünkü aksi takdirde suç işlemiş olurlar, çünkü silah verdiler, destek verdiler, iş birliği yapıyorlar, sarılıyorlar, öpüyorlar vesaire.

SORU- Efendim bu dörtlü zirve tabii bizi de heyecanlandıran bir şey bu. Almanya’nın, Fransa’nın da içerisinde yer aldığı bir toplantı olacak Rusya’nın özellikle. Bu siyasi çözüm için önemli bir dönemeç olacağını mı düşünüyorsunuz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Elbette bu bence siyasi süreç için önemli adımlardan birisi olacak. Biz Suriye’de siyasi çözüm için ve Suriye’deki sorunun bitmesi için olumlu yaklaşan herkesle işbirliği yapmak istiyoruz ve bu çabalarımızı da sürdüreceğiz. Bu toplantı bana göre önemlidir. Ve son zamanlarda biliyorsunuz Rusya ile AB arasında da bir gerginlik var, bu tabii Rusya-AB arasındaki ilişkileri düzeltme toplantısı değil tek başına. Ama bu tür konularda yapılabilecek işbirliği, onlar arasında da güven arttırıcı bir adım olarak değerlendirilebilir, böyle de bir faydası olacak. Tabii böyle bir dörtlü zirvede sadece Suriye değil başka bölgesel konular da değerlendirilir, örneğin Libya da konuşulur veya başka konulur konuşulur, yine bu gerginlikler konuşulabilir. Bu önemli bir zemin olacak, ama tabii Suriye ağırlıklı olacak bu görüşme. Şimdi ortak açıklama taslağı konusunda çalışmalarımızı da yaptık. Tüm ülkelerin fikirlerini, katkılarını da alıyoruz. Ve buradan tabii güzel bir açıklama, ortak bir açıklama, bildiri çıkarsa da tüm dünyaya önemli bir mesaj olur.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Efendim, bu dörtlü zirve ilk defa yapılıyor, bir takvime bağlanıp sonrasının da gelmesi söz konusu olur mu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii burada katılacak liderlerin takınacağı tavra bağlıdır. Yani bu ileride tekrarlanır mı? Daha önce biliyorsunuz bir Soçi Zirvesi oldu, orada Soçi’de karar alındı, bundan sonra dönüşümlü olarak bu kapsamda Soçi formatında liderler zirvesi üçlü bir şekilde yapılsın dedik. Daha sonra biz ev sahipliği yaptık, İran yaptı, şimdi tekrar Rusya’da ev sahipliği. Tabii orada böyle bir fikir çıkarsa biz Türkiye olarak buna olumlu bakarız, çünkü neticede bu tür işbirliklerinin ya da dayanışmanın, ortak çalışmanın bölgemiz için ve özellikle Suriye için önemli katkısı olur diye düşünüyorum.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Türkiye tezlerine güveniyor, her zeminde bunu aktarabiliyor.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Biz kendimize güveniyoruz, tezlerimiz açık-net, başka ülkeler gibi gizli ajandamız yok yani Suriye konusunda veya başka konuda. Açık sözlüyüz, yapıcıyız, sorunları çözmek için öneriler getiriyoruz. Sadece şikâyette ya da serzenişte bulunmuyoruz göç konusunda veya başka konularda, terör konusunda. Adım atıyoruz ve çözüm önerileri getiriyoruz. Her konuda, yani sadece bölgemizle ilgili konularda değil dünya meseleleriyle de ilgili aynı şekilde. Bugün BM’nin reformunu niye biz bu kadar gündeme getiriyoruz? Niye Cumhurbaşkanımız her platformda dünya beşten büyüktür diyor. Bu sadece bizi ilgilendirmiyor ki, Asya Pasifik’teki küçük bir ada devletini de ilgilendiriyor, Amerika’nın hemen altındaki Karayip ülkelerini de ilgilendiriyor, yani herkesi ilgilendiriyor. Bu sadece bizi ilgilendiren bir konu değil ya da bizim bölgemizdeki meselelerle ilgili bir konu değil.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Teşekkürler. Ömer Faruk Tokat,

ÖMER FARUK TOKAT - Sayın Bakanım, Yunan Yönetimi karasularını 6 milden 12 mile çıkarma kararında ısrarcı olduğunu yineliyor. Yunanistan bunu uygulamaya geçirmesi durumunda Türkiye’nin tepkisi ne olur?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yunanistan sık sık buna benzer açıklamalar yapar ortalığı germek için ya da popülizm için. Onlar için popülizm her zaman gerçeklerin önündedir. Kamuoyunun beklentisi de öyledir. Bizde kamuoyu da aklıselimdir. Ege’deki sorunların barışçıl bir şekilde çözülmesinden yanayız biz, ama gerginlikten yana değiliz. Ama Yunanistan ne zaman germeye kalksa da gerekli cevabı veriyoruz, verdik, yine yeri geldiği zaman da hadlerini bildiriyoruz. Yani 12 mil konusunda geçmişte de yine meclislerimizin kararları var, dolayısıyla bunlar da geçerlidir. Yunanistan’ın bu tür ortalığı gerecek açıklamalar yerine bu sorunları, daha önce başlatılan, hatta bizden önce başlatılan istikşafi görüşmeler çerçevesinde nasıl çözebiliriz, diplomasiyle mi çözeceğiz, başka yöntemle mi çözeceğiz, bu konulara kafa yorması gerekiyor. Yani bu tür açıklamaların bizim için hiçbir geçerliliği yok. Böyle bir karara ya da adıma müsaade etmeyeceğimizi en iyi Yunanistan bilir.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Teşekkürler. Mehmet Öztürk,

MEHMET ÖZTÜRK - Efendim, Rum Kesimi, Ada’nın ortak enerji kaynaklarını tek taraflı değerlendirmekte ısrarcı davranıyor. Rumların oldu-bitti ile hedeflerine ulaşma şansı var mıdır? BM Genel Sekreterinin Güvenlik Konseyine sunduğu Kıbrıs Raporunda yeni fikirlere açık olunması gerektiğine de yer verildi. Türkiye’nin yeni fikirleri var mıdır?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi Kıbrıs Rum Kesimi, Ada etrafındaki rezervlerde Kıbrıs Türk toplumunun hakkının olduğunu kabul ediyor. Peki, kabul ediyorsun, o zaman Kıbrıs Türk halkının hakkını garanti altına almanız lazım. Şimdi ben sondaj yapıyorum, sonra çıkardığım zaman bakarım, o zaman yapalım. O zaman yapacaksan, kabul ediyorsan şimdi niye yapmıyorsun? Tabii burada bir oyun var, fakat buna müsaade etmediğimizi geçmişte kendileri de gördü, buraya gelmek isteyen şirketler de gördü.

Diğer taraftan, biz kendilerine AB dahil, ortak bir şirket kurulması dahil AB aracılığıyla burada bir çözüm bulunabilir dedik, fikirler de getirdik ve Avrupa Birliği’ne de söyledik bunu, Yunanistan’a da söyledik. Ama şimdi biz de biliyorsunuz bu amaçla platformumuzu aldık, biz de artık hem kendi münhasır ekonomik bölgemizde, hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin belirlediği bölgelerde, bizi de davet etmişlerdir, biz de sondaj ve arama çalışmalarını yaptık, yapacağız. Zaten Barbaros Hayrettin Paşa Gemimiz bölgede şu anda araştırmalarını sürdürüyor. Sonuçta bu Ada etrafında varsa rezervlerde iki tarafın hakkı varsa, bunun da paylaşılması gerekiyor, bizim derdimiz budur. Tabii bizim kendi ekonomik alanımızda da biz her türlü faaliyette bulunabiliriz, bununla ilgili zaten faaliyetlerimiz devam ediyor.

Çözüm konusuna gelecek olursak Crans-Montana’da federal bir çözüm için müzakere ettik, tıpkı ta 60’lardan bu yana, 70’lerden bu yana çaba sarf edildiği gibi. Ama geçmişi bırakalım, 2004’te de biliyorsunuz bir Annan Planı ortaya çıktı. Fakat Annan Planını Rum tarafı reddetti. Ve Crans-Montana’da da Rum tarafı federal bir çözüme hazır olmadığını orada gösterdi, bunu BM gördü, Avrupa Birliği gördü ve garantör ülkeler olarak biz de gördük ve sonuçta Genel Sekreter kapattı konferansı. Şimdi yeni bir süreç başlamadan önce ne istiyoruz, ne için bir müzakere yapacağız, önce bunu belirlememiz lazım. Bunu biz iki defa gittik Adada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Akıncı ve Başbakan ve tüm siyasi partilerle, Dışişleri Bakanı dahil görüştük ve bazı ön çalışmalar yapılması gerektiği konusunda mutabakat sağladık. Şimdi Ada’da bakıyorum böyle ucuz politika yapıyorlar Türkiye düşmanlığı besleyen bazı gruplar var biliyorsunuz Kuzey’de, Türk tarafında maalesef. Onlar yok o dışlandı mı, bu dışlandı mı, yok işte niye görüştü vesaire. Oysa bunların hepsi birlikte aldığımız ortak karar neticesinde atılan adımlardı. Niye? Ne istiyoruz, ne için müzakere edeceğiz? Federal bir çözüm mü, konfederasyon mu, iki devletli veya başka, biz hiçbir alternatife kapalı değiliz. Biz illa bir öneriyi ya da bir çözüm önerisini ya da sistemi dayatmıyoruz. Genel Sekreterin iyi niyet raporunda da görüyorsunuz, iyi niyet misyon raporunda, orada da ne diyor? Önceden neyin müzakere edileceği konusunda taraflar arasında bir anlayış birliğinin olması gerekiyor. Laf olsun diye ben bir müzakere başlatmam demek istiyor esasen. Bizim de şu anda yapmaya çalıştığımız gayri resmi temaslar, görüşmelerin de amacı budur ve burada artık bir başarısızlığı daha kimse kabullenemez, hele hele biz hiç kabullenemeyiz. O nedenle bir müzakere olacaksa sonuç odaklı olması lazım. Çerçevesi belli olması lazım ve de artık bir neticeye ulaşmamız lazım. Ve federal bir çözüm için zaten bu son müzakere demiştik; bunu Akıncı da söyledi, biz de söyledik, orada herkes söyledi, BM de söylemişti. Şimdi ne yapacağımızı görüşüyoruz, değerlendiriyoruz. Önümüzde zaten bir Avrupa Parlamentosu seçimleri var, o zamana kadar herhalde Rum tarafından da bir adım olmaz. Brexit var, İngiltere onunla ilgileniyor. Bu süreçte de bu gayri resmi tarafların bana göre herkese faydası vardır. Yunanistan’a da; siz de KKTC ile görüşün, oturun konuşun, ne istiyor, KKTC ne düşünüyor, herkes görsün. Daha önce biliyorsunuz müzakereciler çapraz ziyaretler yapıyordu, bunlardan korkmamak lazım. Bunlar herhangi bir tarafı dışlamak anlamına gelmez. Biz her konuda olduğu gibi bu konuda da uyum içinde, proaktif bir şekilde çalışmalar yapıyoruz.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Teşekkürler. Nazlı Yüzbaşıoğlu,

NAZLI YÜZBAŞIOĞLU - Efendim, Sayın Cumhurbaşkanımızın son Almanya ziyaretiyle birlikte ilişkilerde yeni bir sayfa açıldı. Peki, bu olumlu havanın siyasi ve ekonomik getirilerini almaya başladık mı? Kısa sürede ne tür gelişmeler beklemeliyiz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ziyaret çok başarılı geçti, onu söylemek isterim. Gerek Steinmeier’le yapılan görüşmeler, gerekse Sayın Merkel’le resmi görüşmelerimiz ve ertesi sabah ucu açık kahvaltı son derece verimli geçmiştir. Birçok konuyu değerlendirdik, son derece samimi, açık bir şekilde tüm konuları masaya koyduk ve ilişkilerimizde de olumlu etkisi oldu. Tabii bir günde bu tür ziyaretlerden ya da atılan adımlardan netice almak ya da netice beklemek biraz fazla iyimserlik olur, ama önümüzdeki süreçte de bakıyoruz ki adımlar atılmaya başladı. Örneğin 25-26 Ekim’de, yani önümüzdeki günlerde Altmaier Türkiye’ye geliyor, iş adamlarıyla geliyor, burada iş forumu dahil çok önemli temasları olacak, enerji konusunda toplantıları olacak. Ve bu ilişkilerimizin gergin olduğu dönemde gerçekleştiremediğimiz değişik alanlarda istişare mekanizmalarımız var bizim, bu istişare mekanizmalarını tekrar hayata geçiriyoruz. Savunma sanayinden tutun da ticarete kadar birçok alanda olumlu adımlar da atılmaya başladı.

Diğer taraftan, yine ilişkilerimizin gergin olduğu dönemde özellikle Gümrük Birliği Anlaşmasının müzakere edilmesi ve güncellenmesi konusunda ABD’nin bazı rezervleri olmuştu, tekrar bu müzakerelerin başlaması ki her tarafın yararına, hatta her zaman söylediğim gibi Avrupa Birliği üyesi ülkelerin yarıdan fazlasının daha fazla yararına. Yani o ülkeler Türkiye’den daha fazla yarar elde edecek eğer bu güncellenme olursa. O yüzden Türkiye’nin yararına ya da Türkiye bundan faydalanacak, geri adım atalım gibi bir anlayış, ancak dar bir siyasi perspektifle bakılan bir anlayıştır, büyük vizyonu görememedir.

Yine Avrupa Birliği’yle ilgili önümüzdeki süreçte atılacak adımlar konusunda da veya daha önceki bazı rezervler konusunda Almanya’yı daha olumlu görüyoruz. Keza bu sene turist sayısında çok ciddi bir artış oldu tekrar. Zaten geçtiğimiz yıllarda başka ülkelere giden Almanlar da Türkiye’nin, özellikle -burada tabii mikro milliyetçilik yapalım- benim şehrim Antalya’nın da ne kadar değerli olduğunu, güzel olduğunu ve Türkiye’nin ne kadar önemli olduğunu tatil bakımından tekrar gördüler. Bu da iyidir esasen ve tekrar geri gelmeler başladı.

Yani Almanya’yla bizim esasen, hep söylüyoruz, bir problemimiz yok, onların bizlerle problemi oldu. Şimdi gördüler ki, esasen Türkiye’den daha güvenilir bir ortak da bulamazlar. Türkiye’nin Avusturya’yla da bir problemi yok, diğer Avrupa ülkeleriyle de niye problemimiz olsun? Biz durup dururken bir ülkeyle niye kavgaya girelim, niye sertleşelim? Ama maalesef Avrupa siyaseti öyle bir noktaya geldi ki, popülizm hat safhada ve İslam karşıtlığıyla Türkiye karşıtlığı birleştiği için bu tür özellikle seçim dönemlerinde negatif tavırları gördük, umarım bu ülkeler de hatalarından ders almışlardır Hollanda dahil.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Burada bir haksız rekabetten de muhakkak bahsetmemiz lazım. Trabzon’da çok geniş uzun düzlükler olmadığı için golf turizmi gerçekleşemiyor, dolayısıyla Antalya biraz belki bu avantajı…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Samsun’u örnek alabilirsiniz. Trabzonlular, Karadenizliler zekidir. Samsunlular denizi doldurdular yaptılar, bayağı da turist gidiyor gerçekten. Ama son zamanlarda görüyorum, Karadeniz’imize, Trabzon’umuza, Rize, Ordu, Giresun, o bölgelere de, yani Doğu Karadeniz Bölgesine, hatta Artvin bölgesine Körfez Bölgesinden de çok turist geliyor, doğayı seven turist de geliyor.

Biz iki senedir Hestoureks diye bir fuar düzenliyoruz Antalya’da. Bu esasen bildiğimiz bu mass turizmin dışında spor, alternatif ve yine sağlık turizmiyle ilgili. İlk sene Dışişleri Bakanlığının himayesinde olmuştu, çok başarılı geçti, Sayın Cumhurbaşkanımız himayelerine aldı, Geçen sene 165 ülkeden 5200 küsur alım heyeti geldi, yani Türkiye’ye doğa turizmi için, alternatif turizm ve sağlık turizmi için, spor turizmi için insan getirecek şirketlerden bahsediyorum, sigorta şirketinden tutun da seyahat acentesine kadar. Ve 3 günde her iki sene de 10 milyar TL’nin üstünde sözleşmeler imzalandı. Geçen sene sağlık turizminden 7 milyar dolar kazandık biz ve böyle giderse, Sağlık Bakanımız ve Turizm Bakanımız işine baksın Dışişleri Bakanı, bizim anlara girmesin demesinler ama tüm konular birbiriyle bağlantılı, beraber çalışıyoruz. 2023’te 50 milyon turist, 50 milyar dolar hedefini koydu Sayın Cumhurbaşkanımız koydu. Bu sene zaten 40 milyonun üstüne çıkacağız, 50 milyon turiste ulaşacağız. 50 milyar dolara ulaşabilmek için, turist başına elde ettiğimiz gelirde de artış sağlamamız lazım. Eğer bu trendi devam ettirirsek sağlık turizminde, ilave 50 milyar dolar da 3-4 sene içinde sağlık turizminden kazanabiliriz, ilave.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Bizi kurtaracak cari açığı ya da bu dolar baskısından kurtaracak şey turizm.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Aynen öyle, o yüzden buna da önem veriyoruz, sağlık turizmi de çok önemli.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Teşekkür ediyoruz. Meltem Uzun,

MELTEM UZUN - Sayın Bakanım, benim sorum Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine yönelik olacak. İlişkilerde yeni bir ivme bekleniyor mu? Karşılıklı beklentiler ya da birtakım önkoşullar var mı? Ve ayrıca, yakın döneme ilişkin bize bir çerçeve çizebilir misiniz beklentiler nedir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi Avrupa Birliği Bakanlığı da biliyorsunuz Dışişleri Bakanlığına bağlandı Başkanlık olarak, bu süreci de Bakan Yardımcımızla beraber, diğer arkadaşlarımızla beraber bundan sonra da yürüteceğiz. Daha önce AB Bakanlığı da yaptım, Başmüzakerecilik de yaptım.

Şimdi Avrupa Birliği’yle ilişkilerimizde gerçekçi olmamız lazım, yani zorlukların farkındayız, hayal satamayız. Ve işin daha çok siyasi olduğunu biliyoruz, yani teknik değil. Fasıl açılması, Türkiye’nin bu açılış ya da kapanış kriterlerini karşılaması-karşılamaması meselesi değil. Bugün Avusturya’nın Dönem Başkanlığında toplantılara davet ediyorlar, Dışişleri Bakanı Türkiye’yi de çok seviyor, önemini de biliyor. Toplantılara katılıyoruz değişik düzeylerde. Fakat AB’ye üyelik sürecinde bir fasıl açılması dahil önemli bir adımın atılmayacağını biz de biliyoruz, Avrupa Birliği de biliyor.

Diğer taraftan, önümüzdeki süreçte Slovakya’nın Dönem Başkanlığı olacak, Romanya’nın Dönem Başkanlığı olacak ve Romanya’nın Dönem Başkanlığında neler yapabiliriz, hangi çalışmaları yapabiliriz, bunları zaten kendileriyle de görüştük.

Fakat önümüzde gelişme, mesafe kat edebileceğimiz alanlar var. Biraz önce Gümrük Birliği Anlaşmasının güncellenmesini zaten konuştuk. Vize serbestisinin ve geri kabul anlaşmalarının hayata geçmesi lazım. 7 kriter 6’ya düştü, bu konuda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz, çok kolay değil, ama 72’den 6’ya düşmesi de önemlidir. Bunun hayata geçmesi için bundan sonra da çabalarımızı yoğunlaştıracağız.

Keza işte göç anlaşması gibi, terörle mücadele gibi her iki tarafın yararına olacak alanlar var, yani adım atıldığı zaman, ortak çalışıldığı zaman. Bu konularda adım attığımız zaman zaten bu sefer ilişkilerde daha bir pozitif gündem oluyor. Son gelişmelerden sonra Amerika’nın tek taraflı politikaları ve Avrupa Birliği’ne yaklaşımı ya da Avrupa’ya genel anlamda yaklaşımı, ticaret savaşları vesaire gibi gelişmelerden dolayı, Türkiye’nin değeri Avrupa’da çok daha iyi anlaşıldı. İdlib anlaşmasından sonra yine…

Biz tabii ki böyle bir durumu yaşamak istemezdik, Kaşıkçı cinayeti sürecinde Türkiye’nin sergilediği tavır, yani Türkiye’nin uluslararası hukuk sistemi içinde ne kadar önemli bir ülke olduğunun yine görülmesi bakımından önemli. Böyle bir kötü örnekten gitmek istemem ama, zor şartlarda ve iyi günlerde, kötü günlerde dost belli olur ve Türkiye Avrupa için çok önemli bir ülke, bunu çok da iyi görmeye başladılar, yakınlaşma var.

Avrupa Birliği’nin başka sorunları var. Yani genişleme konusunda sadece Türkiye’yle ilgili değil, bir bunalım yaşıyor, bir politika belirleyemiyorlar. Doğu politikası, komşuluk politikası, göç politikası, güvenlik politikası, NATO olduğu için bir dilemma yaşıyorlar, ikilim yaşıyorlar. Yani Avrupa Birliği’nin yaşadığı başka sorunlar da var esasen, sadece bu değil. O nedenle bu ırkçılık onlar için de çok ciddi bir sorun olmaya başladı. Şimdi Avrupa Parlamentosunda ne kadar ırkçı milletvekili girebilecek önümüzdeki Mayıs seçimlerinde, herkes bunu düşünmeye başladı. Buna benzer birçok konular var.

Ama Avrupa Birliği bir de şuna karar vermesi lazım: Küçük bölgesel bir örgüt mü olacak geriye dönüp, yoksa büyük bir bölgesel aktör, hatta küresel bir aktör mü olacak? İkincisi yönünde bir karar olursa, Avrupa Birliği zaten kendiliğinden diyecek ki, bu Türkiye’siz olmaz, bizim herhangi bir şey demememiz, anlatmamıza gerek yok, bu konuda Avrupa Birliği’nin karar vermesi gerekiyor.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Teşekkürler. Selen Temizer,

SELEN TEMİZER - Sayın Bakanım, İran’a gelirsek, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları 4 Kasım’da tümüyle yürürlüğe girecek. Türkiye’nin malum İran’la birçok konuda iş birliği var, başta ticaret, petrol ticareti olmak üzere. Bu konuda ABD’yle bir anlayışa varıldı mı, ticaretimiz devam edecek mi İran’la enerji konusunda? Teşekkürler.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu konuda biz ABD’ye net bir şekilde tavrımızı, düşüncelerimizi söyledik. Ve İran, bazı konularda anlaşamasak da bizim bir komşumuz ve ticaret yapıyoruz, gaz alıyoruz, petrol alıyoruz. NATO Zirvesinde Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye’yi hedef almasa da Trump bazı açıklamalar yaptıktan sonra Cumhurbaşkanımız ilk cevap verdi, ben de alıyorum dedi İran’dan, Rusya’dan gaz ve bunu çeşitlendiremediğim sürece almak da durumundayım, anlaşmalar da var, her ülkenin anlaşmaları var. Şimdi ABD tek başına ben yaptırım uyguluyorum diyor, Japonya karşı buna, Asya ülkeleri karşı, Avrupa Birliği ülkeleri tamamen karşı, biz karşıyız, diğer ülkeler karşı.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Güney Kore uyguluyor galiba.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Güney Kore uygulayabilir bilmiyorum. Ama ben Japon Dışişleri Bakanıyla görüştüğümde, petrol ihtiyaçlarının yüzde 5’ini İran’dan aldıklarını, bunu artırmayacaklarını, fakat azaltamayacaklarını da söylüyor.

O gün Pompeo’yla yine bu konuyu da konuştuk, dedik ki, yani biz zaten düşüncelerimizi söyledik. ABD’den bir heyet geldi Ankara’ya orada toplantıda da ilgili arkadaşlarımız sebepleriyle beraber söyledi. TÜPRAŞ yine ABD’ye giderek neden İran’dan petrol alması gerektiğini de açıkladı. Şimdi ABD bir amaçla, doğrudur-yanlıştır, bize göre doğru değil de, bir karar alıyor, fakat bu karar herkesi etkiliyor. Kendin alabilirsin karar, fakat diğer ülkeleri ve şirketleri niye cezalandırmak istiyorsun? Bu BM Güvenlik Konseyi’nin kararı değil ki. Biz bu konuda istisna tutulmak için gerekli taleplerimizi söyledik.

Ayrıca, şunu da söyledik: Bakın tek taraflı karar alıyorsunuz, ülkeler uymadığı zaman bu sefer kredibiliteniz de sarsılacak. O yüzden bu konularda adım atmadan önce özellikle bölge ülkeleriyle sizin istişare etmeniz lazım, İran’la ticaret yapan ülkelerle istişare etmeniz lazım.

Şimdi nükleer anlaşmasından da siz tek taraflı çekildiniz, ama Avrupa Birliği ve Avrupa ülkeleri, diğer taraflar çekilmedi, demek ki bu anlaşmaya önem veriyorlar. Uygulamada her şeyin denetlenmesi lazım, şeffaf olması lazım, biz bunlara zaten evet diyoruz. ABD’nin tek taraflı aldığı kararlar maalesef sadece bölgeyi değil tüm dünyayı sıkıntıya soktu, ama biz bu konuda son derece net bir tavır ortaya koyduk.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Sayın Bakanım, müsaadenizle Saraybosna’ya bağlanacağız, Kayhan Gür karşımızda. Kayhan Bey, buyursunlar.

KAYHAN GÜR - Sayın Bakanım, benim sorum FETÖ’yle yurt dışında mücadele konusunda olacak. Bu hususta çalışmalarınız devam ediyor, son olarak Balkanlar’da Arnavutluk ve Kosova’yı da ziyaret ettiniz ve burada da bu hususta net mesajlarınız oldu. Yakın zamanda olumlu sonuçlar almayı beklediğiniz ülkeler var mı? Teşekkür ederim.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Teşekkür ediyorum. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra FETÖ’yle sadece içeride değil tüm dünyada mücadele edeceğimiz defalarca vurguladık ve milletimize bir sözümüz vardı, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın liderliğinde bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Bugüne kadar 30’dan fazla ülke FETÖ okullarını biliyorsunuz ve derneklerini, kuruluşlarını kapattı. Diğer taraftan 20’ye yakın ülkede de Maarif Vakfımız bu FETÖ okullarını devraldı. Şimdi mutabakat zaptı imzaladığımız ülkeler var, Afrika’da var, Asya’da var ve üzerinde şu anda çalıştığımız ülkeler var ve bu ülkelerde de yine Maarif Vakfının bu okulları devralması söz konusu. Diğer taraftan, önümüzdeki günlerde, Latin Amerika bölgesinden, Afrika Bölgesi’nden ve Uzak Doğu bölgesinden, Güney Doğu Asya bölgesinden bazı olumlu neticeler alacağız.

Diğer taraftan, yurt dışında faaliyet içinde olan FETÖ mensuplarının ülkemize getirilmesi de önceliklerimizden bir tanesi. Bugüne kadar 100’den fazla elebaşını, yani değişik ülkelerdeki kişileri biz ülkemize getirdik. Bundan sonraki süreçte de yine buna benzer faaliyetlerimiz olacak. Bunlara hiçbir yerde huzur vermeyeceğiz, getireceğiz, yargıya teslim ediyoruz biz ve hukuka teslim ediyoruz. Elbette darbe girişimi dahil tüm Türkiye’ye karşı yürüttükleri faaliyetlerin hesabını da hukuk çerçevesinde verecekler.

Yine önümüzdeki süreçte Balkanlar’da da çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Arnavutluk’ta son derece net bir şekilde FETÖ’nün çok güçlü olduğunu, artık oradaki siyasetçiler de birbirlerini de suçlamaya başladılar, siyasetin üzerinde de bir nüfuzu olduğunu söyledik, bunu görüyoruz. Kosova’da keza aynı şekilde ve bazı gelişmelerde de bunu gördük.

Şimdi Maarif Vakfımız Arnavutluk’ta çok güzel bir üniversite devraldı ve inşallah yeni bir kampüs kuracağız. Zaten Makedonya’da Uluslararası Balkan Üniversitesinin yeni kampüsü açıldı, son derece güzel. Diğer taraftan Kosova’da da inşallah, zaten oradaki soydaşlarımızın da talebi var, üniversite kuracağız, Maarif Vakfı okullar açıldı, eğitimden çok memnun. Başbakan Maarif Vakfının okullarını ziyaret etti Kosova’da ve eğitim kalitesinin çok iyi olduğunu, takdir ettiğini de söyledi. Biz her iki kardeş, dost ülkeye de bu konudaki düşüncelerimizi söyledik ve üstelik sadece bizim için değil, o ülkeler için de ne kadar tehlikeli olduğunu, tehdit olduğunu, gelecekte çok büyük riskler olduğunu kendilerine de net bir şekilde anlattık, örnekleriyle anlattık.

Bu tür çabalarımız sadece yakın bölgemizde, coğrafyamızda değil tüm dünyada, biraz önce söylediğim gibi Asya Pasifik’ten Latin Amerika ülkelerine kadar, Karayipler’e kadar devam edecektir. Önümüzdeki günlerde Latin Amerika Ülkeleri’nin bazılarından da buna benzer, inşallah neticeler alacağız.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Teşekkür ediyorum. Erbil’e bağlanacağız, Salih… Karşımızda.

Salih Bey, buyursunlar.

SORU- Sayın Bakanım, Editör Masasına hoş geldiniz, Erbil’den saygılarımı arz ediyorum. Efendim, Irak 10. Hükümeti kurmak üzere Türkiye’nin gerek Merkezi Yönetimle, gerek Kuzey Irak Yönetimiyle ilişkilerinden beklentileri nelerdir? Erbil’deki Bölgesel Yönetimle ilişkiler normalleşecek mi? Yakında karşılıklı resim ziyaretler olacak mı? Teşekkür ediyorum, saygılarımla.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok teşekkür ediyorum. Son ziyaretimizde Bağdat’a gittik Sayın Cumhurbaşkanımızın özel temsilcisi olarak, fakat Erbil’i ziyaret etmedik, çünkü bir günlük ziyaretimizdi, Bağdat’ta da zaten çok büyük bir yoğunluk vardı.

Şimdi bizim beklentimiz, seçimlerden sonra güçlü bir hükümetin kurulması ve kapsayıcı, birleştirici bir yönetimin işbaşına gelmesidir. Bu ziyaretimde, Sayın Cumhurbaşkanımızın özel temsilcisi olarak gittiğim bu ziyaretimizde Cumhurbaşkanımızın temennilerini, dileklerini, mesajlarını ilettik ve özellikle buna vurgu yaptık. Tabii oradaki atmosferi görünce işin doğrusu bu konuda da umutlarımız arttı. Hükümeti kuracak kişiler, şu anda Meclis Başkanı seçildi, Cumhurbaşkanı seçildi ve siyasi partilerin liderleri arasında da bir dostluğun olduğunu gördük, bu çok önemlidir. Yani burada farklı tabii bir koalisyon olacak ve koalisyonunun içinde de çok sayıda siyasi parti olacak, burada uyum olmazsa bu koalisyon yürümez.

Diğer taraftan, tabii kapsayıcı olsun dedik, özellikle Türkmenlerin de bu hükümette yer alması önemli. Yine Kürtlerden, zaten cumhurbaşkanı anayasaya göre Kürtlerden seçiliyor, Berham Salih seçildi, kendisini de tanıyoruz.

Şimdi Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminde de bir seçim oldu, orada da hükümet kurulacak. Bu süreçten sonra tabii şimdi bir taraftan Irak’ın yeniden inşası, imarı önemli ve biz bu konuda en cömert ülkeyiz, 5 milyar dolar kredi taahhüdünde bulunduk, elbette bizim firmalarımız yatırım yaparken, ticaret yaparken ve oralarda projeleri üstlenirken bundan faydalanacaktır.

Diğer taraftan, terörle mücadeleye Irak’ın devam etmesi gerekiyor. Evet, DEAŞ’la mücadelede çok önemli bir başarı elde ettiler, biz de destekledik. Şimdi NATO olarak biz Irak’ın güvenlik güçlerini eğiteceğiz ve burada bu misyonun başındaki kişi şu anda hangi ülkeden olacak tam hatırlamıyorum ama, ikinci kişi Türk askeri olacak, bir generalimiz olacak. Ve burada bu faaliyetimizle Irak’ın güvenlik güçlerinin kapasitesini inşallah artıracağız. Ama sadece DEAŞ yok, PKK var, PKK’yla mücadele de önemli. PKK’yla mücadelede hem Kuzey Irak Yönetiminin işbirliği, hem de Merkezi Yönetimin bizimle olan iş birliği önemli. Zaten ABD’yle çalışma gruplarımızın bir tanesi de, Irak’ta PKK’ya yönelik yapılacak mücadeledir.

Diğer taraftan, tabii ticaretle ilgili beklentilerimiz var, özellikle bu Ovaköy gümrük kapısının açılması gündemde. Bağdat’ta yaptığım tüm temaslarda tüm yetkililer bu gümrük kapısının da bir an önce açılmasını istiyor.

Halil İbrahim gümrük kapısının şu anda kontrolü Bölgesel Yönetimde, ama anayasaya göre özellikle gümrük muhafaza işlemleri Merkezi Hükümet tarafından yapılması gerekiyormuş, onu anlattılar. Orada da herhalde bazı anlaşmalar yapılacak, müzakereler var. Özellikle çifte vergilendirmenin de facto bir şekilde önlenmesi için bu da bizim için çok önemli.

Yani şu anda Irak’ın hükümet kurma sürecinde olumlu bir şekilde yoluna devam ettiğini söyleyebiliriz. Biz tabii Musul Başkonsolosluğumuzu tekrar açmak istiyoruz, yine Basra Başkonsolosluğumuzu açmak istiyoruz, hatta Kerkük’e de bir başkonsolosluk açmamız lazım, çünkü orası da önemli bir şehir ve herkesi için önemli bir şehir, bizim için de öyle. Bu tür temaslarımızda bunları da gündeme getirdik.

Ama önce şu hükümeti kursunlar, atacağımız adımlar var. Su konusunda şu anda yine Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla biliyorsunuz Ilısu Barajının tüm kapakları açık. Ve Irak’ta kardeşlerimiz tabii bu sene sıkıntı çekti, onlar sıkıntı çekerken bu senenin Haziran ayına kadar suyu tutmayın demişlerdi, ama biz Irak’taki su sıkıntısı sebebiyle jestlerimizi devam ettiriyoruz. Zaten aramızdaki anlayış birliğine uygun bir şekilde her zaman biz suyu bırakıyoruz, ama ilaveten bu tür talepleri de karşıladık, yine karşılıyoruz, bu jestleri de kardeşlerimize yapıyoruz. Fakat su yönetimiyle ilgili de Irak’ta yapmamız gereken çok şey var, bu konuda da ciddi tecrübemiz var, çünkü ne kadar su giderse gitsin bu yöntemlerle, açık kanallarla, damlama su yok neredeyse, su heba olup gidiyor, bu konuda da Irak’a desteğimiz olacaktır.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Teşekkür ediyoruz. Son soru için Kudüs’e bağlanacağız müsaade ederseniz Sayın Bakanım. Turgut Alp Boyraz karşımızda.

TURGUT ALP BOYRAZ - Sayın Bakanım, Tel Aviv Büyükelçimizin merkeze çekilmesinden sonra İsrail’le olan ilişkilerimiz ne durumda? İlişkilerin eskiye, normale dönmesini bekleyebilir miyiz, bu mümkün mü? Büyükelçilerimizin görev yerlerine dönmesini bekleyebilir miyiz önümüzdeki dönemde? Teşekkür ederim.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- İlişkilerimizin tamamen normalleşmesi esasen İsrail’in atacağı adımlara bağlı. Ve İsrail maalesef illegal yerleşimlere devam ediyor, Kudüs’le ilgili yine olumsuz adımlarına devam ediyor. Amerika’nın aldığı karar maalesef İsrail’i bu anlamda cesaretlendirmiştir. Dolayısıyla iki devletli bir çözüme odaklanması gerekiyor, bu esasen İsrail’in geleceği bakımından da önemlidir, bölgenin istikrarı, barışı için önemlidir. Yani bölgede bu sorun çözülmeden kalıcı bir barış olmaz, huzur olmaz, bunu herkes söylüyor, herkes kabulleniyor, fakat İsrail de bu pervasızca adımlarını sürdürüyor. Dolayısıyla ilişkilerin tamamen normalleşmesi İsrail’e bağlıdır, bizim bu konuda tutumumuz da gayet nettir.

Biz her şartta İstanbul’daki iki İslam Zirvesi’nde olduğu gibi, yine iki kere BM Genel Kurulu’nda ezici çoğunlukla karar aldığımız gibi, bu kararların da uygulamasını takip ediyoruz, takip edeceğiz. Her zaman her şartta Filistinli kardeşlerimizin yanında olacağız ve Kudüs’ün statüsünün korunması için de herkes sussa biz susmayacağız. Önümüzdeki günlerde de yine Filistin’le aramızdaki istişare toplantısını Filistin Dışişleri Bakanı kardeşim Riyad Malki gelecek, onu da gerçekleştireceğiz. Teşekkür ediyorum.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Teşekkür ediyoruz. Sayın Bakanım, sizi en kısa süre içerisinde yine belki başka ve daha güzel gündemlerle burada ağırlamak isteriz. Ayaklarınıza sağlık, çok teşekkür ediyoruz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ben çok teşekkür ediyorum. Ekranda birçok arkadaşımızı gördük, tabii zaman olmadığı için onların sorularını almadık, kusura bakmasınlar. Adana da orada. Adana’nın yolları taştan mı halen?

SORU- Adana’dan selamlar Sayın Bakanım. Evet, bir kısım yolları taştan, diğerleri asfalt diyebiliriz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Uzun zaman oldu, 2 sene oldu gelmeyeli Adana’ya. Van’ı görüyoruz, Antalya da fena değil, ama İstanbul’daki arkadaşımız maşallah hükümet gibi duruyor, bayraklar böyle, iki taraflı bayrak, Anadolu Ajansının bayrağı tüm dünyada dalgalanıyor. Kaç dilde yayın yapıyoruz şimdi?

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- 13 dilde yayın yapıyoruz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- 13 dilde, maşallah, her yerde gururla söylüyoruz. Kolombiya’da da İspanyolca biliyorsunuz yayınlar yapıyorsunuz, konferanslarda da vurgu yapıyoruz. Anadolu Ajansı bizim Türkiye’nin gerçekten, diğer kurumlarımız da, TİKA’mızla, Yunuf Emre Türk Kültür Merkezi’mizle, Kızılay’ımızla AFAD’ımızla, Türk Hava Yolları’mızla beraber Anadolu Ajansı da tüm dünyada bizim bir yumuşak gücümüz oldu adeta. Tebrik ediyoruz, başarılarınızın devamını diliyorum.

AA GENEL MÜDÜRÜ ŞENOL KAZANCI- Teşekkür ediyoruz. Biz de sizi her yerde takip etmeye çalışıyoruz. Biraz yoruluyoruz, siz birazcık daha gece-gündüz demeden çalışabiliyorsunuz bize göre, ama biz de sizi yakalamaya çalışıyoruz, bir arkadaşımız öbürüne el vermiş oluyor, gittiğiniz bir ülkeden diğerine sizi takip ediyoruz. Teşekkür ediyoruz Sayın Bakanım, sağ olasınız.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok teşekkürler, iyi yayınlar.