#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun A Haber Kanalına Verdiği Özel Röportaj, 30 Mayıs 2018

SUNUCU- Günaydın efendim.

Biraz evvel de anons ettiğimiz gibi yayın konuğumuz Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu.

Sayın Bakan, hoş geldiniz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hoş bulduk.

SUNUCU- 4 Haziran’da Amerikan mevkidaşınız Pompeo ile çok önemli bir görüşmeniz olacak. Bu görüşmenin en önemli gündem maddelerinden bir tanesi F-35. Şimdi siz daha evvelki açıklamalarınızda teslimat konusunda bir sıkıntı hissetmediğinizi söylediniz. Ancak beri taraftan hem Temsilciler Meclisi, hem de Senatonun alt komisyonlarında askıya alınmasına dair kararlar var. Eğer bunlar Genel Kuruldan geçerse yönetimin elini bağlayabilir; bu konudaki düşünceniz nedir? İkincisi; eğer hiçbir sıkıntı yoksa gerçekten ilk teslimat ne zaman öngörülüyor?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Her şeyden önce 4 Haziran’daki ziyaretimizin temel konusu tabii ki Suriye’yle ilgili yol haritamızın onaylanması olacak, esas bunun için görüşüyoruz. Tabii iki Dışişleri Bakanı biraraya gelince ilişkilerimizin gündemindeki diğer konuları değerlendirmemiz normal.

F-35 konusunda biz niye sıkıntı görmüyoruz dedik, çünkü ABD ile bir sözleşme imzaladık ve bugüne kadar Türkiye taahhütlerini yerine getirdi, ödemelerini zamanında yaptı. Ayrıca, bu sadece bir F-35 uçak alımı değil, bazı yedek parçaların ortak üretimi dahil kapsamlı bir anlaşma, sözleşme ve hukuki sağlam bir anlaşma. Öyle bir tarafın kafasına esip de ben bunu vermek istemiyorum ya da veremem diyeceği bir anlaşma değil.

Diğer taraftan tabii Kongrede bu çalışmaları biz de takip ediyoruz. Esasen Savunma Bakanından Kongreye bir rapor sunmasını istiyor belli bir süre içinde, o raporu sunmazsa bunlar geçerli diyor. Ve bu tür konuları, başka konular da var, Türkiye’nin üzerinde böyle bir baskı unsuru olarak tutmaya çalışıyor Kongre. Ama Kongrenin buna benzer aldığı kararlara baktığımız zaman, tabii nihai yetkiyi yönetime veriyor, başkana veriyor ve burada bir esneklik payı da var. Bir tek Rusya’yla ilgili yatırımlar konusunda alınan kararda Başkana bir esneklik tanınmadı. Onun dışındaki tüm kararlara baktığınız zaman, Kongreden çıkan kararlara, Başkanlığa ya da yönetime bir esneklik bırakıyor. Dolayısıyla F-35’i ABD’nin bize vermemesi için herhangi bir sebep yok. Suni sebeplerden böyle ciddi bir proje de iptal edilemez. O nedenle zaten görüşmelerimizi de sürdürüyoruz. Bu F-35, S-400’ün alternatifi de değil, o hava savunma sistemi, bunlar uçaklar. Yani, müttefikimiz olan Amerika’dan böyle ilişkilerimizi zedeleyecek adımların gelmesini biz istemeyiz. F-35 konusunda da söylediğim gibi ciddi bir anlaşma. Bizim heyetlerimizi de davet etmeye başladılar, neticede zamanında teslim edileceğini söylüyoruz.

SUNUCU- Zamanından kastınız, ilk teslimat için bir tarih söz konusu mu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şu anda tam tarihi ben bilmiyorum, ama arkadaşlarımız, askerlerimiz biliyor. Dolayısıyla ilk takvimde belirlenen tarihte, şu anda uçakların zaten test edildiğini görüyoruz, teslim edileceğini düşünüyoruz.

SUNUCU- Sayın Bakan, o zaman şununla devam edeyim: İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz’in bir iddiası var, o da; uçakların teslim edilse bile yazılım olmadan teslim edileceğine dair. Yani uçakların kapasitesini olumsuz etkileyen bir teknik gelişmeden bahsediyoruz. Böyle bir şey mümkün olabilir mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi uçağı verdim, yazılımı yok. Uçağı verdim tekeri yok, o zaman uçağı almanın bir anlamı yok. Neyse, sözleşmenin içinde ne varsa o şekilde teslim edilmesi gerekiyor.

SUNUCU- Sayın Bakan, dün siz uçakta Almanya’dan dönerken gazeteci arkadaşlarımıza eğer bir şey olur da sözlerini tutmazlarsa, o zaman başka pazarlara yöneliriz demişsiniz. Eğer F-35’ler şu ya da bu şekilde bize teslim edilmezse, teslimatı gecikirse alternatif pazar neresidir, Rusya mıdır?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Biz 10 yıldır hava savunma sistemlerini müttefiklerimizin ABD başta olmak üzere, onların Patriot sistemleri var biliyorsunuz, bataryaları var, almak istedik, fakat bunu karşılayamadık, dolayısıyla alternatiflere baktık. Şimdi ise F-35 konusunda önemli bir safhaya geldik, teslim safhasına, ilk üretilen uçakların teslim safhasına geldik. Dolayısıyla, ola ki, yani en kötü senaryoya göre bu olmazsa, şimdi bizim ihtiyacımız varsa biz mutlaka başka müttefiklerimizden ya da başka ülkelerden almak için girişimde bulunuruz. Bu A ülkesi olabilir, B ülkesi olabilir. Bize en uygun şartlarda hangi ülke ya da konsorsiyum teklif ederse biz onlarla anlaşırız. Ama ben o noktaya geleceğimizi düşünmüyorum. Yani sizin sorunuz üzerine bunu söylüyorum, en kötü senaryoya göre Türkiye alternatifsiz ya da çaresiz kalmaz.

SUNUCU- Rusya bir seçenek midir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şu anda S-400’leri nereden aldık? Rusya’dan. Rusya da seçenek olabilir, başka bir ülke de seçenek olabilir. Sadece bir ülkeye bağlı seçenek olarak da, sadece tek ülkeye bağlı kalmak doğru olmaz. Avrupa’dan ya da NATO ülkesi başka bir ülke de olabilir.

SUNUCU- Silah konusundan gündem açıldığı için, siz de atıfta bulundunuz, S-400’lerin alımı konusunda da Amerika Birleşik Devletleri’nden tepki var. O konuda ambargo veyahut yaptırım söz konusu olabilir mi, düşünceniz nedir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu konuyu gündeme getirdiler, Kongreden çıkan karar var. Ama zaten Kongreden bu karar çıkmadan önce biz Rusya’yla işlemleri tamamladık. Geriye ne kalmıştı? Kredi, kredi anlaşmasının yapılması, yani faiz oranları ne olacak, vadesi ne olacak, bu detaylar görüşülüyordu. Onun dışında zaten biz anlaşmayı imzalamıştık. Ama bırakın, diyelim ki imzalamadık, yani bir ülkenin ben istersem sen başkasından alırsın, hele de müttefik olan bir ülkenin, ama ben istemezsem hiçbir yerden alamazsın anlayışı dayatması doğru değil. Artık Türkiye böyle dayatmaları da zaten kabul etmiyor, kabul etmesi de mümkün değil. Tamam ABD’yle müttefikiz. Ama ABD de bağımsız bir devlet sonuçta, Türkiye de bağımsız bir devlet. Bağımsız bir devlet olarak biz kendi kararlarımızı verebiliriz. Ben büyük ülkeyim, sana da baskı yaparım, diğerine de baskı yaparım olmaz. Bu hele hele iki NATO üyesi ülke arasındaki ilişkilerin seviyesine baktığımız zaman böyle bir yaklaşım doğru da olmaz, biz de böyle bir yaklaşımı kabul etmeyiz.

SUNUCU- Bu konuda son kısa bir soru, kısaca yanıt rica edeceğim; hukuki süreçten bahsediyorsunuz, bir uluslararası mahkeme mi söz konusu eğer ki verilen sözler tutulmazsa?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi F-35’le ilgili sözleşme ortada. Teslimat olmazsa ya da bir taraf çekilirse, sözleşmenin içinde zaten bunun hukuki boyutları, hangi adımların atılacağı da var, tüm sözleşmelerde olduğu gibi o adımlar atılır.

SUNUCU- Sayın Bakan, Münbiç konusuna geçmek istiyorum. Sizinle Mart ayında bir seyahat sırasında o zaman bir ön mutabakat olduğunu söylemiştiniz, ardından Amerika Birleşik Devletleri’nde Bakan değişikliği oldu vesaire. Gelinen noktada, şimdi Münbiç konusunda bir ön mutabakat teknik düzeyde, bürokrat düzeyinde var gibi gözüküyor. Şimdi bu mutabakat üzerinden eğer iki taraf da onaylayacaksa, PYD tamamen çekiliyor mu, çekiliyorsa nereye çekiliyor. Beri taraftan onlar çekildikten sonra orada güvenliği kim sağlayacak?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu konuda esasen Münbiç’le başlayan bir yol haritası, yani ABD ile ön mutabakat sağladığımız yol haritası sadece Münbiç’le sınırlı değil, ama önce Münbiç’ten başlayacağız. Münbiç’ten YPG çekilecek. Münbiç’ten YPG’nin nereye gideceği şimdilik bizim sorunumuz değil. Ama daha sonra YPG’nin kontrol ettiği şehirlere yine bu Münbiç modelini uygulamaya başladığımız zaman, tabii o zaman ciddi bir soru olacak. Bu esasen en çok da ABD’nin sorumluluğunda, çünkü buralara YPG’nin yerleşmesine ben izin vermedim, ABD izin verdi. YPG çekildikten sonraki kısmı, YPG nereye gidecek, ne olacak, bunlar tabii hepimizin kafasındaki sorular. Ama YPG çekildikten sonra ne olacak, buraları kim yönetecek? O şehirdeki insanlar, yerel insanlar yönetecek. Güvenlikle ilgili de yine o şehirdeki insanlar, o bölgedeki insanlar görev alacak. Peki, buna kim karar verecek? Türkiye ve ABD birlikte karar verecek. Kriter ne? Nüfus yapısı, nüfus dengesi. O şehirde etnik grupların oranına göre yönetim de oluşacak, güvenlik birimleri de oluşacak. Diyelim ki Münbiç yüzde 90 Arap’sa, yönetim de, güvenlik birimleri de yüzde 90 oranında Araplardan oluşacak, geri yüzde 10 kimse onlardan da insanlar olacak, kimse dışlanmayacak. Bu adımları atarken ileride siyasi çözüm olduğu zaman, merkezi yönetime bu oluşumların entegre edilmesi de çok önemli. Yani bu ne için önemli? Suriye’nin toprak bütünlüğü, sınır bütünlüğü için önemli.

SUNUCU- Peki bu mutabakat madem teknokrat, bürokratik düzeyde, diplomatik düzeyde belli bir noktaya gelmiş, Vaşington’da bir nihai karar çıkacağını düşünüyor musunuz? Çıkarsa o takdirde uygulamaya ne zaman geçilecek? YPG ve PYD’nin oraları boşaltması ne kadar sürecek? Çünkü sürekli Amerika Birleşik Devletleri ile bu konuları biz neredeyse 2-3 senedir konuşuyoruz. Hep verilen vaatler, tutulmayan sözler söz konusu.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi ön mutabakatta, yani yol haritasında bunların hepsi takvime bağlı. Hepsi somut bir şekilde belirtilmiştir.

SUNUCU- Mesela?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu yol haritası, tabii iki Dışişleri Bakanları tarafından onaylanmadan tam olarak kamuoyuna açıklamama kararı aldık. Çünkü biz bunun onaylanacağını düşünüyoruz, en son Amerika’dan bir heyet geldi. Ama olur da bazen bir virgülden dolayı bile iş tıkanabilir ya da bir kelimeden dolayı tıkanabilir, ilave şeyler olabilir. Ama mutabakat sağlandı, hemen ertesi gün hazırlık çalışmaları başlayacak. Hemen hazırlık çalışmaları biter bitmez, uygulama safhasına geçeceğiz. Aylar diyebileceğimiz, ama böyle 12 ay, 1 yıl, öyle değil, aylar diyebileceğiniz somut bir takvime bağlı eylem planı, yol haritası. Bu uygulandığı zaman esasen diğer bölgeler için de bir umut olacak. Suriye’nin tüm kuzeydoğu bölgesini istikrara bu şekilde kavuşturabiliriz. Çünkü şu anda sürgünde olan yüz binler var. Sadece Türkiye’de 400 bin Suriyeli Kürt var, bunların çoğunu da YPG sürgüne gönderdi. Bu insanların buralara dönmesini bizim sağlamamız lazım. YPG’nin olduğu yere dönemiyorlar, çünkü YPG onların mallarını mülklerini de elinden aldı.

SUNUCU- Sayın Bakan, aylar dediniz, mutabakat olmadan, netleşmeden açıklama yapmayacağız dediniz. O zaman şunu sormak istiyorum sadece: Yaz sonuna kadar Münbiç boşalmış olur mu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yaz sonuna kadar bu eylem planı uygulanabilir.

SUNUCU- O zaman Türk ve Amerika Birleşik Devletleri askerleri beraber mi nezaret edecekler çekilmeye?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet, beraber nezaret edecekler, tabii ki istihbaratımız da işin içinde olacak. Daha sonraki adımları da yine birlikte, askerlerimiz, istihbaratımız birlikte atacaklar; kim olacak, yönetimde kimler olur-kimler olmaz, nasıl temizlenir bu bölge. Sonra buraların istikrara kavuşturulması, daha sonra buraları tabii şu anda YPG çoğu yeri yaktı yıktı. Dolayısıyla esasen bunun insani boyutunu da ihmal etmemek lazım. İnsani yardımların engelsiz bir şekilde ulaştırılabilmesi için başta ABD olmak üzere, o bölgede ABD olduğu için diyorum, Birleşmiş Milletler, diğer ülkelerle de yakın işbirliği içinde olmamız gerekiyor.

SUNUCU- PYD’nin çekilmesiyle yeni yönetimlerin oluşmasına kadar geçen sürede orayı kim kontrol edecek, yine Türk ve Amerikan yönetimi mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Türk ve Amerikan birimleri.

SUNUCU- Münbiç’ten sonra başka yerlere uygulanabilir dediniz, Rakka ve Kobani buna dahil midir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hepsi dahil.

SUNUCU- Sayın Bakan, o zaman şuna geçmek istiyorum: PYD’yle Suudi Arabistan’ın dirsek temasına dair Türk medyasında haberler çıktı dün gazetelerde, haberiniz olmuştur herhalde. PYD’ye destek şeklinde değerlendirildi. Suudi Arabistan, PYD-YPG’ye destek mi veriyor?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çıkan haberlere göre değerlendirme yapmak doğru olmaz, yani bir Suudi yetkilinin ağzından duymak gerekiyor. Ama bu çok yanlış olur, neden yanlış olur? Biraz önce söylediğimiz o bölgelerde YPG tüm Arap aşiretlerini ortadan kaldırdı, hatta birçok aşiret liderini de öldürdü. En çok zulmü Araplara yapıyor YPG Suriye’de. Dolayısıyla böyle Araplara zulmeden bir terör örgütünün herhangi bir Arap ülkesinden veya bizlerden destek alması doğru olmaz.

İkincisi; bir ülkeyle, bir konuyla ilgili hesabınız da olabilir, planlarınız da olabilir. Ama bunu siz terör örgütleriyle işinizi görmeye çalışırsanız, bu hani eskiden biz iktidara gelmeden önce Türkiye’de herkes çek-senet dahil işlerini mafyayla görmeye başlıyordu, ona benzer. Diğer taraftan, terör örgütleriyle işbirliği devam ederse, ülkeler her işini bunlarla görmeye başlarsa, o zaman dünyada terör örgütlerinin ağırlığı artar ve dönüp dolaşır bu terör örgütleri bizi de vurur. Yani hangi ülke olursa olsun o ülkeyi de vurur. O nedenle Suriye’de olsun, Irak’ta olsun, başka yerde olsun, hesaplarınız olabilir. Ama bu hesaplar terör örgütleriyle beraber görülemez.

SUNUCU- Sayın Bakan, 4 Haziran’da yapacağınız görüşme önemli bir gelişme, ancak an itibariyle Washington’da Türk Büyükelçisi yok, çünkü istişareler için geri çağrılmıştı. İhtimaldir sizinle beraber görüşmek için gidecek. Ancak nihai olarak geri dönüşü ne zaman, acaba bu konuda bir takvim, anlaşma var mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Büyükelçimizi istişareler için çağırdık ABD’nin attığı bu son adımdan sonra. Ve gelir gelmez biz kendi aramızda Bakanlıkta istişarelerimizi yaptık. Diğer taraftan Sayın Başbakanımız Pazartesi günü Büyükelçimiz Serdar Kılıç’ı kabul etti ve istişarelerde bulundular. Bugün de Sayın Cumhurbaşkanımız büyük olasılıkla Büyükelçimizi kabul edecek ve elbette bu istişarelerden sonra Büyükelçimizi benim ziyaretimden önce göndermeyi düşünüyoruz. Biz Büyükelçiyi ABD’den çekmedik, istişareler için çağırdık ve istişarelerimizi yaptıktan sonra tabii Vaşington’un da Büyükelçisiz kalması doğru değildir. Hele hele böylesine önemli bir ziyaret öncesi gidip de ziyaretin hazırlıklarını yapması da doğaldır. Çünkü oradaki temaslarımız sadece Pompeo ile sınırlı değil, diğer temaslarımız da var. Dolayısıyla Büyükelçimiz bu hafta içinde tabii takdir ve talimat Sayın Cumhurbaşkanı’mızdan, dönebilir.

SUNUCU- Sayın Bakan, Amerika Birleşik Devletleri’nde her ne kadar ana konu Suriye olsa da, Münbiç olsa da muhtemeldir ki FETÖ’nün iadesi konusu da gündeme gelecektir diye düşünüyorum. Bu konuda en ufak bir gelişme var mı?

Bir de, bu çerçevede bir konuyu, kamuoyunun çok merak ettiği bir soruyu size yöneltmek istiyorum Dışişleri Bakanı olmanız hasebiyle; Sayın Muharrem İnce Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanlığı adayı. Amerikalılar beni aradılar ve böyle bir başvuru süreci usulünün uygun yapılmadığını söylediler diyor. Hangi Amerikalılar aramış olabilir, sizin bu konuda bir bilginiz var mı? Dışişleri Bakanlığı mı, Büyükelçilik mi, Amerikan Adalet Bakanlığı mı ya da hiç arama olmadı mı? Sizin bu konudaki bilginiz nedir, hiç Amerikalılara sordunuz mu veyahut bu konuda size bir şey söylendi mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Siyaset ciddi bir iştir. Muhalefet, özellikle ana muhalefetteysen en az iktidar kadar sen de sorumluluk hissetmen lazım. Bizi herhangi bir Amerikalı aradığı zaman veya herhangi bir ülkeden bir yetkili aradığı zaman bunu biz paylaşıyoruz. Dışişleri Bakanı aradı, Müsteşarımı Müsteşar aradı, Adalet Bakanını Adalet Bakanımız aradı, İçişleri Bakanını İçişleri Bakanını, Savunma Bakanı Savunma Bakanını, bunlar söylenir. Beni bir Amerikalı aradı; böyle bir ciddiyetsizlik olabilir mi? Kim aradı, nereden aradı? İnandırıcı olabilmesi için, madem bir iddia ortaya atıyorsun, somut şeylerle iddiada bulun. Dolayısıyla Sayın İnce’nin bu söylemi gerçekten ciddiyetten uzak, inandırıcılıktan da uzak, seviyesiz. O nedenle alternatif bir cumhurbaşkanı adayı olmak istiyorsa biraz daha ciddi olması lazım, güven vermesi lazım. Diğer taraftan biz, yani söyledikleri de doğru değil, çünkü işin içinde biz de varız. Adalet Bakanlığımız hazırladığı iddianameler, talepler, burada mahkeme kararları, ifadeler, deliller, ne varsa biz bunları Vaşington Büyükelçiliğimiz aracılığıyla ABD Dışişleri Bakanlığı’na ve Adalet Bakanlığı’na, ilgili birimlere-kurumlara ilettik. İlave gelen bilgileri, delilleri de iletiyoruz. Dolayısıyla Amerika’dan iade talebimiz hukuka uygundur, somuttur ve gerekçeleri de, yani delilleri de somuttur. O nedenle bu usulüne uygun bir şekilde yapılmadı demek ve iddiada bulunmak saçmalıktır. Ben o zaman şunu sorarım: Niye CHP’nin seçim beyannamesinde bir kelime dahi FETÖ yok, neden yok? Bir kelime yok, FETÖ’yle ilgili bir kelime yok. Herhalde FETÖ’den birisi aramıştır Amerika’dan aradıysa.

SUNUCU- Peki, FETÖ’nün iadesi, Fethullah Gülen elebaşının iadesi konusunda bir umut ışığı var mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi FETÖ konusunu ve diğer hukuki konuları da biz esasen ABD’yle kurduğumuz ikinci çalışma grubunun içine koyduk ya da birinci diyebilirsiniz, üç tane çalışma grubu var, diğeri de PKK’ya ortak mücadele. Tillerson’ın Ankara ziyaretinde biz bu kararı aldık biliyorsunuz. Dolayısıyla bu çalışma grubunda nasıl Münbiç Suriye konusunda somut adımlar atılacaksa, çalışma grubunda da deliller ortaya konacak, neresine itiraz ediyorsun? Bu delil hukuki değil mi? Nedir? Bu bizim verdiğimiz bilgilerle ilgili itirazınız ne? Bunların hepsi uzmanlar tarafından çalışma grubunda oturulacak, masaya konulacak ve değerlendirilecek. Böyle izafi bir şekilde efendim deliller yetersiz ya da şöyledir-böyledir demeye kimsenin hakkı da olmayacak, böyle yorumlar da yapılmayacak. Ortaya tüm belgeleri koyacağız, bu çalışma grubu çerçevesinde adım atacağız. Ha üzüntü verici olan nedir? Maalesef bugüne kadar Amerika içinde bazı soruşturmalar başlatıldı. Onun dışında FETÖ’nün yakalanması, tutuklanması ya da iade edilmesiyle ilgili ya da kapsamlı bir soruşturmayla ilgili bir adım atılmadı. Bu da üzüntü verici. Zaten YPG’ye verilen destekle beraber ABD ile bizim ilişkilerimizi zedeleyen en önemli ikinci unsurdur.

SUNUCU- Sayın Bakan, Almanya’ya geçmek istiyorum. Dün malum Solingen’deydiniz, oradaki meslektaşlarım bir son dakika haberi geçtiler, Alman Başbakanı Merkel, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı Almanya’ya çağırdı diye. Bugün Hürriyet Gazetesinde bir haber var, o da Deutsche Welle’ye konuşan hükümet yetkilileri, böyle spesifik bir davetin söz konusu olmadığını belirtiyorlar. İşin doğrusunu sizin ağzınızdan duymak isterim. Seçimlerden önce, seçim sonucu belli olmadan böyle bir davet gelmesini siz nasıl yorumluyorsunuz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Alttaki yorumda da, zaten devamında da diyor ki; bazı ziyaretler değerlendirildi. Şimdi bir Şansölye, Başbakan tutup da elden Dışişleri Bakanına sizin Cumhurbaşkanınıza davet ediyorum diye bir davet mektubu vermez, bu devlet geleneklerine de uygun değil. Esasen resmi davet de nereden gelir? Cumhurbaşkanından gelir. Peki, olayın özü ne? Sayın Cumhurbaşkanımız son telefon görüşmelerinde hem Cumhurbaşkanı Steinmeier’le yaptığı telefon görüşmesinde hem de Merkel’le yaptığı telefon görüşmesinde Sayın Cumhurbaşkanımızın Almanya ziyareti görüşüldü ve Almanya’ya beklediklerini de söylediler, o zaman tabii daha seçim kararı da çıkmamıştı. Ve Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın selamlarını Sayın Merkel’e ilettiğimde de kendisi de dedi ki, seçimlerden sonra Sayın Cumhurbaşkanının ziyaretini planlayacağız, Sayın Cumhurbaşkanını bekliyoruz dedi, al resmi bir davet demedi. Dolayısıyla daha önce konuşulan bir konunun devamıdır, bu da son derece doğaldır ve seçimden sonra Sayın Cumhurbaşkanının ziyaretini bekliyoruz demesi de bir başbakan için gayet doğaldır. Bunun seçimle ilgili bir boyutu yoktur. Yani biz seçim için burada bir prim toplamaya da çalışmıyoruz koskoca Türkiye Almanya davet etti bak işte seçimlere faydası olacak diye de düşünmüyoruz. Bir taraftan seçim kampanyasını yürütürken, diğer taraftan devletimizin işlerini takip ediyoruz. Sonuçta seçim gelecek geçecek seçim sonrası çalışmaları da biz planlamamız lazım, bunların adımlarını da atıyoruz. Oturup sadece seçime odaklanmak önemli, halkımızın huzuruna çıkmak önemli, ama özellikle dış politikayla ilgili planlamalar, adımlar önceden atılır ki ziyaretler başarılı olsun, takvim önceden belirlenir, hani son gün ben geliyorum olmaz. Sayın Merkel’in de gayet güzel bir şekilde Sayın Cumhurbaşkanın seçimlerden sonra ziyaretini bekliyoruz demesi gayet doğal bir şey.

SUNUCU- Sayın Bakan doğal olarak konumuz gereği dış politikadan bahsettiğimiz için şöyle bir soru daha var onu da size hemen yöneltmek istiyorum. Antalya ya da Alanya’da geçtiğimiz günlerde yaptığımız bir konuşmada ülkemizdeki finansal büyük boyuttaki dalgalanmalara dikkat ederek arkalarında kimler var biliyoruz. Hangi ülkeler, hangi gizli servisler var biliyoruz dediniz. Çok net bir görüş ortaya koydunuz, ben de aynı netlikte size sormak istiyorum madem biliyorsunuz, hangi ülkeler, hangi dış servisler?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi elbette ki zamanı geldiği zaman bunları da açıklarız. Ama kredi kuruluşlarının notları düşürmeye bakın notları nasıl düşürüyorlar bunun içinde bunlar da var. Ve esasen 15 Temmuz darbe girişimi başarısız olduktan sonra artık son bir çare olarak Türkiye’yi ekonomiyle nasıl yıkabiliriz çalışmaları başlatıldı. Ve bu çalışmaları son darbeden bu yana 1,5 yıl içinde hatta 2 yıl oluyor neredeyse bunların hepsini gördük, yaşadık. Fakat biz aldığımız tedbirlerle tabi Ekonomimizin en az hasarla bu saldırılardan kurtulması ya da yoluna devam etmesi için gerekli tedbirleri aldık. O nedenle de zaten geçen sene ekonomimiz yüzde 7.4 büyüdü. Ticaretle ilgili, ihracatla ilgili sıkıntılar yaratmaya çalıştılar ya da Türkiye’nin kredilerini engellemeyle ilgili sıkıntılar yaratmaya çalıştılar ki, Türkiye’de likidite sorunu olsun, dolayısıyla döviz yükselsin, hükümet de zor durumda kalsın. Tüm bunlara rağmen Türkiye ekonomisi geçen sene büyüdü. Şimdi baktılar ekonomi de büyüyor, ihracat da artıyor, kur politikasıyla Türkiye’yi köşeye sıkıştırma çalışmaları var. Elbette bunun içinde bazı ülkeler de var, hatta işin içinde Müslüman ülkeler de var bir-iki tane, bunun içinde bazı diğer ülkeler de var, finans kuruluşları var, bir de faiz lobisi var tabii.

SUNUCU- Bazı diğer ülkeler derken bunlar müttefikimiz, NATO’da beraber olduğumuz ülkeler mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani bazı ülkeler var, Batı ülkeleri var, Batı ülkelerini içinde mutlaka müttefikimiz olan ülkeler de var.

SUNUCU- Müslüman, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri?..

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bahreyn küçük ama, güzel bir ülke, çok da severiz, yani Bahreyn böyle oyunlar içinde olacak bir ülke değil. Yani şimdi Katar sorununda, Katar bir tarafta, 4 ülke bir tarafta, içinde Bahreyn de var, ama Bahreyn’in bugüne kadar bize yönelik herhangi bir hasmane tutumunu görmedik, ilişkilerimiz de gayet iyi.

SUNUCU- Suudi Arabistan?..

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani burada ülke ismi vermeyeceğim ben, onları siz bulursunuz, o ülke, bu ülke, ama ben genel bir çerçeve çiziyorum. Tabii bu işin içinde bir de faiz lobisi var, yani faizlerin yüksek olması için sıkıştırma çalışmaları da var ki Türkiye’de özellikle faizden gelir elde eden kurum ve kuruluşlar da bu işin içinde var. Ama bu tür dalgalanmalar bizi, elbette piyasalarla çok dikleşmek de doğru değil, serbest piyasa ekonomimiz var, serbest kur politikamız var, ama bizim kendi aldığımız ve alacağımız tedbirlerle de bu tür saldırıları, bu tür şokları da absorbe ediyoruz ve dengelemeye çalışıyoruz. Ama sahada dolaşıyorum, milletimiz, yani oy veren-vermeyen herkes bunun bir oyun olduğunu zaten görüyoruz.

SUNUCU- Sayın Bakan, bir soru daha Almanya’yla ilgi, o da Almanya HDP mitingine izin verirken, bilebildiğim kadarıyla, eğer yanılıyorsam beni düzeltin lütfen, AK Partinin talebine sıcak yaklaşmadı, o yüzden Bosna Hersek’te miting düzenlendi. Bu konudaki yanıtları nedir? Çok kısaca yanıt rica ediyorum, çünkü sürem azalıyor, birkaç sorum daha var.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu konuyu gündeme getirdim. Cevapları şu: Biz, HDP’liler vardı, konuşmasına izin vermedik. Yani Almanya’daki diğer Türkler de bu tür toplantılar yapabilir, fakat Türkiye’den gelip siyasetçilerin konuşması doğru değil, böyle bir karar aldık dediler. Ve HDP’lileri konuşturmadıkları doğru, biz basından da bu bilgiyi aldık Alman basından da, Antalya’da da mülakat yapmıştık ZDF’yle, onlar da söylediler. Şimdi bu toplantıda ne vardı? Bölücü başı ve PKK’nın paçavraları vardı, dolayısıyla bir taraftan demokratik seçim diyorsunuz, diğer taraftan terör örgütünün gölgesinde bir miting. Ayrıca, PKK sembolleri Almanya’da yasak, dolayısıyla bunlara izin verilmemesi gerekiyor. Her şeye rağmen, yani bu da bir hayal kırıklığıdır, ama her şeye rağmen, çok objektif konuşuyoruz, son 1 yıl içinde PKK’ya yönelik Almanya’nın daha ciddi ve katı durduğunu görüyoruz, bu da memnuniyet verici. Ama birçok insanın tutuklanması ve mallarına el konulması, mahkeme kararıyla dondurulması, çünkü PKK’ya, teröre finansman sağlıyorlar ve PKK propagandasının önlenmesiyle ilgili Almanya’dan daha fazla beklentimiz var, daha somut ciddi adımların da atılması gerekiyor, bu oradaki FETÖ mevcudiyeti için de geçerlidir.

SUNUCU- Sayın Bakan, PKK’dan bahsettiğiniz için, malum terör örgütünün en önemli merkezlerinden bir tanesi hala Kuzey Irak. Belki bir ufuk turu çerçevesinde Pompeo’yla yaptığınız görüşmede Irak konusu da gündeme gelecektir diye düşünüyorum. Kamuoyunda veyahut kulislerde bir bilgi var, bir Hükümet üyesi olması hasebinizle sormak istiyorum, seçimden öncesi Kandil’e bir operasyon söz konusu olabilir mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani biz Kandil’e zaten ve o bölgeye, yani sınırın diğer tarafına askerlerimiz, artık polisimiz, Özel Harekâtımız, aynı şekilde jandarmamız, tüm bu birimlerimizle gerekli gördüğümüz zaman bu saldırıları zaten yapıyoruz, yani terör örgütünün tepsine binmek için buralarda müdahaleyi yapıyoruz. Ama bizim esas itibarıyla ABD’yle üçüncü çalışma grubu dediğimiz PKK’yla mücadelede, şimdi Irak’ta da seçimler bitti, hükümet kurulsun, Bağdat Merkezi Yönetim, Erbil, ABD, Türkiye hep birlikte PKK’yla mücadele etmemiz lazım.

Süleymaniye bölgesi, Talabani’nin ve Gora’nın güçlü olduğu bölgede YPG şehre de inmiştir, PKK, ve o partiler yardım etmiştir. Bizim referandum konusundaki tutumumuz net, ama Barzani ve Erbil yönetimi PKK’ya karşıdır, çünkü PKK onların da düşmanıdır. Zaten Kobani meselesinde biliyorsunuz Peşmergenin oraya gelmesini de bu sebeple engellemek istediler. Bu mücadelemizi, yani PKK’nın ara ara müdahalelerin dışında tamamen Irak topraklarından Kandil dahil temizlenmesi için kararlı bir şekilde adımlarımızı atacağız.

SUNUCU- Bu adımlar Barzani ve Merkezi Yönetimle beraber üçlü bir operasyonu gündeme getirebilir mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- üçlü, dörtlü, bunun içinde istihbarat paylaşımı da olacak, hem de anlık istihbarat paylaşımı PKK yöneticilerine yönelik. Onlar şimdi sıkıştığı zaman, bombalama olduğu zaman, uçaklarımız gittiği zaman kaçıyorlar, bazen sınırın, burada İran’ın da desteği önemli, çünkü sınırın diğer tarafına, İran tarafına da kaçtıklarını görüyoruz. Burada İran’ın da mutlaka terörle mücadelede bizim yanımızda olması gerekiyor, çünkü PKK, PJAK aynı terör örgütüdür, İran için de bir tehdittir, İran’ın sınır bütünlüğü, toprak bütünlüğü bakımından bir risktir, dolayısıyla İran’ın desteği de çok önemli.

SUNUCU- Sayın Bakan, Amerika’yla başladık, Amerika’yla bitirmek istiyorum. Amerika’yla ilişkiler çok dalgalı yıllardan beri, Obama’nın dönemi, şimdi Trump döneminde. İncirlik Üssü konusu zaman zaman gündeme geliyor, eğer ki Haziran ayındaki görüşmelerinizden olumlu bir sonuç çıkmazsa, aksine bizi mutsuz edecek gelişmeler olursa, İncilik Türk tarafının elinde bir koz mudur?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bizim elimizdeki koz ya da güç sadece İncirlik değildir. Şu anda iki müttefik ülkeyiz, ilişkileri normalleştirmeye çalışıyoruz, normalleşebilmesi için de ABD’nin hatalarından geri adım atması lazım ve birlikte adımlar atmamız lazım Münbiç dahil, YPG konusunda, PKK konusunda aynı şekilde, FETÖ’nün iadesi konusu vesaire, diğer konular, bazı hukuki konular da var.

Şimdi daha önce Vancouver’da, yani Tillerson Ankara’ya gelmeden önce Mattis’e ve Tillerson’a, yani sizin bu yanlış adımlarınız neticesinde bizim halkımız da artık İncirlik’i kapatın diyor, Kürecik’teki radarı kapatın diyor, vesaire vesaire. Yani halkımızı bu noktaya getiren ne oldu? Sizin bu yanlış adımlarınız. Şimdi bu yol haritasıyla beraber bunları düzeltirsek sıkıntı olmaz. Sizin söylediğiniz İncirlik olsun, diğerleri olsun, biz bağımsız bir ülkeyiz bu konuda karar alabiliriz. Ama ne zaman alınır, ne zaman masaya konulur? Artık ilişkilerden umut kesilir, ilişkiler artık yani hiç geri dönülmez bir noktaya doğru gider. Yani biz bunu arzu etmeyiz, ama giderse o zaman elbette Türkiye’de elindeki güç ve koz neyse bunu masanın üstüne koyar. Yani ABD bizim gibi bir müttefiki kaybetmemesi lazım, çünkü Türkler güvenilir bir millettir. Dolayısıyla, Türkiye güvenilir bir ülkedir. Bizim Hükümetimiz Cumhurbaşkanımız seven de sevmeyen de hep aynı şeyi söylüyor güvenilir bir liderdir. Bizim durup dururken Amerika’ya bir yanlışımız olmuyor. Bugüne kadar ABD’nin bize yönelik yanlışları oldu bu yanlışlardan dönmesini temenni ediyoruz ve bunun için de çalışıyoruz. Sizin söylediğiniz şey en kötü senaryoda gelişmelerde ne olacak? O zaman bu tür konular gündeme gelebilir. Şimdi ilişkileri düzeltmek için çabalar sarf ettiğimiz bir dönemde ilişkiler düzelmezse öyle yaparız, böyle yaparız değil, nasıl düzeltiriz bunları konuşmamız lazım.

SUNUCU- Sayın Bakan, son 1 dakikam son bir soru soracağım çok kısaca yanıt rica ediyorum. Hamas, İsrail arasında ateşkese dönme kararı alındı, ne diyorsunuz? Peki, bu bağlamda Tel Aviv Büyükelçimizin dönüşünün zamanı nedir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii bu bir ateşkes bunu olumlu buluyoruz, ama bu sadece başlangıç için bazı şeylerin başlangıcı için olumlu bir adım olarak görüyoruz. Ama diğer taraftan Kudüs’ü, Kudüs’ün statüsünü yok saymak, illegal yerleşimlere devam ettirmek ve Filistin ve Gazze’nin haklarını gasp etmek devam ederse, bu anlaşmanın bir anlamı yok. Yarın İsrail’in Gazze’ye durup dururken saldırmayacağının bir garantisi de yok. Bunu olumlu buluyoruz, ama artık siyasi bir çözüme doğru da gitmemiz lazım. İsrail’den de biz büyükelçimizi tam olarak, kesin olarak çekmedik, istişareler için çağırdık. Aynı şekilde İsrail Büyükelçisine ve de İstanbul Başkonsolosuna ülkenize dönün dedik onlar da döndüler. Yarın İsrail bu hatalarından vazgeçerse, bizimle de ilişkilerini düzeltmek için olumlu gayret sarf ederse ve en önemlisi tabi Gazze, Filistin konusunda hatalarından vazgeçerse ancak bazı adımlar atılabilir. Biz başta ilişkilerimizi düzeltirken tamam üç şart yerine geldi, ama siz Gazze’ye saldırmaya devam ederseniz, siz illegal yerleşimlere yani Filistin topraklarını gasp etmeye devam ederseniz biz buna sessiz kalmayız ve kalmayacağız diye daha başında da çok net bir şekilde İsraillilere de söyledim.

SUNUCU- Sayın Bakan, çok teşekkür ediyorum vakit ayırdınız soruları yanıtladınız.

DIŞİLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Teşekkür ederim.

SUNUCU- Efendim yayın konuğumuz Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’ydu vaktimiz el verdiğince geniş bir yelpazede sorularımızı yanıtladı. Yeniden görüşünceye kadar hoşça kalın efendim, iyi bir gün dileğiyle.