#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun A Haber Kanalına Verdiği Özel Röportaj, 9 Ekim 2019, Ankara

SUNUCU- Konuğumuz Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu. Aslında ayağının tozuyla geldiğini söyleyelim, Cezayir’deydi ve hemen gelir gelmez de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Başkan Erdoğan’ın başkanlık ettiği Barış Pınarı Harekatı Koordinasyon Toplantısına katıldı kendisi.

Efendim, yayınımıza hoş geldiniz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hoş bulduk.

SUNUCU- Gerçekten çok önemli bir gün, önemli anlar yaşıyoruz. Siz de o toplantıdaydınız, yaklaşık 5,5 saat sürdü Sayın Başkan Erdoğan’ın başkanlığındaki toplantı. Öncelikli olarak neler değerlendirildi o kapalı kapılar ardında? Biz görüntüleri gördük, ama elbette ki siz içerideydiniz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ben toplantının bir kısmına katıldım Cezayir’de olduğum için. Tabii oradan da süreci hem takip ettik, hem de Dışişleri Bakanlığı olarak atılması gereken adımları attık. İçeride de bir taraftan harekatla ilgili gelişmeler takip ediliyor. Bir taraftan da işte uluslararası toplumun açıklamaları var, onlarla ilgili yorumlar, değerlendirmeler. Yani genel anlamda şu anda başlattığımız operasyonla ilgili, harekatla ilgili içeride hem takip, hem de değerlendirmeler yapılıyor ve yapılmaya da devam edecek.

SUNUCU- Efendim, tabii ki bizim açımızdan ve dünya açısından çok önemli bir harekat. Siz Sayın Mevkidaşınızla da bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiniz bugün, yine zira Başkan Erdoğan’ın yürüttüğü diplomasi trafiği vardı, bu anlamda neler söyleyeceksiniz bu harekata ilişkin olarak yine?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bu harekat bizim uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımız çerçevesinde başlatılan bir harekattır. Biz öncelikle müttefiklerimizle ya da sözde müttefiklerimizle, ABD ile burada bir güvenli bölge oluşturulması için çaba sarf ettik. Trump’ın da bu konuda ciddi bir iradesi vardı. Fakat sahada özellikle Amerikan askerlerinin bu yönde adımlar atmadığını, bugün Pompeo’ya da onu söyledim görüşmemizde, tam tersi bizi oyaladıklarını gördük. Ve diğer taraftan da bu terör örgütüne destek vermeye devam ettiler. Hal böyle olunca, bizim de zaten sabrımız kalmamıştı. Cumhurbaşkanımız Başkomutan olarak daha önce harekat talimatı vermişti, ama Amerikalıların böyle teklifi olunca onlarla bu süreci götürmek istedik, olmadı.

Bu bizim için ulusal güvenlik meselesi ve bugün bu adımı atmazsak yarın bu adımı atmak çok daha zorlaşır, hatta imkansız hale bile gelir. Çünkü her gün bizi daha iki gün önce bile Amerikalıların bu terör örgütüne silah verdiğini de gördük, dolayısıyla harekatımızı başlattık. İnşallah bu önümüzdeki süreçte bölgeden teröristleri temizleyeceğiz. Uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızdan bahsettim. Bu çerçevede yine uluslararası hukuka saygı gereği biz gerekli bildirimlerde bulunduk, BM’ye bildirimde bulunduk, Genel Sekretere, hem de özel temsilcisine. Diğer taraftan Avrupa Birliği gibi, Avrupa Konseyi gibi, AGİT gibi teşkilatlara da bildirimde bulunduk. NATO Genel Sekreteri bizzat kendisi zaten teyit etti ve açıklamasını da yaptı, teşekkür ediyoruz. BM Güvenlik Konseyine ayrıca bildirimde bulunduk ve BM Güvenlik Konseyi kararlarını ve BM şartının 51. maddesini de hatırlattık.

SUNUCU- Yarın bir toplantı var sanıyorum Birleşmiş Milletlerde.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yarın Güvenlik Konseyini olağanüstü toplantıya çağırdılar Fransa ve İngiltere, dolayısıyla bu toplantı yarın gerçekleşecek.

Şimdi bu süreçte, yani biz yine uluslararası hukuka uygun bir şekilde ne yaptığımızı, ne yapacağımızı, neden bu noktaya geldiğimizi bildiriyoruz, açıklamalarımızı yapıyoruz. Rejime de yine İstanbul Başkonsolosluğuna verdiğimiz bir nota ile bildirimde bulunduk ve gerekçelerini de biz burada özellikle işte terörle mücadele vesaire açıklamalarımızı yaptık. Fakat gelen açıklamaları gördüğümüz zaman, şimdi ABD’nin ve Fransa’nın bu YPG’ye açıkça destek verdiğini görüyorduk, biliyorduk, fakat açıklamaları da görünce gizli bir şekilde bu terör örgütüyle işbirliği içinde olanları, bu terör örgütüne ne kadar sevdalı olanları gördük ve bu harekatımızdan sonra yaptıkları açıklamalara bakıyoruz, gerçekten ne diyorlar; işte DAEŞ’le mücadele aksayacak. Hanginiz DAEŞ’le göğüs göğse çarpıştınız? Türkiye 4 binden fazla DAEŞ’li terör örgütü mensubunu elimine etti. Diğer taraftan yabancı terörist savaşçıları bu kadar yakalayıp da ülkelerine kim gönderdi? Şu anda bizim hapishanelerimizde var. DAEŞ’le en çok mücadele eden ülke Türkiye. Efendim, neymiş DAEŞ’le mücadele aksayacak.

SUNUCU- Özellikle Avrupa Birliği ülkelerine siz yaptığınız her ziyarette zaten bizzat da yüzlerine bu mücadeleyi vermediklerini söylediniz ve şu anda gelen tepkiler de yine aslında devam ediyor.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Aynı şekilde şimdi Amerikan Başkanı ne diyor? Oradaki yabancı terörist savaşçıları, DAEŞ’lileri, Avrupalı ülkeler geri almıyor diyor. Neden almıyorsunuz? Madem DAEŞ’le mücadelede bu kadar hassassınız. Orada şimdi YPG bunları elinde tutarak, bak ben DEAŞ’lıları kontrol ediyorum, bana destek verin diyor. Dolayısıyla bunlar son derece samimiyetsiz açıklamalardır. Efendim, DAEŞ yeniden dirilecek; DAEŞ’in yeniden dirilmemesi, orada-burada dirilmemesi konusunda herkes üzerine düşeni yapmalıdır. En fazla da Türkiye yapıyor, özellikle DEAŞ’ın ideolojisini öldürme konusunda Cumhurbaşkanımız kadar etkili konuşan ve bu konuda mücadele yapan başka bir siyasi de yoktur. Ne diyor Cumhurbaşkanımız; bu teröristlerin bizim dinimizle, barış dinimiz İslam’la alakası yok. Diğerleri ise DAEŞ’i bahane ederek dinimize saldırıyorlar, İslamofobiyi körüklüyorlar. Dolayısıyla bu konularda kimse bize ders vermeye kalkmasın.

Şimdi diyorlar ki; Hristiyan azınlıklar ve diğer azınlıklara saygı duyun. Peki, bugüne kadar YPG defalarca söylememize rağmen burada sahadaki Hristiyan azınlıklara Süryaniler dahil, Aramiler dahil, bunlara YPG-PKK baskı yaparken, daha önce DAEŞ yapıyordu, şimdi bunlar ve Dünya Aramiler Kongresi Başkanı Johny Messo bas-bas bağırdı; bizim orada çocuklarımızı zorla savaşa götürüyorlar, okullarımızI kapatıyorlar, bize baskı var diye. Yine diğer Hristiyan azınlıkların temsilcileri de bunu söylerken niye hiç bunların sesini duymadınız da şimdi oradaki Hristiyan azınlıkları gündeme getiriyorsunuz? Biz bu konularda herkesten daha hassasız, dolayısıyla bize ders vermesinler.

Efendim, insani krizler artacak. Peki, bugüne kadar bu kadar sahada zulüm var, baskı var, Araplar, Türkmenler, diğer Kürtler, yani YPG’yi benimsemeyen diğer Kürtlere bu kadar baskı var, mal-mülk elinden alınıyor, madem Kürtleri de savunuyorsunuz, Türkiye’deki 300 bin Kürt’ün hakkını niye savunmuyorsunuz da şimdi Kürtler diyerek YPG’ye, PKK’ya destek vermeye çalışıyorsunuz? Bunların çifte standartlarını, ikiyüzlülüklerini yüzlerine vurmaktan biz yorulduk, bunlar maalesef ikiyüzlülüğü ve çifte standardı sürdürmekten yorulmadılar, bıkmadılar, ama yüzlerine vurmaya devam edeceğiz.

Sivil zayiat konusunda, siviller konusunda en hassas ülke biziz. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarında da bunu gayet güzel bir şekilde tüm dünya gördü ve siviller konusunda askerimizin, özel harekatımızın, polisimizin ve diğer güvenlik güçlerimizin, tüm arkadaşlarımızın ne kadar hassas olduğunu sadece biz değil bütün dünya biliyor. Dolayısıyla…

SUNUCU- Efendim, zaten Mehmetçiğin bu noktada hem merhameti, hem sevgisi zaten operasyonlar sonrasında da yansıyan fotoğraflarla hepimiz, dünya şahit oldu buna.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hem çocuklara, hem de yaşlı yaşlı annelerin, ninelerin, dedelerin Mehmetçiğimize, Mehmetçiğimizin de onlara yaklaşımını görüyoruz. Bizim derdimiz teröristlerdir. Kimse diğer konuların arkasına sığınarak bu operasyonumuza, harekatımıza karşı çıkmasınlar.

Bölgede siyasi istikrar var mı? Bu terör örgütünün gündemi ne? Suriye’yi bölmektir, bölücü bir terör örgütüdür zaten. Siz hep Suriye’nin sınır bütünlüğünü, toprak bütünlüğünü destekleyeceğiz diyeceksiniz, hem de ondan sonra Türkiye’nin buraya girmesiyle beraber bölgede istikrarsızlık vesaire şu olacak diyeceksiniz. Bugüne kadar niye sesiniz çıkmıyordu? Suriye’yi bölmek için bu kadar sarf ettiniz, özellikle Fransa’ya söylüyorum; gidip her yerde Suriye’de, Irak’ta, her yerde, diğer bölge ülkelerinde de burada ayrı bir devlet oluşturmak için çaba sarf ettiniz. İşte bugün yine YPG’lileri sarayında kabul eden kim? Macron. Dolayısıyla bunların açıklamalarına biz gerçekten bakacak olursak hep çifte standardı görüyoruz.

Bir de, ortak herhalde birileri bunların eline bir yazı vermiş, hepsi ne diyor? Efendim, burada oluşacak güvenli bölgeyle ilgili biz maddi destek vermeyeceğiz. Hani Cumhurbaşkanımız bizim projelerimizi tüm görüşmelerinde, telefonlarda, New York’taki görüşmelerinde oluşturduğumuz güzel bir çalışma yapmış arkadaşlar, kitapçıkları da vererek İngilizce ve Türkçe de ilgili muhataplarımıza vererek izah etti. Yani burada insanların buraya, evlerine dönebilmesi lazım. Türkiye’deki 300 bin Suriyeli Kürt buraya niye dönemiyor? Çünkü YPG izin vermiyor, malını mülkünü elinden aldı.

Şimdi diyorlar ki maddi destek vermeyeceğiz. Hem iki gün önce geleceksiniz daha fazla destek nasıl olabiliriz, hem bu Suriyeli göçmenleri nasıl döndürebiliriz, nasıl çalışabiliriz diyeceksiniz, şimdi de hepiniz, birisi ellerine tutuşturmuş bu açıklamaları, efendim buraya para vermeyeceğiz. AB’den gelen açıklamaları söylüyorum; ülkeler de böyle söylüyor, AB yetkilileri de. İyi o zaman, buyurun alın göçmenleri kendi evinizde bakın, o zaman görün bakalım maliyeti ne kadardır. Böyle deyince de, Türkiye bizi tehdit ediyor, Türkiye şantaj yapıyor, blöf yapıyor diyorlar. Hayır, biz bu yükü bugüne kadar paylaştık, zorla kimseyi de geri göndermek mümkün değil, insani değil, hukuki değil, biz bunu hiçbir zaman yapmadık. Ama oraya dönecek insanlara yardım etmeyecekseniz, o zaman buyurun madem sizin ülkeleriniz daha güvenli ve onları çok düşünüyorsunuz, o zaman alacaksınız kendi ülkelerinizde bunlara bakacaksınız, sadece Türkiye’nin sorumluluğu değil yani. Bunun birçok boyutu var, gördüğünüz gibi bu harekatın amacı var, boyutu var. Ama tüm bunları görerek görmezden gelmelerinin tek sebebi var; bu ikiyüzlülerin bugüne kadar bu PKK ve YPG’ye verdiği destekler, açıkça bugüne kadar söylemediler, ama bu operasyonu, harekâtımızı bahane ederek şimdi içindeki gerçek duyguları da yansıtmaya başladılar.

Kim ne derse desin, biz kendi göbeğimizi Cumhurbaşkanımızın dediği gibi kendimiz keseceğiz ve burada bizim için ulusal güvenlik meselesi olan, hayati derecede önemli olan bu harekatımızı başarıyla tamamlayacağız. Ama bunun Suriye’ye de katkısı var, sınır bütünlüğü, toprak bütünlüğü daha da güçlü bir şekilde tesis edilecek. Bölgenin istikrarı için önemli, oradaki insanlar için de önemli, terörle mücadele için önemli, her bakımdan önemli olan, ama bizim için de hayati derecede önemli olan bu harekatımızı başarılı bir şekilde inşallah tamamlayacağız.

SUNUCU- Efendim, aslında çok merak edilen var, şimdi biz harekata yeni başladık, ama harekat ne kadar sürebilir, hedeflenen süre ne kadar?

Bir de, ikinci sorum şu: Başkan Erdoğan’ın elbette ki 13 Kasım’daki Amerika ziyaretinde de aslında gözler, biz harekatı yapmış olarak gideceğiz o ziyarete. Bu alandan baktığınızda neler söyleyeceksiniz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi bunlar tabii ki teknik konular. Ben burada askerlerimiz, güvenlik güçlerimiz adına şu kadar sürer, bu kadar devam eder dersek, her şeyden önce onlara saygısızlık etmiş oluruz. Ama amacımız nedir? En kısa sürede hiçbir sivil zayiat vermeden bu teröristleri elimine ederek burada güvenli bölgeyi oluşturmaktır. Kahraman askerlerimiz diğer yerlerde olduğu gibi inşallah askerlerimizden sonra Polis Özel Harekatımız, Jandarma Özel Harekatımız, onlar da girecek. Kahraman askerimiz, polisimiz, jandarmamız inşallah en kısa zamanda oraları temizledikten sonra güvenli bölgeyi de oluşturacaklardır. Bildiğiniz gibi Afrin bölgesinde, Zeytin Dalı Harekatında da zamanlamasıyla ilgili değişik yorumlar oldu, ama bir gün sürpriz bir şekilde orası temizlendi ve bugün Afrin’de ve yine Cerablus, El Bab bölgesinde huzur var, insanlar dönüyor, 360 binden fazla insan döndü. Yani zamanlamasıyla ilgili teknik konuları Hulusi Paşama ve ilgili arkadaşlara sorarsanız onlardan daha sağlıklı bilgiler alırsınız. Ama daha henüz bugün başladı, önümüzdeki süreçte inşallah daha sağlıklı bu konuda bilgiler arkadaşlarımız tarafından gelir kamuoyuyla paylaşırız.

SUNUCU- Sayın Erdoğan’ın Amerika ziyareti bu noktada efendim, biz bu operasyonu yapmış olarak gitmiş olacağız ve Amerika’dan gelen de farklı açıklamalar oluyor zaman zaman bu Türkiye’nin operasyonuna ilişkin hem Başkan, hem de Pentagon’dan.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi bu açıklamanın esasen anlamı şu: Biz daha önce bu harekatı başlatmak istedik. Amerika; tamam, beraber yapalım dedi, güvenli bölge konusunda çalışalım dedi, biz bunları çekelim buradan, dolayısıyla burayı istikrara kavuşturalım dedi, olmadı. Dolayısıyla Amerika’dan böyle bir davet gelince yine Türkiye’yi acaba Amerika oyalayacak mı, dolayısıyla Türkiye harekat için bu ziyareti bekleyecek mi diye sorular gelince Cumhurbaşkanımız da tabii, Türkiye oraya gitmeden önce bu işi başlatacak ve harekatı başlattık, anlamı buydu işin doğrusu. Ve inşallah oraya gitmeden önce değil çok önceden tamamlarız ve de gereğini yaparız.

SUNUCU- Sizin ya da Sayın Başkan Erdoğan’ın yakın zamanda bölgeye bir ziyareti öngörülüyor mu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bölge derken şuandaki operasyon bölgesi…

SUNUCU- Operasyon…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii ki biz her zaman askerimizin, her zaman güvenlik güçlerimizin yanındayız ve gerek duyduğumuz zaman da oraya gideriz. Bu vesileyle toplumun her kesiminden, yani partiler üstü destekler geliyor. Yine sanatçısından sporcusuna tüm halkımızdan, milletimizden büyük bir destek var, dualar var. Rabbim kahraman ordumuzu inşallah muzaffer eyler, biz de her zaman onların yanındayız, ne zaman ihtiyaç duyarlarsa da hemen yanındayız, gideriz, her zaman gideriz. Daha önce yine Hatay bölgesi dahil Zeytin Dalı Harekatında da sadece Başkomutan olarak Cumhurbaşkanımız değil birçok sporcu, sanatçı, toplumumuzun temsilcileri de gittiler. Sadece Cumhurbaşkanımızla birlikte değil sürekli oraya giderek askerimize, polisimize moral desteği verdiler ve milletimiz sağ olsun sevgisini de, duasını da esirgemiyor. Ne kadar teşekkür etsek azdır.

SUNUCU- Efendim, çok önemli açıklamalar yapıyorsunuz, yayın konuğumuzsunuz. Ama ben size çok da geç bırakmak istemiyorum.

Şimdi bu harekat sonrası Türkiye, Suriye’nin güvenliği ve özellikle bizim gündeme getirdiğimiz güvenli bölge. Güvenli bölgenin tesisi nasıl olacak, yani nasıl planlanıyor?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Güvenli bölge nasıl oluşur? Öncelikle buradaki tehditleri ortadan kaldırmak lazım. Burada tehdit kimdir? PKK-YPG’dir, burada yaşayan Kürtler değildir; bakın onun altını tekrar çizeriz, bizim Kürt kardeşlerimizle hiçbir problemimiz yok. Herkes sözde Kürtleri sevdiğini söyler. Bugün Türkiye’de de en çok Kürt Milletvekili bizim partimizdendir şu anda Meclis’e baktığınız zaman. Şırnak gibi bir yerde çoğunluğu büyük oranda Kürt olan, Kürt kökenli vatandaşlarımızın yaşadığı Şırnak’ta bile Belediyeyi biz kazandık. Dolayısıyla Kürt kardeşlerimizle ilgili bir sorunumuz yok. Onları da, Kürtleri de terörist olarak görmüyoruz, bunu da açıkça söyleyelim. Terör örgütü olan, terörist olan PKK-YPG’dir ve Diyarbakır’daki anneler de zaten bunu herkesten fazla söylüyor. Dolayısıyla bu teröristler buradan temizlenecek. Dolayısıyla buranın güvenliği tesis edilecek. Kimler tesis edecek? Biz tabii ki diğer bölgelerde olduğu gibi burada yardımcı da olacağız. Özgür Suriye Ordusu da yine aynı şekilde burada ve buranın yerel insanlarıyla beraber burada, diğer yerlerde olduğu gibi güvenliği tesis edecek birimler oluşur. Ve bu şekilde güvenli bölge oluşacak 30 kilometrelik bir derinlikte, her zaman Cumhurbaşkanımız bunu söylüyor. Ve bu bölgenin güvenliği sağlandıktan sonra artık insanların dönmesi için diğer çalışmaları yapmamız lazım. Yani onların temel ihtiyaçlarını, barınak dahil, yeme-içme, su, elektrik, hastane, yani sağlık hizmetleri dahil temel ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli adımlar da atılır ve insanlar güvende hissettiği zaman zaten dönmek istiyor. Bugün rejimin kontrol ettiği yerlere dönmemelerinin sebebi, maalesef güvenlik endişesinden, ne olacaklarını bilmiyorlar. Ama bizim kontrol ettiğimiz yerlere, teröristlerden daha doğrusu temizlediğimiz bölgelere insanlar dönüyor, kendini güvende hissediyor. Yani Afrin’de ve esasen Fırat Kalkanı bölgesinde ne yaptıysak burada da teröristlerden temizlendikten sonra aynısını yapacağız.

SUNUCU- Bu noktada zaten üçlü zirvelerde de gündeme gelmişti Putin’le, Ruhani’yle görüşmelerde. Güvenli bölgenin tesis edilmesi zamanlamasında destek alabilecek miyiz o noktada?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi bu destek konusunu zaten biraz önce değerlendirdim. Cumhurbaşkanımız tüm ülkelere bu projemizden bahsetti, birçoğu da değerlendireceğini söyledi. Şimdi harekat başlayınca Avrupa Birliği ülkelerinden ya da yetkililerden; biz buna destek vermeyeceğiz açıklamaları gelmeye başladı. Ama sonuçta biz tek başımıza da kalsak, bu insanların buraya güvenli bir şekilde dönebilmesi için ve güvenli bölgenin oluşturulması için gereken neyse biz onu yaparız. İlla birilerinden yardım gelecek, zaten vaatlerini de yerine getirmiyorlar ki. 2018 yılı sonuna kadar 6 milyar Avroyu Türkiye’deki Suriyeliler için aktaracağını kim söyledi? AB. Bugüne kadar 2.6 milyar para geldi. Efendim, biz parayı hazırladık da, Brüksel’de duruyor da, Brüksel’de duran paranın buradaki Suriyelilere ne faydası var? Onu da birçok şartlara bağlıyorlar, uzatıyorlar, en son Alman İçişleri Bakanı ve Avrupa Birliği yetkilileri, Avramopoulos dahil geldikleri zaman bunları da görüştük.

SUNUCU- Bu konuya en hakim sizsiniz aslında.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani şimdi uluslararası toplumun buna yardım etmesi gerekiyor, bu insanlara. Amacımız ne? Gönüllü bir şekilde, güvenli bir şekilde dönmelerini sağlamak. Onun için de herkes üzerine düşeni yapmalı.

Ayrıca, Türkiye’de 2+2, yani Türkiye, Rusya, Almanya ve Fransa zirvesi oldu biliyorsunuz. Ve bu zirvenin sonuç bildirgesine baktığımız zaman da, Suriye’deki ve Suriye’ye dönen kişilerin, göçmenlerin temel ihtiyaçları da karşılanacaktır vardır. Ama dediğim gibi orada olması önemli değil sonra sözünü tutup tutmadıklarını göreceğiz.

Diyelim ki hiç kimseden yardım gelmedi. Biz bugüne kadar Türkiye’de bu göçmenler için, Suriyeli kardeşlerimiz için bu kadar yardım yaptık. Şimdi oraya döndürürüz, orada da ne gerekiyorsa onu yapmaya çalışırız Allah’ın izniyle. Biz büyük bir devlet, büyük bir milletiz ve hiçbir zaman da insani konularda biz hiç kimsenin gerisinde kalmadığımız gibi insani yardımlarda çok şükür yıllardır dünyada en öndeyiz, orada da ne gerekiyorsa onu yaparız.

SUNUCU- Sizin bu aşamada yeniden mevkidaşlarınızla bir telefon görüşmesi trafiğiniz söz konusu mu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Var. Yarın Alman Dışişleri Bakanıyla görüşeceğim, açıklaması çok çirkin, twitter hesabından açıklamayı gördük, yarın kendisiyle görüşeceğiz. İngiltere Dışişleri Bakanıyla görüşeceğiz. Biraz önce haber geldi, Kanada Dışişleri Bakanı Freeland görüşmek istemiş, onun da zamanlamasını yaparız. Biz herkesle görüşürüz, saklayacağımız-gizleyeceğimiz bir şey yok ve korkacak da bir şeyimiz yok, meşru bir şey yapıyoruz. Terörle mücadele ediyoruz ve bölgenin istikrarı için mücadele ediyoruz. Diğer taraftan Anayasa Komisyonu da biliyorsunuz kuruldu, ilk toplantısını yapacak. Dolayısıyla herkesle görüşürüz, bu bildirimleri yaparken de birilerine hesap vermek zorunda olduğumuz için yapmadık. Biz etkin birçok taraflılığı ve hukuk üzerine kurulmuş bir uluslararası sistemi savunduğumuz için gerekli bildirimlerde bulunduk. Çünkü yaptığımız iş doğru, meşru ve gereğini yapıyoruz. O nedenle de herkesle de görüşürüz, herkese de anlatırız. Ama haksız bir şekilde Türkiye’yi eleştiren olursa, ikiyüzlülük yapan olursa, çifte standarda tevessül eden olursa da gerekli cevabı bizden alır. Hem bizden Türkiye’yi yönetenler olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, hem de milletimizden bu cevabı alırlar.

SUNUCU- Şimdi Komuta Kontrol Merkezindeki, Harekat Merkezindeki toplantıya girdiniz siz. Sayın Başkan Erdoğan’ın Mehmetçiğimize mesajı ne oldu? Sanıyorum karadan giren birliklerin girişini de izledi.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Sayın Cumhurbaşkanımızın mesajını zaten sizler de gördünüz harekat başlarken, yine bağlantıda. Dün ben de Cezayir’den yola çıkmadan önce gördüm. Orada Sayın Cumhurbaşkanımız gerekli mesajları verdi ve buradan da Mehmetçiğimize, kahraman ordumuza da selamlarını dualarını da gönderdi. Dolayısıyla onun dışında herhangi bir şey söylemem mümkün değil.

SUNUCU- Efendim, çok teşekkür ediyoruz yayınımıza katıldığınız için. Yayın konuğumuz, ayağının tozuyla hem Cezayir’den gelen, hem de burada Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki toplantıya katılan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’ydu, önemli paylaşımlar gerçekleştirdi bizimle diyelim ve sözü yeniden size bırakalım.