#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun 24 TV Kanalına Verdiği Özel Röportaj, 20 Şubat 2018

SUNUCU- Evet, Zeytin Dalı Operasyonu başlamasıyla birlikte diplomatik alanda çok hızlı bir trafik yaşanıyor ve bu hızlı trafiğinde en önemli aktörü kuşkusuz Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, hiç durmuyor sürekli temas halinde, sürekli havada sağ olsun bizi kırmadı konuğumuz çok detaylı sorularımız var önemli konular var.

Sayın Bakanım, hoş geldiniz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hoş bulduk.

SUNUCU- Bizi kırmadığınız için de çok teşekkür ediyorum, çünkü yoğun olduğunuzu da biliyorum. Efendim, şimdi dünden bu yana çok tartışılan bir konu var izninizle onu bir açıklığa kavuşturalım. Afrin’deki durumla ilgili Esad güçlerinin Afrin’e girişiyle ilgili bir bilgi var mı elimizde, girdi mi Esad güçleri?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yok şu anda Afrin’e rejim güçleri henüz girmedi, girip girmeyeceği de belli değil, çelişkili açıklamalar var. Dün değişik kaynaklardan hatta çok ciddi basın organlarından da buna benzer haberler geldi, fakat daha sonra rejim bunu yalanladı doğru değil diye, diğer taraftan girilmediği de zaten açık ortada. Ama görülüyor ki daha fazla terörist özellikle doğudan geliyor, bunu ABD’liler de inkar etmediler en son yaptığımız görüşmede. Girer mi, girebilir mi o başka bir konu. Şu anda rejim ikilemler içinde, yani YPG mi daha iyi, ehvenişer Türkiye’nin orada olması mı daha iyi, YPG Suriye’yi bölmek istiyor bunun farkında. YPG’nin bir terörist örgüt olduğunu da söylüyor bunu bazen rejimin açıklamalarında da görüyoruz İran ve Rusların da söylediği bu. Diğer konularda farklı düşünüyorsunuz, ama YPG konusunda rejim sizinle aynı düşünüyor diye hem Ruslar hem İranlılar söylüyor dolayısıyla, burada bir büyük bir soru işareti var. Esasen Suriye’nin bütünlüğünü düşünen sınır bütünlüğünü, birliğini, beraberliğini düşünen herkes rejim de dahil burada Türkiye’nin olmasını tercih eder YPG yerine. Çünkü YPG’nin amacı Suriye’yi bölmektir, bir terör koridoru, kantonu ya da devleti oluşturmaya çalışıyor burada YPG’yle Kürt kardeşlerimizi ayırt etmemiz lazım. Zaten askerimiz, Mehmetçiğimiz Afrin’e girdikten sonra oradaki Kürt kardeşlerimizin de açıklamalarını sizler de yansıtıyorsunuz onlar da son derece memnunlar ve YPG’nin kendilerine yönelik zulmünü de anlatıyorlar. Dolayısıyla, bir terör koridoru ya da neyse amacına ulaşmak için buralarda ama Türkiye’nin amacı ise buradan teröristleri temizlemek, buraları bu şehirleri orada yaşayan insanlara teslim etmek ve dönebilecek, dönmek isteyen mültecilerin Türkiye’den özellikle ve de Suriye içinde başka yerlere göç etmek zorunda kalan kişilerin de dönmesi sağlanıyor Fırat Kalkanı Bölgesinde olduğu gibi.

Yarın buraları yönetenler, buraların güvenliğini şu an da tesis edenler bizim de desteğimizle yarın bu siyasi hedefe ulaştığımız zaman, çözüme ulaştığımız zaman kurulacak yeni Suriye rejimi, devleti, yönetimi neyse seçimler olacak bunların hepsi entegre edilecek bunun zaten başka bir çaresi de yoktur. Yani bizim yaptığımız esasen şunu söylemeye çalışıyorum: Gelecekte Suriye’nin birliği ve beraberliği için çok önemlidir, ama YPG’nin yapmaya çalıştığı ortada.

SUNUCU- Peki, rejim Afrin’e girerse ne olur Sayın Bakanım? Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı dün Putin ve Ruhani’yle de görüştü.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Görüştü.

SUNUCU- Sonuçları iyi olmaz dedi. Yani rejim girerse ne olacak, tam mottomuz nedir burada?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Dün çok açık net söyledim onu açmamızı mı istiyorsunuz?

SUNUCU- Evet yani.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tam açıkladım dün, eğer rejim biz şunu söyleyelim: YPG’yle kim mücadele ederse Özgür Suriye Ordusu olsun, ABD olsun, İran olsun, Rusya olsun, rejim olsun fark etmez. Bir terör örgütüne yönelik nasıl DEAŞ’la kim mücadele ediyorsa biz de katılıyorsak biz de koalisyonun içindeyiz biz de mücadele ediyoruz. YPG’de aynı şekilde DEAŞ gibi bir terör örgütüdür, şimdi DEAŞ’la da iş birliği yapıyor. Kim bu terör örgütünü yok ederse bizim için bir problem yok, çünkü bu terör örgütünün DEAŞ gibi Suriye’den temizlenmesi lazım Kürtler değil terör örgütünden bahsediyoruz, nasıl Türkiye’de Kürtler değil PKK’dan bahsediyorsak. O nedenle eğer bu terör örgütüyle mücadele edip bunları yok ederse, temizlerse o zaman başka. Ama rejim bu terör örgütüne, YPG’ye şu anda DEAŞ’la da beraber bunlara destek için, onları korumak için, koruma sağlamak için oraya gelirse işte o zaman dün de söylediğim gibi Türk ordusunu kimse durduramaz. Kim çıkarsa çıksın karşımıza bizi kimse durduramaz, o zaman biz YPG ve onu destekleyen kim varsa onlara karşı müdahale ederiz, etmek durumundayız, çünkü artık bu tehdit bizim için hayati bir tehdittir. Bugün müdahale etmezsem, bugün bu tehdidi ortadan kaldırmazsam yarın karşıma büyüyerek bu tehdit tekrar çıkacaktır orta vadede uzun vadede, bizim söylemek istediğimiz bu kadar nettir. YPG’ye karşı kim mücadele ederse tamam, ama YPG’yi kim korumaya kalkarsa bizim için eşittir YPG.

SUNUCU- Burada rejimle YPG arasında bir iş birliği ya da bir pazarlık var mı size gelen?...

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Görüşmeler var YPG sürekli rejime davette bulunuyor tabi.

SUNUCU- Gel buraya diye.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Gel diyor, işte herhalde rejim de onlara anladığımız kadarıyla sen burayı terk et ben öyle geleyim diyor. Henüz daha böyle bir anlaşma sağlayamadılar, ama açık açık da biliyorsunuz YPG rejime gel. Düşünebiliyor musunuz bir terör örgütünün düştüğü durum hani Kürtlerin haklarını savunmak için yola çıktınız, hep böyle diyorlar ya. Burada Kürtleri yok sayan kimdi? Şu andaki rejim. Hatta Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan, ilişkilerimizin iyi olduğu dönemde Esed’e sürekli ya bunlar da insan bu Kürt kardeşlerimizin kimliğini tanı artık, onların haklarını ver bak Türkiye’de biz neler yapıyoruz, bu sana bir şey kaybettirmez ülkenin birliği, beraberliği için de önemlidir derdi. Şimdi ise suya düşen yılana sarılır misali, tabii Mehmetçik korkusuyla, YPG sürekli rejimi davet ediyor, esasen gel bizi koru demek istiyor. Gel buraları sen al değil de bizi koru işte vesaire vesaire. Tüm o pazarlıkların detaylarını biz tabii tam olarak bilmiyoruz, ama edindiğimiz bilgiler bu doğrultuda.

SUNUCU- Rusya ve İran ne düşünüyor? Dün Sayın Cumhurbaşkanı Putin ve Ruhani’yle görüştü ne düşünüyor bu denklemde?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Rusya şu anda bizim yaptığımız operasyonunun önemini biliyor ve bu operasyona sebep olarak da ABD’yi görüyor. Yani ABD’nin YPG’ye verdiği destek ve son zamanlarda onları yani teşvik edici adımlar atmasıdır. Rusya böyle görüyor. Dün Sayın Cumhurbaşkanımız Putin’le de görüştü. İran başından beri buralar işte rejimin toprakları dolayısıyla, buralarda rejim olsa daha iyi olur, ama YPG’yi temizlemek kaydıyla diyor, yani sizin de güvenlik endişeniz olmasın, yani İran bu tezi savunuyor, Tahran’a gittiğim zaman da bu tezi savunmaya kalktılar, biz de bunun yanlışlıklarını söyledik. Biz şunu söylüyoruz: Nasıl şimdi Fırat Kalkanı bölgesinde Suriye’nin toprak bütünlüğüyle ilgili bir endişe yoksa, kimse bunu söylemiyor, Afrin için de bu geçerlidir. Sonuçta biz burayı teröristlerden temizlediğimiz zaman bizim de güvenlik endişemiz olmayacak, Suriye’nin de. Şu andaki rejim meselesi değil sadece, yarın siyasi çözüme ulaştığımız zaman ülkeyi kim yönetecek, kimler iş başında olacak, tabii kapsayıcı olması lazım, herkesi kucaklayıcı Irak’tan da ders almamız lazım. Suriye’nin o zaman da Suriye’nin geleceği bakımından da o kadar önemlidir yani bizim burada olmamız. Ne Suriye’nin toprak bütünlüğü endişesi olması lazım, ne de bizim güvenlik ve terör endişemiz olması lazım. Bunu temizledikten sonra da herkes böyle olacağını görecek, biz de İranlılara bunu söylüyoruz.

SUNUCU- Sayın Bakanım, Şii milis ya da Şebbihaların Afrin’e kaydırıldı yani Esad rejiminin kendi resmi ordusuyla girmeye cesaret edemediği ama Şii milisler ve Şebbihaların kaydırıldığına dönük haberler var bugün manşetlerde de var, böyle bir bilgi var mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani tam olarak öyle bir bilgi yok istihbaratımıza sormak lazım tabii, ama şu ana kadar.

SUNUCU- Bunu da denerse dediğiniz şey bunun içinde geçerli değil mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani kim olursa olsun buraya YPG’yi korumak için ABD nde gelse onun için bu da geçerli, İran da gelse geçerli, Şii milis veya o milis bu mili fark etmez biz bize saldıran terör örgütünü korumak için kim gelirse gelsin bu söylediklerimiz geçerlidir, biz birine husumet olsun diye bunu söylemiyoruz, bizim hedefimiz terör örgütüdür diyoruz. Bu terör örgütünü yok etmek için buradayız, bu terör örgütünü yok etmek için kim varsa kim hareket ederse tamam hatta destek de veririz. Ama bu terör örgütünü kim korumaya kalkarsa da bizim gözümüzde Afrin’de veya başka yerde YPG eşittir o grup, o ülke neyse o güç kim olursa olsun. Bu bir prensiptir, bu ilkeli bir duruştur. Bu duruş bu ilkeli duruş, bu prensip bir ülkeye ya da bir gruba yönelik değildir, biz Türkiye olarak ilkeli hareket ediyoruz. Burada hedefimiz terör örgütüdür, o yüzden o ülkeye bu ülkeye yönelik pozisyonumuz değişik olmaz eğer hedefimiz terör örgütüyse.

SUNUCU- Şimdi Afrin’de sizin çizdiğiniz fotoğrafta kırmızı çizgimizin net olduğunu anlıyorum yani burada YPG, PKK çıkana kadar Zeytin Dalı Operasyonu da devam edecek doğru mu anlıyorum?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Elbette çünkü buradan bize saldırılar geliyor, onlar orada olduğu sürece bu tehdit devam edecek ve roket menzili de zaten Afrin şehir merkezine kadar da gidiyor. Dolayısıyla, her bakımdan buradan YPG’lilerin temizleninceye kadar operasyonun devam etmesi gerekiyor ve tamamen buradan teröristler temizlensin ve biz de rahat edelim, Afrin bölgesindeki Kürt, Arap, Türkmen, Yezidi kim varsa hepsi onlar da ve Süryaniler var onlar da isyan ediyorlar, çocuklarını biliyorsunuz açıkladılar da kendileri, alıp ellerine silah verip zorla Mehmetçiğin ve Özgür Suriye Ordusunun karşısına sürüyorlar. Dolayısıyla, tüm halklar rahat edecek biz de güvenlik bakımından tabi ki rahat olacağız.

SUNUCU- Kalıcı bir çözüm buluncaya kadar da Afrin Merkez operasyonun bir parçası olmayı sürdürüyor mu Zeytin Dalı Operasyonu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hiçbir şey anlamadım sorunuzdan.

SUNUCU- Yani şöyle: Şimdi bu aşamada eğer YPG kalmaya devam ederse, çekilmezse bir formül bulunmazsa Afrin Merkez operasyonunun bir parçası mı, Afrin merkeze girilecek mi Zeytin Dalı Operasyonu kapsamında?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bunu başından beri söyledik ilk defa mı duyuyorsunuz siz?

SUNUCU- Yok hayır.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şu anda teröristlerin zaten en çok yaşadığı yer neresi? Afrin’in merkezi. Biraz önce de söyledim Afrin’in merkezi yani bizim sınırlarımızdan ölçtüğümüz zaman 30 kilometre civarında yani en uzak bölgeden de dolayısıyla, bize atılan roketlerin menzilinin içinde dolayısıyla, Afrin temizlenmeden diğer bölgelerin şu anda temizlenmesi sınırımızın öbür tarafının temizlenmesi, sınır kontrolünün ele geçmesi, o stratejik tepelerin ve dağların ele geçirilmesi operasyonun yani güvenli bir şekilde devam etmesi bakımından önemli. Ama Afrin Merkez temizlenmediği zaman bu teröristlerden bu operasyonun bir faydası yok ki. Esas teröristlerin yuvalandığı yer orası, oluşan tehdit de orası, zaten en başından beri Mehmetçiğimiz, bizler hepimiz şey yapıyoruz açıklıyoruz, söylüyoruz zaten operasyon her yerden oraya doğru ilerleme var. Yani kuzey doğudan var, hatta batıdan var, aşağıdan güney batıdan var, kuzeyden var, yine doğu tarafından var, yani her taraftan kuzey doğudan da var dört koldan tabiri var ya ama bu 7-8 koldan şu anda ilerleme var hedef Afrin merkez zaten.

SUNUCU- Peki, bu Tillerson’la görüşme ve Amerika’yla ilişkilerin normalleşmesine bu tartışmaların denk gelmesi, manidar buluyor musunuz, yani bu ilişkilerin normalleşmesini akamete uğratacak bir pozisyon bu…

DIŞİŞLERİ MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi ABD’nin rejimle bir şeyi yok, yani çok da fazla komplo teorisi kurmaya gerek yok. Şu bir gerçek: O bölgeden şu anda YPG’yle ABD’nin kontrol ettiği bölgeden YPG’liler bu tarafa doğru Afrin’e doğru kaydılar. Başka bir gerçek daha var, nereden geçtiler? Rejimin kontrol ettiği yerlerden. Bunun illa bir plan dâhilinde olmasına da gerek yok, zaten sahada parayı veren herkes her şeyi yapıyor. Bakıyorsunuz rejimle YPG arasında silah alışverişi oluyor, bakıyorsunuz DEAŞ’la, YPG arasında silah alışverişi oluyor. Bırakın petrolü ya da gıdayı ya da diğer ürünleri her türlü şey var, ahlak dışı pazarlıklar da var yani bir taraftan savaşıyorsunuz bir grupla, sonra bir bakıyorsunuz o grupla silah alışverişinde bulunuyorsunuz. Sahada böyle hani çatışmanın savaşın da bir kuralları olur, etik kuralları olur yok, bunlarda böyle bir şey yok.

SUNUCU- Çok kayıt dışı…

DIŞİŞLERİ MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Dolayısıyla var, ama yani şimdi rejimin oraya girmesini ABD sağladı dersek bana göre gerçekçi bir yaklaşım içinde olmayız. Hatta ABD’nin şöyle şikâyetleri var: Yani burada operasyon devam ettiği zaman Fırat’ın doğusundaki YPG’liler bu tarafa geliyor, daha orada DEAŞ’lılar tamamen temizlenmedi DEAŞ terör örgütü değişik bölgelerde küçük cepler halinde var dolayısıyla orada o tarafa gitmelerini biz de istemeyiz, yani sizin de böyle bir talebiniz var, ama biz de istemeyiz dediler. Biz de onlara şunu söylüyoruz: Yani siz bu DEAŞ cepleri dediğiniz yani gurupları buralarda zaten YPG ile olan iş birliğinizi devam ettirmek için yani devam ettirmek için bir gerekçe olarak bunu bıraktınız. Yoksa Rakka’da orada, burada pazarlığı yapıyorsunuz, otobüslere bindirip gönderiyorsunuz, sonra çöl ortasında tehdit diyorsunuz. Şehir içinde mücadele ediyorsun da güya, çöl ortasında nerede olduğu belli sivil de yok, orada niye vurmuyorsun onları?

SUNUCU- Niye duruyor orada?

DIŞİŞLERİ MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Niye duruyor orada? Bundan Irak da rahatsız. Biz herkesin yüzüne yani tüm resmi büyük resmi ve detayları gördüğümüzü söylüyoruz, yani bizi kandıramayacaklarını da söylüyoruz. Ama komplo teorileri üzerinde de hareket etmenin bir anlamı yok bana göre.

SUNUCU- Peki siz Tillerson’la şimdi görüştünüz hem Sayın Cumhurbaşkanı’yla yapılan görüşmede vardınız hem baş başa görüşmede. Türkiye ikna edebildi mi bu YPG, PKK meselesinde Amerika’yı?

DIŞİŞLERİ MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi biz ne zaman ikna oluruz? Somut adımları ve bu anlayışın uygulanmasını gördüğümüzden sonra ikna olabiliriz, henüz, daha bu aşamaya geçmedik, ilk toplantılarımızı en geç Mart’ın ilk yarısında yapacağız. Fakat bugüne kadar her zaman söylediğimiz gibi bir güven bunalımı oldu, bunun da sebebi ABD, bize verilen sözleri tutmadı. Çok söz verdiler, iki yönetim de, askeri de söz verdi, Başkanı da söz verdi, Dışişleri Bakanı da söz verdi, aynı şekilde Savunma Bakanları da söz verdi, daha önceki yönetimden de bahsediyorum, şimdiki yönetimden de bahsediyorum ve bizim düşmanımız bir terör örgütüne destek verdi silah verdi, aynı şekilde diğer taleplerimiz konusunda da verilen sözler tutulmadı. Şimdi bu sözlerin tutulmasını nasıl tutulacağını beraber takip edeceğiz, yani uzaktan şey yok verdik ne oldu bekle diye bir şey yok. O nedenle bu oluşturacağımız mekanizmalarla beraber ABD verdiği sözleri tutarsa, bizim endişelerimizi karşılarsa ve bundan emin olursak o zaman sizin söylediğiniz olur.

SUNUCU- Bu Tillerson’a somut beklenti olarak tam neyi söylediniz, yani Münbiç var mı bu işin içinde, sadece YPG, PKK mı var, ne var somut talep olarak?

DIŞİŞLERİ MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Var. Birinci grupta FETÖ var ve diğer rahatsızlık duyduğumuz yargı, konsolosluk gibi konular var birinci grupta daha çok iki ülkeyi ilgilendiren. Diğer taraftan, ikinci çalışma grubunda ise tamamen Suriye var, ama Suriye içinde de bir YPG var, öncelik Münbiç, YPG’nin Münbiç’ten çekilmesi. Ve burada yani Münbiç’te nasıl bir oluşum olacak, burayı kim yönetecek ve güvenliğini kim tesis edecek, bu konuda birlikte çalışma. Diğer taraftan, sadece Münbiç’le ilgili değil bu, Fırat’ın doğusunda da tüm şehirlerde aynı şekilde YPG yönetimine son verilecek, çünkü buralar yüzde 90-95-99 Arap şehri. Ve her yerde bu savaş öncesi iç savaş öncesi veya Münbiç operasyonu öncesi nüfus sayımı ve dağılımı önüne konulacak ve o dağılım oranında oradaki insanlar kalacak, çünkü YPG buralardaki insanları sürgüne gönderdi Kürtler dâhil.

SUNUCU- Demografik yapıyla mı oynadı?

DIŞİŞLERİ MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet, etnik temizlik yaptı resmen sadece demografik yapıyla oynamadı, etnik temizlik, mallarını, mülklerini de ellerinden aldı. Neden 350 bin Kürt kardeşimiz var, Suriyeli Kürt kardeşimiz Türkiye’de, gidemiyorlar. Herkes Kürt Kürt diyor oradan sürgüne gönderilen 350 bin Kürtün hakkını kim savunuyor? Bir kısmı da Avrupa’da yaşıyor şu anda bazen gelip bizim de görüşüyorlar anlatıyorlar. YPG’nin kapattığı siyasi partilerin, siyasi, Kürt siyasi partilerden bahsediyorum, bunların haklarını niye savunmuyorlar? Suriye Ulusal Kürt Koalisyonu var aynı şekilde onlarla niye temasa geçip sizin talebiniz nedir, isteğiniz nedir demiyorlar? Varsa yoksa bir YPG. Neden? Kimisi ideolojik sebepten, kimisi işte Türkiye’nin düşmanı bizim dostumuzdur anlayışından, kimisi de başka kendi, kendisi kullandığından, sadece varsa yoksa YPG var onlar için ve bunu da tüm Kürtler diye şey yapıyorlar. O gün panelde de Münih’te moderatör işte Türkiye Kürtlere karşı ibaresini kullandı düzelttik. Biz Türkiye’de Kürtlere karşı değiliz, PKK’ya karşıyız, İran’da Kürtlere karşı değiliz PJAK’a karşıyız, aynı şekilde Suriye’de YPG’ye karşıyız Kürtlere değil. DEAŞ’a da karşıyız, El-Nusra’ya da karşıyız, El-Kaide’ye karşıyız, terör örgütlerinin hepsine karşıyız, YPG, PKK da terör örgütüdür ona karşıyız dedik.

SUNUCU- Bu Tillerson sözlerini niye tutmadığını söyledi içeride biz çok anlamadık? Şimdi basın toplantısında dedi ki, Münbiç konusunda taahhütlerimiz oldu, ama yerine getiremedik dedi, ne diyor?

DIŞİŞLERİ MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani şimdi getiremediğini söylüyor, yani bugüne kadar söz verdik tutmadık sözümüzü diyor, esasen bu bir itiraf. Yani bir insan hani bizimkiler diyor ya bunlarla niye konuşuyorsunuz, neden hani böyle bir şey yaptınız, neden kovmadınız vesaire böyle aşırı şeyler de geliyor da. Bir insan geliyorsa evet biz sözümüzü tutmadık hatasını kabul ediyorsa bize de bir şans daha verin diyorsa bence o yol denenmelidir, yani diplomasi sonuna kadar işler, diplomasinin işlemediği yerde zaten olacakları kendilerine de açıkça da söyledik. Dolayısıyla, verilen söz basit, Münbiç operasyonundan hemen sonra YPG buradan uzaklaştırılacaktı, çünkü burası her şeyden önce yüzde 90 üzerinde 95 oranında bir Arap şehridir. Kim yönetiyor şimdi burayı? Yüzde 2 bile olmayan YPG. Yani YPG de o yüzde 2’nin temsilcisi değil, resmen dışarıdan gelmiş bir terör örgütü yönetiyor, bunun gitmesi lazım. Diğer sözlerin de tutulmadığını da kendileri de açıkça söylüyor, yani kendisine sormak lazım niye tutmadınız, tutamadınız. Ama herkesin bir bahanesi var, yani Amerika’da Trump’ın verdiği sözlerden sonra bile değişik kurumlardan değişik açıklamalar geldiğini görüyorsunuz orada da bir karmaşa var.

SUNUCU- Sayın Cumhurbaşkanıyla görüşme uzun sürdü Sayın Bakanım, siz de vardınız. Çok merak edilen bir görüşme orada bizimle paylaşabileceğiniz bir şey var mı? Bir kere uzun sürdü.

DIŞİŞLERİ MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi orada tüm bir kere baştan sona bize verilmeyen sözler nedir niye tutulmadı, duyduğumuz hayal kırıklıkları ve bunun Türkiye’de yarattığı güven bunalımı ve hasarı açıkça söyledik. Kendisi de tabi basın toplantısında söylediği gibi bunların farkında olduklarını söylediler. Ve bunları nasıl aşabiliriz, hangi somut adımları atabiliriz bunları konuştuk. Hatta Sayın Cumhurbaşkanımız bir 10 dakikalık bir video da gösterdi.

SUNUCU- Ne var onda efendim?

DIŞİŞLERİ MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Orada YPG’ye verilen destekler, YPG’nin nasıl bir terör örgütü olduğu, o silahların sınırda nasıl yakalandığı ve o silahların PKK’nın elinde nasıl yakalandığı vesaire, dolayısıyla, bir müttefikin başka bir müttefike yapmaması gereken ne varsa bunları bildiğimizi o videoda gösterdik. Ve o silahlarla bize yapılan saldırılar dâhil onları da Sayın Cumhurbaşkanımız gösterdi. Şimdi burada baş başa oldu görüşme hatta tercümeyi ben yaptım, bakıyorum burada da gereksiz şeyler var. Her lider bir kişiyle veya her siyasetçi biz de Dışişleri Bakanları olarak bazen baş başa görüşme yaparız bunun saati uzun olabilir kısa olabilir. Millet seçmiş yetki vermiş güvenmiş Cumhurbaşkanımıza, Cumhurbaşkanımız yine milletten aldığı yetkiyle Başbakanımızla beraber bizi Dışişleri Bakanı olarak görevlendirmiş. Elhamdülillah bugüne kadar milletimizin güvenini sarsacak bir hareket içinde de olmadık Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, eksiğimiz, hatamız olabilir, bunu niye sorguluyorsunuz ki. Yani özel bir görüşme, ertesi gün ne görüştüğümüzün çerçevesini, hatta bazı detaylarıyla beraber basın toplantısında kamuoyuyla paylaştık mı? Paylaştık. Ortak bir açıklamayla yine yazılı bir şekilde paylaştık mı? Paylaştık. Şu anda paylaşıyor muyuz? Paylaşıyoruz. Sizin derdiniz ne? Onların derdi şu: yani bu görüşmelerle, yani onların istediği gibi bir kaos çıkmadı bir şans daha verildi. Ama biz burada kendimizden emin bir şekilde haklı olarak, haklı bir duruş sergileyerek yanlışları da söyledik, beklentilerimizi de söyledik, eziklik içinde de değiliz Allah’a şükür, çünkü haklıyız biz. Şimdi bunu siz yani hangi anlayışla bunu problem yaratıyorsunuz? Esas dertleri her şey bitseydi, kaos olsaydı, ekonomi çökseydi, oydu buydu falan hayır bunlar olmadığı için, hayal kırıklığına uğradıkları için oradan buradan bahane buluyorlar. Biz bu 3 saat 15 dakikalık yaklaşık görüşmede tüm konuları baştan sona açık net bir şekilde konuştuk ve hangi adımlar atılabileceğini de konuştuk PKK’yla mücadele de var bunun içinde. Hangi strateji nasıl, bilgi paylaşımı nasıl olacak, nasıl hedefler belirlenecek her şeyi konuştuk. Önemli meseleler bu kadar ilişkilerin, yani çok kritik bir aşamaya geldiği noktada böylesine bir görüşme ve görüşmenin de bu kadar uzun sürmesi gayet doğaldır. Yok, efendim bir Cumhurbaşkanı bir Dışişleri Bakanıyla niye bu kadar uzun görüşürmüş, size mi soracak Cumhurbaşkanımız kiminle ne kadar görüşeceğini? Ne kadar ihtiyaç varsa kimle görüşmek için zaman olarak da detay olarak da o kadar görüşür. Biz kim için görüşüyoruz? Kendimizi tatmin etmek için görüşmüyoruz ki. Birisiyle veya başka bir kişiyle, liderle veya bir siyasetçiyle çok uzun görüşmek bize paye mi kazandıracak, öyle şeye ihtiyacımız yok bizim.

SUNUCU- Bu tür görüşmelerin kayıt altına alınma şartı var mı Sayın Bakanım? Oradan eleştiri var mesela işte kayıtlı mı, değil mi?

DIŞİŞLERİ MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Alınmadığını nereden biliyorlar, alınmadığını nereden biliyorsunuz? Bir kere Sayın Cumhurbaşkanımız telefon görüşmesi de olsun kayıtta olmasına rağmen ikili görüşmelerde de olsun şu konuşma notunun tersini çevirir ve burada notlarını da alır. O gün tabi ben sadece ana unsurlarıyla notları aldım konuştuğumuz konular nedir zaten detaylarına hakimiz. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız da orada güzel güzel kritik noktaları yani kayıtlarımıza da geçsin diye ne konuşulduğu, yarın da herhangi bir çelişkili şeyler de olmasın, gayet güzel bir şekilde Sayın Cumhurbaşkanımız da not aldı. Sonra çıktıktan sonra ben arkadaşlarımı çağırdım, Bakanlıktan arkadaşlarımı, orada ne konuşulduğunu ve ona göre de gece hazırlık yapılması gerektiğini söyledik ve bunun özetini biz alıyoruz kayıtlarımıza da koyuyoruz ne konuştuğumuzu. Zaten ertesi gün de bunları –dediğimiz gibi- açıkladık da. O yüzden kayıtlara heyetlerarası toplantıda da dün akşam bunları konuştuk böyle yapacağız, dün akşam bunu konuştuk böyle yapacağız, dün akşam şöyle konuştuk böyle yapacağız diye heyetlerarası görüşmede de yine bunları tekrar gözden geçirdik ve orada da tabii not tutucu arkadaşlarımız da var. Biz bunları, devletin kurallarını da biliriz, kurumlarını da biliriz, bir işi nasıl yapacağımızı da biliriz, bilmeyenlerin de burada ahkam kesmesini de doğru bulmuyoruz.

SUNUCU- Tillerson’un bir talebi oldu mu Türkiye’den?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tillerson’un klasik talepleri var; işte Türkiye’de bazı çifte vatandaşlar var, bunlar tutuklandı, bunlarla ilgili işte yargı sürecinin hızlanması. İzmir’de biliyorsunuz meşhur Rahip Brunson var, onu gündeme getirdi. Onun dışında da, konsolosluk işlerinin dışında da bir konu gündeme getirmedi, çünkü Türkiye’nin ABD’ye yaptığı bir yanlışlık yok. Yani biz herkes için güvenilir bir müttefikiz, güvenilir bir ülkeyiz. Avrupalılar için de geçerli, dünyadaki diğer ülkeler için de geçerli, ABD için de geçerli, bizim bir yanlışımız olmadı. Dolayısıyla siz şurada bize yanlış yaptınız diyemez. Türkiye’de ABD’ye yönelik eleştiri var diyebilir, ama bunun da sorumlusu ben değilim. Ben esasen halkın hislerini yansıtıyorum konuşmalarımda. O gün basın toplantısında da bir Amerikalı gazeteci sanki tüm sorunların sebebi Cumhurbaşkanımızın ve benim bazı konuşmalarım. Bizim yaptığımız konuşmalar ABD’nin yaptığı yanlışlara yönelik tepkidir. ABD karşıtlığını kışkırtmak için ya da ABD düşmanlığı içeren bir konuşma değil ki bunlar. Ama Amerika’da her gün bakın, her yerde, basınından tutun think tank’lerine kadar Türkiye düşmanlığı içeren, Türk düşmanlığı ve İslam düşmanlığı içeren konuşmalar, makaleler ya da işte tartışmalar vesaire vesaire. Kimisi de biz biliyoruz ki sadece ABD içinden kaynaklanmıyor, dışarıdan da bazı Müslüman kardeşlerimiz de dahil, yani ülkeler diyorum, ciddi para harcayarak Türkiye aleyhine yazılar da yazdırıyorlar. Ama ben şunu söylemek istiyorum: bunun dışında Tillerson’un veya bir ABD yetkilisinin Türkiye’ye yönelik söyleyeceği bir şey olamaz.

SUNUCU- Kriz aşıldı mı Amerika-Türkiye arasında, nasıl tarif edeceğiz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Krizin açılması için bir şans verdik ve nasıl aşılacağının çerçevesini de biraz önce anlatmaya çalıştım. Eğer bu süreçte ABD bizim beklentilerimizi karşılarsa, sözünü tutarsa, endişelerimiz ortadan kalkarsa, güven tekrar tesis edilebilirse o zaman kriz tam olarak aşıldı diyebiliriz.

SUNUCU- O zaman kriz şimdilik kontrol altına mı alındı diyorsunuz?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet, kontrol altına alındı ya da krizin aşılması için bir yol haritası belirlendi. Bu yol haritasında da birlikte çalışacağız. Uzaktan belge verdim, hadi bak ne oldu; yok. FETÖ, niye iade etmedin kardeşim? Bak efendim daha önceki verdiğiniz belgeleri bir önceki yönetim inceledi de, bir şey yapılamaz dedi de, tekrar açmak zor da; tamam, işte belgeler tekrar çalışma grubunda, işlediği suçlar bunlar, deliller bunlar ve itiraflar bunlar, aramızdaki anlaşma bu. Şu maddesi-şu maddesi bu kişiyi bize iade etmenize izin veriyor. Hukuk var, her şey var. Niye itiraz ediyorsun şimdi söyle. Efendim, bana bazı daha detaylı deliller lazım ABD içinde de soruşturma açmak için. Ama şunu söyleyelim: son zamanlarda FBI değişik eyaletlerde, 15 civarında sanırım eyalette FETÖ okullarıyla ilgili soruşturma başlattı. Bizim uzun zamandan beri istediğimiz şey bu. Ama bizim elimizde de bu paraları nereden gönderdiler, hangi illegal yollarla, vize kaçakçılığı vesaire, zaten Washington’da bir MASAK uzmanımız da var, iyi bir arkadaşımız. Bunları da yine bu çalışma grubunda ortaya koyacağız ki ABD’nin bir bahanesi, bir mazereti olmasın. Çünkü veriyoruz bakıyoruz bakıyoruz bakıyoruz, orada beraber bakacağız. Varsa itirazın şimdi burada söyle, benden başka bir şey istiyor musun söyle ve neden istiyorsun? Bu çalışma grubu, basın toplantısında da söyledim; topu taca atmak değil somut olarak adımların nasıl atıldığını beraber görmektir. Biz de buna bir katkı sağlayabileceksek, biz de, delil, belge vesaire; bu birinci grup için.

İkinci grupta da, Afrin’de YPG’nin gittiğinden emin olacağız. Daha önce bizi davet ettiler, bak YPG yok dediler, oysa YPG’liler saklandılar. Sonra bizimkiler geldi, tekrar YPG’liler Afrin sokaklarında normal hayatına döndüler. Bu gibi kandırmacalar da olmayacak artık.

SUNUCU- Menbiç’i biz komisyonla mı halledeceğiz? Çünkü eğer YPG çıkmazsa…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Komisyonla halledeceğiz.

SUNUCU- Komisyona kadar o zaman bir operasyon söz konusu olmayacak.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii, şimdi bu komisyonun amacı; Menbiç’ten YPG’lileri çıkarmak, çıkarıldığından da emin olmak. Sürecin şeffaf olduğunu görmek. Dolayısıyla bu komisyonun amacı budur. Bu komisyon işlemezse veya bu komisyona rağmen burada kalmaya devam ederlerse, o zaman Afrin’deki gibi gerekli müdahaleyi de Allah’ın izniyle yaparız.

SUNUCU- Yani bir oldu-bitti’ye Türkiye izin vermeyecek burada da.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet, yani bu somut adımların, bu çalışma anlayışının ya da mekanizmaların amacı bu. Bundan sonra bahane yok, bundan sonra topu taca atma yok, oyalama yok, gereksiz bilgi kirliliği yok, her şey şeffaf olacak. Orada Tillerson bir şey söyledi, bundan sonra Suriye’de ABD yalnız tek başına hareket etmeyecektir, Türkiye’yle birlikte hareket edeceğiz, Türkiye’ye soracağız dedi. Bu önemli, umarım bu sözünü tutarlar, tutmalarını istiyoruz, bekliyoruz.

SUNUCU- Artık sonuna doğru geldik, son bir soru izninizle.

Bu sahadaki Amerikalı komutanlarla siyasiler arasındaki o makas giderilirse mi bir çözüm bulunabilecek? Çünkü mesela sizin o görüşme yaptığınız saatlerde işte Mattis, öncesinde işte biz gerekirse PKK-YPG’yi savaştırırız gibi bir cümle söyledi, sahadan başka açıklamalar geliyor. Onu söyledi mi Tillerson?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tillerson öyle bir şey söylemedi, ama YPG ile bağların koparılması, tamamen işte silahların bırakılması, terörün sona ermesi gibi bazı şeyler söyledi. Ama ayrıca bizim tabii PKK’ya yönelik de ortak hareket etme konusunda yine bir çalışma grubumuz var, bu özellikle Irak’a yöneliktir. Bu çalışma grubunun içinde başka aktörler de olacak, yani kendi iki ülke arasındaki kurumların dışında. Bunun da planlamasını şimdi yapıyoruz, çalışma grubunun içinde bunlar da ele alınacak, üçüncü çalışma grubu. Hep bir, iki dedik ya, üçüncü çalışma grubu buna ait. Şimdi burada sizin söylediğiniz çok önemli, yani Vaşington’da söylenenle Suriye toprakları içinde söylenenler tamamen farklı. O zaman ABD yönetiminin bir şey daha yapması gerekiyor; yani kendi iradesinin üzerinde farklı irade koyan kişiler varsa, bunun tedbirini onların alması gerekiyor. Düşünün şimdi Türkiye’de Cumhurbaşkanımız bir şey söyleyecek Başkomutan olarak, devletin başı olarak ya da Başbakanımız, sonra herhangi birimiz veya herhangi bir kurumumuz, herhangi bir kişi buna ben de dahil, çıkacağız diyeceğiz ki hayır öyle değil biz böyle; olur mu öyle şey? Bu olmaz. O nedenle bunun tedbirini ABD alacak, ama ileriki zamanlarda önümüzdeki süreçte de göreceğiz, bununla ilgili de bazı tedbirler olacak.

SUNUCU- Sayın Bakanım, çok çok teşekkür ediyorum, sağ olun, var olun.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Teşekkürler.

SUNUCU- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla çok detaylı ve önemli konuları konuştuk, özellikle son dönemde Vaşington-Ankara hattında ne oluyor onu kendisinden dinledik, çünkü sürecin en önemli aktörlerinden biri Mevlüt Çavuşoğlu, söyledikleri de oldukça önemli.