#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun 24 TV Kanalına Verdiği Özel Röportaj, 26 Eylül 2017

SUNUCU- Evet, Kuzey Irak’ta referandum süreci tamamlandı ve evet çıktı ama, Türkiye’nin buna dair tepkisi devam ediyor yanlış yoldan dönün diye, bugün Sayın Cumhurbaşkanı da çok net bir şekilde konuştu. Türkiye ne yapacak, şu ana kadar ne yaptı, tabi bunu en iyi bilen isimlerden biri kuşkusuz Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu önemli bir isim, o konuğumuz.

Efendim, hoş geldiniz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Teşekkür ediyorum.

SUNUCU- Sayın Bakanım, şimdi yapmayın, etmeyin dedik, ama yaptılar, referandum bitti, sonuç evet çıktı. Şimdi bugün Sayın Cumhurbaşkanı söyledi, sınırı kapatmak, işte vanayı kapatmak, hava sahasını kapatmak, bütün bunları yapmamız an meselesi. Nereden başlayacağız, ne yapacağız? Referandum bitti çünkü.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Biz sadece yapmayın, etmeyin deyip kestirip atmadık, neden yapmamaları gerektiğini ve referandumu iptal ederlerse kendilerine nasıl yardımcı olabileceğimizi de söyledik, referandumu yaparlarsa da neyle karşı karşıya kalabileceklerini de net bir şekilde izah ettik. Onların bize bir sözü vardı, özellikle Barzani bana söylemişti, diğer ülkelerin ne dediği önemli değil, burada Türkiye’nin ne dediği önemli, Türkiye’nin tavsiyelerini dinleriz demişti; ama gördük ki dinlemediler. Dolayısıyla...

SUNUCU- 23 Ağustos’taki görüşmenizde net bir şekilde bunu Barzani’ye söylediniz mi Sayın Bakan?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Net bir şekilde, önce tüm heyetler varken herkesin huzurunda net bir şekilde söyledik. Hatta sonunda da şöyle özetledik, başında söyledik aynı şekilde, sonunda bir daha vurgulayarak söyledik: Referanduma karşıyız, haklarınızın yanındayız, aynen böyle söyledik. Sonra baş başa kaldığımızda da, yine heyetler varken de, neden referandum yapmamaları gerektiğini tek tek izah ettik. Ve baş başa kaldığımız zaman yine söyledik, referandum yaparlarsa karşı karşıya kalacakları tehditleri de kendilerine izah ettik, kim nereden saldıracak, nasıl olacak, hangi yaptırımlar olur, şu anda anayasayla elde ettikleri hakları da kaybedeceklerini ve kaos oluşacağını, aynı şekilde Kürt Bölgesel Yönetiminin içinde de kargaşaların olacağını, siyasi kargaşaların olacağını, hepsini söyledik, esasen tüm dünya bunu söyledi.

Peki, şu anda da masada zayıf, ben referandumu yapayım, ondan sonra Bağdat’la görüşürüm iddiasındaydı. Ve referandumu iptal etseydi Bağdat’a karşı eli çok güçlü olacaktı. Bir kere tüm ülkeler, P5 ülkeleri dahil, daimi üyeler ve bizler, Avrupa Birliği, herkes varsa bunların elde edemediği haklar, o konuda yardımcı olacaktık, ama şimdi hiç kimseyi dinlemediler. Peki, neden tüm dünya karşıyken Barzani buna gitti? Esasen Barzani’nin derdi, kendi Başkanlığını sürdürmek, çünkü Bölgesel Yönetimde Barzani gücünü kaybetti ve diğer partiler kendisine karşı ve diğer partiler anayasaya meclisin toplanması için seçim kanununu getirme şartını da koydular ve bu seçim kanunu tabi geldiği zaman Başkanın süresi de belli olacak. Şu anda belli olmayan bir süreç, uzun zamandır Bölgesel Yönetimin Başkanlığını yürütüyor ve seçim olsa kaybedeceğini biliyor ve kendi koltuğunu korumak için esasen Irak’taki Kürtlerin geleceğini tehlikeye attı.

SUNUCU- Ve kendisi için bölgeyi feda etti.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet, aynen böyle.

SUNUCU- Şimdi bizim tepkimiz…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Eğer Kürtlerin haklarını savunmak için bunu yapsaydı, tüm dünyanın tavsiyelerini ve dostane tavsiyelerini dikkate alırdı.

SUNUCU- Sınırı kapatmamız ya da vanayı kapatmamız, hava sahasını kapatmamız, bunlar seçenek olarak masada. Ne zaman olur, her an mı olabilir?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani biz aşama aşama adımlarımızı atacağız. Aşama aşama adımlarımızı atarken, bir; bundan sonra bizim muhatabımız Bağdat’tır, Bağdat’tan gelen talepleri dikkate alacağız. Bizim tavsiyelerimizi…

SUNUCU- Yani Kürt Yönetimini artık biz kaale almıyor muyuz, muhatabımız değiller.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Elbette almıyoruz. Ve şu anda zaten KDP’nin temsilcisi burada olsaydı buyur ülkeyi terk et diyecektik, şu anda zaten Erbil’de olduğu için gelme kardeşim denildi, KDP’nin temsilcisi.

SUNUCU- Bu söylediğiniz önemli, KDP temsilcisine Türkiye’ye gelmeyin dedik.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet. Burada olsaydı ülkeden ayrıl diyecektik, daha önce KYB’nin özellikle PKK’ya alan açtığı için temsilcisini biliyorsunuz gönderdik. Bundan sonra böyledir, bize karşı yanlış yapan herkese karşı biz de gerekli tedbirlerimizi alırız. Ve KDP’nin temsilcisi burada olsaydı gönderecektik, ama orada olduğu için telefonla arkadaş aradılar, Türkiye’ye gelme kardeşim. O da ben anladım mesajınızı dedi.

Ve buna benzer adımlarımızı atacağız. Yani Barzani Yönetimini muhatap almayan, Bağdat’ı muhatap alan, ama bizim tavsiyelerimizi dinlemediği için tüm bölgeyi riske atan bu yönetime karşı da Cumhurbaşkanımızın da, Başbakanımızın da sinyallerini verdiği adımları aşama aşama atacağız.

SUNUCU- Erbil Başkonsolosunu çekme masada mı?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Erbil Başkonsolosluğu Irak Dışişleri Bakanlığının izniyle açılmıştır, yani dış politikada zaten Bağdat sorumludur, dolayısıyla biz Erbil Başkonsolosluğunu açarken Bölgesel Yönetimden izin almadık, Bağdat’tan izin alındı. Dolayısıyla burada bizim muhatabımız Bağdat Yönetimidir, Irak Dışişleri Bakanlığıdır.

SUNUCU- Televizyonları uydudan çıkarttık.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bununla ilgili kararları RTÜK zaten alıyor, bazı konularda da uyarılar da yapıldı. Ve biliyorsunuz bazı…

SUNUCU- Yani büroları kapatma ve terk etme…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bunlar tabi RTÜK’ün alacağı kararlar, bunları değerlendiriyorlar.

Bir grup Irak askeri ve yine polis dahil güvenlik gücü Türkiye’ye geldi, ortak tatbikatlar yapılıyor.

SUNUCU- O ortak tatbikatı biraz açalım mı Sayın Bakanım? Bu ortak tatbikat ne anlama geliyor? Yani her an girebiliriz, bir sınır ötesi operasyon olabilir mi anlamına mı geliyor?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Kısa şu anlama geliyor: Biz ne diyoruz? Irak’ın ulusal birliği ve sınır bütünlüğünü destekliyoruz. Irak’ın sınır bütünlüğünü destekliyoruz demek, sadece kuru kuruya bir söz değildir, Irak’ın bu konuda bizden bir talebi olursa Irak’a sınır bütünlüğünü koruması için destek vereceğiz demektir.

SUNUCU- Mesela Bağdat Yönetimi dese ki, Türkiye, gelin, birlikte Kuzey Irak’a bir operasyon yapalım derse var mıyız?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Bunun tabi şartlarını değerlendiririz, otururuz konuşuruz, böyle gelişi güzel herhangi bir yere girmek değil, ama Irak’tan gelecek talepleri onlarla beraber değerlendiririz ve her türlü desteği de veririz.

SUNUCU- O zaman ortak bir operasyon pekala mümkün, doğru mu anladım?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hepsi masada.

SUNUCU- İran bu işin neresinde Sayın Bakanım?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi bölgede iki tane sınır komşusu var, yani Suriye’yi saymıyoruz, Suriye zaten kendi derdiyle meşgul, bir sürü problemleri var, sadece DEAŞ meselesi değil. Dolayısıyla Irak’ın diğer iki komşusu kuzeyde kim? İran ve Türkiye. Dolayısıyla bu bölgenin geleceğini de riske atan veya bölge için tehdit oluşturan adımlar atıldığı zaman pekala bizim bölge ülkeleriyle iş yapmamız doğaldır, yani yapmamız gerekiyor, bu da doğaldır. Hiç kimse, efendim, İran’la niye işbirliği yapıyorsunuz? Bak Suriye de şunu yapıyor, Irak da bunu yapıyor. Biz Irak’ın yanlış politikalarına katılmadığımızı her zaman söylüyoruz, arkalarından konuşmuyoruz, ikili görüşmelerimizde de söylüyoruz. İşte 4’ünde Sayın Cumhurbaşkanımızla beraber yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyi toplantısını yapmak için Tahran’a gidiyoruz, bu ikili bir mekanizma, ama elbette bu konular konuşulacak. Ama hepimizi ilgilendiren ortaya bir tehdit çıktığı zaman bu konuda da işbirliği yapabiliriz, bu doğaldır, buna da kimse karışamaz, çünkü bu İran’ın da güvenliğini etkiliyor, bizim de güvenliğimizi riske atıyor.

SUNUCU- O zaman şöyle, eğer doğru anladıysam: Irak’ın, Merkezi Hükümetin daveti olursa Irak’a bir ortak operasyon pekala olabilir, İran da buna dahil edilebilir.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Öyle söylemedim, İran’la ortak bir işbirliği yapmak, koordine etmek, tehditlere karşı nasıl adımlar atabiliriz demek, İran’la beraber ortak operasyon yapacağız anlamına gelmez. Ama alacağımız başka tedbirler de var, şartlar gelişir o da olabilir, ona bir şey söylemiyorum, ama bu anlama gelmez. Benim söylediğim, otomatikman birlikte operasyon yapacağımız anlamına gelmez. Ama hepimizi etkileyen bir gelişme olduğu zaman bu konuda ortak adımlar atmak için biraraya gelebiliriz ya da atacağımız adımları koordine edebiliriz. Diğer konularda, ekonomik konularda, siyasi konular, askeri konular var, gümrük konuları var, sınır konuları var, bir sürü konular var, yani bizim artık bundan sonra Bağdat’ı muhatap alacağımız birçok konular var.

SUNUCU- Ama şu anda Habur’da sınırda, Silopi’de Irak’la ortak tatbikat yapmamız, bu pekala Bağdat’ın bir daveti olursa ortak bir operasyon anlamına da gelir, davet olursa.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani yüzde 100 ortak operasyon anlamına gelmez, ama bu da muhtemeldir diyoruz. Yani yapılan bir şey otomatikman bir operasyon anlamına gelmez. Ama ihtiyaç duyulduğu zaman burada atacağımız adımları koordine etmek için bu tür ortak tatbikatlar da önemlidir, onu söylemeye çalışıyorum.

SUNUCU- Şimdi biz şey diyoruz, hani referandum yapıldı, eğer sınır değişirse Lozan ve Ankara anlaşmalarına atıfta bulunuyoruz. Fakat bu referandum değil de bağımsız Kürdistan ilan edilirse sınır değişikliği fiilen olmuş olacak. Dolayısıyla bir müdahale hakkımız uluslararası hukuk, bu MGK bildirisine de yansıdı, bağımsız Kürdistan ilan edilirse Lozan ve Ankara anlaşmasına atıfta bulunarak o zaman tek başımıza da oraya bir harekat, operasyon yapma hakkımız var?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yani biz ihtiyaç duyduğumuz zaman sadece -tabi burada Irak’ın egemenliği önemli, Irak Devletinin, Hükümetinin bizi davet etmesi de önemli- angajman kurallarımızı uyguladığımız durumlar var. Bize Irak’tan bir tehdit geldiği zaman, bir saldırı geldiği zaman PKK’dan örneğin, PKK’nın bulunduğu yerlere biz bugüne kadar çok operasyon yaptık, yani dağlarda, inlerinde, her yerde operasyonlar yapıyoruz. Bu, uluslararası hukuktan doğan hakkımız, kaynaklanan hakkımız, angajman kuralları. Ama bir ülkenin içine askeri olarak gidebilmek için tabi o ülkeden de davetin gelmesi lazım, bu da bir uluslararası hukuktur. Dolayısıyla burada da bizim yine muhatabımız Bağdat’tır, yani bunu açıkça söylememiz gerekiyor.

Ama diğer taraftan siyaseten de attığımız adımlar var, atacağımız adımlar var. Örneğin tüm ülkeleri şimdiden uyarıyoruz, bakınız referandumdan önce referanduma karşı olduğunuzu söylediniz, bunda samimi olduğunuzu göstermeniz lazım, sakın ha referandumu destekleyici eğilimler içine girmeyin. Bakanlığımıza P5 ülkelerinin Büyükelçilerini çağırdık, ayrıca Almanya, yine Suudi Arabistan Büyükelçilerini de davet ederek yine onlara bu telkinlerimizi ilettik, yani burada herkes referandum öncesi çizgide durması gerekiyor. Bugün Avrupa Birliği’nden önemli bir açıklama geldi, yani bizim tavsiyelerimizi dikkate almadınız diye net bir şekilde referandumun yanlışlığını…

SUNUCU- İsrail’le temasınız oldu mu ne yapıyorsunuz diye?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- İsrail’le bir temasımız olmadı bizim, yani benim herhangi bir temasımız olmadı. Esasen İsrail’in bu resmi görüşü mü, şahısların görüşü mü, -daha önce de söyledim- o da net değil. Çünkü bazı açıklamalar oldu ama, bir devlet tutumu olduğuna dair bir emare yok. Ama öyle görünüyor ki zaten İsrail’den gelen bireysel de olsa desteğin dışında dünyanın hiçbir yerinden bu referanduma destek gelmemiştir.

SUNUCU- Sayın Bakanım, şimdi Sincar’da hızla PKK üsleniyor, Sincar Şengal denilen bölüm. Şimdi orada bizim muhabir arkadaşımız da var. PKK’lılar zaman zaman Kerkük’e de iniyor. Şimdi bu durum bize oraya bir operasyon hakkı verir mi, çünkü Türkmenler var orada?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Elbette verir. Dolayısıyla burada Türkmen kardeşlerimize yönelik bir tehdit oluşursa, geçenlerde zaten Erşat Salihi de geldi, kendisiyle de görüştük, uzun uzun sohbet ettik. Bağdat’a gittiğim zaman da tüm Türkmenlerin temsilcileriyle ve Milletvekilleriyle yine bir masa etrafında bir araya geldik, gerçekten o birlik, beraberliği görünce de mutlu olduk. Öyle Sünni’ymiş, Şii’ymiş ayrımı olmaz, yani Türkmen kardeşlerimizin de Irak’ta bir ve beraber olması gerekiyor. Bizden taleplerini de kendileri sıraladılar, gelince Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Başbakanımıza da arz ettik ve Başbakan Yardımcımız Hakan Çavuşoğlu’yla da yine bu işleri koordine ediyoruz ve Türkmen kardeşlerimizin her türlü isteğini bundan sonra daha böyle somut projelerle de karşılamak için yoğun çalışıyoruz. Ama Türkmen kardeşlerimize yönelik bir saldırı, bir tehdit oluşursa, biz burada gereğini yaparız, bu konuda da hiçbir zaman tereddüdümüz olmaz.

SUNUCU- Bizim Irak’ta şimdi başta Şengal olmak üzere birkaç noktada askeri varlığımız var, buradaki askeri varlığımız operasyonel mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Burada veya başka yerde, yani bizim bulunan, tabi bazı ülkelerde barış gücümüz var, örneğin Lübnan’daki barış gücümüz bizim konvansiyonel değil, dolayısıyla gayri muharip barış gücü. Ama diğer yerlerde arazide bulundurduğumuz askerlerimizin hepsi her an her türlü mücadeleye hazırdır, bu yeteneğe ve kapasiteye de sahiptir, her türlü donanıma da sahiptir, yeter ki bir sinyal gelsin. Yani bu konuda zaten koordinasyon yapılıyor, istihbaratımız, Genelkurmayımız, yani askerimiz, aynı şekilde Dışişleri Bakanlığı olarak biz bunların hepsini koordine ediyoruz, bu konuda bir sıkıntımız yok, ama gerekirse her türlü takviye de yapılır tabi acil durumlarda.

SUNUCU- Şimdi Sayın Başbakan açıkladı, dedi ki, diplomasi, siyasi, ekonomik ve askeri yaptırım diye 4 başlık belirledik. Şimdi an itibarıyla bu dört başlıktan üçü devrede mi, yoksa henüz diplomasi, siyasi başlıkları tüketmedik mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Daha dün bir, bugün iki, yani kimse şu hisse kapılmasın: Türkiye gelişi güzel paldır küldür de hareket etmez, ama iki günde hiçbir şey yapılmadı diye de düşünülmesin, aşama aşama bu adımlarımızı atacağız ve koordineli atacağız, Bağdat’la aynı şekilde koordine edeceğiz. Ve biraz önce attığımız adımların birkaçını söyledim, onun dışında atacağımız adımları da planlıyoruz, stratejilerimizi belirliyoruz ve olasılıkları değerlendirerek de ne yapacağımızı aynı şekilde istişare ediyoruz. Başbakanlıkta bir Koordinasyon Kurulu kuruldu, değişik Bakanlıklardan arkadaşlarımız var, bizim de Müsteşar Yardımcımız orada bölgeyle ilgili arkadaşımız. Dolayısıyla tüm bunları koordineli bir şekilde kurumlarımızla beraber götürüyoruz.

Ayrıca, siyasi konuları da yine tüm dünyayla koordine ediyoruz, bölge ülkeleriyle de yine yakın bir koordinasyon içindeyiz. Bu ciddi bir gelişmedir, bu ciddi gelişme karşısında bizim adımlarımızı planlı bir şekilde, dikkatli bir şekilde, ama kararlı bir şekilde atmamız lazım, biz de bunları yapıyoruz zaten.

SUNUCU- Habur’u kapatmak bize bir zarar getirir mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Habur’u kapatmak değil, bundan sonra Habur’da da bizim muhatabımız Bağdat olacaktır. Habur’u niye kapatalım? Yani bu Irak sınırıdır, Irak’la Türkiye arasında bir sınır kapısıdır, dolayısıyla burada muhatabımız Bölgesel Yönetim değil zaten anayasaya göre de öyle, bugüne kadar Irak kendi içinde yaşadığı sorunlar, özellikle Maliki dönemindeki sorunlar, diğerlerinin dışlanması, sonra DEAŞ’ın gelmesi vesaire, bu sorunlardan dolayı bu konulara Bağdat Yönetimi, Irak Hükümeti ağırlık verememişti. Ama şimdi zaten DEAŞ’e karşı da önemli başarılar elde ettiler, bir kere daha kendilerini kutluyoruz ve her zaman yanlarındayız teröre karşı mücadelede. Dolayısıyla esasen bu sorunlardan dolayı bu sınırda gümrük kapılarının kontrolünü fazla önemsememişlerdi, esasen bizim tüm ikili anlaşmalarımız, hükümetler arası anlaşmalarımız Bağdat’la. Erbil’le değil. Dolayısıyla kapatma yerine artık Bağdat’ı muhatap alan tedbirleri almamız gerekiyor.

SUNUCU- Ha o zaman Kürt Yönetimine dair birtakım adımlar orada kontrol edip elenebilir…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ama şu anda zaten yine Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın talimatlarıyla gümrükte gerekli kontroller yapılıyor, hassasiyet gösteriliyor.

SUNUCU- Bu vana kapatma meselesi.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi burada tartışmalı bölgeler var, yani esasen yine anayasaya göre Bağdat’ın, yani Irak’ın Kürt Bölgesel Yönetimi’nin sınırları içerisinde değil de diğer dışarıda kalan alanlar var ve burada da hükümranlık hakkı Bağdat’ındır. Dolayısıyla daha önce olduğu gibi artık Kürt Bölgesel Yönetimi buradan Bağdat’ın petrolünü alıp başka yerlere satamaz. Yani burada tabi ki bir de yine anayasayla Kürt Bölgesel Yönetimine verilen haklar var, dolayısıyla bunlar da bu petrolü bir yere satacak. Nereden satacaklar? Bizim üzerimizden gitmek durumundalar. O zaman biz de tabi ki bizim tavsiyelerimizi, hassasiyetlerimizi dikkate almayanlara karşı bizim de bu muamelemiz, uygulamalarımız farklı olacak.

SUNUCU- Mesela hani Barzani, tamam, referandumdan evet çıktı ama, bu Kürdistan’ın ilanı çok hani zaman alacak, belki ileride vazgeçebilirim derse biz yumuşar mıyız?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi biz artık bunların sözlerine güvenemeyiz, uygulamayı göreceğiz. Irak’ın toprak bütünlüğü içinde kalıp Irak’ı bölmeye çalışmazlarsa, bölge için tehdit oluşturmazlarsa, niye bizim onlarla problemimiz olsun, bizim Kürt kardeşlerimizle niye problemimiz olsun? Suriye’deki Kürtlerle bizim ne problemimiz var? Bizim YPG’yle problemimiz var, PKK’yla problemimiz var.

Esasen PKK’nın hedeflerinden bir tanesi de yine Barzani Yönetimidir ve bu referandumdan sonra bu, gelişmelerden sonra bunlar zayıflarsa ilk saldıran PKK olacak. Çünkü PKK Kuzey Irak’ta alan genişletmeye çalışıyor, kendine alan yaratmaya çalışıyor dağın dışında arazide. Ve özelikle Süleymaniye bölgesinde şehirlere, belli bölgelere inmiş durumdalar, yani bizim Talabani Yönetimine tepkimiz bundandır. Ve PKK, diğer güçler, yine Haşdi Şabi orada, hepsi yarın, yani bizde bir halk tabiri var çullanmak diye, kendisine bu risklerin hepsini izah ettim, yarın hepsi saldıracaklar, yani yine olan Kürt kardeşlerimize olacak. Biz bugüne kadar Kürt kardeşlerimize hep sahip çıktık. Yani Türkiye’de de Kürt kardeşlerimiz var, bugüne kadar Doğu’da, Güneydoğu’da Kürt kardeşlerimize kim sahip çıktı? Recep Tayyip Erdoğan’dan başka bu kadar sahip çıkan bir lider mi çıktı her türlü siyasi riski alarak? Bizim Kürt kardeşlerimizle bir problemimiz yok. Bizim şu andaki problem Barzani Yönetimidir, yani oradaki Kürt kardeşlerimizi biz suçlamıyoruz bunun için. Barzani Yönetimi, hatta diğer partiler…

SUNUCU- Bu Barzani neye güveniyor Sayın Bakanım? Siz şimdi 23 Ağustos’ta yüz yüze konuştunuz değil mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Konuştuk.

SUNUCU- Anlattınız, bütün riskleri söylediniz…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Heyetlerle de görüştük, baş başa da görüştük.

SUNUCU- Baş başa da görüştünüz. O baş başa görüşmede de bu iş işte senin için yıkım olacak, yapma, işte riskleri budur diye tek tek saydık. Neye güveniyor de o zaman yapıyor?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Herhalde yapmazsam, gitmezsem de benim için yıkım olacak dedi, bir risk aldı, yani koltuğu kaybetmek korkusu da vardı, öyle gördüm bu süreçte. Biraz önce izah ettim…

SUNUCU- İsrail’in desteği tek başına yeter mi ona?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yetmez, yani tek başına hiç kimsenin desteği yetmez, kimse yarın sahip çıkmaz. Saddam kimyasal silah kullandığı zaman kim sahip çıktı? Kimse sahip çıkmadı. Gene Peşmergeler geldi, biz misafir ettik, insanlığımızı yaptık biz. Yanlış mı yaptık? Hayır, yanlış yapmadık. Bazen şimdi yorumlar geliyor, böyle ırkçı yorumlar geliyor, ben onlara karşıyım, yani öyle Kürt düşmanlığı yapılmasına da karşıyım. Biz hiçbir zaman, ne diyor Cumhurbaşkanımız, biz yaradılanı Yaradandan dolayı seviyoruz. Niye Kürt kardeşlerimize düşmanlık yapalım, niye dışlayalım? Onlar da Allah’ın bir kulu. Dolayısıyla biz tek millet derken herkesi sayıyoruz içinde, Arap’ı da var, Kürt’ü de var, aynı şekilde Çerkez’i var, aynı şekilde Boşnak’ı var, Hırvat’ı var, herkes var, soydaşlarımız var, var da var, akraba topluluklarımız var, Tatar’ı var. Bu ülke zengin bir ülke her yönüyle, insanıyla da, kültürüyle de zengin. Biz böyle bir duygu içinde hiç olmadık.

Dolayısıyla şu anda Kuzey Irak’taki durumda da bizim derdimiz gerçekten oradaki Kürt kardeşlerimiz. Onlar zor durumda kaldıkları zaman biz hep yardım ettik. Ciddi ekonomik kriz içine girdiği zaman Barzani Yönetimi, ona yardım ettiysek oradaki Kürt kardeşlerimiz bu ekonomik sıkıntıdan etkilenmesinler ve yokluk içinde ıstırap çekmesinler diye yardım ettik, yani bir iktidarı güçlendirmek için yapmadık biz. Biz her şeyi yapalım bugüne kadar, bunun için hatta ülke içinde eleştiriler de alalım, ondan sonra siz bizim tavsiyelerimizi dinlemeyin, ben kendi bildiğimi yaparım deyin, ben ondan sonra eskisi gibi yine aynı devam edeceğim; öyle olmaz.

SUNUCU- Sayın Bakanım, Irak’ın toprak bütünlüğünden bize ne diyenlere, yani Türkiye niye bu kadar sert tepki gösteriyor, Irak’ın toprak bütünlüğünden bize ne diyenler için ne söyleyeceksiniz?

DIŞ İŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Şimdi bizim bir kere Irak’ın toprak bütünlüğünü desteklemek uluslararası bir yükümlülüğümüz, Birleşmiş Milletler’in tanıdığı sınırlar bunlar.

İkincisi; bizim sınır komşumuz ve bu ülkeyle sınır anlaşmamız var, bu anlaşmanın bozulması demektir.

Üçüncüsü; bize yönelik oluşturduğu riskler var, tehditler var, güvenlik tehdidi var. Dolayısıyla hem komşu bir ülkenin sınır bütünlüğünü desteklemek önemli, hem de bize yönelik oluşacak tehditler ve riskler var ve ben buna duyarsız kalamam. Yani bugün buna duyarsız kal, yarın ona duyarsız kal, ondan sonra geleceğimizi riske atalım, olmaz.

SUNUCU- Sayın Cumhurbaşkanı Putin’le telefonda görüştü, bu Perşembe de Putin Ankara’ya geliyor, burada bir görüşme olacak. Putin-Erdoğan görüşmesinde bu Kuzey Irak meselesi temel bir başlık mı? Moskova nasıl bakıyor meseleye?

DIŞ İŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabi burada Suriye her zaman temel bir başlık ikili konuların dışında, çünkü geçen sene Halep’ten bu yana Astana süreciyle beraber Rusya’yla Suriye konusunda önemli aşamalar kat ettik. Şimdi yer yer işte İdlib bölgesinde saldırılar var, sivil insanlar da ölüyor, bunların engellenmesi gerekiyor. Ve Rusya burada garantör ülke İran’la beraber. Teröristlerle mücadele, tamam, biz de katkı sağlayalım, ama teröristle mücadele ediyorum diye sivillerin yaşadığı yeri ya da ılımlı muhalefetin olduğu yerleri vurmak dürüstçe bir yaklaşım olmaz. Bunun da garantörü Rusya’dır ve Rusya’yla bugüne kadar çok önemli burada başarılar elde etik, mesafeler kat ettik Suriye’de ateşkesin tesis edilmesinde konusunda. Dolayısıyla Suriye tabi ki masada birinci sırada olacak. Ama tabi bu referandum zamanlaması bakımından iki lider arasında telefonda olduğu gibi Putin’in ziyaretinde de konuşulacak konuların başında yer alıyor.

SUNUCU- Moskova da sıcak bakmıyor değil mi bu meseleye?

DIŞ İŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Hiç kimse sıcak bakmıyor. Yani Moskova’nın da yaklaşımı şu: Kürtlerin Irak’ın sınır bütünlüğü çerçevesinde haklarının verilmesi, zaten anayasada da bu zaten verilmişti. Esasen bu referandumla anayasada verilen hakları da yok sayıyorsunuz, inkar ediyorsunuz, ben daha fazlasını istiyorum, bunları istemiyorum diyorsunuz, ben başka şeyler istiyorum. Esasen kazanılmış hakların da elden gitmesi söz konusu. Yani burada gerçekten kişisel hırsla ve koltuğu koruma sevdasıyla Barzani Kürtlerin geleceğini de riske atmıştır.

SUNUCU- Sayın Trump’la Sayın Erdoğan Amerika’da görüştü, o görüşmede siz de vardınız. Bu görüşmede bu Kuzey Irak meselesini gündeme getirdiğimizde ne diyor Trump?

DIŞ İŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Kesinlikle karşı çıkıyorlar, hatta ortak açıklamaya baktığınız zaman o teklif, taslak, Amerikalılardan geldi, Türkiye ve ABD Kuzey Irak’ta yapılacak referandumu reddediyor diyor ve bunun ciddi tehlikeler oluşturacağını da, mahsurların olduğunu da, ciddi sonuçların olacağını ortak açıklamaya koyduk. Dolayısıyla burada Amerika’nın da tutumu son derece net. Mesela McGurk, biliyorsunuz biz onu Suriye’de çok eleştirdik, bu referandumun engellenmesi için en çok çaba sarf eden kişilerden bir tanesi de oydu. Ve ortak açıklamaya koyduk. Dolayısıyla burada Trump’ın tutumunda hiçbir şey görmedim ben…

SUNUCU- Bir soru işareti yok.

DIŞ İŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yok, hiçbir soru işareti görmedim. Zaten Trump, yani sevsen de, sevmesen de net bir insan, düşüncelerini net söylüyor ve ona yaranayım, buna yaranayım diye bir derdi yok. Gerçekten bu konuda, yani seven de, sevmeyen de bunu kabul ediyor, açık sözlü bir insan ve açıkça burada tutumunu da o toplantıda görüşmede de sergilemiştir. Ben samimi olduğuna inanıyorum Trump’ın.

Amerika’da sistem var, o var, bu var, başka departmanlar var vesaire vesaire, bugüne kadar bir kargaşa var da Obama döneminden devam eden, kimsenin kimseye söz geçiremediği veya herkesin birbirine karşı olduğu bir karmaşa var. Onların kendi işleri ama, bizi de, Suriye’yi de etkilediği için, bizimle olan ilişkileri de etkilediği için bunları söylüyoruz, yoksa ABD’nin içişlerine karışmak için söylemiyoruz. Ama Trump’ın ben düşüncelerini, Türkiye’ye yönelik de hissiyatlarını da biliyorum, son derece net.

SUNUCU- Bu şeyde, özellikle Suriye’de bizim İdlib meselesinde Rusya’yla birlikte çalışmamızdan dolayı Amerika’nın bir rahatsızlığı var mı? O görüşmede dile getirildi mi?

DIŞ İŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yok, hayır, bir rahatsızlığı yok. Hatta Amerika’nın şöyle uyarısı var, şöyle bir teklifi var daha doğrusu: Değişik bölgelerde beraber de çalışalım, yani Türkiye-Rusya-ABD olarak da 3’lü çatışmasızlık bölgelerinin oluşturulması için çalışalım, Türkiye’ye herhangi bir tehdidin gelmesini engelleyelim gibi önerileri oldu. Biz tabi arkadaşlarımıza bunu alt düzeyde bir çalışın, nedir, niyet nedir, ne istiyorlar diye çalışan dedik. Yani burada ABD’nin İdlib konusunda bir rahatsızlığı yok. Ama Batının özellikle Astana sürecinin bir alternatif olma riskini gördüğü için Astana sürecinden bir rahatsızlığı var. Ama biz de onlara diyoruz ki, Astana süreci ateşkesin tesis edilmesi ve ülke geneline yayılması bakımından önemli bir platform oldu. Siyasi çözümün platformu Cenevre’dir, Cenevre sürecini tekrar hayata geçirmezseniz biz bugüne kadar Astana sürecinin bir platform ya da alternatif olmaması için elimizden geleni yaptık, ama Cenevre’yi harekete geçirip siyasi çözüm konusunda adımlar atmazsak o risk var diyoruz.

Ayrıca, İdlib bölgesinde terörle mücadele konusunda da yine Rusya’yla ABD’nin bir mutabakatı var. Bizim de onlara tavsiyemiz şudur: kardeşim, bak buraları gelişigüzel bombalamayın, varsa teröristler bu unsurları beraber tespit edelim ve sadece teröristlere yönelik operasyonlar olsun. Burada sivil halkı etkileyecek, göç dalgasına sebep olacak, masum insanların ölmesine sebep olacak böyle gelişigüzel bombalamalar yapmayın, bir Halep daha olmasın diye hem ABD’ye, hem de Rusya’ya gerekli telkinlerde bulunduk.

SUNUCU- Bu İdlib meselesinde artık netleşti mi, yoksa Sayın Putin ve Sayın Erdoğan’ın görüşmesinde mi netleşecek? En son asker sevk edilmesi noktasında mutabık kaldık, o aşamada mıyız?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii zaten Astana’da mutabakat sağlandı, nerede kimin gözlemcileri olacak, içeride Türkler, dışarıda yine İdlib’in şu anda belirlenen sınırlarının doğusunda Ruslar olacak, İranlılar olacak. Dolayısıyla üç ülke burada çatışmasızlık bölgesinin, İdlib bölgesinin garantörü olmuş oluyor. Ve bunun hayata geçmesi gerekiyor. Tabii burada teknik konuları, nereye ne kadar gözlemci gidecek, asker gidecek, bunu askerler kendi aralarında görüşüyorlar ve gerekli adımları atıyorlar.

SUNUCU- Bu siyaseten tamamlandı, yani iş teknik…

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabii Astana’da zaten mutabakat sağlandı, açıklandı. Zaten Astana’ya gitmeden önce ikili düzeyde, üçlü düzeyde görüşmelerimiz oldu, yani Türkiye, Rusya, İran üçlü düzeyde sık sık görüşmeler oldu. Esasen Astana’ya varıncaya kadar epeyce, bu arada tabii muhalefetle de görüşmeler oldu. Muhalefetin garantörü biz olduğumuz için muhatabı da biziz. Rusya ve İran’ın da rejimle kendi aralarında görüşmeler oldu, Astana’ya kadar bir hazırlık yapılmıştı, Astana’da da son karar açıklandı.

SUNUCU- Efendim, şimdi Almanya seçimlerine geçeceğim, ama izin verirseniz son bir soru buna dair. Şimdi bütün bu konuştuklarımızın dışında birkaç gün içinde Kuzey Irak’a dair somut konuşulan bir şey var mı şu anda?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Dün işte Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın açıkladığı gibi tüm hazırlıklar, görüşmeler, temaslarımız devam ediyor. Atacağımız adımları yeri geldiği, zamanı geldiği zaman kamuoyuyla da paylaşırız sizler aracılığıyla.

SUNUCU- Almanya’daki seçimler şaşırttı mı sizi Sayın Bakanım?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yok, şaşırtmadı.

SUNUCU- Merkel çok kan kaybetti, Sosyal Demokratlar kan kaybetti.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Merkel 1-2 puan daha düşük aldı beklenenden daha önceki anketlere göre. Fakat zaten gündüzden böyle sandık çıkışı anketler yapılıyor ya exit poll dediğimiz, o sonuçlar gelmeye başlayınca genelde Almanya’da tutuyor bu, aşağı yukarı partilerin oy oranı belli olmuştu. Şimdi Merkel kaybetti, Sosyal Demokratlar, yani Schulz ve Sigmar çok kaybetti, bir hezimet, aşırı sağ parti kazanan oldu, yine diğer aşırı sol parti 0,5 kazandı, liberaller kazandı ve yine Yeşiller aynı yerinde saydı.

SUNUCU- Ama aşırı sağ başarılı.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Aşırı sağ kimden aldı oyları? Sadece Merkel’in kaybı belli, yüzde 13 değil. Demek ki Sosyal Demokratlardan da aldı, diğerlerinden de aldı aşırı sağ.

SUNUCU- Burada ırkçılığı yarıştırmaları mı etkili oldu?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Evet. Demek ki bu konuda artık aşırı partiyle, merkez sağ partisi Merkel’in partisi ve Schulz ve Sigmar’ın partisi arasında bir fark kalmadı. Seçim öncesi söylemler böyleydi, atılan adımlar böyleydi. Ama burada atılan adımlar böyleydi, ama burada kazanan bu işin orijinali olan gerçek aşırı sağ ırkçı parti var ona millet verdi. Esasen daha önce de söyledim bu partinin söylemlerini ve eylemlerini Merkel’in partisi ve Schulz’un partisi, Sigmar’ın partisi meşrulaştırdı, çünkü onlar da aynı söylem ve eylem içine girdiler.

SUNUCU- Ve ben orijinaliyim diyor ırkçı arıyorsanız benim.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Tabi orijinaliyim. Demek ki diyor ki vatandaş, bunlar da bunları söylediğine göre bu adamlar haklı gidiyor ona oy veriyor. Şimdi böyle dönemde sağlam durmazsanız, zemin kaybederseniz bir daha toparlayamazsınız.

SUNUCU- Bu Türkiye’yle kavga etmek mi işi bu hale getirdi Merkel’in?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Türkiye’yle kavga etmek işin bir parçası. Buradaki esas şey popülizm. Esas Avrupa’daki hastalığa kapılma. Artan bu negatif akımlar var ya sadece Türkiye karşıtlığı değil. Ama İslam karşıtlığı, artık Türkiye karşıtlığı ve Erdoğan karşıtlığıyla bütünleşmiş durumda. Niye? Erdoğan güçlü, Erdoğan’a diş geçiremiyorlar, Erdoğan’a bir laf söylüyorlarsa Erdoğan üç tane oturaklı laf söylüyor. Ondan sonra bağırmaya başlıyorlar Erdoğan bize niye böyle söyledi? Basını aynı çizgiye çektiler. Yani burada gerçekten Avrupa’nın ve Almanya’nın bu hastalığı yenmesi lazım, nasıl yeneceğini de merak ediyorum güçlü liderlik yok. Canlı yayında tartışmada biliyorsunuz Schulz’la, Merkel arasında Schulz sıkıştırınca Merkel de çizgiye gitti. Sonra Merkel diğer açıklamalarda biraz toparlayamaya çalıştı. Demek ki sıkışınca hemen zemin kayması oluyor. Oysa Merkel gibi bir liderin çok daha güçlü durması lazım. Çünkü Avrupa’da ondan daha güçlü bir lider de şu anda fazla yok.

SUNUCU- Peki, bu seçimden sonra tırnak içinde bu kadar dayağı yedikten sonra Türkiye’ye dair eski yazılımına döner mi?

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- İnşallah dönerler, yani dönmeleri de gerekiyor, bunun bir faydası yok. Biz şimdi daha önce referandumlar yaptık, seçimler yaptık. Referandumlarda bizim toplantılarımızı iptal etmeselerdi Hollanda ve Almanya’da, bizim referandum gündemimizde Almanya olur muydu? Belki Avrupa Birliğini ara ara eleştiriyoruz olmazdı. Ama onların seçimlerinde hep gündem Türkiye oldu veya Müslümanlar oldu veya göçmenler oldu hepsi zaten birbiriyle bağlantılı. Şimdi kendi ülkenizin sorunlarına ve Avrupa Birliğinin sorunlarına odaklanmanız lazım. Alman vatandaşları da bunu duymak istiyor, bunu duymayınca da cezalandırdı. Şimdi seçim geçti ne yapmak lazım? Aklıselimin hakim olması lazım Almanya’da. Almanya’da aklıselim hakim olursa biz ilişkilerimizi kolayca düzeltiriz. Eleştirilerimizi yine yaparız, ama önyargılı değiliz, Alman karşıtı değiliz, ırkçı da değiliz biz, Hıristiyan düşmanlığı da yapmıyoruz. Bizde antisemitizm yani Yahudi düşmanlığı da yoktur. İsrail’i eleştiririz sonuna kadar eleştiririz yaptığı yanlıştan dolayı eleştiririz. Ama bizim ülkemizde yaşayan Musevi vatandaşlarımız ve dünyadaki Musevilere karşı bizim bir düşmanlığımız yok, hiç kimseye düşmanlığımız yok bizim. Şimdi Myanmar’da Budist rahiplerin de işin içine girdiği bir katliam da oldu. Şimdi biz Budizm düşmanlığı yapıyor muyuz? Esasen New York’taki terörle mücadele toplantısında da altını çizdim vurguladım. Siz işin kolayına kaçıyorsunuz, dine saldırıyorsunuz, İslam karşıtlığını ön plana çıkarıyorsunuz ve İslami terörizm diyorsunuz, İslami radikalizm. Biz şimdi Budist radikalizmi veya terörizmi diyor muyuz? Demiyoruz. Veya başka yerde Hıristiyan bir terörist olduğu zaman Hıristiyan terörist mi diyor? Gelin teröristlerin ideolojilerini öldürelim, bizim dinimiz İslam’ı da kullanmalarına müsaade etmeyelim. Bizim dinimiz İslam’ın manası barış demektir. Esasen tüm bu meselelerde yani Avrupa’daki sorunlara bakışta, teröre bakışta gerçekten bir körlük var, bu körlüğü aşmamız lazım. Türkiye geniş bir pencereden bakıyor, çünkü biz çok yönlü bir dış politika izliyoruz. Afrika’ya da bakıyoruz, en az gelişmiş ülkelerin sorunlarına yine BM’de en çok biz sahip çıktık. Ve şimdi Gebze’de bir teknoloji bankası kuruyoruz en az gelişmiş ülkeler için anlaşmayı da imzaladık. Geniş bakıyoruz, ama Avrupa’da bir körlük var ve liderlik eksikliği var, bir vizyon eksikliği var. Belki yani böyle bir bunları uyandırmak lazım gerçekten. Ne olması lazım ki uyanmaları gerekiyor? Bu tehlikeli gidiş nereye gidiyor? İkinci Dünya Savaşı öncesine dönmemiz mi lazım illa bunları görebilmemiz için.

SUNUCU- Ülke olarak yeterince ben özellikle sizin şahsınızın da dürttüğünü düşünüyorum, ama inşallah kendilerine gelirler.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Her panelde, her toplantıda ön yargısız bir şekilde söylüyoruz bu yanlışı. Esasen bu tehlikeleri biz yani 7 sene, 8 sene önceden de gördüğümüz için hep gündeme getiriyorduk. Biz İspanya’yla Medeniyetler İttifakının eş başkanlığını niye yaptık? Bu tehlikeyi o zaman gördük ki BM çatısı altında bu inisiyatifi başlatalım ki belki hoş görüyü, ondan sonra başkalarına saygıyı yine ön plana çıkarabiliriz nefreti geri plana atabiliriz. Ama maalesef bu konuda biz de yalnız kaldık onu da söyleyebilirim.

SUNUCU- Peki, Sayın Bakanım çok çok teşekkür ediyorum sağ olun, var olun iyi ki geldiniz.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Ben teşekkür ederim.

SUNUCU- Evet, hem özellikle Kuzey Irak meselesinde Türkiye bugüne kadar ne yaptı, bundan sonra ne yapacak? Kararlı ve büyük bir ülke olarak masada neleri tutuyor? Bütün bunları çok önemli bir isimle Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’yla konuştuk.