#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun Reform Eylem Grubu Toplantısı Sonrası Basın Mensuplarının Sorularına Verdiği Yanıtlar, 9 Mayıs 2019, Ankara

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Saygıdeğer basın mensupları, Reform Eylem Grubu 4’üncü Toplantısını Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Sayın Bakanlarımızın katılımlarıyla bugün gerçekleştirdik. Toplantımıza ayrıca Meclisimizin ilgili Komisyon Başkanları ve ilgili kurumların değerli Başkanları da katıldılar. Kendilerine de huzurlarınızda hem katılımlarından dolayı, hem de katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum.

Toplantı Sayın Cumhurbaşkanımız başkanlığında gerçekleştirdiğimiz ilk Reform Eylem Grubu Toplantısı olması bakımından önemli. Toplantının Avrupa Günü olarak kutlanan 9 Mayıs’ta gerçekleştirilmiş olması da ayrıca anlamlıdır.

Biz, önümüze çıkarılan tüm engellere rağmen AB üyelik hedefimizden hiç şaşmadık. Katılım müzakere sürecimiz siyasi olarak engellense de, Avrupa Birliği standartlarına uyum çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla AB’ye katılım sürecinde atacağımız adımları bugünkü toplantımızda değerlendik. Önümüzdeki süreçte Vize Serbestisi Diyaloğu sürecinin tamamlanması esas önceliğimizdir. Bu çerçevede kalan kriterlerin yerine getirilmesine yönelik çalışmalarımızı yine Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hızlandıracağız.

Bildiğiniz gibi Avrupa Birliği’yle siyasi ve ekonomik alandaki üst düzeyli toplantılarımızı geçtiğimiz süreçte art arda gerçekleştirdik.

8 Mart Türkiye-Avrupa Birliği mutabakatı kapsamında sorumluluklarımı yerine getirdik ve getirmeye devam ediyoruz. Yine bu mutabakat kapsamında katılım müzakerelerimizin canlandırılması, Gümrük Birliğinin güncellenmesi, Gönüllü İnsani Kabul Programının gecikmeksizin uygulanması ve ülkemizdeki Suriyelilere mali yardımın hızlandırılması ve artırılmasına yönelik beklentilerimizi Avrupa Birliği’nden yerine getirmesini talep ediyoruz, bunu da her platformda gündeme getiriyoruz.

Adalet Bakanlığımızın üzerinde yoğun şekilde çalıştığı Yargı Reformu Stratejisi ve İnsan Hakları Eylem Planı sayesinde yargı ve temel haklar faslının iki önemli açılış kriterini yerine getirecek ve reform sürecimiz hız kazanacaktır. Bu hususta Adalet Bakanımıza ve çalışma arkadaşlarına huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum.

Diğer taraftan, yine önemli bir kuruluş olan ve kurucuları arasında yer aldığımız Avrupa Konseyi’yle yakın diyaloğumuzu her zamanki gibi sürdürüyoruz ve her düzeyde sürdürüyoruz. Son Reform Eylem Grubu Toplantımızın ardından bu yana geçen süreçte GRECO tavsiyelerinden biri daha yerine getirildi ve Türk Yargı Etiği Bildirgesi de açıklandı.

Başta Avrupa Parlamentosu olmak üzere AB kurumlarının da yeniden şekillenme sürecini yakında takip ediyoruz ve bu şekillenmenin Avrupa Birliği’nin kendisine ve bizlere yansımasını da aynı şekilde çok yakından takip ediyoruz, değerlendiriyoruz.

Yeni AB kurumlarının ülkemizle özellikle katılım sürecini teknik bir zeminde yürütmesini bekliyoruz. Bizim AB’den beklentimiz aslında gayet basit, diğer aday ülkelerle eşit muamele görmek istiyoruz. AB ülkelerinin üyeliğimizi iç siyasete alet etmekten vazgeçmeleri lazım. Son günlerde bu tür beyanatlar arttı, bunlara da gerekli cevapları verdik.

Vize serbestisi başta olmak üzere vatandaşlarımızın temel hak ve hürriyetinin genişletilmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz. AB’nin de bu sıkıntılı dönemde şunu çok iyi anlaması lazım, güçlü Avrupa’nın yolu Türkiye’nin AB üyeliğinden geçiyor.

Bugünkü toplantımıza Başkanlık ettikleri için Saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza bir kere daha şükranlarımızı, saygılarımızı iletiyoruz.

Sayın basın mensupları, sizlere de katılımınız için çok teşekkür ediyorum. Reform Eylem Grubu Toplantımıza ilişkin basın bildirgesi biraz sonra sizlere dağıtılacaktır.

Çok teşekkür ediyorum.

SORU- Efendim, vize serbestisi konusundan bahsettiniz, bu çalışmalarda Türkiye’nin atacağı 6 kriter daha var, çalışmalarda son durum nedir?

Ve şunu da eklemek isterim, kriterler tamamlandıktan sonra AB’nin vize serbestisini Türkiye’ye sağlayacağına inanıyor musunuz?

Teşekkür ederim.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok teşekkür ediyorum.

Son kısmından başlayalım, bu soruyu niye sordunuz? Elbette Avrupa Birliği sadece Türkiye’ye yönelik değil, diğer ülkelere yönelik aldığı kararlar, hatta bazı anlaşmalar zamanında uymadığı için güvenilirliği biraz sarsılmıştır. Ama sonuçta vize serbestisi sadece bizim için değil, Avrupa Birliği için de önemlidir. Geri kalan 6 kriterin yerine getirilmesi için, her kriter için bir çalışma grubu oluşturduk ve bu çalışma grubunda ilgili bakanlıklardan, kurumlardan arkadaşlarımız da var.

Yine her 6 kriter üzerinde Avrupa Birliği’yle de müzakerelerimizi yürütüyoruz. Bu müzakereler sürecinde her bir kriter için yakınlaşmaların olduğunu söyleyebilirim. Birçoğu konusunda, yani kriterlerin içindeki birçok konu bakımından esasen yakınlaşmamız var, ama bazı kriterler üzerinde halen çalışıyoruz, müzakere etmemiz gereken alanlar var, farklı anladığımız kelimeler ya da cümleler var, bunun üzerinde de müzakereleri sürdürüyoruz, kendi içimizde, diğer bakanlıklarla, kurumlarla da bunları koordine ediyoruz.

SORU- Sayın Bakan, S-400 konusuna ilişkin bir sorum olacak. Geçtiğimiz günlerde bazı iddialar ortaya atıldı, S-400 konusunun Temmuz-Haziran ayında gelmesini bekliyoruz ama teslimat için, süresiz erteleme olabileceği söyleniyor. Buna ilişkin ne demek istersiniz, böyle bir erteleme gündemde midir?

Aynı zamanda Türkiye NATO çatısı altında bir ortak komite kurulmasını bekliyordu, NATO Genel Sekreteri de bu hafta başında Türkiye’deydi, acaba Amerika Birleşik Devletleri’nin bu komite için iknası yönünde bir arabuluculuk söz konusu olabilir mi NATO tarafından?

Teşekkürler.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Çok teşekkür ediyorum.

S-400’ün Türkiye’ye getirilmesi konusunda bizim tarafımızdan erteleneceğine yönelik bir açıklama olmadı. Hiç alınmaması yönünde veya ertelenmesi yönünde ABD ve diğer ülkelerden yorumlar, talepler geldi, geliyor, bunları da sizler zaten takip ediyorsunuz.

Burada S-400 konusunda özellikle ABD’nin bazı iddiaları oldu, yani S-400’ün F-35’ler dahil NATO sistemine verebileceği zararlar konusunda. Biz de bu iddialara katılmamakla birlikte, bu konuda son sözü uzmanların söylemesi gerektiğini söyledik ve bunun için de ortak bir çalışma grubu teklifinde bulunduk, hatta bu ortak çalışma grubuna NATO’nun başkanlık etmesi gerektiğini de açık, net bir şekilde söyledik. Türkiye tüm attığı adımlarda gayet şeffaf ve yine kendine güvenen bir şekilde hareket ediyor. Bu konuda da ne yaptığımızı biliyoruz, ama endişeler varsa da bunun için çalışma grubunu oluşturalım ve onlar incelesinler, düşüncelerini, raporlarını bizimle paylaşsınlar. Eğer Amerika Birleşik Devletleri bu konuda kendine güveniyorsa, bu iddialarında eminse, yine sürdürüyorsa bu çalışma grubuna evet demesi gerekiyor. Son günlerde çalışma grubunun oluşturulması ve de görevi bakımından bazı görüş alışverişleri oldu ABD’yle. Ve önümüzdeki süreçte de karşılıklı teklifleri değerlendirmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki günlerde ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’yla da bir telefon görüşmesi gerçekleştireceğiz, Cumartesi günü bu telefon görüşmesini gerçekleştireceğiz, arkadaşlarımız saat üzerinde şu anda görüşüyorlar. Yarın iftar vaktine denk geldiği için o saatte görüşemiyoruz, ama Cumartesi günü görüşeceğiz, bu konuyu kendisiyle de yine telefonda değerlendireceğiz. Yani bizim burada yaklaşımımız son derece samimi, yapıcı ve ihtiyacımız olan bir sistemi müttefiklerimizden alamadığımız için, acil ihtiyacımız olan bir sistemi Rusya en iyi teklifi verdiği için, bize uyduğu için aldık, ama bu konuyla ilgili tereddütler varsa biz de yapıcı önerilerde bulunduk, buna ABD’nin de evet demesi gerekiyor, bu şekilde bu meseleyi de halletmiş oluruz iki müttefik olarak.

SORU- Sayın Bakan, Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik yaptırımları konusunda önemli bir kriter geride kaldı ve yeni yaptırımlar konusunda da bazı gelişmeler var. Türkiye’nin yol haritası nasıl olacak, nasıl bir politika öngörüyorsunuz? Teşekkürler.

DIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU- Yaptırımlar konusunda sadece İran’a yönelik değil, Rusya’ya ve diğer ülkelere yönelik yaptırımlar konusunda Türkiye’nin ilkesel tutumu ortada, biz yaptırımlara karşıyız, yaptırımlar yoluyla da herhangi bir ülkeden bir netice alınamayacağını sürekli vurguluyoruz.

Yaptırımlar kime zarar veriyor? İnsanlara, yani İran’a yönelik yaptırımlar da İran halkına zarar veriyor. Burada hedef yönetim olabilir, rejim olabilir, kim olursa olsun, ama sonuçta halkı cezalandırıyoruz.

Biz İran’la tabii özellikle petrol ithalatı konusunda istisnaya tabi tutulmuştuk, 2 Mayıs geçti, şu anda resmi bir açıklama ABD tarafından henüz gelmedi.

Diğer taraftan, ABD sürekli farklı ürünleri de bu yaptırımlara ekliyor. Avrupa Birliği ülkeleri İran’la ticaret yapan, en çok ticaret yapan ülkeleri de buna bir çözüm bulmaya çalışıyor. En son kurulan INSTEX mekanizması, henüz hayata geçmedi, bu çözüm arayışlarının bir sonucudur. Biz INSTEX’e katılma konusunda ya da buna benzer bir mekanizmanın oluşturulması konusunda İran’la ve diğer ülkelerle de görüşüyoruz.

Sonuçta İran bizim sınır komşumuz ve birbirimize ihtiyaç duyduğumuz iki ülke ve bu tür yaptırımlar sadece İran’ı etkilemez, sadece komşu ülkeleri değil, bölgeyi ve ötesini de ekonomik bakımdan, güvenlik bakımından etkiler. İran’ın istikrarı herkes için önemlidir. Bu konudaki telkinlerimizi ABD nezdinde sürdüreceğiz.

Teşekkür ediyorum.