#

Bakanlığı Takip Edin:

Dışişleri Bakanı Sayın Ali Babacan'ın BM Güvenlik Konseyi'nde Gazze'deki Duruma İlişkin 1860 Sayılı Karar'ın Kabulünden Sonra Yaptığı Açıklama, New York, 8 Ocak 2009


Sayın Başkan,

Sayın Genel Sekreter,

Üç günlük yoğun müzakerelerin ardından, Gazze’deki trajik durumu konu alan bir Güvenlik Konseyi kararı üzerinde nihayet uzlaşabilmiş bulunuyoruz.

Az önce kabul edilmiş olan Karar’da yeralan her unsur bizi tam anlamıyla tatmin etmemiş olabilir. Ancak buna rağmen, Karar tüm Güvenlik Konseyi üyelerinin ortak iradesini temsil eden bir uzlaşı metnidir.

Karar, tüm üyelerin Gazze’deki vahim durum karşısında birlikte hareket edebilmelerini mümkün kılmış olması bakımından çok büyük önem arzetmektedir. Bu nedenle, bu sonucun alınmasını mümkün kılan herkese teşekkür ederim.

Sayın Başkan, bu kritik dönemde Güvenlik Konseyi açısından ciddi önem taşıyan görev, Gazze’de daha fazla kan dökülmesini engellemek ve tüm askeri eylemleri sonlandırmak için kuşkuya yer bırakmayacak açıklıkta bir çağrıda bulunmaktı. Az önce kabul ettiğimiz Karar ‘derhal ateşkes sağlanması’ ve ‘İsrail güçlerinin Gazze’den çekilmesi’ yolundaki açık çağrıyla bu amacı yerine getirmektedir.

Ayrıca, Gazze’ye kesintisiz insani yardım akışının sağlanması yönünde yapılan açık çağrı ve Gazze’ye mal ve kişilerin sürekli ve düzenli olarak geçişinin vurgulanması, bu kararda yeralan aynı derecede önemli ve kuvvetli mesajlardandır. Bu aslında Gazze’deki ablukanın her yönüyle kaldırılması doğrultusunda bir çağrıdır.

Şu anda, Karar’da yeralan unsurların zaman yitirilmeksizin uygulanmasına odaklanmamız gerekmektedir. Gazze’de yaşanan drama ve insanların acı çekmesine son vermek için bu Karar’ın tam ve etkin biçimde uygulanması zorunludur.

Bunun yanısıra, ateşkesin hemen ardından Filistinlilerarası ulusal uzlaşı sağlanmasına odaklanılması da hayati bir konudur.

Türkiye bu Karar’ın tüm veçheleriyle uygulanması için gerekli her türlü çabayı gösterecektir. Bu bağlamda, bölgedeki ve bölge dışındaki dostlarımız ve ortaklarımızla birlikte bölgede kalıcı sükuneti ve istikrarı sağlamak için çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Son olarak, bu vesileyle, bir kere daha, Orta Doğu Barış Süreci’nin tüm kanallarında yaşayabilir ve kapsamlı barışa ulaşılmasının aciliyet taşıdığını yinelemek istiyorum. Türkiye bu yöndeki tüm çabalara tam destek verecektir

Teşekkür ederim.