Bugün, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 59. yıldönümünü kutluyoruz. Bu Bildirge ile insan hakları ortak çağdaş temel ilkeler çerçevesinde evrensel bir boyuta taşınmış olup, Bildirge temel hak ve özgürlükler alanında küresel düzeyde temel referans belgesi niteliği taşımaktadır.
Evrensel Bildirgeyi ilk kabul eden BM kurucu üyeleri arasında yer alan Türkiye’de insan haklarının korunması ve ileri götürülmesi, dış politikamızın da öncelikleri arasında bulunmaktadır.
Günümüzde uluslararası toplumun saygın üyeleri arasında yer almanın temel ölçütlerinden biri, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanlarında çağdaş standartlara uyum düzeyidir. Üyesi olduğumuz uluslararası örgütler ve mekanizmalar insan hakları alanında kararlılıkla sürdürdüğümüz reform sürecine de önemli katkı sağlamaktadır.
Vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerinden, kökenlerine bakılmaksızın, bireysel olarak kanun önünde eşit ve serbest şekilde yararlanmaları, temel devlet politikamızdır. Her türlü ayırımcılık Anayasa ve ilgili yasalarımızla yasaklanmıştır.
Ayırımcılığa karşı yürüttüğümüz kararlı politika, küresel düzeyde BM, bölgesel düzeyde ise AK ve AGİT nezdinde taraf olduğumuz uluslararası sözleşme ve denetim mekanizmalarıyla sürdürmekte olduğumuz yapıcı işbirliğiyle teyid edilmektedir. Bu alanda, özellikle 11 Eylül sonrası dönemde, uluslararası toplumda din ve kültür temelinde yeni fay hatları yaratılması yönündeki olumsuz akımlara karşı Türkiye uluslararası işbirliğine önemli katkıda bulunmaktadır. İspanya ile birlikte eş başkanlığını yürüttüğümüz Medeniyetler İttifakı Girişimi bunun en somut örneğini teşkil etmektedir.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin ilkelerini uzun yıllardır özümsemiş bir ülke olarak, bu alandaki dış politika faaliyetlerimiz bir yandan ülkemizdeki reform süreci çerçevesinde, diğer yandan küresel boyutta, insan haklarının korunması ve ileri götürülmesi çabalarına katkı sağlamayı teminen sürdürülmektedir. Son birkaç yılda 9 reform paketiyle kapsamlı mevzuat değişikliğine gidilen insan hakları alanında 2007 yılında reformların uygulamalar yoluyla pekiştirilmesine ağırlık verilmiştir. Bu politikalarımız, esasen, uluslararası toplumun diğer saygın üyeleriyle birlikte, küresel düzeyde insan hakları konularına aynı mercek arkasından bakıp, ortak değerleri paylaştığımızın bir göstergesidir.
Bu düşüncelerle, vatandaşlarımızın ve uluslararası toplumun İnsan Hakları Günü’nü kutluyor, insan haklarına saygının sağlam bir şekilde kök saldığı ve tüm insanların temel hak ve özgürlüklerden tam olarak yararlanabildikleri aydınlık bir gelecek diliyorum.