Burkina Faso'nun Ekonomisi

Yaklaşık 12 milyar Dolar olan GSYİH ve 720 Dolar olan kişi başına düşen gelir ile dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer alan BF, BM Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yayımlanan 2017 yılı Dünya İnsani Gelişme Raporu’nda 188 ülke arasında 185. sırada bulunmaktadır.

Her ne kadar hizmet sektörü GSYİH’nin yarısını oluştursa da, BF’de istihdamın yaklaşık olarak dörtte üçünü tarım sektörü sağlamaktadır. Bu durum da, tarımın BF ekonomisinde önemli bir rol oynamasına neden olmaktadır. Ülkeye gelir sağlayan iki önemli ürün bulunmaktadır. Bu ürünler, ülkenin toplam ihracatının yaklaşık %80’ini teşkil eden pamuk ve altındır. Bu nedenle, sözkonusu iki ürünün uluslararası piyasadaki fiyatlarında meydana gelen dalgalanmalar ülke ekonomisini doğrudan etkilemektedir

Dünya Bankası’nın verilerine göre 2015 yılında BF’nin toplam ithalatı 3,5 milyar Dolar, ihracatı ise 2,8 milyar Dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. İhracatın yaklaşık 2 milyar Dolar’lık kısmını altın ve pamuk oluşturmuştur.

BF’nin ihracatındaki ilk beş ülke İsviçre, Mali, Singapur, FS, Fransa; ithalatındaki ilk beş ülke ise FS, Togo, Fransa, Benin, ÇHC şeklinde sıralanmıştır.

Ülkenin önemli altın madenlerinin işletmesi yabancı şirketlerin elinde olup, bu şirketlerle yapılan özel anlaşmalar gereği ülkenin geliri düşük miktarlardaki vergilerle sınırlı kalmaktadır. Pamuk üretimi ve ihracatı da devletin imtiyazlı statü tanıdığı dört beş firma tarafından yapılmaktadır. Özel anlaşmalar nedeniyle diğer firmaların BF’den ham pamuk ithali yapması zordur. Ancak, ülkede pamuk işleme/tekstil tesisi kurulması durumunda bu güçlüğün aşılması mümkündür.

Ülkenin altın ve pamuk haricinde öne çıkan diğer ihraç ürünleri işlenmemiş çinko, kabuklu/kabuksuz kaju cevizi, susam tohumu, mısır, bitkisel yağlar, kuru baklagiller, sığır, manganez cevheri ve konsantreleridir. İthal ettiği başlıca ürünler ise petrol yağları, motorlu araçlar, elektrikli/elektronik eşyalar, tıbbi ilaçlar, pirinç, çimento, palm yağı ve demir-çelik ürünleridir.

Ülkede son dönemde meydana gelen siyasi çalkantılar ve istikrarsızlık ülke ekonomisini olumsuz etkilemiştir. Ekim 2014’te patlak veren halk ayaklanmasının ardından ülke yaklaşık bir yıl boyunca geçici bir yönetim tarafından yönetilmiş, bu yönetim de Eylül 2015’te başarısız bir askeri darbe girişimiyle karşı karşıya kalmıştır. Geçiş döneminde zaten oldukça durgunlaşan ekonomik hayatı tamamen felce uğratan sözkonusu darbe girişimi önemli miktarda maddi kayba neden olmuştur. Her ne kadar kısa ömürlü de olsa, darbe süresince hava ve kara ulaşımı durmuş, gıda, akaryakıt ve ilaç gibi kritik önemi haiz ürünlere erişim neredeyse imkansız hale gelmiştir. Ayrıca, şehirlerin altyapıları ile çeşitli kamu malları zarar görmüş ve inşası devam etmekte olan kamu projeleri aksamıştır. Ulaşımın sekteye uğraması nedeniyle, ülkenin elektrik ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan ithal yakıta bağımlı termik santrallerinin çalışır durumda tutulması dahi güçlükle sağlanmıştır. Ülke çapında neredeyse tamamen harekete geçen Ordu birlikleri nedeniyle de kamu giderlerinde artış yaşanmıştır.

15 Ocak 2016 ve 15 Ağustos 2017 tarihlerinde meydana terör saldırıları yabancı yatırımcının gözünü korkutmuş, kısa ve orta vadede ülkeye yabancı yatırım gelmesini zorlaştırmıştır. İlave yükler üstlenmek zorunda kalan kamu bütçesi de daha fazla iç borçlanmaya yönelerek darboğazdan kurtarılmaya çalışılmaktadır.

Ülkedeki resmi işsizlik rakamı % 7 civarındadır. Ancak gerçek işsizlik rakamının çok daha yüksek olduğu değerlendirilmektedir. İşsizlerin önemli bir bölümünü büyük şehirlerde yaşayan gençler oluşturmaktadır. Gençlerin istihdam edilmesi Kaboré yönetiminin öncelikli gündem maddeleri arasında yeralmaktadır. Önümüzdeki dönemde dinamik bir özel sektörün oluşturulması, ülkenin rekabet gücünün arttırılması ve altyapı ile enerji projelerinin tamamlanması yeni Hükümetin önündeki önemli sınamalar olarak öne çıkmaktadır.

BF Ulusal İstatistik ve Demografi Enstitüsü (INSD) tarafından 2014 yılında ülke genelinde gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, 2009 yılında %46,7 olarak tespit edilmiş olan ülkedeki yoksul kesimin (kişibaşına düşen yıllık geliri yaklaşık 240 Avro’nun altında olanlar) toplam nüfusa oranının, 2014 yılında %40,1’e gerilediği belirlenmiştir. Aynı araştırmaya göre, yoksulların %92’si kırsal alanda yaşamakta, merkezde %9,3 olarak ölçülen yoksulluk oranı, kuzey bölgelerinde %70,4’e yükselmektedir.