#

Afganistan'ın Yeniden İmarına Yönelik Uluslararası Girişimler ve Türkiye

Afganistan'ın Yeniden İmarına Yönelik Uluslararası Girişimler ve Türkiye

Şakir FAKILI


ABD'nin Afganistan'da yürüttüğü harekât sonrasında, Afganistan'ın yeniden imarı için uluslararası toplum tarafından bir girişim başlatılmış ve bu doğrultuda çeşitli uluslararası toplantılar düzenlenmiştir.

VAŞİNGTON TOPLANTISI

Bu toplantı uluslararası girişim çerçevesinde düzenlenen ilk konferans olup, 20 Kasım 2001 tarihinde Vaşington'da yapılmıştır. Toplantıya, ülkemizin yanısıra, G-8 ülkeleri, Avustralya, İsveç, İsviçre, Danimarka, Güney Kore, Çin, Katar ve Suudi Arabistan ile UNDP, Dünya Bankası, Asya Kalkınma Bankası ve İslam Kalkınma Bankası temsilcileri katılmışlardır. Vaşington toplantısında, ilk etabı 5 yıl olmak üzere 10 yıllık bir program üzerinde durulmuş ve öncelikli alanlar olarak; tarım, mayın temizleme, toplumsal gelişim, eğitim, sağlık ve sivil ve sosyal hizmetler belirlenmiştir.

İSLAMABAD TOPLANTISI

Afganistan'ın yapılandırılmasına yönelik ikinci toplantı, 27-29 Kasım 2001 tarihlerinde, Dünya Bankası, UNDP ve Asya Kalkınma Bankası tarafından İslamabad'da gerçekleştirilmiştir. Toplantıya, çeşitli Afgan örgütleri temsilcileri, IMF ile donör ülkelerin ve Afganistan'a komşu ülkelerin temsilcileri, BM uzman kuruluşları ile çeşitli ülkelerden NGO ve sivil toplum kuruluşları, Pakistan'da faaliyet gösteren ve içinde Afgan uyrukluların görev aldığı çeşitli NGO'lar katılmıştır. Toplantıya, İslamabad Büyükelçiliğimiz ile iş çevrelerimiz de iştirak etmiştir. Toplantı, Afganistan'ın yeniden yapılandırılmasında çeşitli sektörlere göre yapılacak ihtiyaç değerlendirmesi için zengin bir temel sağlamış, toplantıyı düzenleyen kuruluşların ortaklaşa oluşturdukları bir ekibin, başta Afganlar olmak üzere konuyla ilgili tüm kesim ve kişilerin toplantıda dile getirdikleri bilgileri süzgeçten geçirerek "ivedi ihtiyaçlar değerlendirmesi" hazırlaması kararlaştırılmıştır.

Toplantıda, Afganistan'da mümkün olduğu ölçüde tüm ülkeyi kapsayacak ve temsil edecek bir yönetimin ortaya çıkması, bu yönetimin bir bütçesinin olması ve aynı yönetim içerisinde dışarıdan gelecek yardımların, ülke içerisinde program ve projelere aktarılması sürecini yöneten ve/veya kontrol eden bir kurumsallaşmaya gidilmesi, buna paralel olarak da uluslararası platformda yardımları ve donör ülkelerin taleplerini koordine edecek bir örgütlenmeye gidilmesi gerektiği hususları dile getirilmiştir.

Toplantıda ayrıca, Afganistan'ın yeniden yapılandırılmasına yönelik yardımların toplanması için "trust fund" adı altında bir fon oluşturulması önerilmiştir.

İslamabad Toplantısı'nda, ele alınacak öncelikler; tarımın canlandırılması, istihdam yaratma, gıda temini, altyapının kurulması, eğitim ve sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, şehirleşmenin yeniden başlatılması, sulama tesisleri ile ulaştırma şebekesinin yeniden inşası olarak belirlenmiştir.

Vaşington ve İslamabad toplantılarından sonra, Türkiye'nin özellikle altyapı, idari-kurumsal yapılanma (eğitim, sağlık ve sosyal alanlarda) ve kadınların topluma yeniden entegrasyonu gibi projelerde aktif rol oynayabileceği düşüncesinden hareketle, ilgili kurum ve kuruluşlarımızın deneyim ve birikimlerinin değerlendirilmesi amacıyla, 3 Aralık 2001 tarihinde Bakanlığımızda bir hazırlık toplantısı düzenlenmiştir. Fikir alış-verişi şeklinde geçen toplantı sonucunda, katılımcılardan, kurumlarının ilke kararlarını, yardım parametrelerini ve somut projelerini içeren bir belgeyi Bakanlığımıza iletmeleri talep edilmiştir.

BRÜKSEL TOPLANTISI

Vaşington ve İslamabad toplantılarından sonra 20-21 Aralık 2001 tarihlerinde Brüksel'de "Afganistan'ın Yeniden İmarı Yönlendirme Komitesi" toplantısı yapılmıştır.

Brüksel toplantısında, mali kaynaklar için tek bir fon yaratılması ve Afganistan makamlarının az sayıda birimle muhatap olmasının sağlanması görüşü benimsenmiştir. Toplantıda, "Yönlendirme Komitesi"ne bağlı bir "Uygulama Grubu"nun kurulması kararlaştırılmıştır. Uygulama Grubu'nda UNDP, Dünya Bankası, Asya Kalkınma Bankası, İslam Kalkınma Bankası, donör ülkeler, NGO'lar ve komşu ülkelerin yanısıra Türkiye'nin de yeralması kararlaştırılmış ve anılan Grubun üç ayda bir Kabil'de toplanması; tarım, sağlık ve lojistik konularında alt-komiteler oluşturulması konularında mutabakata varılmıştır.

Brüksel'de, Geçici Afgan Yönetimi için 20 milyon Dolarlık bir fon oluşturulması da kararlaştırılmıştır. Türkiye, bu fona 100 bin Dolarlık bir destek vermeyi kabul etmiştir. Toplantıda ayrıca, Afganistan konusunda bir ihtiyaç değerlendirmesinin acilen yapılması gereği üzerinde durulmuş, tarım sektörünün Afganistan'ın imar çalışmalarında öncelikli bir sektör olduğu belirtilmiştir.

Toplantı sırasında, Afganistan'da etkisini kısa sürede gösterecek projelerden 2,5 yıl içerisinde gerçekleştirilmesi öngörülenlerin bir listesi UNDP, Dünya Bankası ve Asya Kalkınma Bankası tarafından hazırlanmıştır.
Toplantıda, müteakip Yönlendirme Komitesi toplantısının Bakanlar düzeyinde 21-22 Ocak 2002 tarihlerinde Tokyo'da yapılması ve bu toplantıda fona yapılacak katkılar ve Afganistan'ın yeniden imarına katılım konularının görüşüleceği kaydedilmiştir.

HAZIRLIKLAR

Afganistan'ın yeniden imarı konusunda ülkemizin devlet ve özel sektör olarak neler yapabileceğini ele almak, Vaşington, İslamabad ve Brüksel toplantıları çerçevesinde yürütülen uluslararası çalışmalar hakkında bilgi sunmak ve ortaya çıkacak somut önerileri değerlendirmek amacıyla, Bakanlığımızın girişimiyle 27 Aralık 2001 tarihinde, ilgili kamu kuruluşlarımızla özel sektör temsilcilerinin katıldığı bir toplantı düzenlenmiştir.

Toplantıda, özel sektör temsilcilerimiz, müteahhitlik hizmetlerinden mayınların temizlenmesine kadar geniş bir alanda ilgilerini ortaya koymuşlardır. Türk müteahhitlik firmalarının bölgeyi iyi tanıması ve bölge ülkelerinde hazır makine parklarının bulunması, Türk girişimcilerinin avantajları olarak vurgulanmıştır. Uluslararası toplum tarafından Afganistan'a yapılacak yardımların Türkiye güzergâhından ulaştırılması, Türk nakliye filosunun bu amaca hizmet etmesi ve gıda yardımlarında Türkiye pazarından yararlanılmasının önemi belirtilmiştir. Projeler ve ihalelerin yakından izlenmesi gereğine işaret edilmiş, uluslararası kuruluşlar ve bankalar tarafından yürütülen çalışmalar hakkında derlenecek bilgilerin düzenli olarak Bakanlığımıza ulaştırılmasının önemi ifade edilmiş, ilgili kurumlarımız ve işadamlarımızla bölgeye üst düzeyli iş gezisi düzenlenmesinin yerinde olacağı ve Kabil Büyükelçiliğimiz bünyesinde bir Teknik Yardım Eşgüdüm Merkezi kurulmasında yarar görüldüğü kaydedilmiştir. Ayrıca, kamu kuruluşlarımızın, Afganistan'ın yeniden imarına teknik yardım, uzman gönderilmesi ve kurslar düzenlenmesi şeklinde destekte bulunabileceği belirtilerek, ilgili kurumlarımızın, sunabilecekleri imkânları, maliyet analizi yapılmış projeler şeklinde Bakanlığımıza bildirmesi kararlaştırılmıştır.

TOKYO TOPLANTISI

21-22 Ocak 2002 tarihinde Tokyo'da yapılan Afganistan'ın İmarına Destek Konulu Uluslararası Konferans ile imar çalışmaları netleşmeye başlamıştır.

Bakanlar düzeyindeki uluslararası konferansa, Devlet Bakanı Sayın Edip Safder Gaydalı başkanlığında bir heyetle katılınmıştır.

Toplantıda donör ülkeler, imar sürecine 2002 yılı için 1,8 milyar Dolar; üç ilâ beş yıllık sürelerle kümülâtif olarak 4,5 milyar Dolar'lık taahhütte bulunmuşlardır. Yapılan taahhütlerin BMKP-Dünya Bankası-Asya Kalkınma Bankası tarafından 15 Ocak 2002'de açıklanan ihtiyaç listesinde belirtilen miktarlara (2,5 yıl için 5 milyar, 10 yıl için 14,6 milyar Dolar) yakın olması nedeniyle, Tokyo toplantısının hedeflere bir ölçüde yaklaştığını ifade etmek mümkündür. Toplantıda Japonya 30 aylık süre için 500 milyon Dolar, ABD 2002 mali yılı için 296 milyon Dolar, AB 2002 yılı için 500 milyon Dolar, Suudi Arabistan üç yıllık bir süre için 220 milyon Dolar, İran beş yıllık bir süre için 560 milyon Dolar, İsviçre iki yıllığına 18,1 milyon Dolar taahhüt etmişlerdir. Taahhütlerin bir bölümü oluşturulan uluslararası imar fonuna hibe ve/veya Geçici Yönetime Yardım şeklinde; bir bölümü ise ikili harcamalar veya proje yardımları şeklindedir. Ülkemiz tarafından, Afganistan'la ilgili, hibe dahil ikili düzeydeki harcamalar için beş yıllık bir döneme sari olmak üzere beş milyon Dolar'lık bir meblağ taahhüt olunmuştur. Anılan tutarın 500 bin Doları'nın, fizibilite etüdlerine harcanmak üzere, oluşturulan uluslararası fona hibe edileceği taahhüdümüz de kayıt altına alınmıştır.

Toplantıda 61 ülke, 21 uluslararası kuruluş temsil edilmiştir. Toplantının eş-başkanlığını, imar çalışmalarına öncülük eden Japonya, ABD, AB ve Suudi Arabistan üstlenmişlerdir.

İmar toplantısı çerçevesinde, uzmanlar düzeyinde, güvenlik ve askeridemobilizasyon, ordu ve polisin eğitilmesi, mayından arındırma, uyuşturucuyla mücadele, Hükümet dışı kuruluşlar, alternatif kalkınma konulu toplantılar yapılmıştır. Heyetimizle birlikte Tokyo'da bulunan DEİK ve Müteahhitler Birliğinin temsilcileri, alanlarında temaslar yapmışlardır.

Donör ülkeler, ortak bir veri tabanı ve tek bir fon kurmak suretiyle imar faaliyetinin finansmanının yönetiminin Dünya Bankası'na bırakılmasını kararlaştırmışlardır. İmar çalışmalarının icra sorumluluğu, ülkemizin üyesi bulunduğu Uygulama Grubu tarafından üstlenilecektir. Harcamaların tahsisine ilişkin kararlar, Afgan Hükümeti'yle yakın işbirliği ve BMGS'nin Özel Temsilcisi'yle istişare halinde; Dünya Bankası, BMKP, Asya Kalkınma Bankası ve İslam Kalkınma Bankası tarafından verilecektir. Uygulama Grubu Kabil'de en az üç ayda bir toplanacaktır.

Afgan Geçici Yönetimi, ülkelerinin imarında öncelikli alanlar olarak; memur maaşlarının ödenmesini, başta kız çocuklarına yönelik olmak üzere eğitimi, sağlığı, yol-elektrik-iletişim altyapısının imarını, ekonomik sistemin yapılandırılmasını ve tarımı belirlemişlerdir.

Toplantı sırasında heyetimizce, BMKP, Dünya Bankası ve Asya Kalkınma Bankasının (AKB) imar faaliyetlerinden sorumlu temas noktası olarak görevlendirilen yetkililerine; GAP İdaresi tarafından Afganistan koşulları için hazırlanan projeler, kamu kuruluşlarımızın bazı teknik işbirliği önerileri ile uyuşturucuyla mücadelede eğitim yardımı sunabilecek TADOC ile ilgili tanıtım belgelerinden sunulmuştur.

İmar projeleriyle ilgili ihaleler, Dünya Bankası, BMKP ve AKB'nin internet sitelerinde duyurulacaktır. Mayından arındırma işleri için önümüzdeki ikibuçuk yılda 157,5 milyon Dolar, beş yılda ise 450 milyon Dolar harcanması öngörülmektedir.

Ülkemizin Tokyo toplantısında donör ülke olarak gerek imkânlar ölçüsünde yaptığı taahhüt gerek Bakan düzeyinde katılımla dile getirmiş olduğu tarım, sağlık, mesleki eğitim ve uyuşturucuyla mücadele konusundaki bazı somut tasarılar Geçici Afgan Yönetimi ve ilgili diğer çevrelerde olumlu karşılanmıştır.

ÖZEL SEKTÖRLE İŞBİRLİĞİ VE BİLGİLENDİRME

28 Ocak 2002 tarihinde Bakanlığımızda, Tokyo toplantısı sonrasında Afganistan'ın imarı sürecinde ülkemiz tarafından yapılabilecek çalışmaları ele almak üzere, Sayın Bakanımızın başkanlığında, Bakanlığımız yetkililerinin yanısıra, Türkiye Müteahhitler Birliği, DEİK, Türkiye İnşaat ve Tesisat Müteahhitleri İşveren Sendikası ve TOBB temsilcilerinin katılımıyla bir değerlendirme toplantısı düzenlenmiştir.

Toplantıda üzerinde mutabık kalınan başlıca hususlar şunlardır:

Afganistan'ın öncelikli sorunu güvenliktir. Mayın temizleme işine Türk firmalarının dahil edilmesi önem taşımaktadır. Şu an NGO'lar yoğun şekilde ülkenin anatomisini çıkarmakla meşguldürler. İhaleler açıldığında, ülkemize de bildirilecektir.
 Afganistan'da yapılması öngörülen imar çalışmalarının çoğu ülkemizin uzmanı olduğu alanlar içinde yeralmaktadır (taahhüt, alt-yapı hizmetleri, ulaştırma, tarım, sağlık, enerji, haberleşme, kırsal kalkınma, mesleki teknik eğitim). En kısa zamanda bir eylem planı yapılması yararlı olacaktır.
Müteahhitlik firmalarımızın 10 yıldır bölge ülkelerinde edindiği tecrübeler ve Afganistan'a komşu ülkelerde hazır bulundurulan makine parklarımız avantaj teşkil etmektedir.
 Firmalarımızı tek çatı altında toplayabilecek bir mekanizmanın oluşturulması yararlı olacaktır. "Afgan Grubu" adını alabilecek bu mekanizma, tüm firmalarımız adına, Asya Kalkınma Bankası, Dünya Bankası, BMKP ve İslam Kalkınma Bankası ile temaslarda bulunabilir.
 Afganistan'a yönelik yapılacak çalışmaların, bölge ülkeler zemininde gerçekleştirilmesi yararlı olacaktır. Bu çerçevede, Afganistan-Pakistan ve Afganistan-İran zeminlerinden faydalanmak uygun olacaktır. Kara ulaştırmasında İran, deniz ulaştırmasında Pakistan ile işbirliği yapılması kaçınılmazdır. İran'da inşaat malzemelerinin ucuzluğu, bu alanda İran ile işbirliğini cazip kılmaktadır.
 Mühendislik ve müşavirlik hizmetlerinin alınması, projelere ülkemizden mal ve hizmet temin edilmesinin önünü açacaktır. Bu çerçevede, mühendislik ve müşavirlik firmalarımızın devlet tarafından desteklenmesi imkânları araştırılmalıdır.
 Afganistan'a uluslararası toplum tarafından düzenlenecek misyonlarda firmalarımızın yeralması yararlı olacaktır.
 Afganistan Geçici Yönetimi'ne Türk uzmanlar vermek, Afgan kamu personeline Türkiye'de mesleki eğitim vermek yararlı olacaktır. (TMB yetkilisi, 100 Afgan personeline Türk firmalarında mesleki eğitim verebileceklerini belirtmiştir.)
 Bir Devlet Bakanımızın başkanlığında özel sektör temsilcilerimizin en kısa zamanda Afganistan ve bölge ülkelerine gidip, temas ve incelemelerde bulunması yararlı olacaktır.
 Türk-Afgan İş Konseyi'nin, Türk kanadının 60 üyeli olarak kurulması sevindirici bir gelişmedir.
 11 Eylül sonrasında Pakistan'ın uluslararası arenadaki konumu değişmiştir. Ambargo kaldırılmış, ayrıca 1 milyar Dolar'lık borcu ertelenerek, yeni krediler açılmıştır. Pakistan'da açılan ihaleler, Türk firmaları için imkânlar sunabilir.
 Türkiye'deki ekonomik kriz ortamından kaynaklanan durgunluk, firmalarımızın Afganistan'a olan ilgilerini arttırmıştır.
Özel sektör temsilcilerince dile getirilen başlıca sorunlar/güçlükler aşağıda maruzdur:

Ülkemizdeki ekonomik güçlükler nedeniyle, "Trust Fund"a arzu edilen ölçüde katkıda bulunulamamıştır. Asya Kalkınma Bankası tarafından verilecek kredilerde, ülkelerin katkı payları önemli bir kriter teşkil etmektedir. Önümüzdeki dönemde katkı payımızın artırılması yararlı olacaktır.
 Ciddi rekabet ortamı bulunmaktadır. Batılı büyük firmaların arkasında, büyük miktarda taahhütlerde bulunan devletler durmaktadır. ÇHC ihalelerde rakip olarak karşımıza çıkacaktır. Teklif ettikleri fiyatlar Türk firmalarına kıyasla oldukça düşüktür (ancak, iş kaliteleri düşük olup Türk firmaları gibi işi vakitlice teslim edememektedirler.) Ayrıca ÇHC, ikili plânda büyük miktarda yardım yapmayı öngörmektedir. İran da ciddi bir hazırlık içindedir. Bunların arkasından Hindistan ve Pakistan'ı da hazırlık içinde görmekteyiz.
 Firmalarımızın rekabet ortamı içinde birbirlerini kırmaları engellenmelidir. Bu düşünce ışığında, aday firmalarımızın öncelikle içimizde bir süzgeçten geçirilmesi uygun olacaktır.
 Firmalarımız bankalardan teminat mektubu almakta zorlanmaktadırlar. Türk Eximbank'ın teminat mektuplarını "undersign" etmesi bu sorunu çözecektir.
 IMF politikaları nedeniyle, projelere devlet garantisi verilememektedir.
 Firmalarımız riske karşı sigortasız durumdadırlar. Dünya Bankası bünyesinde kurulan MİGA isimli ajans, risk sigortası sorunu için bir çözüm olabilir.

AFGANİSTAN'A YÖNELİK PROJELERİMİZ

Ülkemizin Afganistan'ın imarı sürecine katkılarını özetlemek gerekirse, Afganistan Geçici Yönetimi'nin idari harcamaları için ilgili fona 100 bin Dolar transfer edilmiş; Afganistan'daki projeler için gerçekleştirilecek fizibilite çalışmaları için uluslararası fona 500 bin Dolar katkıda bulunulması vadedilmiş, ayrıca önümüzdeki 5 yıl içinde 5 milyon Dolar'lık aynî ve nakdî yardımda bulunulması öngörülmüştür.

Bu çerçevede, ilgili kurum ve kuruluşlarımız Afganistan'a yönelik bazı projeleri ortaya koyabilmişlerdir. Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve Başbakanlık GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı'ndan teknik bir heyet, saha çalışmaları yapmak ve ülkeyle ilgili ön proje verilerini derlemek amacıyla Afganistan'a gönderilmiştir.

Sözkonusu teknik heyetin incelemelerinden sonra bu kuruluşlarımızın hazırlayacağı projeler netlik kazanacaktır. Türkiye'nin hazırlayacağı projeler özellikle sağlık, tarım, eğitim ve toplumsal kalkınma alanlarına yöneliktir.

Geçmişte Türkiye, Afganistan'da hastaneler inşa etmiştir. Şimdi de, Kabil'deki Atatürk Çocuk Hastanesi'nin geliştirilmesi ve bir eğitim hastanesi seviyesine çıkarılması plânlanmaktadır. Ayrıca, Afganistan'ın başka yerlerinde yeni klinikler açılması gibi projeler bulunmaktadır.

Genç Afgan diplomatları, çeşitli kurslara katılmaları için Türkiye'ye davet edilmiştir.

Tarım alanında ise, Afganistan'da ekilmeye müsait olduğu denenmiş buğday ve arpa tohumu yetiştirilmesi, örnek çiftlikler kurulması, hayvan ırkı ıslahı, haşhaşın yerine alternatif ürün üretilmesi, teknik eğitim programları düzenlenmesi, bir toprak analiz laboratuvarı, bir hayvan hastalıkları teşhis laboratuarı, et işletme tesisi, bir tarımsal araştırma merkezi kurulması gibi projeler gündemde bulunmaktadır.

Türkiye'nin güneydoğusunda büyük bir sosyo-ekonomik kalkınma projesi başarıyla uygulanmaktadır. GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı'nca bu konudaki tecrübelerimiz Afganistan yönetimi ile paylaşılacaktır. Bu projeler, bölgesel ve sosyal plânlama, kültürel değerlerin rehabilitasyonu, dezavantajlı gruplar için teşvik programları, köye dönüş programları, gelir getirici ve istihdam yaratıcı projeler ile kadının statüsünün yükseltilmesi gibi başlıklar altında sınıflandırılabilir.

Projeler arasında eşgüdüm sağlamak ve danışmanlık hizmetleri sunmak üzere, Kabil'deki Büyükelçiliğimiz bünyesinde, uzmanların hizmet vereceği bir Teknik İşbirliği Merkezi kurulması öngörülmektedir.

Öte yandan, Afganistan'ın imarı sürecinde özel ve kamu sektörümüzün ilgili devletler ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapmaları için gerekli girişimler sürdürülmektedir.

Bu çerçevede, Afganistan'ın imarı sürecine ülkemizin katkısı ve Afganistan'la ilgili siyasi gelişmeler konusunda Dünya Bankası ve ABD yetkilileriyle Vaşington'da 13-14 Şubat 2002 tarihlerinde görüşmelerde bulunulmuştur.

Görüşmede, ABD Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Haueser, ABD iş dünyasından Afganistan'ın imarı konusunda sürekli olarak başvurular aldıklarını, ancak ülkedeki durumu tam olarak araştırmadan işe girişmek istemediklerini, bu nedenle Mart ayı sonunda Afganistan'a bir heyet yollayacaklarını; inşaat, enerji, sulama ve bunlarla bağlantılı sektörlerde yoğunlaşmayı, ancak Loya Jirga'nın toplanacağı yaz aylarına kadar temkinli adımlarla ilerlemeyi, güvenlik ve istikrarın tesisini izlemeyi düşündüklerini; bu aşamada iş çevreleri için bir bilgilendirme birimi kurduklarını belirtmiştir. Haueser, Türkiye'yle yakın temas halinde olmak istediklerini, ABD ile işbirliği yapmak isteyen Türk firmalarının listesini bildirmemiz halinde bunu ABD iş çevrelerine geniş şekilde duyuracaklarını belirtmiştir.

Görüşmede, imar sürecine Kabil'den başlanmasının, bütün ülkeye örnek olmak bakımından yararlı olacağı, imar sürecinde savaş ağalarının konumunun ciddi biçimde düşünülmesi gerektiği, Türk firmalarına ABD firmalarıyla ortaklıklar ve Pakistan'da iş bağlantıları kurmalarını tavsiye ettiğimiz, ucuz Afgan işgücünden yararlanılabileceği, ancak herşeyden önce ülkede güvenliğin sağlanması gerektiği, ekonomik açıdan Peşaver-Kabil karayolunun açılmasının faydalı olacağı belirtilmiştir.

Görüşmede ayrıca, kamu kuruluşlarımız aracılığıyla gerçekleştirmeyi düşündüğümüz bazı projeler özetlendikten sonra, Türk firmalarının taahhüt alanındaki konumu; inşaat, yol yapımı, sulama, enerji alanlarındaki başarıları, Orta Asya'da sahip bulundukları makina parkı (TMB bunun değerinin 100 milyon dolar civarında olduğunu ifade etmiştir) ve güç koşullara sahip ülkelerde iş yapma konusundaki deneyimleri anlatılmış, firmalarımızın ABD firmalarıyla kuracakları işbirliğinin önemine ve Ankara'da yapılacak Ticaret Komitesi görüşmelerinin bu kapsamda sağlayacağı yarara işaret edilmiştir.

Dünya Bankası ile yapılan görüşmede GAP İdaresi, TİKA, Sağlık ve Tarım Bakanlıklarımız tarafından hazırlanan maliyet analizi yapılmış, projeler hakkında bilgi sunulmuş, kendi kaynaklarımızın yetersiz olması durumunda Dünya Bankası'nın da bu projelere mali destek vermesini beklediğimiz belirtilerek, projelerin bir dosyası iletilmiştir. Diğer yandan, Dünya Bankası temsilcilerine, Afganistan'ın imar çalışmalarında bazı kamu kuruluşlarımızın sağlayabileceği uzmanların alanlarını gösteren bir liste sunulmuş, GAP İdaresi ve TİKA'yı tanıtıcı broşürler, ayrıca müteahhitlik sektörümüzü tanıtan bir dosya verilmiştir.

Muhataplarımız açıklamalarımızı yararlı bulduklarını, projelerimizi inceleyeceklerini, müteahhitlerimizin Afganistan'da inşaat, yol ve otel yapımı gibi işler üstlenebileceklerini belirtmişlerdir. Direktör McKechnie, Afganların esasen ticarete yatkın olduklarını, uluslararası toplumun maddi desteğini iyi kullanabilirlerse bunun devamının da geleceğini söylemiş, Dünya Bankası çerçevesinde imar çalışmalarının finansmanı konusunda önümüzdeki kısa dönemde yapılacak işlerle ilgili bilgiler vermiştir.

Bu çerçevede, Dünya Bankası Afganistan Ülke Direktörü McKechnie, Afgan Yönetimi'nin yakında, imar çabalarının eşgüdümünü yapmak ve bu çabalara önayak olmak üzere bir birim oluşturacağını belirtmiş; belirlenen öncelikli alanlardan (eğitim, sağlık, karayolu, su temini, enerji, telekomünikasyon, tarım, yerel yönetim, kalkınma) hareketle, bugünlerde Dünya Bankası, BMKP ve Asya Kalkınma Bankasıyla (AKB) birlikte Afganistan'a bir program tahtında teknik inceleme heyetleri gönderileceğini bildirmiştir. Adıgeçen, sorumuz üzerine, bu heyetlerin dönüşte hazırlayacakları raporları bize verebileceklerini kaydetmiştir.

Dünya Bankası yetkilileri de ABD Ticaret Bakanlığı yetkilileri gibi, Afganistan'da henüz otoritenin ve güvenliğin sağlanmamış olmasının, imar sürecini olumsuz etkilemesinden endişe duyulduğunu ifade etmişlerdir.